‹ Ana sayfa
Danıştay9. DaireVergi Hukuku · ön sınıflandırma

Danıştay 9. Daire E.2023/6727 K.2024/6057

Esas No: 2023/6727 · Karar No: 2024/6057 · Karar Tarihi: 06.11.2024
T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2023/6727
Karar No : 2024/6057

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Defterdarlığı-...

**VEKİLİ:** Av. ...

KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Kimya San. A.Ş.
(Eski Ünvanı: ... Mad.Tic.Ltd.Şti.)

**VEKİLİ:** Av. ...

İSTEMİN KONUSU :... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem:Davacı adına, 2016 yılında yapılan nakdi sermaye artışının 5.375.000,00. TL’lik kısmı bilanço içi kalemlerin birbiri ile mahsubu, öz sermaye kalemlerinin sermayeye eklenmesi suretiyle sağlandığından, bu kısım üzeriden 2018 yılı için hesaplanan faizi tutarının dönem matrahının tespitinde kurum kazancından indirilemeyeceğinden bahisle düzenlenen vergi inceleme raporu ile yeniden oluşturulan beyan tablosuna göre bulunan ödenecek kurumlar vergisi tutarı ile haksız iade tutarı esas alınarak re'sen tarh edilen 2018 yılı kurumlar vergisi ile kesilen bir kat vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacının 2016 yılında % 100 ortağının .. A.Ş olduğu, 24.04.2016 tarihinde yapılan olağan genel kurul toplantısı ile sermayesini 12.500.000 TL den 20.000.000 TL ye artırdığı, sermaye artırım kararını 12.05.2016 tarih ve 9074 sayılı Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde ilan ve tescil edildiği ve defter ve belgelerine 500-Sermaye hesabının alacağına 7.500.000 TL, 501-Ödenmemiş Sermaye Hesabının borcuna 7.500.000 TL olarak kaydedildiği, tescil edilen sermaye artırımının banka hesaplarına yatırıldığı ve 501-ödenmemiş sermaye hesabının alacağına kaydedildiği, incelemede kurum temsilcisine 331-ortaklara borçlar hesabının mahiyetinin sorulaması üzerine, temsilci tarafından, 2016 yılına ilişkin olarak 331 nolu hesabın çalıştırmasının sebebinin, 2015 yılı alınan sipariş avansından vazgeçilmesi nedeniyle ilgili tutarın cari/borç haline getirilip banka yoluyla ödemelerin yapılarak cari hesabın kapatıldığı, şirketin % 100 ortağı .. A.Ş olduğu, geçmiş yıl karlarının dağıtımının 331-Ortaklara Borçlar hesabına tahakkuk ettirildiği, yapılan bu tahakkukların ödemelerinin, banka yoluyla gerçekleştirildiği, sermaye artırımına ilişkin tüm ödemelerin banka yoluyla yapıldığı, 331- ortaklara borçlar hesabından virman işlemi yapılmadığı ve bilanço içi kalemlerin birbiri içinde mahsubu ile gerçekleştirilmediği,501-Ödenmemiş Sermaye Hesabı incelendiğinde, tüm ödemelerin banka yoluyla nakit olarak ödendiğinin görüleceği şeklinde beyanda bulunduğu, incelemede, sermaye artırımı nakit olarak bankaya yatırılsa da aynı gün yatan tutarlar 331-ortaklara borçlar hesabı ile mahsuplaştırılarak şirkete nakit girişi sağlanmadığı, bilanço içi kalemlerin birbiri ile mahsubu suretiyle gerçekleşen sermaye artışının indirim tutarı hesabında dikkate alınamayacağı, ayrıca davacının karı öncelikle ortaklara dağıtıp sonrasında tekrar şirkete sermaye olarak koyduğu, öz sermaye kalemlerinin sermayeye eklenmesi suretiyle gerçekleşen sermaye artışının da indirim tutarı hesabında dikkate alınamayacağı sonucuna varılarak dağıtılan 5.375.000,00. TL tutarındaki kar payı ile sınırlı tutulmak üzere indirimden yararlanmasının mümkün olmadığı sonucuna varılarak cezalı tarhiyatın yapıldığı olayda, davacı tarafından, nakdi sermaye artışı üzerinden hesaplanan faiz tutarının %50'sinin kurumlar vergisi matrahının tespitinde dönem kazancından indirilebileceği ileri sürülmekte ise de, 2018 yılında yapılan sermaye artışının 5.375.000,00 TL'lik kısmının ortaklara borçlar hesabında izlenmesi suretiyle gerçekleştirilmiş olması karşısında davacının bu tutara isabet eden faiz yönünden indirim hakkından yararlanabilmesi için aranan, ortaklar tarafından şirkete sağlanan sermayenin nakden sağlanması ve nakdin kredi kullanılarak ve borç alınarak temin edilmemiş olması şartının sağlanmadığı görüldüğünden, vergi inceleme raporuna dayanılarak yapılan dava konusu cazalı tarhiyatta hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti:Olayda, davacı şirketin, 24.04.2016 tarihinde yapılan olağan genel kurul toplantısında sermayesini 12.500.000 TL' den 20.000.000 TL' ye artırdığı, tescil edilen sermaye artırımının şirketin banka hesaplarına yatırıldığı, öte yandan, dağıtılan geçmiş yıl karlarının 331-Ortaklara Borçlar hesabına aktarıldığı ve ödemelerinin banka yoluyla gerçekleştirildiği, davalı idarece, mükellef kurumca karın önce ortaklara dağıtılıp, sonrasında tekrar şirkete sermaye olarak konulması işleminin yasal mevzuat ve özelge çerçevesinde değerlendirilerek, dağıtılan kar payı ile sınırlı tutulmak üzere bu indirimden yararlanmasının mümkün bulunmadığından bahisle, dava konusu dönemde yararlanılan kısım hesaplardan çıkarılmak