Yargıtay1. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2012/3087 K.2012/5594
Özet: Uyuşmazlık konusu, sanığın mağdurlara yönelik kasten öldürmeye teşebbüs ve olası kastla yaralama suçlarından iddia edilen eylemleridir; mahkeme, TCK’nın ilgili maddelerine göre 6 yıl 3 ay hapis cezası, ek olarak 11 ay 20 gün ve 10 ay hapis cezaları öngörerek sanığı hükümle cezalandırmıştır. Mahkemenin sonucu, sanığın bu suçlardan mahkum edilmesi ve toplamda belirlenen hapis sürelerinin kesinleşmesidir.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten öldürmeye teşebbüs, olası kastla yaralama
HÜKÜM: TCK.nun 81,35,29,62/1,53 maddeleri uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası.
TCK.nun 86/1,86/3-e,87/3,21,62/1,53/1-2,63 maddeleri uyarınca 11 ay 20 gün hapis cezası.
TCK.nun 86/2,86/3-e,21,62,53 maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası.
TÜRK MİLLETİ ADINA
1.a-Mağdur ...’in mahkeme huzurundaki beyanlarında sanık ...’den şikayetçi olmadığını bildirmiş olması karşısında, hak ve yetkisi bulunmadığından mağdur vekilinin temyiz isteminin CMUK.nun 317. maddesi gereğince,
b-Sanık ... müdafiinin yasal süresinden sonra yaptığı duruşmalı inceleme isteminin CMUK.nun 318. maddesi uyarınca;
Reddine karar verilmiştir.
2- Suçtan zarar gören ... vekilinin, sanık ... hakkında kasten öldürme suçuna teşebbüsten açılan davayla ilgili olarak duruşmalarda sanığın cezalandırılması yönünde beyanda bulunarak davaya katılma talebinde bulunduğu gözetilmeden ...’in duruşmalara katılmak istemediğine dair beyanı yanlış yorumlanmak suretiyle katılma talebi ile ilgili bir karar verilmediği anlaşılmış ise de, Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 19.10.2010 tarih ve 2010/149-205 sayılı kararında belirtildiği üzere, ilk derece mahkemesinde ileri sürülüp karara bağlanmayan katılma isteklerinin, temyiz incelemesi sırasında herhangi bir inceleme ve araştırma yapılmasını gerektirmiyorsa, karara bağlanması mümkün olduğundan, 5271 sayılı CMK.nun 237/2 maddesi uyarınca, suçtan zarar gören ...’in, sanık hakkında mağdur ...’e yönelik eylemi nedeniyle açılan kamu davasına katılan olarak kabulüne karar verilerek yapılan incelemede;
Sanık ...'in, mağdurlar ... ve ...’u olası kastla yaralama suçlarından mahkumiyetine dair kurulan hükümler yönünden;
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık ...’in suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suçların nitelikleri tayin, takdire ve öldürmeye teşebbüs yönünden tahrike ilişen cezayı azaltıcı sebeplerin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle değerlendirilip kısmen reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde bozma nedeni dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık ... ve müdafiilerinin yetersiz gerekçeye, eksik incelemeye, meşru savunmaya, suç niteliğine, haksız tahrikin derecesine, TCK.nun 293. maddesinin uygulanması gerektiğine yönelen, katılan ... vekilinin yetersiz gerekçeye, verilen cezada haksız tahrik nedeniyle indirim yapılmaması gerektiğine ilişen, katılan ...’un suç niteliğine vesaireye yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle,
a-Sanık ...’in, mağdurlar ... ve ...’u olası kastla yaralama suçlarından mahkumiyetine dair kurulan hükümlerin tebliğnamedeki düşünce gibi ONANMASINA,
b-Sanık ...’in, mağdur ...'i kasten öldürme suçuna teşebbüsten mahkumiyetine dair kurulan hüküm yönünden;
Sanığın, olay tarihinde mağdur ...'un kullandığı aracın sağ ön koltuğunda oturan mağdur ...'i hedef alıp yakın mesafeden tabanca ile birden fazla ateş ederek, sol omuz arka yüzden yaraladığı, mermi çekirdeğinin mağdurun vücudundan ancak ameliyatla çıkartılabildiği, çok sayıda mermi çekirdeğinin ayrıca mağdurun bulunduğu aracın sağ ön koltuğunun kafalık kısmına, tavan ve cam bölgelerine de isabet ettiği olayda; meydana gelen tehlike ve zararın ağırlığı birlikte dikkate alındığında, teşebbüs nedeniyle 9 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası öngören TCK.nun
35. maddesinin uygulanması sırasında, makul bir ceza yerine yazılı şekilde 10 yıl hapis cezası verilmesi suretiyle eksik ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş olup, sanık müdafiilerinin ve katılan ... vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, hükmün CMUK.nun 321. maddesi uyarınca farklı gerekçeyle tebliğnamedeki düşünce gibi BOZULMASINA, hükmolunan ceza miktarı ve tutuklulukta geçen süre gözönüne alınarak sanık müdafiilerinin tahliye talebinin reddine, 09/07/2012 gününde oybirliği ile karar verildi.
