Yargıtay 1. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2012/4241 K.2014/1694
Özet: (1) Uyuşmazlık, astsubay olan sanığın düğün töreninde tabancasını havaya çekerek 21 el atış yapması sonucu bir kişinin ölümüne ve genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulmasına ilişkin suçlamalar üzerine kuruludur. (2) Mahkeme, sanığı hem bilinçli taksirle ölüme neden olma hem de genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçlarından 3 yıl 4 ay hapis cezası ile 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası (toplamda 4 yıl 5 ay) vererek kararını bozmaz.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Bilinçli taksirle ölüme neden olma, genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması
HÜKÜM: TCK.nun 85/1, 22/3, 62, 63, 54 maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası;
TCK.nun 170/1-c maddesi uyarınca 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası.
TÜRK MİLLETİ ADINA
1-Astsubay olan sanığın, akrabalarına ait düğün töreni sırasında, tabancasını çekerek havaya toplam 21 el atış yaptığı, sanıktan başka ateş edenin olmadığı, bu atışlarından birisi ile de ölüme neden olduğu olayda, olay yerinin niteliği ve atış sayısı dikkate alındığında, sanığın öldürme eylemi dışında ayrıca genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçunu da işlediği, olayda TCK.nun 44. maddesinin uygulanmayacağına ilişkin mahkemenin kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik bulunmadığından, aksi düşünceyle bozma isteyen tebliğnameye iştirak edilmemiştir.
2- Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık ... ...'nin, maktule ...'e yönelik eylemi ile genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçunun niteliği tayin, takdire ilişkin cezayı azaltıcı nedenin niteliği takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde bozma nedeni dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiilerinin öldürme suçunun taksirle işlendiğine, eksik kovuşturmaya, cezanın teşdiden tayininin yersizliğine, genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçu yönünden sübuta vesaireye yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle,
A- Sanık hakkında genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçundan kurulan hükmün tebliğnamedeki düşünce hilafına (ONANMASINA),
B- Sanık hakkında bilinçli taksirle ölüme neden olma suçundan kurulan hüküm yönünden;
Astsubay olan sanığın, izin döneminde, akrabalarına ait düğün töreni sırasında, kalabalık ortamda, hedef gözetmeksizin, 21 el tabancayla havaya ateş ettiği sırada, çevrede bulunan kişi ya da kişilerin de isabet alıp yaralanabileceğini ya da ölebileceğini öngörmesine rağmen, atışlarına devam eden sanığın, düğün merasimine katılan ve aralarında hiçbir husumet bulunmayan maktuleyi boyun önden giren ve yere parelel bir seyirle enseden çıkan tek isabetle vurup öldürdüğü olayda; sanığın asker kişi oluşu nedeniyle silah kullanmaya yabancı bir kişi olmayışı, atış sayısı, yaranın giriş ve çıkış yerleri itibariyle merminin izlediği seyir de dikkate alındığında, sanığın olası kastla hareket ettiğinin kabulü ile eylemine uyan TCK.nun 82/1-e ve 21/2. maddeleri uyarınca cezalandırılması gerektiği halde, suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde bilinçli taksirle insan öldürme suçundan TCK.nun 85/1 ve 22/3. maddeleriyle hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş olup, sanık ve müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün tebliğnamedeki düşünce hilafına (BOZULMASINA), aleyhe temyiz bulunmadığından, CMUK.nun 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı yönünden sanığın kazanılmış hakkının korunmasına, 18/03/2014 gününde oybirliği ile karar verildi.
SUÇ: Bilinçli taksirle ölüme neden olma, genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması
HÜKÜM: TCK.nun 85/1, 22/3, 62, 63, 54 maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası;
TCK.nun 170/1-c maddesi uyarınca 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası.
TÜRK MİLLETİ ADINA
1-Astsubay olan sanığın, akrabalarına ait düğün töreni sırasında, tabancasını çekerek havaya toplam 21 el atış yaptığı, sanıktan başka ateş edenin olmadığı, bu atışlarından birisi ile de ölüme neden olduğu olayda, olay yerinin niteliği ve atış sayısı dikkate alındığında, sanığın öldürme eylemi dışında ayrıca genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçunu da işlediği, olayda TCK.nun 44. maddesinin uygulanmayacağına ilişkin mahkemenin kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik bulunmadığından, aksi düşünceyle bozma isteyen tebliğnameye iştirak edilmemiştir.
2- Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık ... ...'nin, maktule ...'e yönelik eylemi ile genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçunun niteliği tayin, takdire ilişkin cezayı azaltıcı nedenin niteliği takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde bozma nedeni dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiilerinin öldürme suçunun taksirle işlendiğine, eksik kovuşturmaya, cezanın teşdiden tayininin yersizliğine, genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçu yönünden sübuta vesaireye yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle,
A- Sanık hakkında genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçundan kurulan hükmün tebliğnamedeki düşünce hilafına (ONANMASINA),
B- Sanık hakkında bilinçli taksirle ölüme neden olma suçundan kurulan hüküm yönünden;
Astsubay olan sanığın, izin döneminde, akrabalarına ait düğün töreni sırasında, kalabalık ortamda, hedef gözetmeksizin, 21 el tabancayla havaya ateş ettiği sırada, çevrede bulunan kişi ya da kişilerin de isabet alıp yaralanabileceğini ya da ölebileceğini öngörmesine rağmen, atışlarına devam eden sanığın, düğün merasimine katılan ve aralarında hiçbir husumet bulunmayan maktuleyi boyun önden giren ve yere parelel bir seyirle enseden çıkan tek isabetle vurup öldürdüğü olayda; sanığın asker kişi oluşu nedeniyle silah kullanmaya yabancı bir kişi olmayışı, atış sayısı, yaranın giriş ve çıkış yerleri itibariyle merminin izlediği seyir de dikkate alındığında, sanığın olası kastla hareket ettiğinin kabulü ile eylemine uyan TCK.nun 82/1-e ve 21/2. maddeleri uyarınca cezalandırılması gerektiği halde, suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde bilinçli taksirle insan öldürme suçundan TCK.nun 85/1 ve 22/3. maddeleriyle hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş olup, sanık ve müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün tebliğnamedeki düşünce hilafına (BOZULMASINA), aleyhe temyiz bulunmadığından, CMUK.nun 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı yönünden sanığın kazanılmış hakkının korunmasına, 18/03/2014 gününde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.