Danıştay9. Daireİdare Hukuku
Danıştay 9. Daire E.2022/971 K.2023/5138
T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2022/971
Karar No : 2023/5138
TEMYİZ EDENLER :
1-(DAVALI) ... Vergi Dairesi Başkanlığı - ...
**VEKİLİ:** Av. ...
2-(DAVACI) ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı adına, internet ortamında reklam hizmeti vermek suretiyle elde ettiği gelirini kayıt ve beyan dışı bıraktığı yolunda düzenlenen vergi inceleme raporuna dayanılarak 2016 yılı bütün dönemleri için re'sen tarh edilen bir kat vergi ziyaı cezalı geçici verginin kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; geçici vergi (aslı) yönünden; tarhiyata konu ihbarnamelerde mahsup dönemi geçmiş geçici vergi aslının Gelir Vergisi Kanunu'nun mükerrer 120. maddesi gereğince tahakkuk ettirilmeyeceği, normal vade tarihinden mahsup tarihine kadar geçen süre için sistemde gecikme faizi hesaplanabilmesi için ihbarnamelerde zorunlu olarak yer verildiğinin belirtilmesi karşısında, davanın açıldığı tarihte geçici vergi aslına ilişkin olarak ortada dava konusu olabilecek geçici vergi aslı bulunmadığından, uyuşmazlığın bu kısmı yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği, vergi ziyaı cezası yönünden; 2016 yılı için re'sen salınan gelir vergisine karşı açılan davanın Mahkemelerinin E:..., K:... sayılı kararıyla reddedildiğinden, bu nedenle vergi ziyaı cezasında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen reddine, geçici vergi (aslı) yönünden ise karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusu dilekçesinde öne sürülen iddiaların kararın, davanın kısmen reddine ilişkin kısmının kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği, öte yandan; her ne kadar tahakkuk etmeyeceği belirtilmişse de; geçici vergi aslının, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun mükerrer 120. maddesi gereğince mahsup dönemi geçtiği için terkin edilmesi gerekirken davacı adına tarh edildiği görüldüğünden dava konusu geçici vergi aslında hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45/4. maddesi uyarınca davacının istinaf başvurusunun kısmen reddine, kısmen kabulüne, istinaf başvurusuna konu kararın geçici vergiye (aslına) ilişkin hüküm fıkrasının kaldırılmasına, yeniden yapılan yargılama neticesinde davanın kısmen kabulü ile geçici vergi asıllarının terkinine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI:
DAVACININ İDDİALARI: Hasılatı belli olan bir hizmetin maliyetinin tespiti için "inceleme elemanın şahsi tecrübesinden faydalanılır" gibi bir hükmün bulunmadığı, Merkez Bankasının 2019 yılı verilerine göre veri işleme, barındırma ve ilgili faaliyetler ve web portalları" işletmeciliğinde brüt satış karı/net satış oranının %4,4 olduğu, faaliyetin ticari faaliyet olarak değerlendirilemeyeceği iddialarıyla kararın aleyhe olan kısmının bozulması istenilmektedir.
DAVALININ İDDİALARI: Geçici vergi aslına gecikme faizi hesaplanabilmesi için ihbarnamelerde zorunlu olarak yer verildiği iddiasıyla kararın aleyhe olan kısmının bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI: Taraflarca savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Öte yandan, vergi ziyaı cezalı 2016 yılı gelir vergisinin kaldırılması istemiyle açılan davayı reddeden Vergi Mahkemesi kararına yöneltilen istinaf başvurusunu reddeden ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan temyiz başvurusu, Dairemizin 06/12/2023 tarih ve E:2022/971, K:2023/5138 sayılı kararıyla reddedilmiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
Tarafların temyiz istemlerinin reddine,
... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
Temyiz isteminde bulunan davacıdan ...-TL maktu harç alınmasına,
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 06/12/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2022/971
Karar No : 2023/5138
TEMYİZ EDENLER :
1-(DAVALI) ... Vergi Dairesi Başkanlığı - ...
**VEKİLİ:** Av. ...
2-(DAVACI) ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı adına, internet ortamında reklam hizmeti vermek suretiyle elde ettiği gelirini kayıt ve beyan dışı bıraktığı yolunda düzenlenen vergi inceleme raporuna dayanılarak 2016 yılı bütün dönemleri için re'sen tarh edilen bir kat vergi ziyaı cezalı geçici verginin kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; geçici vergi (aslı) yönünden; tarhiyata konu ihbarnamelerde mahsup dönemi geçmiş geçici vergi aslının Gelir Vergisi Kanunu'nun mükerrer 120. maddesi gereğince tahakkuk ettirilmeyeceği, normal vade tarihinden mahsup tarihine kadar geçen süre için sistemde gecikme faizi hesaplanabilmesi için ihbarnamelerde zorunlu olarak yer verildiğinin belirtilmesi karşısında, davanın açıldığı tarihte geçici vergi aslına ilişkin olarak ortada dava konusu olabilecek geçici vergi aslı bulunmadığından, uyuşmazlığın bu kısmı yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği, vergi ziyaı cezası yönünden; 2016 yılı için re'sen salınan gelir vergisine karşı açılan davanın Mahkemelerinin E:..., K:... sayılı kararıyla reddedildiğinden, bu nedenle vergi ziyaı cezasında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen reddine, geçici vergi (aslı) yönünden ise karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusu dilekçesinde öne sürülen iddiaların kararın, davanın kısmen reddine ilişkin kısmının kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği, öte yandan; her ne kadar tahakkuk etmeyeceği belirtilmişse de; geçici vergi aslının, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun mükerrer 120. maddesi gereğince mahsup dönemi geçtiği için terkin edilmesi gerekirken davacı adına tarh edildiği görüldüğünden dava konusu geçici vergi aslında hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45/4. maddesi uyarınca davacının istinaf başvurusunun kısmen reddine, kısmen kabulüne, istinaf başvurusuna konu kararın geçici vergiye (aslına) ilişkin hüküm fıkrasının kaldırılmasına, yeniden yapılan yargılama neticesinde davanın kısmen kabulü ile geçici vergi asıllarının terkinine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI:
DAVACININ İDDİALARI: Hasılatı belli olan bir hizmetin maliyetinin tespiti için "inceleme elemanın şahsi tecrübesinden faydalanılır" gibi bir hükmün bulunmadığı, Merkez Bankasının 2019 yılı verilerine göre veri işleme, barındırma ve ilgili faaliyetler ve web portalları" işletmeciliğinde brüt satış karı/net satış oranının %4,4 olduğu, faaliyetin ticari faaliyet olarak değerlendirilemeyeceği iddialarıyla kararın aleyhe olan kısmının bozulması istenilmektedir.
DAVALININ İDDİALARI: Geçici vergi aslına gecikme faizi hesaplanabilmesi için ihbarnamelerde zorunlu olarak yer verildiği iddiasıyla kararın aleyhe olan kısmının bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI: Taraflarca savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Öte yandan, vergi ziyaı cezalı 2016 yılı gelir vergisinin kaldırılması istemiyle açılan davayı reddeden Vergi Mahkemesi kararına yöneltilen istinaf başvurusunu reddeden ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan temyiz başvurusu, Dairemizin 06/12/2023 tarih ve E:2022/971, K:2023/5138 sayılı kararıyla reddedilmiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
Tarafların temyiz istemlerinin reddine,
... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
Temyiz isteminde bulunan davacıdan ...-TL maktu harç alınmasına,
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 06/12/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.