‹ Ana sayfa
Danıştay9. DaireVergi Hukuku · ön sınıflandırma

Danıştay 9. Daire E.2023/4586 K.2024/1489

Esas No: 2023/4586 · Karar No: 2024/1489 · Karar Tarihi: 26.03.2024
T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2023/4586
Karar No : 2024/1489

TEMYİZ EDENLER : 1-(DAVACI) ... Nakliyat İnşaat
Pazarlama ve San. Tic. Ltd. Şti.

**VEKİLİ:** Av. ...

2-(DAVALI) ... Vergi Dairesi Başkanlığı-...

**VEKİLİ:** Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı adına, sahte fatura düzenlediği ve 2016 yılının tamamında sahte olarak düzenlediği müstahsil makbuzları nedeniyle komisyon geliri elde ettiğinden bahisle düzenlenen vergi inceleme raporlarına istinaden, re'sen tarh edilen 2016 yılı kurumlar vergisi, aynı yılın tüm dönemlerine ait geçici vergiler ve bu vergiler üzerinden tekerrür hükümleri uygulanarak üç kat kesilen vergi ziyaı cezaları ile 213 Sayılı Kanun'un 353/1 maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacı şirket hakkında 2016 yılı için yapılan inceleme neticesinde tanzim olunan ... tarih ve ... sayılı vergi tekniği raporundaki tespitlerin, davacının ilgili yılda mal/hizmet satışı bulunmaksızın komisyon karşılığı sahte fatura düzenlendiğini ve 2016 hesap döneminde davacı şirket tarafından düzenlenen 100 koçan müstahsil makbuzunun da sahte olarak düzenlendiğini gösterdiği, düzenlenen sahte faturalar yönünden komisyon gelirinin yerleşik Danıştay kararlarına uygun olarak fatura toplamının %2'si olarak belirlendiği anlaşıldığından, belirlenen komisyon geliri tutarları dikkate alınmak suretiyle re'sen tarh edilen kurumlar vergisinde ve sahte belge düzenlemek suretiyle vergi kaybına sebebiyet verildiğinden üç kat olarak kesilen vergi ziyaı cezasında hukuka aykırılık bulunmadığı, davacının sahte müstahsil makbuzu düzenleyerek elde ettiği komisyon geliri yönünden ise bahse konu oranının müstahsil makbuzları yönünden %5 üzerinden hesaplanmasının; sahte belge düzenlemek suretiyle elde edilen komisyon geliri oranının %2 olduğu yolundaki yerleşik Danıştay içtihatlarına uygun olmadığı anlaşıldığından, %2'lik oran dikkate alınmak suretiyle re'sen tarh edilen kurumlar vergisinde ve sahte belge düzenlemek suretiyle vergi kaybına sebebiyet verildiğinden üç kat olarak kesilen vergi ziyaı cezasında hukuka aykırılık, bu oranı aşan tutardan kaynaklı olarak tarh edilen kurumlar vergisi ve buna bağlı olarak kesilen üç kat vergi ziyaı cezasında hukuka uyarlık bulunmadığı, geçici vergilerinin matrahı yönünden bağlı olduğu ve davacı şirket adına aynı nedenlerle salınan vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisinin, düzenlenen sahte faturalara ilişkin komisyon geliri ile müstahsil makbuzlarına ilişkin elde edildiği kabul edilen komisyon gelirinin %2'sine ilişkin kısmının hukuka uygun olduğuna karar verildiğinden, 193 sayılı Kanunun mükerrer 120. maddesi uyarınca mahsup dönemi geçen geçici vergi aslı için de tarhiyat yapılamayacağından, dava konusu üç kat vergi ziyaı cezalı geçici vergi tarhiyatının, geçici vergi aslına ilişkin kısmı ile bir katı aşan tutardaki vergi ziyaı cezasında hukuka uygunluk, geçici verginin düzenlenen sahte faturalara ilişkin komisyon geliri ile müstahsil makbuzlarına ilişkin elde edildiği kabul edilen komisyon gelirinin %2'sine tekabül eden bir katı tutarındaki vergi ziyaı cezasında ise hukuka aykırılık bulunmadığı, vergi ziyaı cezalarına tekerrür hükümleri uygulanmasına 2014 yılı için kesilen ve 21/10/2014 tarihinde uzlaşılarak kesinleşen ceza esas alındığından, vergi ziyaı cezasının tekerrür nedeniyle artırılan kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı, dava konusu 2016 yılına ilişkin olarak 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 353/1 maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasında Yasada aranılan şartlar oluşmadığından, hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, dava konusu tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle üç kat vergi ziyaı kurumlar vergisi tarhiyatının ve geçici vergi üzerinden tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle bir kat olarak kesilen vergi ziyaı cezasının sahte müshasil makbuzu