Yargıtay1. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2011/998 K.2011/1999
... ile ...'u kasten öldürmekten sanık ...'nin yapılan yargılanması sonunda: Hükümlülüğüne ilişkin (KARTAL) Birinci Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 22.04.2010 gün ve 140/116 sayılı hüküm resen temyize tabi olmakla beraber Yargıtay’ca incelenmesi C.Savcısı, sanık müdafii ile müdahiller vekili taraflarından da istenilmiş, sanık müdafii duruşma da talep etmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: sanık hakkında duruşmalı, müdahillerin ve C.Savcısının temyizleri üzerine incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
1- Gerekçeli karar başlığında katılanlar ..., ... , ... ve ...’nın gösterilmemesi mahallinde tamamlanabilir hata olarak değerlendirilmiştir.
2- Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın maktuller ... ve ... ’i kasten öldürme suçlarının sübutu kabul, oluşa ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde suçların nitelikleri tayin, maktul ...’a karşı tahrike ilişen cezayı azaltıcı sebebin derecesi ile takdiri indirim nedenlerinin bulunmadığı takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde bozma nedenleri dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin duruşmalı incelemede ve temyiz dilekçesinde yasal savunmaya, TCK.nun 27/2 ve 28. maddelerinin uygulanması gerektiğine, suç vasfına, delillerin hatalı takdir edildiğine, her iki suçta da ağır haksız tahrik bulunduğuna yönelen, Cumhuriyet Savcısının suç vasfına yönelen, katılanlar vekilinin bir sebebe dayanmayan ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle,
A) Maktul ...’i kasten öldürme suçundan kurulan ve re’sen de incelemeye tabi hükmün kısmen tebliğnamedeki düşünce gibi (ONANMASINA),
B) Maktul ...’ı kasten öldürme suçu yönünden;
a) Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 17.04.2007 gün ve 2007/1-32-97 sayılı kararı uyarınca Haziran 2005 tarihinden önce işlenen suçlarda, her suç yönünden ayrı ayrı yapılan değerlendirme sonucu, her suçla ilgili
lehe yasa belirlendikten ve buna göre her suçun sonuç cezası belirlendikten sonra, cezaların toplanmasına 765 sayılı TCK.nun 68 ila 77. maddelerindeki ilkelere göre karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
b) Kabule göre de; 765 sayılı TCK. ile 5237 sayılı TCK.nun ilgili hükümlerinin lehe yasa karşılaştırması yapılırken; haksız tahrik nedeniyle 12 yıldan 18 yıla kadar hapis cezası öngören TCK’nun 29. maddesi uygulamasında, cezanın 22 yıl olarak belirlenip karşılaştırmaya esas alınması,
c) 6136 sayılı Kanuna aykırılık suçundan kamu davası açıldığı halde bu suç yönünden hüküm kurulmaması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafii ve Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, kısmen re’sen de incelemeye tabi hükümlerin tebliğnamedeki düşünce gibi (BOZULMASINA), 04.04.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.
04.04.2011 gününde verilen işbu karar Yargıtay Cumhuriyet Savcısı ... 'ın huzurunda ve duruşmada savunmasını yapmış bulunan sanık ... müdafii Avukatlar ... ve ...’nun yokluklarında 07.04.2011 gününde usulen ve açık olarak anlatıldı.
TÜRK MİLLETİ ADINA
1- Gerekçeli karar başlığında katılanlar ..., ... , ... ve ...’nın gösterilmemesi mahallinde tamamlanabilir hata olarak değerlendirilmiştir.
2- Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın maktuller ... ve ... ’i kasten öldürme suçlarının sübutu kabul, oluşa ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde suçların nitelikleri tayin, maktul ...’a karşı tahrike ilişen cezayı azaltıcı sebebin derecesi ile takdiri indirim nedenlerinin bulunmadığı takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde bozma nedenleri dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin duruşmalı incelemede ve temyiz dilekçesinde yasal savunmaya, TCK.nun 27/2 ve 28. maddelerinin uygulanması gerektiğine, suç vasfına, delillerin hatalı takdir edildiğine, her iki suçta da ağır haksız tahrik bulunduğuna yönelen, Cumhuriyet Savcısının suç vasfına yönelen, katılanlar vekilinin bir sebebe dayanmayan ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle,
A) Maktul ...’i kasten öldürme suçundan kurulan ve re’sen de incelemeye tabi hükmün kısmen tebliğnamedeki düşünce gibi (ONANMASINA),
B) Maktul ...’ı kasten öldürme suçu yönünden;
a) Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 17.04.2007 gün ve 2007/1-32-97 sayılı kararı uyarınca Haziran 2005 tarihinden önce işlenen suçlarda, her suç yönünden ayrı ayrı yapılan değerlendirme sonucu, her suçla ilgili
lehe yasa belirlendikten ve buna göre her suçun sonuç cezası belirlendikten sonra, cezaların toplanmasına 765 sayılı TCK.nun 68 ila 77. maddelerindeki ilkelere göre karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
b) Kabule göre de; 765 sayılı TCK. ile 5237 sayılı TCK.nun ilgili hükümlerinin lehe yasa karşılaştırması yapılırken; haksız tahrik nedeniyle 12 yıldan 18 yıla kadar hapis cezası öngören TCK’nun 29. maddesi uygulamasında, cezanın 22 yıl olarak belirlenip karşılaştırmaya esas alınması,
c) 6136 sayılı Kanuna aykırılık suçundan kamu davası açıldığı halde bu suç yönünden hüküm kurulmaması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafii ve Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, kısmen re’sen de incelemeye tabi hükümlerin tebliğnamedeki düşünce gibi (BOZULMASINA), 04.04.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.
04.04.2011 gününde verilen işbu karar Yargıtay Cumhuriyet Savcısı ... 'ın huzurunda ve duruşmada savunmasını yapmış bulunan sanık ... müdafii Avukatlar ... ve ...’nun yokluklarında 07.04.2011 gününde usulen ve açık olarak anlatıldı.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.