Danıştay9. Daireİdare Hukuku
Danıştay 9. Daire E.2023/3829 K.2023/5447
213 sayılı Vergi Usul Kanun213 sayılı Kanun3568 sayılı Kanun6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanun213 sayılı Vergi213 sayılı Kanun'3568 sayılı Kanuna
Özet: Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2023/3829 E. , 2023/5447 K. "İçtihat Metni"T.C. D A N I Ş T A Y DOKUZUNCU DAİRE Esas No : 2023/3829 Karar No : 2023/5447 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2023/3829
Karar No : 2023/5447
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Başkanlığı
**VEKİLİ:** Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
**VEKİLİ:** Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Serbest muhasebeci mali müşavir olan davacı adına, ... Mad. İnş. ve İnş. Malz. Paz. San. ve Tic. A.Ş'ye ait vergi borçlarının tahsili amacıyla müteselsil sorumlu sıfatıyla düzenlenen ... tarihli ve ... sayılı ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; ... Mad. İnş. ve İnş. Malz. Paz. San. ve Tic. A.Ş'nin gerçek anlamda ticari faaliyetinin olmadığının davacı tarafından anlaşılabildiğine ilişkin idarece yapılan tespitler maddi birer delil niteliğinde olduğundan, davacının müteselsilen sorumlu tutulmasına ilişkin dava konusu işlemin bir kat vergi ziyaı cezaları dışında kalan kısımlarında hukuka aykırılık görülmediği, dava konusu ödeme emri içeriği vergi ziyaı cezalarının bir kata ilişkin kısımları bakımından ise, olayda, davacının, sahte belge düzenlenmesine katkıda bulunmasına ilişkin fiilinin, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 344. maddesi uyarınca, iştirak hükümlerine dayanılarak bir kat kesilen vergi ziyaı cezaları ile daha önce cezalandırıldığından, dava konusu ödeme emri içeriğinde üç kat olarak kesilen vergi ziyaı cezalarıyla mütelselsil sorumluluk adı altında aynı eylemleri sebebiyle ikinci kez cezalandırıldığı görüldüğünden, ödeme emri içeriği üç kat kesilen vergi ziyaı cezalarının bir kata ilişkin kısmında hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, dava konusu ödeme emri içeriği üç kat vergi ziyaı cezalarının bir kata ilişkin kısmının iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: 213 sayılı Vergi Usul Kanununun verdiği yetkiye istinaden 27/08/2015 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 456 sıra No'lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinde, zorunlu veya ihtiyari olarak elektronik tebligat sistemine dahil olanların belirtilen durumlar dışında sistemden çıkmalarının mümkün olmadığı, tüzel kişilerde ticaret sicil kaydının silindiği (nevi değişikliği ve birleşme halleri dahil) tarih itibarıyla, elektronik tebligat adresinin kapatılacağı, gerçek kişilerde ise ilgilinin ölümü veya gaipliğine karar verildiğinin idare tarafından tespit edildiği durumlarda ölüm/karar tarihi itibarıyla ilgilinin elektronik tebligat adresinin re’sen kapatılacağı, Kanun hükümlerine göre tebliği gereken evrak muhataplara elektronik tebligat sistemi ile tebliğ edilebileceği gibi Kanunda yer verilen diğer tebligat hükümlerine göre de tebliğ edilebileceği düzenlemelerine yer verilmesi karşısında, asıl borçlu ... Mad. İnş. ve İnş. Malz. Paz. San. ve Tic. A.Ş'nin 31/12/2016 tarihinde mükellefiyet kaydının re'sen kapatılması sonucu elektronik ortamda tebliğ yapılması zorunluluğu ortadan kalktığı, bu tarihten sonra, elektronik tebligat yöntemi dışında 213 sayılı Kanun'a uygun diğer mali tebligat hükümleri uygulanmak suretiyle tebliğ yapılması gerektiğinden, adı geçen mükellef adına salınan vergi ve kesilen cezaların kesinleşmediği, ihbarnamelerin usulüne uygun şekilde tebliğ edilmemesi sebebiyle tahakkuk etmeyen alacakların tahsili amacıyla müteselsil sorumlu sıfatıyla davacı adına ödeme emri düzenlenmesinde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davalı idare istinaf isteminin reddine, davacı istinaf isteminin kabulüne, Mahkeme kararının davanın kısmen reddine ilişkin hüküm fıkrasının kaldırılmasına, davanın kabulüne, dava konusu ödeme emrinin kalan kısmının da iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı adına idarelerince tesis edilen işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı iddiasıyla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE
**GEREKÇE:**
MADDİ
**OLAY:**
Serbest muhasebeci mali müşavir olan davacı adına, ... Mad. İnş. ve İnş. Malz. Paz. San. ve Tic. A.Ş'ye ait vergi borçlarının tahsili amacıyla müteselsil sorumlu sıfatıyla düzenlenen ... tarihli ve ... sayılı ödeme emrinin iptali istenilmektedir.