SUÇ : Kasten öldürmeye teşebbüs, olası kastla yaralama
HÜKÜM: TCK.nun 81,35,29,62/1,53 maddeleri uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası.
TCK.nun 86/1,86/3-e,87/3,21,62/1,53/1-2,63 maddeleri uyarınca 11 ay 20 gün hapis cezası.
TCK.nun 86/2,86/3-e,21,62,53 maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası.
TÜRK MİLLETİ ADINA
1.a-Mağdur ...’in mahkeme huzurundaki beyanlarında sanık ...’den şikayetçi olmadığını bildirmiş olması karşısında, hak ve yetkisi bulunmadığından mağdur vekilinin temyiz isteminin CMUK.nun 317. maddesi gereğince,
b-Sanık ... müdafiinin yasal süresinden sonra yaptığı duruşmalı inceleme isteminin CMUK.nun 318. maddesi uyarınca;
Reddine karar verilmiştir.
2- Suçtan zarar gören ... vekilinin, sanık ... hakkında kasten öldürme suçuna teşebbüsten açılan davayla ilgili olarak duruşmalarda sanığın cezalandırılması yönünde beyanda bulunarak davaya katılma talebinde bulunduğu gözetilmeden ...’in duruşmalara katılmak istemediğine dair beyanı yanlış yorumlanmak suretiyle katılma talebi ile ilgili bir karar verilmediği anlaşılmış ise de, Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 19.10.2010 tarih ve 2010/149-205 sayılı kararında belirtildiği üzere, ilk derece mahkemesinde ileri sürülüp karara bağlanmayan katılma isteklerinin, temyiz incelemesi sırasında herhangi bir inceleme ve araştırma yapılmasını gerektirmiyorsa, karara bağlanması mümkün olduğundan, 5271 sayılı CMK.nun 237/2 maddesi uyarınca, suçtan zarar gören ...’in, sanık hakkında mağdur ...’e yönelik eylemi nedeniyle açılan kamu davasına katılan olarak kabulüne karar verilerek yapılan incelemede;
Sanık ...'in, mağdurlar ... ve ...’u olası kastla yaralama suçlarından mahkumiyetine dair kurulan hükümler yönünden;
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık ...’in suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suçların nitelikleri tayin, takdire ve öldürmeye teşebbüs yönünden tahrike ilişen cezayı azaltıcı sebeplerin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle değerlendirilip kısmen reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde bozma nedeni dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık ... ve müdafiilerinin yetersiz gerekçeye, eksik incelemeye, meşru savunmaya, suç niteliğine, haksız tahrikin derecesine, TCK.nun 293. maddesinin uygulanması gerektiğine yönelen, katılan ... vekilinin yetersiz gerekçeye, verilen cezada haksız tahrik nedeniyle indirim yapılmaması gerektiğine ilişen, katılan ...’un suç niteliğine vesaireye yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle,
a-Sanık ...’in, mağdurlar ... ve ...’u olası kastla yaralama suçlarından mahkumiyetine dair kurulan hükümlerin tebliğnamedeki düşünce gibi ONANMASINA,
b-Sanık ...’in, mağdur ...'i kasten öldürme suçuna teşebbüsten mahkumiyetine dair kurulan hüküm yönünden;
Sanığın, olay tarihinde mağdur ...'un kullandığı aracın sağ ön koltuğunda oturan mağdur ...'i hedef alıp yakın mesafeden tabanca ile birden fazla ateş ederek, sol omuz arka yüzden yaraladığı, mermi çekirdeğinin mağdurun vücudundan ancak ameliyatla çıkartılabildiği, çok sayıda mermi çekirdeğinin ayrıca mağdurun bulunduğu aracın sağ ön koltuğunun kafalık kısmına, tavan ve cam bölgelerine de isabet ettiği olayda; meydana gelen tehlike ve zararın ağırlığı birlikte dikkate alındığında, teşebbüs nedeniyle 9 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası öngören TCK.nun
35. maddesinin uygulanması sırasında, makul bir ceza yerine yazılı şekilde 10 yıl hapis cezası verilmesi suretiyle eksik ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş olup, sanık müdafiilerinin ve katılan ... vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, hükmün CMUK.nun 321. maddesi uyarınca farklı gerekçeyle tebliğnamedeki düşünce gibi BOZULMASINA, hükmolunan ceza miktarı ve tutuklulukta geçen süre gözönüne alınarak sanık müdafiilerinin tahliye talebinin reddine, 09/07/2012 gününde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.