Yargıtay1. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2009/8166 K.2011/7574
Özet: Uyuşmazlık konusu: Sanığın bar ortamında alkol etkisiyle mağdurunu tek bir bıçak darbesiyle yaralaması ve bu eylemin kasten öldürmeye teşebbüs suçuna eşdeğer olup olmadığıdır. Mahkeme, sanığın eylemini “yaralama” olarak nitelendirerek kasten öldürmeye teşebbüs suçundan feragat etti ve kararını bozmaya karar verdi.
TEBLİĞNAME: 1-B/09/191626
...'ı kasten öldürmeye teşebbüsten sanık ...'ın yapılan yargılanması sonunda: hükümlülüğüne ilişkin (KARŞIYAKA) Birinci Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 09/02/2009 gün ve 16/55 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
1) Sanığın, Aliağa Asliye Ceza Mahkemesinin 28/02/2007 tarih ve 2006/432 E-2007/59 karar sayılı ilamı uyarınca 765 sayılı Yasanın 456/4, 457/1 ve 647 sayılı Yasanın 4/1.maddeleri gereğince hapis cezasından çevrilme 720,00.- YTL. adli para cezasının 13/06/2007 tarihinde kesinleştiğinin anlaşılması karşısında, ilamın tekerrüre esas olduğu gözetilmeden, sanık hakkında TCK.nun 58.madde hükmünün uygulanmaması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
2) Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın kasten öldürmeye teşebbüs suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suç niteliği tayin ve takdire ilişen cezayı azaltıcı sebebin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde eleştri nedeni dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanığın bir sebebe dayanmayan, sanık müdafiinin suç vasfına, haksız tahrik indirimi yapılması, cezanın ertelenmesi veya paraya çevrilmesine ilişkin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi, heyetten üyeler ... ve ...'ın suç vasfının yaralama olduğuna ilişen karşı oyları ile (ONANMASINA), 07/12/2011 gününde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY:
1) Olay:
Sanık ...’un bar meyhane ortamında tanıştığı mağdure ...’a evlilik teklif ettiği, mağdurenin yaptığı araştırma sonucunda yaşamını beğenmediği sanığın bu isteğini geri kabul etmemiştir. Olay günü alkol alırken masasına çağırdığı mağdurenin gitmemesi üzerine alkolünde etkisiyle bu davranışına kızarak tek bıçak darbesi vurarak mağdureyi raporda yazılı olduğu gibi basit nitelikte yaralayarak olay yerinden kaçmıştır.
2) Hukuksal Nitelendirme:
Bir suçun yasal tanımında unsurları bilerek ve isteyerek gerçekleştirmesi failin genel kastını ortaya koyar, (TCK.nun 21.maddesi) Bu bağlamda sanığın kasten eylemini gerçekleştirdiği konusunda kuşku yoktur. Öte yandan bireylerin bedensel bütünlüğüne ve yaşama hakkına saldırı oluşturan yaralama eylemlerin yarala ya da öldürme kastıyla oluşturulduğunu ortaya koymak ayrı ve zor bir sorundur.
Uygulamada, Yüksek Yargıtay CGK’nun 09.06.1998 tarihli 126-218 sayılı ilkesel kararında da açıklandığı gibi, öldürme kastının belirlenmesine ilişkin dış dünyada ortaya çıkan kimi ölçütler kullanılmaktadır. Örneğin, aradaki husumet, eylemin niteliği, darbe sayısı, yararın çokluğu ve niteliği, elverişli vasıtanın kullanılması, hedef alınan yaşamsal bölge, ciddi bir engel durumun varlığı gibi durumlara bakılmaktadır.
Bunların yanında “kuşkudan sanık yaralanır” ilkesi gereğince sanığın öldürme kastının kuşkuya yer vermeyecek şekilde ortaya konulamadığı durumlarda lehe yorumla eylemin yaramla niteliğinde olduğunun kabulü adil olandır.
Bu bağlamda somut olay değerlendirildiğinde, fail ile mağdur arasında öldürmeyi gerektirecek ağır ve köklü bir düşmanlık yoktur. Sanık olay anında oldukça sarhoştur ve mağdurenin davetine icabet etmemesinin ani öfkeyle eylemde bulunmuştur. Tek darbe vurmuş, ciddi bir engelle karşılaşmamış ve eylemini sürdürme olanağı varken kendiliğinden son vermiştir. Oluşturduğu yaranın niteliği basittir. Tüm bu olgular değerlendirildiğinde sanığın öldürme kastı kuşkuya yer vermeyecek şekilde ortaya konumlamamıştır. Bu nedenle lehine yorumla eyleminin yaralama niteliğinde olduğunun kabulü gerekir.