**İLGİLİ MEVZUAT:**
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 227. maddesinde; Maliye Bakanlığının; vergi beyannamelerinin 3568 sayılı Kanuna göre yetki almış serbest muhasebeci, serbest muhasebeci mali müşavir veya yeminli mali müşavirler tarafından da imzalanması mecburiyetini getirmeye, bu mecburiyeti beyanname çeşitleri, mükellef grupları ve faaliyet konuları itibarıyla ayrı ayrı uygulatmaya, bu uygulamalara ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkili olduğu belirtilmiş, aynı maddede beyannameyi imzalayan veya tasdik raporunu düzenleyen meslek mensuplarının, imzaladıkları beyannamelerde veya düzenledikleri tasdik raporlarında yer alan bilgilerin defter kayıtlarına ve bu kayıtların dayanağını teşkil eden belgelere uygun olmamasından dolayı ortaya çıkan vergi ziyaına bağlı olarak salınacak vergi, ceza ve gecikme faizlerinden mükellefle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulacağı hüküm altına alınmıştır.
Aynı Kanun'un 4. maddesinde vergi dairesi; mükellefi tespit eden, vergiyi tarh eden, tahakkuk ettiren ve tahsil eden daire olarak tanımlanmış ve vergi dairelerinin yetki alanı ile vergi türleri, meslek ve iş grupları itibarıyla mükelleflerin bağlı olacakları vergi dairelerini belirlemeye Hazine ve Maliye Bakanlığının yetkili olduğu düzenlenmiştir.
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 54. maddesinde, müddeti içinde ödenmeyen amme alacağının tahsil dairesince cebren tahsil edileceği, 55. maddesinde, amme alacağını vadesinde ödemeyenlere 15 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumunun bir ödeme emri ile tebliğ olunacağı, 58. maddesinde de kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahsın, böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı hakkında tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde vergi mahkemesi nezdinde dava açabileceği belirtilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dava konusu ödeme emrinin dayanağı ... tarih ve ... sayılı görüş ve öneri raporunun incelenmesinden, davacının Mithatpaşa Vergi Dairesi Müdürlüğü mükellefi olduğu ve dava konusu ödeme emrinin Seğmenler Vergi Dairesi Müdürlüğünce düzenlendiği, yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri uyarınca söz konusu ödeme emirlerinin yetkili Mithatpaşa Vergi Dairesi Müdürlüğünce düzenlenmesi gerektiğinden, yetkili olmayan vergi dairesince düzenlenen dava konusu ödeme emrinde hukuka uyarlık bulunmadığından yukarıda yazılı gerekçeyle verilen Bölge İdare Mahkemesi kararında sonucu itibariyle usule ve yasaya aykırılık görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davalının temyiz isteminin reddine,
2.... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçe ile ONANMASINA,
3.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 11/12/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2023/3829
Karar No : 2023/5447
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Başkanlığı
**VEKİLİ:** Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
**VEKİLİ:** Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Serbest muhasebeci mali müşavir olan davacı adına, ... Mad. İnş. ve İnş. Malz. Paz. San. ve Tic. A.Ş'ye ait vergi borçlarının tahsili amacıyla müteselsil sorumlu sıfatıyla düzenlenen ... tarihli ve ... sayılı ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; ... Mad. İnş. ve İnş. Malz. Paz. San. ve Tic. A.Ş'nin gerçek anlamda ticari faaliyetinin olmadığının davacı tarafından anlaşılabildiğine ilişkin idarece yapılan tespitler maddi birer delil niteliğinde olduğundan, davacının müteselsilen sorumlu tutulmasına ilişkin dava konusu işlemin bir kat vergi ziyaı cezaları dışında kalan kısımlarında hukuka aykırılık görülmediği, dava konusu ödeme emri içeriği vergi ziyaı cezalarının bir kata ilişkin kısımları bakımından ise, olayda, davacının, sahte belge düzenlenmesine katkıda bulunmasına ilişkin fiilinin, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 344. maddesi uyarınca, iştirak hükümlerine dayanılarak bir kat kesilen vergi ziyaı cezaları ile daha önce cezalandırıldığından, dava konusu ödeme emri içeriğinde üç kat olarak kesilen vergi ziyaı cezalarıyla mütelselsil sorumluluk adı altında aynı eylemleri sebebiyle ikinci kez cezalandırıldığı görüldüğünden, ödeme emri içeriği üç kat kesilen vergi ziyaı cezalarının bir kata ilişkin kısmında hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, dava konusu ödeme emri içeriği üç kat vergi ziyaı cezalarının bir kata ilişkin kısmının iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: 213 sayılı Vergi Usul Kanununun verdiği yetkiye istinaden 27/08/2015 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 456 sıra No'lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinde, zorunlu veya ihtiyari olarak elektronik tebligat sistemine dahil olanların belirtilen durumlar dışında sistemden çıkmalarının mümkün olmadığı, tüzel kişilerde ticaret sicil kaydının silindiği (nevi değişikliği ve birleşme halleri dahil) tarih itibarıyla, elektronik tebligat adresinin kapatılacağı, gerçek kişilerde ise ilgilinin ölümü veya gaipliğine karar verildiğinin idare tarafından tespit edildiği durumlarda ölüm/karar tarihi itibarıyla ilgilinin elektronik tebligat adresinin re’sen kapatılacağı, Kanun hükümlerine göre tebliği gereken evrak muhataplara elektronik tebligat sistemi ile tebliğ edilebileceği gibi Kanunda yer verilen diğer tebligat hükümlerine göre de tebliğ edilebileceği düzenlemelerine yer verilmesi karşısında, asıl borçlu ... Mad. İnş. ve İnş. Malz. Paz. San. ve Tic. A.