‹ Ana sayfa
Danıştay9. Daireİdare Hukuku · ön sınıflandırma

Danıştay 9. Daire E.2023/5540 K.2024/1534

Esas No: 2023/5540 · Karar No: 2024/1534 · Karar Tarihi: 28.03.2024
T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2023/5540
Karar No : 2024/1534

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... İnşaat Anonim Şirketi

**VEKİLLERİ:** Av....

KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Başkanlığı - ...

**VEKİLİ:** Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, ortağı olduğu ... Turizm ve Ticaret Anonim Şirketine borç olarak verilen ve örtülü sermaye mahiyetinde değerlendirilen paralar nedeniyle elde edilen faiz geliri üzerinden 2014 ila 2019 yıllarına ilişkin olarak tahakkuk ettirilerek ödenen ilişkin katma değer vergilerinin iadesi istemiyle yapılan düzeltme ve şikayet başvurusunun zımnen reddine ilişkin işlemin 2017 yılına ilişkin kısmının iptali ile aynı yıl için ödenen 6.342.927,00-TL'nin yasal faiziyle iadesi istemine ilişkindir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararıyla; davacı şirket tarafından 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 12/7. maddesi kapsamında örtülü sermaye üzerinden hesap edilen faizin, borç alan ve borç veren nezdinde kâr payı sayıldığı, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 1. maddesine göre de kâr paylarının verginin konusuna girmediği iddia edilmiş ise de, uyuşmazlığın çözümünün, davacı şirketin ortağı olduğu şirkete kullandırdığı örtülü sermaye niteliğindeki borç para için hesaplanan faiz gelirinin 3065 sayılı Kanun kapsamında kâr payı olarak değerlendirilip değerlendirilemeyeceği, dolayısıyla katma değer vergisinin konusuna girip girmediği hususunun hukuki nitelemesinin yapılmasına bağlı olduğu, bunun ortaya konulabilmesi için de 5520 sayılı Kanunun 12/7. maddesi ile 3065 sayılı Kanun'un 1. ve 24. maddelerinde yer alan hükümlerin değerlendirilmesi ve yorumlanması gerektiği, ortada herhangi hukuki tartışmaya meydan bırakmayacak açık bir vergi hatası bulunmadığı, davacı şirketin iddiasının ancak vergilendirme işlemine karşı süresinde açılacak davada incelebileceği gerekçesiyle dava reddedilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığı gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Usul yönünden; yaptıkları düzeltme başvurusunun, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 116 ila 124. maddeleri arasında düzenlenen vergi hatalarının düzeltilmesine ilişkin bir başvuru olmadığı, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 10. maddesi kapsamında bir başvuru olduğu, bu nedenle davanın yazılı gerekçeyle reddedilmesinde hukuka uyarlık bulunmadığı, esası yönünden ise; Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 12/7. maddesinde örtülü sermaye üzerinden kur farkı hariç, faiz ve benzeri ödemeler veya hesaplanan tutarların, gerek borç alan gerekse borç veren nezdinde, örtülü sermaye şartlarının gerçekleştiği hesap döneminin son günü itibariyle dağıtılmış kâr payı sayılacağının düzenlendiği, Kurumlar Vergisi Kanunu'nda açıkça belirtilen kâr payı dağıtımı; Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 1. maddesinde sayılan türde bir teslim veya hizmet olarak nitelendirilemeyeceğinden, katma değer vergisi yönünden verginin konusuna girmediği, bu gerekçeyle verilen emsal yargı kararları bulunduğu iddialarıyla kararın bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davacının temyiz isteminin reddine,
2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Vergi Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3.Temyiz isteminde bulunandan ...-TL maktu harç alınmasına,
4.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 28/03/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?