‹ Ana sayfa
Danıştay9. Daireİdare Hukuku

Danıştay 9. Daire E.2023/7794 K.2023/4764

Esas No: 2023/7794 · Karar No: 2023/4764 · Karar Tarihi: 21.11.2023
T.C.D A N I Ş T A YDOKUZUNCU DAİREEsas No : 2023/7794Karar No : 2023/4764 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Başkanlığı-...(... Vergi Dairesi Müdürlüğü)

**VEKİLİ:** Av. ...KARŞI TARAF (DAVACI) : ...

**VEKİLİ:** Av. ...İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.YARGILAMA SÜRECİ:Dava konusu istem: ... Kimya Endüstriyel Ürünler Petrol İnşaat Taşımacılık Taşımacılık Sanayi Ticaret Limited Şirketi'ne ait vergi borçlarının tahsili amacıyla davacının banka hesabına uygulanan e-haciz işleminin iptali istemine ilişkindir.İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; dava konusu haciz işleminin, davacı adına düzenlenen .... sayılı ödeme emri içeriği borçlara ilişkin kısmının incelenmesinden; ödeme emri içeriği borçların asıl borçlu şirketten tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emirlerinin 07/03/2012 tarihinde usulüne uygun tebliğ edilmesi sebebiyle 01/01/2013 tarihinde işlemeye başlayan tahsil zaman aşımı süresi içinde ve en son 31/12/2017 tarihine kadar, 6183 sayılı Kanunun 103. maddesinde sayılan işlemler tesis edilerek zaman aşımı süresinin kesilmesi ya da alacağın tahsil edilmesi gerekirken, savunma dilekçesinde asıl amme borçlusu tarafından herhangi bir yapılandırma talebinde bulunulmadığı ve şirket hakkında yapılan mal varlığı araştırmasında şirket adına kayıtlı herhangi bir malvarlığına rastlanılmadığının belirtilmesi ve buna ilişkin belgelerin dilekçe ekinde ibraz edilmesi karşısında, davacı adına düzenlenen ödeme emrinin davacıya tebliğ edildiği 07/01/2022 tarihi itibariyle anılan amme alacaklarının tahsil zamanaşımına uğradığı, davacı adına düzenlenen ... sayılı ödeme emirleri içeriği borçlara ilişkin olarak ise; amme alacağının asıl borçlu şirketten tahsili amacıyla düzenlenen ve ilanen tebliğ edilen ödeme emirlerinin tebliğ edilemediğine dair tebliğ alındılarının yalnızca posta memuru tarafından düzenlenip imzalanan şerhle iade edilmiş olması ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 102. maddesinde belirtilen usulle bir adres tespit tutanağının düzenlenmemiş olması göz önüne alındığında, asıl amme borçlusu şirket adına düzenlenen söz konusu ödeme emirlerinin usulüne uygun bir şekilde tebliğ edilmediği ve bu haliyle vadesi 2013 yılı olan borçların, 01/01/2014 tarihinde işlemeye başlayan tahsil zaman aşımı süresi içinde en son 31/12/2018 gününe kadar, vadesi 2016 yılı olan borçların ise, 01/01/2017 tarihinde işlemeye başlayan tahsil zaman aşımı süresi içinde en son 31/12/2021 gününe kadar 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 103. maddesinde sayılan işlemler tesis edilerek zaman aşımı süresinin kesilmesi ya da tahsil edilmesi gerekirken, savunma dilekçesinde asıl amme borçlusunun herhangi bir yapılandırma talebinde bulunulmadığı ve şirket hakkında yapılan mal varlığı araştırmasında şirket adına kayıtlı herhangi bir malvarlığına rastlanılmadığının belirtilmesi ve buna ilişkin belgelerin dilekçe ekinde ibraz edilmesi karşısında, davacı adına düzenlenen ödeme emrinin tebliğ edildiği 07/01/2022 tarihi itibariyle anılan amme alacaklarının tahsil zamanaşımına uğradığı, bu durumda davaya konu haciz işleminin, tahsil zamanaşımına uğradığı anlaşılan davacı adına düzenlenen ... sayılı ödeme emirlerine konu amme alacaklarına ilişkin kısmında hukuka uyarlık görülmediği; dava konusu haciz işleminin, davacı adına düzenlenen .... sayılı ödeme emri içeriği borçlara ilişkin kısmının incelenmesinden; söz konusu ödeme emri içeriği borçlara ilişkin olarak, asıl borçlu şirket adına düzenlenen vergi/ceza ihbarnamelerinin 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21. maddesi uyarınca şirket kanuni temsilcisinin ikametgah adresinde 12/10/2017 tarihinde kapıya yapıştırma usulüyle tebliğ edildiği, ödeme yapılmaması üzerine amme alacağının asıl borçlu şirketten tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrinin 08/12/2018 tarihinde şirket kanuni temsilcisinin ikametgah adresinde 213 sayılı Kanun'un 102. maddesi uyarınca kapıya yapıştırma usulüyle tebliğ edildiği hususlarının savunma dilekçesinde belirtildiği, Mahkemelerince Uyap üzerinden yapılan araştırmada şirketin kanuni temsilcisi olan ...'in ölüm tarihinin 29/09/2017 olduğu ve asıl amme borçlusu şirkete ilişkin tebliğlerin ....'in ikametgah adresinde anılan tarihten sonra yapıldığı dikkate alındığında, dönemi 2011 yılına rastlayan borçlara ilişkin ihbarnameler ile ödeme emrinin asıl borçlu şirket nezdinde usulüne uygun olarak tebliğ edildiğinin kabulüne olanak bulunmadığı ve bu haliyle ödeme emri içeriğinde yer alan borçların tarh zamanaşımına uğradığı sonucuna varıldığından, davacının banka hesabına uygulanan haciz işleminin 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 114. maddesi uyarınca tarh zamanaşımına uğradığı anlaşılan amme alacaklarına yönelik kısmında da hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu haciz işleminin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Savunma dilekçesi ve istinaf başvurusu dilekçesinde yer alan açıklama ve savunmalar dikkate alındığında dava konusu haciz işleminin hukuka uygun olduğu iddiasıyla kararın bozulması istenilmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:HUKUKİ DEĞERLENDİRME:Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.KARAR SONUCU:Açıklanan nedenlerle;1.Davalının temyiz isteminin reddine,2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle kabulüne ilişkin Vergi Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,3.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 21/11/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?