Ş'nin 31/12/2016 tarihinde mükellefiyet kaydının re'sen kapatılması sonucu elektronik ortamda tebliğ yapılması zorunluluğu ortadan kalktığı, bu tarihten sonra, elektronik tebligat yöntemi dışında 213 sayılı Kanun'a uygun diğer mali tebligat hükümleri uygulanmak suretiyle tebliğ yapılması gerektiğinden, adı geçen mükellef adına salınan vergi ve kesilen cezaların kesinleşmediği, ihbarnamelerin usulüne uygun şekilde tebliğ edilmemesi sebebiyle tahakkuk etmeyen alacakların tahsili amacıyla müteselsil sorumlu sıfatıyla davacı adına ödeme emri düzenlenmesinde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davalı idare istinaf isteminin reddine, davacı istinaf isteminin kabulüne, Mahkeme kararının davanın kısmen reddine ilişkin hüküm fıkrasının kaldırılmasına, davanın kabulüne, dava konusu ödeme emrinin kalan kısmının da iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı adına idarelerince tesis edilen işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı iddiasıyla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE
**GEREKÇE:**
MADDİ
**OLAY:**
Serbest muhasebeci mali müşavir olan davacı adına, ... Mad. İnş. ve İnş. Malz. Paz. San. ve Tic. A.Ş'ye ait vergi borçlarının tahsili amacıyla müteselsil sorumlu sıfatıyla düzenlenen ... tarihli ve ... sayılı ödeme emrinin iptali istenilmektedir.
**İLGİLİ MEVZUAT:**
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 227. maddesinde; Maliye Bakanlığının; vergi beyannamelerinin 3568 sayılı Kanuna göre yetki almış serbest muhasebeci, serbest muhasebeci mali müşavir veya yeminli mali müşavirler tarafından da imzalanması mecburiyetini getirmeye, bu mecburiyeti beyanname çeşitleri, mükellef grupları ve faaliyet konuları itibarıyla ayrı ayrı uygulatmaya, bu uygulamalara ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkili olduğu belirtilmiş, aynı maddede beyannameyi imzalayan veya tasdik raporunu düzenleyen meslek mensuplarının, imzaladıkları beyannamelerde veya düzenledikleri tasdik raporlarında yer alan bilgilerin defter kayıtlarına ve bu kayıtların dayanağını teşkil eden belgelere uygun olmamasından dolayı ortaya çıkan vergi ziyaına bağlı olarak salınacak vergi, ceza ve gecikme faizlerinden mükellefle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulacağı hüküm altına alınmıştır.
Aynı Kanun'un 4. maddesinde vergi dairesi; mükellefi tespit eden, vergiyi tarh eden, tahakkuk ettiren ve tahsil eden daire olarak tanımlanmış ve vergi dairelerinin yetki alanı ile vergi türleri, meslek ve iş grupları itibarıyla mükelleflerin bağlı olacakları vergi dairelerini belirlemeye Hazine ve Maliye Bakanlığının yetkili olduğu düzenlenmiştir.
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 54. maddesinde, müddeti içinde ödenmeyen amme alacağının tahsil dairesince cebren tahsil edileceği, 55. maddesinde, amme alacağını vadesinde ödemeyenlere 15 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumunun bir ödeme emri ile tebliğ olunacağı, 58. maddesinde de kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahsın, böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı hakkında tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde vergi mahkemesi nezdinde dava açabileceği belirtilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dava konusu ödeme emrinin dayanağı ... tarih ve ... sayılı görüş ve öneri raporunun incelenmesinden, davacının Mithatpaşa Vergi Dairesi Müdürlüğü mükellefi olduğu ve dava konusu ödeme emrinin Seğmenler Vergi Dairesi Müdürlüğünce düzenlendiği, yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri uyarınca söz konusu ödeme emirlerinin yetkili Mithatpaşa Vergi Dairesi Müdürlüğünce düzenlenmesi gerektiğinden, yetkili olmayan vergi dairesince düzenlenen dava konusu ödeme emrinde hukuka uyarlık bulunmadığından yukarıda yazılı gerekçeyle verilen Bölge İdare Mahkemesi kararında sonucu itibariyle usule ve yasaya aykırılık görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davalının temyiz isteminin reddine,
2.... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçe ile ONANMASINA,
3.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 11/12/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.