Yargıtay 1. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2010/739 K.2010/8368
Özet: (1) Sanık Mehmet’in, Zekeriya ve kendisiyle aynı apartmanda bulunan diğer mağdur Mehmet’e kasten yaralama suçunu işlediği iddia edildi; (2) Mahkeme, sanığın eylemlerinin “Yakalanmamak Amacıyla Öldürmeye Teşebbüs” suçu yerine “Neticesi Sebebiyle Ağırlaşmış Kasten Yaralama” olarak tanımlanmasını ve bu nedenle verilen 1/218 sayılı hükümde değişiklik yaparak cezayı bozup yeniden mahkumiyet kararını onayladı.
TEBLİĞNAME: 1-B/2010/1930
MAHKEMESİ: DİYARBAKIR Üçüncü Ağır Ceza Mahkemesi
TARİHİ VE NO:16/06/2009-1/218
SUÇ: Kasten insan yaralamak
M.. G.. ile Z.. Ç..'ı kasten yaralamaktan sanık M.. T..'ın yapılan yargılanması sonunda: Hükümlülüğüne ilişkin (DİYARBAKIR) Üçüncü Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 16/06/2009 gün ve 1/218 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava dosyası C. Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle; incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık Mehmet’in mağdurlar Mehmet ve Zekeriya’ya yönelik suçlarının sübutu kabul edilmiş, cezayı azaltıcı bir sebep bulunmadığı takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde bozma nedeni dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık ve müdafiinin eksik incelemeye, sübuta vesaireye yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine;
Ancak;
Oluşa ve dosya içeriğine göre; sanığın yanında arkadaşları Mehmet Selim ve Mustafa olduğu halde olay günü hırsızlık amacıyla mağdur Zekeriya’nın oturduğu, diğer mağdur Mehmet’in ise kapıcılığını yaptığı apartmana girerek yedinci kata çıktıkları, adı geçen mağdurların sanığı ve arkadaşlarını fark ederek kaçmalarına engel olmak istemeleri üzerine, sanık Mehmet’in üzerindeki bıçağı çıkartarak önce mağdur Mehmet’in sol göğüs ve sol bacak bölgelerine vurarak kaçmaya çalıştığı, daha sonra ise kendisini yakalamaya çalışan mağdur Zekeriya’yı sol skapula, sol post aksiller ve sol kol lateral bölgelerinden üç isabetle yaraladığı ve oradan kaçarak uzaklaştığı, ameliyata alınan mağdurlardan Mehmet’in pnömotoraks, Zekeriya’nın ise pönömotoraks ve akciğerde oluşan kontüzyon nedeniyle hayati tehlike geçirdikleri olayda;
Sanığın her bir mağdura yönelik eyleminin Yakalanmamak Amacıyla Öldürmeye Teşebbüs suçunu oluşturduğu anlaşıldığı halde, bu suçtan cezalandırılması yerine suç niteliğinin tayininde yanılgıya düşülerek Neticesi Sebebiyle Ağırlaşmış Kasten Yaralama suçundan yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz itirazları üzerine incelenen hükümlerin tebliğnamedeki düşünceye aykırı olarak (BOZULMASINA), CMUK.nun 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı yönünden sanığın kazanılmış hakkının korunmasına; bozma nedenine, sanık hakkında hükmolunan cezaların miktarlarına ve tutukluluk süresine göre sanığın ve müdafiinin tahliye istemlerinin reddine, 23/12/2010 gününde oybirliği ile karar verildi.
MAHKEMESİ: DİYARBAKIR Üçüncü Ağır Ceza Mahkemesi
TARİHİ VE NO:16/06/2009-1/218
SUÇ: Kasten insan yaralamak
M.. G.. ile Z.. Ç..'ı kasten yaralamaktan sanık M.. T..'ın yapılan yargılanması sonunda: Hükümlülüğüne ilişkin (DİYARBAKIR) Üçüncü Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 16/06/2009 gün ve 1/218 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava dosyası C. Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle; incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık Mehmet’in mağdurlar Mehmet ve Zekeriya’ya yönelik suçlarının sübutu kabul edilmiş, cezayı azaltıcı bir sebep bulunmadığı takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde bozma nedeni dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık ve müdafiinin eksik incelemeye, sübuta vesaireye yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine;
Ancak;
Oluşa ve dosya içeriğine göre; sanığın yanında arkadaşları Mehmet Selim ve Mustafa olduğu halde olay günü hırsızlık amacıyla mağdur Zekeriya’nın oturduğu, diğer mağdur Mehmet’in ise kapıcılığını yaptığı apartmana girerek yedinci kata çıktıkları, adı geçen mağdurların sanığı ve arkadaşlarını fark ederek kaçmalarına engel olmak istemeleri üzerine, sanık Mehmet’in üzerindeki bıçağı çıkartarak önce mağdur Mehmet’in sol göğüs ve sol bacak bölgelerine vurarak kaçmaya çalıştığı, daha sonra ise kendisini yakalamaya çalışan mağdur Zekeriya’yı sol skapula, sol post aksiller ve sol kol lateral bölgelerinden üç isabetle yaraladığı ve oradan kaçarak uzaklaştığı, ameliyata alınan mağdurlardan Mehmet’in pnömotoraks, Zekeriya’nın ise pönömotoraks ve akciğerde oluşan kontüzyon nedeniyle hayati tehlike geçirdikleri olayda;
Sanığın her bir mağdura yönelik eyleminin Yakalanmamak Amacıyla Öldürmeye Teşebbüs suçunu oluşturduğu anlaşıldığı halde, bu suçtan cezalandırılması yerine suç niteliğinin tayininde yanılgıya düşülerek Neticesi Sebebiyle Ağırlaşmış Kasten Yaralama suçundan yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz itirazları üzerine incelenen hükümlerin tebliğnamedeki düşünceye aykırı olarak (BOZULMASINA), CMUK.nun 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı yönünden sanığın kazanılmış hakkının korunmasına; bozma nedenine, sanık hakkında hükmolunan cezaların miktarlarına ve tutukluluk süresine göre sanığın ve müdafiinin tahliye istemlerinin reddine, 23/12/2010 gününde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.