‹ Ana sayfa
Danıştay9. Daireİdare Hukuku

Danıştay 9. Daire E.2023/135 K.2023/5019

Esas No: 2023/135 · Karar No: 2023/5019 · Karar Tarihi: 30.11.2023
T.C.D A N I Ş T A YDOKUZUNCU DAİRE Esas No : 2023/135 Karar No : 2023/5019 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi .... (... Vergi Dairesi Müdürlüğü)

**VEKİLİ:** Av. ..KARŞI TARAF (DAVACI) : ...

**VEKİLİ:** Av. ...İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ:Dava konusu istem: ... Temizlik Yemek İnşaat Tic. Ltd. Şti.'nin vergi borçlarının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına düzenlenen ... tarih ve ...,2,3,4 sayılı ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir.İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K... sayılı kararıyla; dava konusu ... tarih ve... sayılı ödeme emri içeriğinde yer alan ... ve 14 sayılı amme alacakları bakımından; asıl borçlu şirket yetkilisinin defter ve belgeleri vergi incelemesine ibraz etmemesinden kaynaklandığı, defter ve belgelerin incelemeye ibraz edilmesine ilişkin yazının ise davacının şirket kanuni temsilciliğinden ayrıldığı tarihten sonra düzenlenip, anılan tarihte asıl borçlu şirketin kanuni temsilcisi olan kişiye tebliğ edildiği, defter belge ibraz etmeme fiilinin işlendiği tarihte kanuni temsilci olmayan davacının, kanuni ödevlerini yerine getirmeyerek kusurlu davrandığından söz edilemeyeceğinden ve bu fiilden kaynaklanan amme alacaklarının talep edilmesine olanak bulunmadığından, dava konusu... sayılı ödeme emrinin anılan kısmında hukuka uyarlık bulunmadığı, dava konusu ... tarih ve ... sayılı ödeme emri ve... sayılı ödeme emrinin içeriğinde yer alan ... sayılı amme alacağı bakımından; 2019/Ocak-Aralık dönemi yargı harcının, asıl borçlu şirket tarafından açılan davada,....Vergi Mahkemesi'nce ... tarih ve E:...,K:... sayılı dilekçe ret kararına istinaden hükmedilen yargı harcına ilişkin olduğu, dava konusu... sayılı ödeme emri içeriğinde yer alan ... sayılı yargı harcının, asıl borçlu şirket tarafından ... tarihinde açılan davada ....Vergi Mahkemesince ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararla hükmedilen yargı harcına ilişkin olduğu, bu amme alacaklarının doğduğu tarihte ve vade tarihlerinde davacının kanuni temsilci sıfatını haiz olmadığı görüldüğünden, dava konusu ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinde ve ... tarih ve... sayılı ödeme emrinde yer alan ... sayılı amme alacağında hukuka uyarlık bulunmadığı, dava konusu ... tarih ve ...,2 ve 4(...,13,14 sayılı amme alacakları hariç) sayılı ödeme emirleri bakımından ise; dava konusu ... sayılı ödeme emrinin, asıl borçlu şirket tarafından verilen beyannamelere istinaden tahakkuk eden amme alacaklarına ilişkin olduğu, beyannamelerin verildiği tarihte ve amme alacaklarının vade tarihinde davacının kanuni temsilci sıfatını haiz olduğu, asıl borçlu şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin 2018 yılında e-tebliğ yoluyla tebliğ edildiği, asıl borçlu şirket nezdinde usulüne uygun kesinleştirilen bu amme alacaklarının malvarlığı bulunmayan şirketten tahsil edilemeyeceğinin anlaşılması üzerine şirket kanuni temsilcisi olan davacı adına düzenlenen dava konusu ... sayılı ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı, dava konusu ... sayılı ödeme emrinin, asıl borçlu şirketin 2018/Ocak-Mart dönemi geçici vergi beyannamesine istinaden ödenmeyen amme alacağı için tahakkuk ettirilen gecikme zammı ile asıl borçlu şirket hakkında düzenlenen ... tarih ve ...sayılı vergi tekniği raporuna göre, şirketin 2018 yılında sahte fatura düzenleme fiili dolayısıyla elde ettiği komisyon gelirine ilişkin olduğu ve bu raporda 