suretiyle bulunan matrah farkı esas alınarak, dava konusu cezalı tarhiyatın yapıldığının anlaşıldığı, buna göre, tescil edilen sermaye artırımının şirketin banka hesaplarına yatırıldığı hususu taraflar arasında ihtilafsız olan olayda, 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun "Diğer İndirimler" başlıklı 10. maddesinin 1.fıkrasının (ı) bendi uyarınca, nakdi sermaye artışı şartının gerçekleştiği açık olup, davacı şirketin anılan bentte düzenlenen indirimden yararlanma hakkının bulunduğu, her ne kadar, davalı idarece, yapılan banka ve muhasebe işlemleriyle karın ortaklara dağıtılıp, sonrasında tekrar şirkete sermaye olarak konulması neticesinde, şirkete bir nakit girişinin olmadığı, bilanço içi kalemlerin birbiri içerisinde mahsubu ve öz sermaye kalemlerinin sermayeye eklenmesinden kaynaklanan sermaye artışlarının indirim tutarının hesaplanmasında dikkate alınmayacağı ve bu durumun kanunun amacına ters düştüğü yönündeki değerlendirmeyle, dağıtılan kar payı ile sınırlı tutulmak üzere, bu indirimden yararlanmasının mümkün bulunmadığı sonucuna ulaşılmışsa da, davacı şirket ve ortağı şirket tarafından yapılan banka ve muhasebe işlemleri incelendiğinde, davacı şirketin sermaye artışı ve kar dağıtımı işlemlerinde hukuka aykırı bir durum bulunmadığı ve kar dağıtımının ortaklar açısından bir hak ve menfaat konusu olduğu, kar dağıtımı sonucunda şirket ortağına ödenen miktarın hangi amaçla kullanılacağının tamamıyla şirket ortağının tasarrufunda olduğu, bu tutarların başka amaçla kullanılabileceği gibi sermaye artışı nedeniyle kendine düşen kısmın ödenmesinde de kullanabileceği dikkate alındığında, davacı şirketçe sermaye artırımına gitmeden sadece kar dağıtımı yapılması halinde, şirkete her hangi bir nakit girişi olmadan nakit çıkışı olması nedeniyle şirketin öz sermaye ve sermaye kalemlerinin olumsuz etkilenebileceği, dolayısıyla, sermaye artışı işlemi nedeniyle sağlanan nakit girişi nedeniyle, kar dağıtımından kaynaklı nakit çıkışının şirketi negatif yönde etkilemenin önüne geçildiği düşünüldüğünde, sermaye artışıyla şirketin sermaye yapısının güçlendiğinin kabulü gerekmektedir. Aksine bir yorum, sermaye artışı yapan şirketlerin, indirimden yararlanabilmesi için kar dağıtımı yapmaması gerektiği yönünde kanunda olmayan bir şartın idarece oluşturulması sonucunu doğuracağı, bununla birlikte, kar dağıtımı nedeniyle, vergilendirme işlemleri yapılması da gerektiğinden, bu durum, şirket içi fiktif muhasebe işlemleriyle yapılmış bir işlem olarak değerlendirilemeyeceği, bu durumda, davacı şirketin kurum kazancı indiriminden yararlanma hakkı bulunduğundan, aksine savla yapılan dava konusu cezalı tarhiyatta hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulüne, Vergi mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne, dava konusu 2018 yılına ilişkin vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisinin kaldırılmasına karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı hakkında tanzim edilen vergi inceleme raporuna dayanılarak yapılan işlemlerin hukuka uygun olduğu iddiası ile kararın bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Yasal dayanaktan yoksun olan temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
5520 sayılı Kanun'un 10. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (ı) bendinde sadece nakdi sermaye artışlarının indirim kapsamında olduğu belirtilmiş olup anılan maddede nakit olarak bankaya yatırılan sermaye dışında, bilançoda yer alan öz sermaye kalemlerinin sermayeye eklenmesinden kaynaklanan sermaye artırımlarının ve ortağın kredi kullanması veya borç alması suretiyle gerçekleştirilen sermaye artırımlarının indirim hesaplamasında dikkate alınmayacağı hükme bağlanmıştır. Bu itibarla, davacı hakkında yapılan vergi incelemesinde, şirketin, 24.04.2016 tarihinde yapılan olağan genel kurul toplantısında şirket sermayesinin 12.500.000,00 TL' den 20.000.000,00,- TL' ye çıkarılmasına karar verildiği, sermaye artırım kararının 12.05.2016 tarihli Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde ilan ve tescil edildiği ve sermayenin artırılan tutarının şirketin banka hesaplarına ödendiği hususlarının tespit edilmiş olması, ortağın artırılan sermaye tutarını kredi kullanması veya borç alması suretiyle gerçekleştirdiğine dair bir eleştiride bulunulmamış olması ve olayda sermaye artışının bilançoda yer alan öz sermaye kalemlerinin sermayeye eklenmesi suretiyle başka bir ifadeyle bilanço hesapları arasında yapılan hesaplar arası transfer hareketleri şeklinde sağlanmadığı açık olduğundan, ileri sürülen iddialar temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulmasını sağlayacak durumda bulunmadığından, temyiz isteminin reddine ve kararın onanmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 06/11/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?