Yargıtay 1. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2012/1651 K.2012/7086
Özet: Uyuşmazlık konusu: Sanık Sinan’ın mağdurun göğüs, sırt, boyun ve kol bölgelerine 12 isabetle bıçakla kasten öldürmeye teşebbüs suçunu işlediği iddiası; Mahkemenin sonucu: Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesi, sanığın cezai sorumluluğunu kabul edip 9 yıl hapis cezasına hükmederek kararını bozarak yeni bir karar vermiştir.
Tebliğname No: 1 - 2012/19592
MAHKEMESİ: Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesi
TARİHİ VE NO: 01/12/2011, 2011/84 (E) ve 2011/264 (K) SUÇ: Kasten öldürmeye teşebbüs
TÜRK MİLLETİ ADINA
Toplanan deliller, karar yerinde incelenip, sanık Sinan'ın kasten insan öldürmeye teşebbüs suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suçun niteliği tayin, takdire ilişkin cezayı azaltıcı sebebin niteliği takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bozma nedenleri dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin suç vasfına vesaireye yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazının reddine, Ancak; -Sanığın mağduru bıçakla göğüs, sırt, boyun, el ve kol bölgelerinden olmak üzere toplam 12 isabetle yaraladığı, bunlardan göğüs bölgesindeki en az ikisi sağ ve sol hemitoraksa nafız olup bilateral pnömotoraksa neden olması nedeniyle mağdurun yaşamsal tehlike geçirdiği olayda, mağdurdaki zarar ve tehlikenin ağırlığı dikkate alındığında, teşebbüs nedeniyle 9 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası öngören TCK.nun 35. maddesinin uygulanması sırasında alt ve üst sınırlar arasında makul bir ceza tayin edilmesi gerekirken, hiç isabet kaydedilmemiş gibi yazılı şekilde 9 yıl hapis cezası verilmesi suretiyle eksik ceza tayini, 2-Olayın oluş şekline uygun düşen sanığın savunmasına göre, mağdurun sanığa hakaret içeren sözler söylemesi üzerine sanığın suçu işlediği anlaşıldığından, TCK.nun 29. maddesi uyarınca sanığın cezasından tahrik nedeniyle alt düzeyde indirim yapılması gerektiği düşünülmeden, yazılı şekilde fazla ceza tayini, Bozmayı gerektirmiş olup, sanık müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi (BOZULMASINA), CMUK.nun 326. maddesi uyarınca ceza miktarı yönünden sanığın kazanılmış hakkının korunmasına, 02/10/2012 gününde oybirliği ile karar verildi.
MAHKEMESİ: Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesi
TARİHİ VE NO: 01/12/2011, 2011/84 (E) ve 2011/264 (K) SUÇ: Kasten öldürmeye teşebbüs
TÜRK MİLLETİ ADINA
Toplanan deliller, karar yerinde incelenip, sanık Sinan'ın kasten insan öldürmeye teşebbüs suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suçun niteliği tayin, takdire ilişkin cezayı azaltıcı sebebin niteliği takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bozma nedenleri dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin suç vasfına vesaireye yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazının reddine, Ancak; -Sanığın mağduru bıçakla göğüs, sırt, boyun, el ve kol bölgelerinden olmak üzere toplam 12 isabetle yaraladığı, bunlardan göğüs bölgesindeki en az ikisi sağ ve sol hemitoraksa nafız olup bilateral pnömotoraksa neden olması nedeniyle mağdurun yaşamsal tehlike geçirdiği olayda, mağdurdaki zarar ve tehlikenin ağırlığı dikkate alındığında, teşebbüs nedeniyle 9 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası öngören TCK.nun 35. maddesinin uygulanması sırasında alt ve üst sınırlar arasında makul bir ceza tayin edilmesi gerekirken, hiç isabet kaydedilmemiş gibi yazılı şekilde 9 yıl hapis cezası verilmesi suretiyle eksik ceza tayini, 2-Olayın oluş şekline uygun düşen sanığın savunmasına göre, mağdurun sanığa hakaret içeren sözler söylemesi üzerine sanığın suçu işlediği anlaşıldığından, TCK.nun 29. maddesi uyarınca sanığın cezasından tahrik nedeniyle alt düzeyde indirim yapılması gerektiği düşünülmeden, yazılı şekilde fazla ceza tayini, Bozmayı gerektirmiş olup, sanık müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi (BOZULMASINA), CMUK.nun 326. maddesi uyarınca ceza miktarı yönünden sanığın kazanılmış hakkının korunmasına, 02/10/2012 gününde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.