2018 yılında şirket kanuni temsilcisi olan davacının bu sahte fatura düzenleme fiilden sorumlu tutulması gerektiğinin belirtildiği, 2018/Ocak-Mart dönemi geçici vergi beyannamesinin verildiği tarihte ve amme alacağının vade tarihinde davacının kanuni temsilci sıfatını haiz olduğu, bütün bu amme alacaklarına ilişkin olarak asıl borçlu şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin de 2019 ve 2020 yıllarında e-tebliğ yoluyla tebliğ edildiği görüldüğünden asıl borçlu şirket nezdinde usulüne uygun kesinleştirilen bu amme alacaklarının malvarlığı bulunmayan şirketten tahsil edilemeyeceğinin anlaşılması üzerine şirket kanuni temsilcisi olan davacı adına düzenlenen dava konusu ... sayılı ödeme emrinde de hukuka aykırılık bulunmadığı, dava konusu ...(...,13,14 sayılı amme alacakları hariç) sayılı ödeme emrinin, asıl borçlu şirketin 2018/Mart dönemi katma değer vergisi beyannamesinin ve Ba-Bs formunun verilmemesi nedeniyle kesilen özel usulsüzlük cezalarına ilişkin olduğu, cezaya neden olan fiilin gerçekleştirildiği tarihte, amme alacaklarının ilgili bulunduğu dönemde davacının kanuni temsilci sıfatına haiz olduğu, asıl borçlu şirket adına düzenlenen ödeme emrinin 27/11/2021 tarihinde e-tebliğ yoluyla tebliğ edildiği görüldüğünden asıl borçlu şirket nezdinde usulüne uygun kesinleştirilen bu amme alacaklarının malvarlığı bulunmayan şirketten tahsil edilemeyeceğinin anlaşılması üzerine şirket kanuni temsilcisi olan davacı adına düzenlenen dava konusu ...(...,13,14 sayılı amme alacakları hariç) sayılı ödeme emrinde de hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine dava konusu ... tarih ve ... sayılı ödeme emri ile ... tarih ve... sayılı ödeme emrinde yer alan ...,13 ve 14 sayılı amme alacaklarının iptaline karar verilmiştir.Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Davacının istinaf dilekçesinde, asıl borçlu şirket tarafından borçların 7326 sayılı Kanun kapsamında yapılandırıldığının iddia edilmesi üzerine, Dairelerince verilen ara karar sonucu sunulan cevabi yazı ve eki belgelerden, asıl borçlu şirketin kesinleşmiş vergi borçları için 04/06/2018 tarihinde 7143 sayılı Kanun kapsamında, 29/11/2020 tarihinde 7256 sayılı Kanun kapsamında, 07/07/2021 tarihinde de 7326 sayılı Kanun kapsamında yapılandırma başvurusunda bulunduğu, ödemede bulunulmadığı için tecil dosyalarının kaldırıldığı, yapılandırmanın ihlalinden sonra asıl borçlu şirket adına yeniden ödeme emri düzenlenmediği, yapılandırılma nedeniyle yeni bir hukuki durum ortaya çıktığından asıl borçlu şirketten takip edilebilir hale gelen borçlara ilişkin olarak, bu aşamada davacının kanuni temsilci sıfatıyla takibinin hukuki dayanağı kalmadığından, Vergi Mahkemesi kararının; davanın reddine ilişkin kısmına yönelik davacı istinaf başvurusunun kabulü, kararın bu kısmının kaldırılmasına ve bu kısım yönünden davanın kabulüne, davanın kabulüne ilişkin kısmına yönelik davalı idare istinaf başvurusunun ise bu gerekçeyle reddine karar verilmiştir.TEMYİZ EDENİN İDDİALARI:Dava konusu ödeme emri içeriği borçların asıl borçlu şirket nezdinde usulüne uygun kesinleştildiği, şirketten tahsil edilemeyeceği anlaşılan bu borçların tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına düzenlenen ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı iddialarıyla kararın bozulması istenilmektedir.KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:İNCELEME VE

**GEREKÇE:**MADDİ

**OLAY:** ... Temizlik Yemek İnşaat Tic. Ltd. Şti.'nin vergi borçlarının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına düzenlenen ... tarih ve ...,2,3,4 sayılı ödeme emirlerinin iptali istenilmektedir.