düzenleme sebebiyle elde edilen komisyon gelirinin %2 komisyon oranı aşan kısmının, geçici vergi aslının ve geçici vergi üzerinden kesilen vergi ziyaı cezasının bir katı aşan kısmı ile kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılmasına karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Vergi Mahkemesi kararının; vergi zıyaı cezalarının tekerrür hükümleri uyarınca artırılan 238,50-TL'den fazlasına dair kısımları dışındaki hüküm fıkralarına taraflarca ileri sürülen iddiaların, usul ve hukuka uygun olan kararın belirtilen kısımlarının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği, Vergi Mahkemesi kararının; vergi zıyaı cezalarının tekerrür hükümleri uyarınca artırılan kısımlarının 238,50-TL'den fazlasına dair kısımlarına ilişkin hüküm fıkrasına davacı tarafından yapılan istinaf başvurusuna gelince: 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 339. maddesinin birinci fıkrasının 26/10/2021 tarih ve 31640 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7338 sayılı Vergi Usul Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 38. maddesiyle değişik halinde, vergi ziyaına sebebiyet vermekten veya usulsüzlükten dolayı ceza kesilen ve cezası kesinleşenlere vergi ziyaı cezasında cezanın kesinleştiği tarihi izleyen günden itibaren beşinci yılın isabet ettiği takvim yılının sonuna kadar, usulsüzlükte cezanın kesinleştiği tarihi izleyen günden itibaren ikinci yılın isabet ettiği takvim yılının sonuna kadar tekrar ceza kesilmesi durumunda, vergi ziyaı cezasının yüzde elli, usulsüzlük cezasının yüzde yirmibeş oranında artırılmak suretiyle uygulanacağının, artırım tutarının kesinleşen cezadan (kesinleşen birden fazla ceza olması durumunda bunlardan tutar itibarıyla en yükseğinden) fazla olamayacağının hükme bağlandığı, bu durumda, Vergi Mahkemesi kararının, vergi ziyaı cezasının tekerrür nedeniyle artırılan kısmına ilişkin hüküm fıkrasının "lehe olan kanun hükümlerinin geçmişe yürüyeceği" yolundaki ceza hukukunun temel ilkesi çerçevesinde, 213 sayılı Kanun'un 339. maddesinin 7338 sayılı Kanun'la değişik hali göz önünde bulundurularak değerlendirilmesi suretiyle, tekerrüre dayanak olan cezaların tutar itibarıyla en yükseği olan 238,50- TL'sinden fazlasına dair kısımlarının kaldırılması gerektiği sonucuna varıldığından, davalı idarenin istinaf başvurusunun reddine; davacının istinaf başvurusunun kısmen reddine, kısmen ise kabulüne ve dava konusu vergi zıyaı cezalarının tekerrür hükümleri uyarınca artırılan kısımlarının 238,50-TL'den fazlasına dair kısımlarına ilişkin hüküm fıkrasının kaldırılmasına ve bu yönüyle davanın kabulüyle, dava konusu vergi zıyaı cezalarının her bir döneme ilişkin olarak tekerrür hükümleri uyarınca artırılan kısımlarının 238,50 TL'den fazlasına dair kısımlarının kaldırılmasına karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI:
DAVACININ İDDİALARI: Mal ve hizmet alış ve satışlarının gerçek olduğu, faaliyetinin devam ettiği, müstahsil makbuzu ile alım yaptığı çiftçilerinin ifadelerinde; ürünlerinin satıldığını ve ödemelerin yapıldığını, karşılığında müstahsil makbuzu düzenlendiğini beyan etmelerine rağmen bu ifadelerin dikkate alınmadığı, eksik inceleme yapıldığı iddiasıyla kararın aleyhe olan kısmının bozulması istenilmektedir.

DAVALININ İDDİALARI: Hakkında düzenlenen rapor uyarınca sahte fatura ve sahte müstahsil makbuzu düzenlediği tespit edilen davacı adına re'sen tarh edilen vergiler ve tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle kesilen vergi ziyaı cezaları ile özel usulsüzlük cezasında hukuka aykırılık bulunmadığı iddiasıyla kararın aleyhe olan kısmının bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI: Taraflarca savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
Tarafların temyiz isteminin reddine,
... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3.Temyiz isteminde bulunan davacıdan 492 sayılı Harçlar Kanunu'na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca aleyhine onanan kısım üzerinden hesaplanacak nispi harcın alınmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 26/03/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?