‹ Ana sayfa
Danıştay9. Daireİdare Hukuku

Danıştay 9. Daire E.2023/5039 K.2024/1569

Esas No: 2023/5039 · Karar No: 2024/1569 · Karar Tarihi: 28.03.2024
T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2023/5039
Karar No : 2024/1569

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı-…

**VEKİLİ:** Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : … Madencilik A.Ş.

**VEKİLİ:** Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı adına, iştiraki olan şirketlere sermaye avansı adı altında transfer ettiği tutarları iştiraklerine faizsiz kullandırmak suretiyle transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç dağıttığından bahisle düzenlenen vergi inceleme raporuna dayanılarak re’sen tarh edilen 2015/Aralık dönemi katma değer vergisi ile kesilen bir kat vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla;davacı tarafından, uyuşmazlık konusu cezalı tarhiyatın dayanağı 2015 yılı kurumlar vergisi tarhiyatına karşı açılan davada, Mahkemelerince davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, cezalı tarhiyatın transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç dağıtımından kaynaklanan kısmının kaldırılmasına karar verilmesi nedeniyle uyuşmazlık konusu katma değer vergisinin dayanağı kalmadığından, dava konusu cezalı tarhiyatta hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, cezalı tarhiyatı kaldırılmasına karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti:Uyuşmazlık konusu vergi ve cezaların dayanağı olan, 2015 yılı vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisinin kaldırılması istemiyle açılan davanın kısmen kabul kısmen reddine ilişkin Vergi Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusu üzerine … Bölge İdare Mahkemesi ...Vergi Dava Dairesi kararıyla, davacının istinaf başvurusunun kabulüne, davalı idarenin istinaf isteminin reddine karar verildiği görülerek işin esasının incelenmesinde istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı hakkında düzenlenen vergi inceleme raporu ile davacının iştiraki olan şirketlere sermaye avansı adı altında transfer ettiği tutarları iştiraklerine faizsiz kullandırmak suretiyle transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç dağıttığı tespit edildiğinden, yapılan işlemlerin hukuka uygun olduğu iddiasıyla kararın bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Yasal dayanaktan yoksun olan temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 456,459,481 ve 486. maddeleri ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunun 3/B maddesinin değerlendirilmesinden, sermaye artırımına esas sermaye sisteminde genel kurulca karar verileceği, sermaye artırımı kararının karar tarihinden itibaren üç ay içinde tescil edileceği, artırılan sermayeyi temsil eden payların tamamının değişik esas sözleşmede ya da iştirak taahhütnamelerinde taahhüt edileceği ve payların bedellerinin, yönetim kurulu tarafından, esas sözleşmede başkaca hüküm bulunmadığı takdirde, pay sahiplerinden ilan yoluyla isteneceği, ilanda ödenmesi gereken sermaye borcunun oranı veya tutarı ile ödeme tarihi ve ödeme yerinin açıkça gösterileceği, sermaye artırımının tescilinden önce çıkarılan payların geçersiz olduğu, ancak iştirak taahhüdünden doğan yükümlülüklerin geçerliliklerini sürdürecekleri, vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda, davacı hakkında düzenlenen kurumlar vergisi inceleme raporunda tespit edildiği üzere olayda, davacının iştiraki olan şirketlerin 18.12.2015 tarihinde yapılan olağanüstü genel kurul toplantılarında sermaye artırımı kararı aldıkları ve aldıkları kararların 22.12.2015 tarihinde ticaret siciline tescil ettirdikleri dikkate alındığında, davacının iştiraki olan şirketlere banka aracılığıyla 13.02.2015, 06.05.2015, 20.10.2015, 10.11.2015, 12.11.2015 tarihlerinde sermaye avansı açıklamasıyla transfer ettiği tutarların, davacının sermaye artırımından kaynaklanan sermaye koyma borcunun henüz doğmadığı zaman dilimlerinde yapıldığı, para transfer tarihlerinde davacının sermaye koyma borcu bulunmadığından sermaye koyma borcunun erken ifasının da söz konusu olmadığı, dolayısıyla sermaye koyma borcunun doğmadığı dönemlere ait para transfer dekontlarında sermaye avansı açıklamasının yer almasının ve anılan tutarların sermaye avansı olarak takip edilmesinin transfer edilen tutarlara sermaye avansı niteliği kazandırmadığı, sermaye avansı görüntüsü altında davacının gerçekte iştiraki olan şirketlere karşılıksız olarak finansal kaynak kullandırdığı sonucuna varıldığından, davacı hakkında düzenlenen kurumlar vergisi inceleme raporunda yer alan, iç emsal bulunmaması nedeniyle transfer edilen tutarlar üzerinden T.C.Merkez Bankasının yayınladığı bankalarca Türk Lirası üzerinden açılan bir yıla kadar vadeli ağırlıklı ortalama mevduat faiz oranlarına göre belirlenen ortalama faiz oranı üzerinden hesaplanan adat faizi tutarı ile gelirin dönemselliği ilkesi ve davacının iştiraki olan şirketlerde kurumlar vergisi matrahının oluşmadığı hususlarındaki tespitler esas alınarak verilen finansman hizmeti nedeniyle yapılan dava konusu cezalı tarhiyatta hukuka aykırılık bulunmadığından, davalının temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Nitekim,Vergi Mahkemesi kararında atıf yapılan karara yönelik davalının istinaf başvurusunun reddine davacının istinaf başvurusunun kabulüne ilişkin Bölge İdare Mahkemesi kararına yönelik davalı idare temyiz istemi Danıştay Dokuzuncu Dairesinin 28/03/2024 tarih ve E:2023/5010, K:2024/1568 sayılı kararı ile reddedilmiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davalının temyiz isteminin reddine,
2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle kabulüne ilişkin Vergi Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 28/03/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?