**İLGİLİ MEVZUAT:**213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 10. maddesinde, tüzel kişilerle küçüklerin ve kısıtlıların, vakıflar ve cemaatler gibi tüzel kişiliği olmayan teşekküllerin mükellef veya vergi sorumlusu olmaları halinde bunlara düşen ödevlerin kanuni temsilcileri tarafından yerine getirileceği, yukarıda yazılı olanların bu ödevleri yerine getirmemeleri yüzünden mükellef veya vergi sorumlularının varlığından tamamen veya kısmen alınamayan vergi ve buna bağlı alacakların, kanuni ödevleri yerine getirmeyenlerin varlıklarından alınacağı ifade edilmiştir.17/11/2020 tarih ve 31307 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 7256 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un 3. maddesinin 6. fıkrasında, bu Kanuna göre ödenmesi gereken taksitlerin ilk ikisinin süresinde ve tam ödenmesi koşuluyla, kalan taksitlerden; bir takvim yılında iki veya daha az taksitin, süresinde ödenmemesi veya eksik ödenmesi hâlinde, ödenmeyen veya eksik ödenen taksit tutarlarının son taksiti (peşin ödeme seçeneğinin tercih edilmesi hâlinde ilk taksiti) izleyen ayın sonuna kadar, gecikilen her ay ve kesri için 6183 sayılı Kanunun 51 inci maddesine göre belirlenen gecikme zammı oranında hesaplanacak geç ödeme zammı ile birlikte ödenmesi şartıyla bu Kanun hükümlerinden yararlanılacağı, ilk iki taksitin süresinde tam ödenmemesi ya da süresinde ödenmeyen veya eksik ödenen diğer taksitlerin belirtilen şekilde de ödenmemesi veya bir takvim yılında ikiden fazla taksitin süresinde ödenmemesi veya eksik ödenmesi hâlinde bu Kanun hükümlerinden yararlanma hakkının kaybedileceği, aynı maddenin 8. fıkrasında ise bu Kanun kapsamına giren alacakların altıncı fıkrada belirtilen şekilde tamamen ödenmemiş olması hâlinde borçlular, ödedikleri tutarlar kadar bu Kanun hükümlerinden yararlanılacağı, Kanun kapsamında yapılandırıldığı hâlde bu Kanunda öngörülen süre ve şekilde ödenmeyen alacakların yapılandırma öncesi türü ve vadesi dikkate alınarak takip işlemleri ilgili mevzuat kapsamında yapılır ve bu Kanunun yayımı tarihinden önce başlamış olan takip işlemleri geçerliliğini koruyarak kaldığı yerden devam edeceği hükme bağlanmıştır. 7326 sayılı Kanunun 9. maddesinin sekizinci fıkrasında da aynı yönde düzenleme yapılmıştır.09/06/2021 tarih ve 31506 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 7326 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un 9. maddesinin 6. fıkrasında, bu Kanuna göre ödenmesi gereken taksitlerin ilk ikisinin süresinde ve tam ödenmesi koşuluyla, kalan taksitlerden; bir takvim yılında iki veya daha az taksitin, süresinde ödenmemesi veya eksik ödenmesi hâlinde, ödenmeyen veya eksik ödenen taksit tutarlarının son taksiti (peşin ödeme seçeneğinin tercih edilmesi hâlinde ilk taksiti) izleyen ayın sonuna kadar, gecikilen her ay ve kesri için 6183 sayılı Kanunun 51 inci maddesine göre belirlenen gecikme zammı oranında hesaplanacak geç ödeme zammı ile birlikte ödenmesi şartıyla bu Kanun hükümlerinden yararlanılacağı, ilk iki taksitin süresinde tam ödenmemesi ya da süresinde ödenmeyen veya eksik ödenen diğer taksitlerin belirtilen şekilde de ödenmemesi veya bir takvim yılında ikiden fazla taksitin süresinde ödenmemesi veya eksik