‹ Ana sayfa
Danıştay9. Daireİdare Hukuku

Danıştay 9. Daire E.2023/4785 K.2024/1429

Esas No: 2023/4785 · Karar No: 2024/1429 · Karar Tarihi: 25.03.2024
T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2023/4785
Karar No : 2024/1429

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı-…

**VEKİLİ:** Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, aleyhe olan kısmının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı adına müteahhitlik faaliyetinde bulunmak suretiyle elde edilen hasılatın kayıt dışı bırakıldığı, taşınmaz satışlarına ilişkin fatura düzenlenmediği ve mal alışının sahte faturayla belgelendirildiğinden bahisle düzenlenen vergi inceleme raporuna dayanılarak re'sen tarh edilen 2018 yılı gelir vergisi ile kesilen bir kat vergi ziyaı cezasının ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 353/1. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istemine ilişkindir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; davacı tarafından yapılan daire satışlarının belgesiz olduğu, bu satışlardan elde edilen hasılatın kayıt ve beyan dışı bırakıldığından bahisle bulunan vergi farkının eksik incelemeye dayandığı, inceleme raporunda ortaya konulan iddiaların somut ve hukuka uygun olarak ortaya konulamadığı dikkate alındığında, dava konusu cezalı tarhiyatta hukuka uyarlık bulunmadığı; 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 353/1. maddesi uyarınca 2018 yılına ilişkin davacı adına kesilen özel usulsüzlük cezasının, belgesiz satışlardan kaynaklanan kısmı yönünden, davacı tarafından yapılan daire satışlarının belgesiz olduğu, bu satışlardan elde edilen hasılatın kayıt ve beyan dışı bırakıldığından bahisle bulunan satış hasılatının eksik incelemeye dayandığı, inceleme raporunda ortaya konulan iddiaların somut ve hukuka uygun olarak ortaya konulamadığı dikkate alındığında, 213 sayılı Vergi Usul Kanun'unun 353/1. maddesi uyarınca 2018 yılına ilişkin davacı adına kesilen özel usulsüzlük cezasının, belgesiz satışlardan kaynaklanan kısmında hukuka uyarlık bulunmadığı; 213 sayılı Vergi Usul Kanun'unun 353/1. maddesi uyarınca 2018 yılına ilişkin davacı adına kesilen özel usulsüzlük cezasının, sahte fatura kullanmadan kaynaklanan kısmı yönünden ise, emtia alımlarının sahte veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı faturalarla belgelendirilmesi, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 353. maddesinin 1. bendinde özel usulsüzlük cezası kesilmesi gereken eylemler arasında gösterilmediği için kesilen ceza, maddenin öngörülüş amacına uygun düşmediğinden, özel usulsüzlük cezasının bu kısmında da hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu 2018 yılı bir kat vergi ziyaı cezalı gelir vergisinin ve özel usulsüzlük cezasının kaldırılmasına karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti:Mahkeme kararının, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 353/1. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının sahte fatura kullanımından kaynaklanan kısmına ilişkin hüküm fıkrasının hukuka uygun olduğu, davalı idarenin istinaf dilekçesinde öne sürülen hususların, anılan hüküm fıkrasının kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği, Mahkeme Kararının 2018 yılına ilişkin bir kat vergi ziyaı cezalı gelir vergisine ilişkin kısmının incelenmesinden, uyuşmazlıkta, davacının eşinin vefatı ile kendisine miras yolu ile intikal eden müteahhitlik faaliyeti olan firma nedeniyle vergi mükellefiyetinin bulunduğu, hesap ve işlemlerinin incelenmesi sonucunda mükellefin kayıt dışı gayrimenkul alım satımlarının olduğunun tespit edildiği, davacının beyanı ve alıcıların ifadeleri ile, gayrimenkul alım, satım ve inşaa faaliyeti ile uğraşan davacının eleştiri konusu yapılan 2018/Mart ve Nisan aylarındaki ilgili kişilere yaptığı taşınmaz teslimlerinin, müteveffa Mustafa Memiş ile alıcılar arasında imzalanan sözleşmeler de dikkate alındığında (biri hariç, mal mukabili olsa dahi) ticari kazanç kapsamında olduğu ve söz konusu 11,5 adet dairenin satışlarının defter ve beyanlara yansıtılmaması sebebiyle kayıt dışı hasılat oluştuğu, alıcıların ifadelerine göre bulunan toplam satış tutarından toplam maliyet bedelinin tenzili suretiyle bulunan matrah farkı üzerinden davacı adına 2018 yılı için tarh edilen gelir vergisi ile kesilen bir kat vergi ziyaı cezasında hukuka aykırılık bulunmadığı, aksi yöndeki Vergi Mahkemesi kararında hukuka uygunluk görülmediği; Mahkeme kararının, yukarıda anılan taşınmaz satışlarına ilişkin fatura düzenlemediği gerekçesiyle, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 353/1. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasına ilişkin kısmı yönünden incelenmesinden ise, vergi inceleme raporu ile davacının ticari mallar hesabına ait yevmiye kayıtlarında bilgisi bulunan 12,5 adet daireden 11,5 adet dairenin satış işlemlerinin 2018/Mart-Nisan aylarında yapıldığının tapu kayıtları, daireleri alan kişilerin beyanları ve davacının ifadesi ile tespit edilerek, yapılan inceleme sonucunda, kimlik numaraları/vergi numaraları ve isimleri belli olan kişilere yapılan bu satışların beyan ve kayıtlara alınmadığı ve fatura düzenlenmediği tespit olunması nedeniyle özel usulsüzlük cezası kesildiği anlaşıldığından, kime, hangi tarihte ve ne tutarda fatura düzenlemediği açık olan davacı adına koşulların gerçekleşmiş olması nedeniyle kesilen cezada hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle, davalı idarenin istinaf başvurusunun kısmen reddine, kısmen kabulüne, Vergi Mahkemesi kararının 2018 yılına ilişkin bir kat vergi ziyaı cezalı gelir vergisi ile kayıt dışı taşınmaz satışlarına ilişkin fatura düzenlenmediği gerekçesiyle kesilen özel usulsüzlük cezasına ilişkin kısmının kaldırılmasına, bu kısımlar yönünden davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı adına, mal alışını sahte fatura ile belgelendirmesi ve asıl alınması gereken kişilerden fatura almaması nedeniyle özel usulsüzlük cezası kesildiği, yapılan işlemlerin usul ve yasaya uygun olduğu iddiasıyla kararın aleyhe olan kısmının bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NİN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davalının temyiz isteminin reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyize konu kısmının ONANMASINA,
3.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 25/03/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?