Yargıtay1. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2011/4316 K.2013/5669
Özet: Uyuşmazlık, sanığın akşamı eğlenmek amacıyla gittiği restoran ortamında alkol tüketimi sonrasında tanıkla tartışarak mağdurun kendisine vurduğu düşüncesiyle bıçakla iki isabetle kalp, akciğer ve büyükdamar yaralanmasına yol açması üzerine kasten yaralama suçundan hüküm getirilmesi konusundadır. Mahkeme, 5237 sayılı TCK’nın ilgili maddelerine göre sanığı 4 yıl 2 ay hapis cezasına çarptırarak kararını bozmuştur.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Kasten yaralama
HÜKÜM: 5237 sayılı TCK.nun 86/1,86/3-e, 87/1-d, 62/1 maddeleri gereğince 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına.
TÜRK MİLLETİ ADINA
1-Hükmün verildiği 05/10/2010 günlü duruşma tutanağının başlığında, duruşmaya katılan Cumhuriyet Savcısı olarak ...'in (26205) isminin yer almasına rağmen, gerekçeli karar başlığında Cumhuriyet Savcısı olarak sehven ... ... isminin yazılmış olması mahallinde düzeltilebilir nitelikte yazım hatası olarak değerlendirilmiştir.
2-Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık ...'ın suçunun sübutu kabul, takdire ilişen cezayı azaltıcı sebebin niteliği takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle değerlendirilerek reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde eleştiri ve bozma nedenleri dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin yasal savunmaya yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Oluşa ve dosya içeriğindeki delillere göre; olay akşamı eğlenmek amacıyla gittiği restaurantta alkol alan sanığın işletmeci olan tanık ... ile tartışırken mağdurun da kendisine vurduğu düşüncesiyle mağdura çıkıştığı, restaurant dışına çıkan mağdurun ardından giderek onu bıçakla sol omuz ve göğüs bölgesinden iki isabetle kalp, akciğer ve büyükdamar yaralanmasına neden olacak, basit tıbbi müdahale ile iyileşemeyecek ve yaşamı tehlikeye girecek şekilde yaraladığı olayda;
Sanığın hedef aldığı vücut bölgeleri, yara yerleri ve nitelikleri, kullanılan aletin elverişliliği, mağdurun yere düşmesi üzerine eylemine son vermiş oluşu birlikte dikkate alındığında; sanığın eyleme bağlı olarak ortaya çıkan kastının öldürmeye yönelik olduğunun anlaşılması karşısında, kasten öldürmeye teşebbüs yerine vasıfta yanılgıya düşülerek yazılı şekilde kasten yaralamadan hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş olup, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, hükmün CMUK.nun 321 maddesi uyarınca tebliğnamedeki düşünceye uygun olarak (BOZULMASINA), CMUK.nun 326/son maddesi gözetilmek kaydıyla, 10/10/2013 gününde oybirliği ile karar verildi.
SUÇ: Kasten yaralama
HÜKÜM: 5237 sayılı TCK.nun 86/1,86/3-e, 87/1-d, 62/1 maddeleri gereğince 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına.
TÜRK MİLLETİ ADINA
1-Hükmün verildiği 05/10/2010 günlü duruşma tutanağının başlığında, duruşmaya katılan Cumhuriyet Savcısı olarak ...'in (26205) isminin yer almasına rağmen, gerekçeli karar başlığında Cumhuriyet Savcısı olarak sehven ... ... isminin yazılmış olması mahallinde düzeltilebilir nitelikte yazım hatası olarak değerlendirilmiştir.
2-Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık ...'ın suçunun sübutu kabul, takdire ilişen cezayı azaltıcı sebebin niteliği takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle değerlendirilerek reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde eleştiri ve bozma nedenleri dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin yasal savunmaya yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Oluşa ve dosya içeriğindeki delillere göre; olay akşamı eğlenmek amacıyla gittiği restaurantta alkol alan sanığın işletmeci olan tanık ... ile tartışırken mağdurun da kendisine vurduğu düşüncesiyle mağdura çıkıştığı, restaurant dışına çıkan mağdurun ardından giderek onu bıçakla sol omuz ve göğüs bölgesinden iki isabetle kalp, akciğer ve büyükdamar yaralanmasına neden olacak, basit tıbbi müdahale ile iyileşemeyecek ve yaşamı tehlikeye girecek şekilde yaraladığı olayda;
Sanığın hedef aldığı vücut bölgeleri, yara yerleri ve nitelikleri, kullanılan aletin elverişliliği, mağdurun yere düşmesi üzerine eylemine son vermiş oluşu birlikte dikkate alındığında; sanığın eyleme bağlı olarak ortaya çıkan kastının öldürmeye yönelik olduğunun anlaşılması karşısında, kasten öldürmeye teşebbüs yerine vasıfta yanılgıya düşülerek yazılı şekilde kasten yaralamadan hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş olup, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, hükmün CMUK.nun 321 maddesi uyarınca tebliğnamedeki düşünceye uygun olarak (BOZULMASINA), CMUK.nun 326/son maddesi gözetilmek kaydıyla, 10/10/2013 gününde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.