ödenmesi hâlinde bu Kanun hükümlerinden yararlanma hakkının kaybedileceği, aynı maddenin 8. fıkrasında ise bu Kanun kapsamına giren alacakların altıncı fıkrada belirtilen şekilde tamamen ödenmemiş olması hâlinde borçlular, ödedikleri tutarlar kadar bu Kanun hükümlerinden yararlanılacağı, Kanun kapsamında yapılandırıldığı hâlde bu Kanunda öngörülen süre ve şekilde ödenmeyen alacakların yapılandırma öncesi türü ve vadesi dikkate alınarak takip işlemleri ilgili mevzuat kapsamında yapılır ve bu Kanunun yayımı tarihinden önce başlamış olan takip işlemleri geçerliliğini koruyarak kaldığı yerden devam edeceği hükme bağlanmıştır.Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına İlişkin 7326 Sayılı Kanun Genel Tebliğinin (Seri no:1) “VIII-Ortak Hükümler” Ana Başlığının Altında Yer Alan B-Kanun Hükümlerinin İhlali Halinde Alacakların Takibi” başlıklı kısmında; 7326 sayılı Kanunun 9. maddesinin sekizinci fıkrasında “Bu Kanun kapsamına giren alacakların altıncı fıkrada belirtilen şekilde tamamen ödenmemiş olması hâlinde borçlular, ödedikleri tutarlar kadar bu Kanun hükümlerinden yararlanırlar. Kanun kapsamında yapılandırıldığı hâlde bu Kanunda öngörülen süre ve şekilde ödenmeyen alacakların yapılandırma öncesi türü ve vadesi dikkate alınarak takip işlemleri ilgili mevzuat kapsamında yapılır ve bu Kanunun yayımı tarihinden önce başlamış olan takip işlemleri geçerliliğini koruyarak kaldığı yerden devam eder." hükmünün yer aldığı, bu hükme göre, Kanun kapsamında yapılandırıldığı halde Kanunda öngörülen süre ve şekilde ödenmeyen alacakların, yapılandırma öncesi türü ve vadesi dikkate alınarak takip işlemleri ilgili mevzuat kapsamında yapılacak ve bu Kanunun yayımı tarihinden önce başlamış olan takip işlemleri geçerliliğini koruyarak kaldığı yerden devam edeceği, dolayısıyla, alacakların Kanun hükümlerinden yararlanmak suretiyle yapılandırılması bu alacakların niteliğini değiştirmediğinden, Kanunda öngörülen süre ve şekilde ödenmeyen alacakların yapılandırma öncesi türü ve vadesi dikkate alınarak, daha önce yapılan takip işlemleri yenilenmeksizin, bu işlemlere kaldığı yerden devam edileceği,diğer taraftan, alacağın ödenmesinden sorumlu olan diğer kişiler (213 ve 6183 sayılı Kanunlar ile diğer kanunlarda yer alan sorumluluk düzenlemeleri nedeniyle mirasçılar, kefiller, şirket ortakları ve kanuni temsilciler gibi amme borçlusu sayılan kişiler) hakkında yapılan takip işlemlerine de Kanunun 3 üncü maddesinin sekizinci fıkrasına göre kaldığı yerden devam edilmesi gerektiği düzenlemesine yer verilmiştir.HUKUKİ DEĞERLENDİRME:Önceki yapılandırma kanunlarından farklı olarak 7256 sayılı Kanun ve sonrasında yayımlanan 7326, 7440 sayılı Kanunlarla, kanun kapsamında yapılandırıldığı hâlde bu kanunda öngörülen süre ve şekilde ödenmeyen alacakların yapılandırma öncesi türü ve vadesi dikkate alınarak takip işlemlerinin ilgili mevzuat kapsamında yapılacağı ve kanunun yayımı tarihinden önce başlamış olan takip işlemleri geçerliliğini koruyarak kaldığı yerden devam edeceği yönünde hüküm getirildiği, bu hüküm dikkate alındığında 7326 sayılı Yasa uyarınca yapılandırılıp koşulları ihlal edilen kamu alacaklarının yeniden takibi sırasında yapılandırma öncesi yapılan işlemlerin geçerliliğini