3) Sonuç:
Açıklanan nedenlerle, dosya içeriğine ve kabule göre sanığa atılı suçun niteliğinin nitelendirilmesine yanılgıya düşen yerel Mahkemenin kararının bozulması görüşünde olduğumuzdan, onamaya ilişkin sayın çoğunluğun görüşüne katılmadık.
...'ı kasten öldürmeye teşebbüsten sanık ...'ın yapılan yargılanması sonunda: hükümlülüğüne ilişkin (KARŞIYAKA) Birinci Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 09/02/2009 gün ve 16/55 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
1) Sanığın, Aliağa Asliye Ceza Mahkemesinin 28/02/2007 tarih ve 2006/432 E-2007/59 karar sayılı ilamı uyarınca 765 sayılı Yasanın 456/4, 457/1 ve 647 sayılı Yasanın 4/1.maddeleri gereğince hapis cezasından çevrilme 720,00.- YTL. adli para cezasının 13/06/2007 tarihinde kesinleştiğinin anlaşılması karşısında, ilamın tekerrüre esas olduğu gözetilmeden, sanık hakkında TCK.nun 58.madde hükmünün uygulanmaması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
2) Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın kasten öldürmeye teşebbüs suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suç niteliği tayin ve takdire ilişen cezayı azaltıcı sebebin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde eleştri nedeni dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanığın bir sebebe dayanmayan, sanık müdafiinin suç vasfına, haksız tahrik indirimi yapılması, cezanın ertelenmesi veya paraya çevrilmesine ilişkin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi, heyetten üyeler ... ve ...'ın suç vasfının yaralama olduğuna ilişen karşı oyları ile (ONANMASINA), 07/12/2011 gününde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY:
1) Olay:
Sanık ...’un bar meyhane ortamında tanıştığı mağdure ...’a evlilik teklif ettiği, mağdurenin yaptığı araştırma sonucunda yaşamını beğenmediği sanığın bu isteğini geri kabul etmemiştir. Olay günü alkol alırken masasına çağırdığı mağdurenin gitmemesi üzerine alkolünde etkisiyle bu davranışına kızarak tek bıçak darbesi vurarak mağdureyi raporda yazılı olduğu gibi basit nitelikte yaralayarak olay yerinden kaçmıştır.
2) Hukuksal Nitelendirme:
Bir suçun yasal tanımında unsurları bilerek ve isteyerek gerçekleştirmesi failin genel kastını ortaya koyar, (TCK.nun 21.maddesi) Bu bağlamda sanığın kasten eylemini gerçekleştirdiği konusunda kuşku yoktur. Öte yandan bireylerin bedensel bütünlüğüne ve yaşama hakkına saldırı oluşturan yaralama eylemlerin yarala ya da öldürme kastıyla oluşturulduğunu ortaya koymak ayrı ve zor bir sorundur.
Uygulamada, Yüksek Yargıtay CGK’nun 09.06.1998 tarihli 126-218 sayılı ilkesel kararında da açıklandığı gibi, öldürme kastının belirlenmesine ilişkin dış dünyada ortaya çıkan kimi ölçütler kullanılmaktadır. Örneğin, aradaki husumet, eylemin niteliği, darbe sayısı, yararın çokluğu ve niteliği, elverişli vasıtanın kullanılması, hedef alınan yaşamsal bölge, ciddi bir engel durumun varlığı gibi durumlara bakılmaktadır.
Bunların yanında “kuşkudan sanık yaralanır” ilkesi gereğince sanığın öldürme kastının kuşkuya yer vermeyecek şekilde ortaya konulamadığı durumlarda lehe yorumla eylemin yaramla niteliğinde olduğunun kabulü adil olandır.
Bu bağlamda somut olay değerlendirildiğinde, fail ile mağdur arasında öldürmeyi gerektirecek ağır ve köklü bir düşmanlık yoktur. Sanık olay anında oldukça sarhoştur ve mağdurenin davetine icabet etmemesinin ani öfkeyle eylemde bulunmuştur. Tek darbe vurmuş, ciddi bir engelle karşılaşmamış ve eylemini sürdürme olanağı varken kendiliğinden son vermiştir. Oluşturduğu yaranın niteliği basittir. Tüm bu olgular değerlendirildiğinde sanığın öldürme kastı kuşkuya yer vermeyecek şekilde ortaya konumlamamıştır. Bu nedenle lehine yorumla eyleminin yaralama niteliğinde olduğunun kabulü gerekir.
3) Sonuç:
Açıklanan nedenlerle, dosya içeriğine ve kabule göre sanığa atılı suçun niteliğinin nitelendirilmesine yanılgıya düşen yerel Mahkemenin kararının bozulması görüşünde olduğumuzdan, onamaya ilişkin sayın çoğunluğun görüşüne katılmadık.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.