‹ Ana sayfa
Danıştay9. Daireİdare Hukuku

Danıştay 9. Daire E.2023/3958 K.2024/1601

Esas No: 2023/3958 · Karar No: 2024/1601 · Karar Tarihi: 28.03.2024
T.C.D A N I Ş T A YDOKUZUNCU DAİRE Esas No : 2023/3958 Karar No : 2024/1601 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Başkanlığı-... (... Vergi Dairesi Müdürlüğü)

**VEKİLİ:** Av. ...KARŞI TARAF (DAVACI) : ...

**VEKİLİ:** Av. ...İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.YARGILAMA SÜRECİ:Dava konusu istem: ... Taahhüt Sanayi ve Ltd. Şti.'nin vergi borçlarının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına düzenlenen ... tarih ve ..., ..., ..., ... sayılı ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; dava konusu ... ve ... sayılı ödeme emirleri yönünden; asıl borçlu şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin 19/03/2005 tarihinde tebliğ edildiği, 31/12/2010 tarihine kadar tahsil zamanaşımını kesen bir neden bulunmadığından zamanaşımına uğrayan alacağın tahsili için düzenlenen ödeme emirlerinde hukuka uyarlık bulunmadığı, ... sayılı ödeme emri yönünden; anılan ödeme emri içeriği borçların tahsili amacıyla asıl borçlu şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin 27/08/2008 tarihinde şirketin bilinen adresinde bulunamaması nedeniyle ilanen tebliğ edildiği belirtilmiş ise de, şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinden birinin tebliğine ilişkin tebliğ alındısının bulunmadığı, diğer ödeme emirlerinin ise tebliğ alındısındaki iade nedeninin tutanak haline getirilmek suretiyle tespit edilmediği, bu haliyle şirkete bilinen adreste tebliğ yapılamadığından bahisle ilanen yapılan tebliğin usulüne uygun olduğundan bahsedilemeyeceğinden ödeme emri içeriği borçların asıl borçlu şirketten usulüne uygun tahsili yoluna gidildiği ortaya konulamadığından belirtilen ödeme emrinde hukuka uyarlık görülmediği, ... sayılı ödeme emri yönünden ise; şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinden birinin tebliğine ilişkin tebliğ alındısının sunulamadığı, diğer ödeme emrinin tebliğ alındısında ise tebliğe çıkarıldığına ilişkin ibarenin ve imzanın yer almadığı, şirketin bilinen adresinde bulunamadığına ilişkin iki adet adres tespit tutanağının 2006 tarihli olduğu ve 2008 tarihli ödeme emri tebliğ alındısından daha önceki bir tarih olduğu görüldüğünden, bu haliyle şirkete bilinen adreste tebliğ yapılamadığından bahisle ilanen yapılan tebliğin usulüne uygun olduğundan bahsedilemeyeceği, bu durumda asıl borçlu şirketten usulüne uygun tahsili yoluna gidildiği ortaya konulamadığından söz konusu ödeme emrinde de hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle davanın kabulüne, ödeme emirlerinin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Asıl borçlu şirketin ticaret sicilinden silindiği hususunun 27/11/2013 tarihli ticaret sicili gazetesinde ilan edildiği, tüzelkişiliğin sona ermesinden önceki dönemlerle ilgili olsa dahi, ticaret sicilinden kaydı silinen şirket adına tesis edilen işlemlerin hukuki sonuç doğurmayacağı kaldı ki bu tarihten sonra davalı idare tarafından söz konusu alacağın tahsili için işlem yapılmadığı gibi zamanaşımını kesen halin mevcudiyetine dair belgenin de sunulamadığı, bu durumda 31/12/2018 tarihi itibariyla zamanaşımına uğradığı anlaşılan kamu alacağının, tahsili için düzenlenen dava konusu ödeme emirlerinde hukuka uygunluk bulunmadığından istinaf başvurusunun belirtilen gerekçeyle reddine karar verilmiştir.TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Ödeme emrinin dayanağı asıl borçlu şirket adına düzenlenen ödeme emrinin dava konusu edilmeksizin kesinleştiği, şirketten tahsil edilemeyeceği anlaşılan anılan borçlar için ilgili dönemde davaKARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.KARAR SONUCU:Açıklanan nedenlerle;1.Davalının temyiz isteminin reddine,2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,3.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 28/03/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?