koruduğu ve takibin, hangi aşamada kaldıysa o aşamadan devam edeceği hususunun açıkça belirtildiği görülmüştür.Yukarıda yer verilen mevzuatın birlikte değerlendirilmesinden, asıl borçlu şirket tarafından 7256, 7326 ve/veya 7440 sayılı Kanunlar'dan yararlanılarak borçların yapılandırılması daha sonra yükümlülüklerin yerine getirilmemesi nedeniyle hakkın kaybedilmesi ve bunun sonucunda yapılandırmanın iptali durumunda borcun yapılandırma öncesi türü ve vadesi dikkate alınarak takibe devam edileceği, daha önceden yapılan takip işlemlerinin kaldığı yerden devam edeceği, başka bir anlatımla yapılandırmanın borcun takibinde gelinen aşamayı değiştirmeyeceği, bu nedenle de asıl borçlu şirket adına 6183 sayılı Kanun kapsamındaki alacakların yapılandırılması halinde yeniden ödeme emri düzenlenmesine gerek olmadığı gibi kanuni temsilcinin veya şirket ortağının sorumluluğunun da kaldığı yerden devam edeceği açıktır. Dolayısıyla, yapılandırma şartlarının ihlali nedeniyle tecilin iptal edilmesi durumunda borcun usulüne uygun kesinleşip kesinleşmediği, şirketten tahsil imkanını bulunup bulunmadığı yine borcun zamanaşımına uğrayıp uğramadığı ve kanuni temsilci sıfatıyla yapılan takiplerde kanuni temsilcinin sorumluluğunun bulunup bulunmadığı hususlarında değerlendirme yapılması gerekmektedir. Dosyasının incelenmesinden; asıl borçlu adına düzenlenen dayanak ödeme emirlerinin muhtelif tarihlerde e-tebligat yoluyla tebliğ edildiği ve ihtilafsız kesinleştiği, asıl borçlu şirketin vergi borçlarının 04/06/2018 tarihli başvuru ile 7143 sayılı Kanun kapsamında, 29/11/2020 tarihli başvuru ile 7256 sayılı Kanun kapsamında, 07/07/2021 tarihli başvuru ile de 7326 sayılı Kanun kapsamında yapılandırıldığı, ödeme yapılmaması nedeniyle yapılandırmaların iptal edildiği, iptal tarihinden sonra asıl borçlu şirket adına yeniden takip yapılmadığı, kesinleşen amme alacaklarının asıl borçlu şirketten tahsil edilemeyeceğinin anlaşılması üzerine bu borçların tahsili amacıyla şirketin 29/11/2017 - 21/08/2019 tarihleri arasında kanuni temsilcisi olan davacı adına düzenlenen dava konusu ödeme emirlerinin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmıştır. Olayda, Bölge İdare Mahkemesince, asıl borçlu şirket tarafından borçların yapılandırıldığı, yapılandırmanın ihlali üzerine asıl borçlu şirket adına yeniden ödeme emri düzenlenmediği, yapılandırılma nedeniyle yeni bir hukuki durum ortaya çıktığından asıl borçlu şirketten takip edilebilir hale gelen borçlara ilişkin olarak davacı adına düzenlenen ödeme emrinde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle karar verilmiş ise de, 7326 sayılı Kanunun yayımı öncesinde önce başlamış olan takip işlemleri geçerliliğini koruyarak kaldığı yerden edeceğinden şirket adına yeniden ödeme emri düzenlenmesine gerek bulunmadığından Bölge İdare Mahkemesince yukarıda belirtilen hususlar yönünden inceleme yapılarak karar verilmesi gerekmektedir.KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle;Davalının temyiz isteminin kabulüne,... Bölge İdare Mahkemesi .... Vergi Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi .... Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 30/11/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?