Danıştay9. Daireİdare Hukuku
Danıştay 9. Daire E.2023/7439 K.2023/5444
T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2023/7439
Karar No : 2023/5444
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Başkanlığı-...
**VEKİLİ:** Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI): ...
**VEKİLİ:** Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Serbest muhasebeci mali müşavir olan davacı adına,...'a ait vergi borçlarının tahsili amacıyla müteselsil sorumlu sıfatıyla düzenlenen... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin... tarih ve E:... K:... sayılı kararıyla; olayda, ... hakkında düzenlenen...tarih ve ...sayılı vergi tekniği raporu ile davacı hakkında tanzim edilen ... tarih ve ... sayılı görüş ve öneri raporunda yer alan tespitlerin birlikte değerlendirilmesinden, müteselsil sorumluluk kapsamında davacı adına düzenlenen dava konusu ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Olayda, asıl borçlu ...'ın adres kayıt sisteminde yer alan adresine gönderilen ikinci tebligatlara ait 14/11/2018 ve 14/12/2018 tarihli tebliğ alındıları ile 15/11/2018 ve 17/12/2018 tarihli tebligat pusulası parçalarının yer aldığı her iki tebliğ alındısında, muhatabın yerleşim yeri adresinde bulunamadığı yolunda kaşe bulunduğu, 14/11/2018 tarihli tebliğ alındısında memurunun isim ve imzasının olmadığı, tebliğ alındıları ile tebligat pusulası parçasındaki tarihlerin uyumsuz olduğu, tebliğ alındılarında tebliğ evrakının gönderildiği idareden alınabileceği şerhini içeren tebligat pusulasının kapıya yapıştırıldığına dair şerh bulunmadığı, dolayısıyla ihbarnamelerin tebliğinin 213 sayılı Kanunun 102. maddesine uygun olmadığı, bu durumda, asıl borçlu mükelleften usulüne uygun olarak ihbarname ile istenmemiş, dolayısıyla tahakkuk etmemiş alacakların tahsili amacıyla serbest muhasebeci mali müşavir olan davacı adına ödeme emri düzenlenmesinde hukuka uyarlık bulunmadığından davacı istinaf isteminin kabulüne, Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kabulü ile dava konusu ödeme emrinin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı adına idarelerince tesis edilen işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı iddiasıyla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE
**GEREKÇE:**
MADDİ
**OLAY:**
Serbest muhasebeci mali müşavir olan davacı adına, ...'a ait vergi borçlarının tahsili amacıyla müteselsil sorumlu sıfatıyla düzenlenen... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin iptali istenilmektedir.
**İLGİLİ MEVZUAT:**
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 227. maddesinde; Maliye Bakanlığının; vergi beyannamelerinin 3568 sayılı Kanuna göre yetki almış serbest muhasebeci, serbest muhasebeci mali müşavir veya yeminli mali müşavirler tarafından da imzalanması mecburiyetini getirmeye, bu mecburiyeti beyanname çeşitleri, mükellef grupları ve faaliyet konuları itibarıyla ayrı ayrı uygulatmaya, bu uygulamalara ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkili olduğu belirtilmiş, aynı maddede beyannameyi imzalayan veya tasdik raporunu düzenleyen meslek mensuplarının, imzaladıkları beyannamelerde veya düzenledikleri tasdik raporlarında yer alan bilgilerin defter kayıtlarına ve bu kayıtların dayanağını teşkil eden belgelere uygun olmamasından dolayı ortaya çıkan vergi ziyaına bağlı olarak salınacak vergi, ceza ve gecikme faizlerinden mükellefle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulacağı hüküm altına alınmıştır.
Vergi Usul Kanun'un 4. maddesinde vergi dairesi; mükellefi tespit eden, vergiyi tarh eden, tahakkuk ettiren ve tahsil eden daire olarak tanımlanmış ve vergi dairelerinin yetki alanı ile vergi türleri, meslek ve iş grupları itibarıyla mükelleflerin bağlı olacakları vergi dairelerini belirlemeye Hazine ve Maliye Bakanlığının yetkili olduğu düzenlenmiştir.
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 54. maddesinde, müddeti içinde ödenmeyen amme alacağının tahsil dairesince cebren tahsil edileceği, 55. maddesinde, amme alacağını vadesinde ödemeyenlere 15 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumunun bir ödeme emri ile tebliğ olunacağı, 58. maddesinde de kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahsın, böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı hakkında tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde vergi mahkemesi nezdinde dava açabileceği belirtilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dava konusu ödeme emrinin dayanağı ... tarih ve... sayılı görüş ve öneri raporunun incelenmesinden, davacının ... Vergi Dairesi Müdürlüğü mükellefi olduğu ve dava konusu ödeme emrinin ... Vergi Dairesi Müdürlüğünce düzenlendiği, yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri uyarınca söz konusu ödeme emirlerinin yetkili ... Vergi Dairesi Müdürlüğünce düzenlenmesi gerektiğinden, yetkili olmayan vergi dairesince düzenlenen dava konusu ödeme emrinde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Bu durumda, davayı kabul eden Vergi Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunu kabul ederek, vergi mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar veren Bölge İdare Mahkemesi kararında sonucu itibariyle usule ve yasaya aykırılık görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davalının temyiz isteminin reddine,
2.... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçe ile ONANMASINA,
3.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ...Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 11/12/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2023/7439
Karar No : 2023/5444
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Başkanlığı-...
