Yargıtay1. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2009/2541 K.2011/4253
Özet: (1) Uyuşmazlık, sanığın kasten öldürme suçundan hükümlü olmasının ardından izinsiz silah taşımaktan “hükmün açıklanmasının geri bırakılması” kararı ve temyiz haklarıyla ilgiliydi; (2) Mahkeme, sanığın 15 yıl hapis cezasını 15 yıl 4 ay hapis olarak belirledi, vekil ücretinin yargılama gideri olarak sanıktan tahsil edilmesini ekleyerek kararını onayladı.
...'u kasten öldürmekten sanık ...'un yapılan yargılanması sonunda: hükümlülüğüne, izinsiz silah taşımaktan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin (...) Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 24/07/2008 gün ve 126/220 sayılı hüküm resen temyize tabi olmakla beraber Yargıtay’ca incelenmesi sanık müdafii ile müdahiller vekili taraflarından da istenilmiş, sanık duruşma da talep etmiş olduğundan dava dosyası C. Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: sanık hakkında kararda açıklanan nedenle duruşmasız, müdahillerin temyizleri üzerine incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
1.Sanık ve müdafiinin yasal süreden sonra olan duruşmalı inceleme istemlerinin CMUK.nun 318 maddesi uyarınca reddine karar verilmiştir.
2.6136 sayılı Yasaya aykırılık suçundan sanık ... hakkında verilen "hükmün açıklanmasının geri bırakılması"na dair karar, 5271 sayılı CMK.nun 231/12 maddesi uyarınca itiraz yoluna tabi olup, temyizi olanaklı olmadığından bu hususta mahallince değerlendirme yapılması mümkün görülmüştür.
3.Sanık ... hakkında kurulan 24/07/2008 tarihli hüküm, sanık ve müdafii tarafından yasal süresi içerisinde temyiz edilmiş ise de, sanıkça verilen ve hükmün onanmasını isteyen 15/08/2008 tarihli dilekçe, Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 05/02/2008 tarih ve 2008/1-9/15 sayılı kararı uyarınca temyiz isteminden vazgeçme niteliğinde olduğundan, sanık ... hakkında kasten öldürme suçu yönünden ceza miktarı itibari ile resen ve katılanın temyizi üzerine yapılan incelemede;
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suç niteliği tayin, takdire ve tahrike ilişen cezayı azaltıcı sebeplerinin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçeler ile kısmen kabul kısmen reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde düzeltme nedenleri dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık ve müdafiinin haksız tahrikin derecesine, katılanlar ...., ...., ... vekilinin haksız tahrik bulunmadığına yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, 3 sanık hakkında kurulan hükümde 5237 sayılı TCK.nun 81/1 ve 29 maddeleri uyarınca belirtilen 18 yıl hapis cezası üzerinden aynı Yasanın 62. maddesinin tatbiki ile 1/6 oranında indirim yapılarak belirlenen cezanın "15 yıl hapis" yerine "15 yıl 4 ay hapis" olarak belirlenmesi, 5320 sayılı Yasa'nın 13/1 maddesi gereğince baro tarafından katılanlara atanan vekile ödenecek ücretin sanığa yargılama gideri olarak yüklenmesi gerektiğinin düşünülmemesi yasaya aykırı ise de, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, CMUK.nun 322. maddesinin tanıdığı yetkiye dayanılarak;
a) TCK 81,29 ve 62 maddeleri gereğince belirlenen sonuç cezanın "15 yıl hapis cezası" olarak değiştirilmesine,
b)"CMK 234 maddesi gereğince baro tarafından katılanlara atanan vekile ödenen ücretin sanıktan tahsiline" ibaresinin hükmün mahsus bölümüne eklenmesine, karar verilmek suretiyle DÜZELTİLEN ve resen de temyize tabi bulunan hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi (ONANMASINA), 04/07/2011 gününde oybirliği ile karar verildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
1.Sanık ve müdafiinin yasal süreden sonra olan duruşmalı inceleme istemlerinin CMUK.nun 318 maddesi uyarınca reddine karar verilmiştir.
2.6136 sayılı Yasaya aykırılık suçundan sanık ... hakkında verilen "hükmün açıklanmasının geri bırakılması"na dair karar, 5271 sayılı CMK.nun 231/12 maddesi uyarınca itiraz yoluna tabi olup, temyizi olanaklı olmadığından bu hususta mahallince değerlendirme yapılması mümkün görülmüştür.
3.Sanık ... hakkında kurulan 24/07/2008 tarihli hüküm, sanık ve müdafii tarafından yasal süresi içerisinde temyiz edilmiş ise de, sanıkça verilen ve hükmün onanmasını isteyen 15/08/2008 tarihli dilekçe, Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 05/02/2008 tarih ve 2008/1-9/15 sayılı kararı uyarınca temyiz isteminden vazgeçme niteliğinde olduğundan, sanık ... hakkında kasten öldürme suçu yönünden ceza miktarı itibari ile resen ve katılanın temyizi üzerine yapılan incelemede;
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suç niteliği tayin, takdire ve tahrike ilişen cezayı azaltıcı sebeplerinin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçeler ile kısmen kabul kısmen reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde düzeltme nedenleri dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık ve müdafiinin haksız tahrikin derecesine, katılanlar ...., ...., ... vekilinin haksız tahrik bulunmadığına yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, 3 sanık hakkında kurulan hükümde 5237 sayılı TCK.nun 81/1 ve 29 maddeleri uyarınca belirtilen 18 yıl hapis cezası üzerinden aynı Yasanın 62. maddesinin tatbiki ile 1/6 oranında indirim yapılarak belirlenen cezanın "15 yıl hapis" yerine "15 yıl 4 ay hapis" olarak belirlenmesi, 5320 sayılı Yasa'nın 13/1 maddesi gereğince baro tarafından katılanlara atanan vekile ödenecek ücretin sanığa yargılama gideri olarak yüklenmesi gerektiğinin düşünülmemesi yasaya aykırı ise de, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, CMUK.nun 322. maddesinin tanıdığı yetkiye dayanılarak;
a) TCK 81,29 ve 62 maddeleri gereğince belirlenen sonuç cezanın "15 yıl hapis cezası" olarak değiştirilmesine,
b)"CMK 234 maddesi gereğince baro tarafından katılanlara atanan vekile ödenen ücretin sanıktan tahsiline" ibaresinin hükmün mahsus bölümüne eklenmesine, karar verilmek suretiyle DÜZELTİLEN ve resen de temyize tabi bulunan hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi (ONANMASINA), 04/07/2011 gününde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.