‹ Ana sayfa
Yargıtay1. Ceza DairesiCeza Hukuku

Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2012/3214 K.2012/7462

Esas No: 2012/3214 · Karar No: 2012/7462 · Karar Tarihi: 11.10.2012
Özet: Uyuşmazlık konusu, müteveffanın ölüm sebebinin akut myokard infarktüs olarak tespit edilmesiyle ilgili doktorun görevde yetkiyi kötüye kullanma suçlamasıdır. Mahkeme, 11/10/2012 tarihinde oybirliğiyle kararını bozarak sanığın hükümünü iptal etmiştir.
Tebliğname No : 4 - 2008/228664

MAHKEMESİ: Burdur Ağır Ceza Mahkemesi
TARİHİ VE NO : 10/06/2008, 2008/3 (E) ve 2008/125 (K)
SUÇ : Görevde yetkiyi kötüye kullanma

TÜRK MİLLETİ ADINA

A-1) Adli Tıp Kurumu 1.İhtisas Kurulu'nun 09/08/2006 tarih ve 3903 sayılı raporunda "mevcut verilerle kısmen ölüm sebebi ve mekanizmasının belirlenemeyeceğinin” bildirilmiş olmasına rağmen, 31.07.2005 tarihinde düzenlenen gömme izin kağıdında müteveffanın ölüm sebebinin “akut myokard infarktüs” olarak belirtildiği anlaşılmakla, Korkuteli Devlet Hastanesine götürüldüğünde müteveffaya ilk müdahaleyi yapan, canlandırma işlemlerini uygulayan ve sonuçta da ölüm belgesini düzenleyerek maktulün ölüm sebebini "akut myokard infarktüs" olarak belirleyen acil serviste görevli nöbetçi doktor Kemal İnal’dan müteveffanın ölüm sebebinin sorularak kesin olarak belirlenmesi ile,
2-a) Olay tarihinde belirtilen, sağlık ocağında görevli bir doktorun, olay saati ve subjektif koşullar da gözetilerek çalışma usul ve esasları ile sorumluluğunun sınırlarının,
Bu koşullar altındaki bir doktorun,
b) Kalp krizi geçiren bir hasta gelmesi durumunda, yapması gereken müdahalenin ne olması gerektiğinin,
c) Mevcut bulgularla, ilk gören doktorun müdahale yapması gerekip ölene ilk müdahaleyi yapan hemşirenin ve tanıkların beyanları da değerlendirmek suretiyle, ölende tarif edilen ve sanığa bildirilmiş olan bulguların "akut myokard infarktüs" ü işaret edip etmediğinin ve bu durumdaki bir hastaya olaya ilk muttali olan doktor tarafından acil müdahale gerekip gerekmediğinin belirlenmesinden sonra 5237 sayılı TCK.nun 83.maddesinin koşullarının somut olayda oluşup oluşmadığının tartışılarak, sanığın eyleminin buna göre nitelendirilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
B) Kabule göre de;
1) Hükümden sonra 19/12/2010 tarihinde yürürlüğe giren 6086 sayılı Yasanın 1.maddesi ile TCK.nun 257/1-2.madde ve fıkralarında yer alan “kazanç” sözcüğünün “menfaat” olarak değiştirilmesi ve bu fıkralarda öngörülen cezaların alt ve üst sınırlarının da indirilmesi karşısında TCK.nun 7/2.madde ve fıkrası hükmü gözetilerek, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinin gerekmesi,
2) 5728 sayılı Yasa’nın 562.maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK.nun 231.maddesinin tartışmasız bırakılması,
Bozmayı gerektirmekle, sanık müdafiinin temyiz itirazlarının bu itibarla kabulüyle, hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi (BOZULMASINA), 11/10/2012 gününde oybirliği ile karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?