**VEKİLİ:** Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI): ...
**VEKİLİ:** Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Serbest muhasebeci mali müşavir olan davacı adına,...'a ait vergi borçlarının tahsili amacıyla müteselsil sorumlu sıfatıyla düzenlenen... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin... tarih ve E:... K:... sayılı kararıyla; olayda, ... hakkında düzenlenen...tarih ve ...sayılı vergi tekniği raporu ile davacı hakkında tanzim edilen ... tarih ve ... sayılı görüş ve öneri raporunda yer alan tespitlerin birlikte değerlendirilmesinden, müteselsil sorumluluk kapsamında davacı adına düzenlenen dava konusu ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Olayda, asıl borçlu ...'ın adres kayıt sisteminde yer alan adresine gönderilen ikinci tebligatlara ait 14/11/2018 ve 14/12/2018 tarihli tebliğ alındıları ile 15/11/2018 ve 17/12/2018 tarihli tebligat pusulası parçalarının yer aldığı her iki tebliğ alındısında, muhatabın yerleşim yeri adresinde bulunamadığı yolunda kaşe bulunduğu, 14/11/2018 tarihli tebliğ alındısında memurunun isim ve imzasının olmadığı, tebliğ alındıları ile tebligat pusulası parçasındaki tarihlerin uyumsuz olduğu, tebliğ alındılarında tebliğ evrakının gönderildiği idareden alınabileceği şerhini içeren tebligat pusulasının kapıya yapıştırıldığına dair şerh bulunmadığı, dolayısıyla ihbarnamelerin tebliğinin 213 sayılı Kanunun 102. maddesine uygun olmadığı, bu durumda, asıl borçlu mükelleften usulüne uygun olarak ihbarname ile istenmemiş, dolayısıyla tahakkuk etmemiş alacakların tahsili amacıyla serbest muhasebeci mali müşavir olan davacı adına ödeme emri düzenlenmesinde hukuka uyarlık bulunmadığından davacı istinaf isteminin kabulüne, Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kabulü ile dava konusu ödeme emrinin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı adına idarelerince tesis edilen işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı iddiasıyla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE
**GEREKÇE:**
MADDİ
**OLAY:**
Serbest muhasebeci mali müşavir olan davacı adına, ...'a ait vergi borçlarının tahsili amacıyla müteselsil sorumlu sıfatıyla düzenlenen... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin iptali istenilmektedir.
**İLGİLİ MEVZUAT:**
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 227. maddesinde; Maliye Bakanlığının; vergi beyannamelerinin 3568 sayılı Kanuna göre yetki almış serbest muhasebeci, serbest muhasebeci mali müşavir veya yeminli mali müşavirler tarafından da imzalanması mecburiyetini getirmeye, bu mecburiyeti beyanname çeşitleri, mükellef grupları ve faaliyet konuları itibarıyla ayrı ayrı uygulatmaya, bu uygulamalara ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkili olduğu belirtilmiş, aynı maddede beyannameyi imzalayan veya tasdik raporunu düzenleyen meslek mensuplarının, imzaladıkları beyannamelerde veya düzenledikleri tasdik raporlarında yer alan bilgilerin defter kayıtlarına ve bu kayıtların dayanağını teşkil eden belgelere uygun olmamasından dolayı ortaya çıkan vergi ziyaına bağlı olarak salınacak vergi, ceza ve gecikme faizlerinden mükellefle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulacağı hüküm altına alınmıştır.
Vergi Usul Kanun'un 4. maddesinde vergi dairesi; mükellefi tespit eden, vergiyi tarh eden, tahakkuk ettiren ve tahsil eden daire olarak tanımlanmış ve vergi dairelerinin yetki alanı ile vergi türleri, meslek ve iş grupları itibarıyla mükelleflerin bağlı olacakları vergi dairelerini belirlemeye Hazine ve Maliye Bakanlığının yetkili olduğu düzenlenmiştir.
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 54. maddesinde, müddeti içinde ödenmeyen amme alacağının tahsil dairesince cebren tahsil edileceği, 55. maddesinde, amme alacağını vadesinde ödemeyenlere 15 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumunun bir ödeme emri ile tebliğ olunacağı, 58. maddesinde de kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahsın, böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı hakkında tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde vergi mahkemesi nezdinde dava açabileceği belirtilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dava konusu ödeme emrinin dayanağı ... tarih ve... sayılı görüş ve öneri raporunun incelenmesinden, davacının ... Vergi Dairesi Müdürlüğü mükellefi olduğu ve dava konusu ödeme emrinin ... Vergi Dairesi Müdürlüğünce düzenlendiği, yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri uyarınca söz konusu ödeme emirlerinin yetkili ... Vergi Dairesi Müdürlüğünce düzenlenmesi gerektiğinden, yetkili olmayan vergi dairesince düzenlenen dava konusu ödeme emrinde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Bu durumda, davayı kabul eden Vergi Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunu kabul ederek, vergi mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar veren Bölge İdare Mahkemesi kararında sonucu itibariyle usule ve yasaya aykırılık görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davalının temyiz isteminin reddine,
2.... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçe ile ONANMASINA,
3.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ...Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 11/12/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.