‹ Ana sayfa
Danıştay9. Daireİdare Hukuku

Danıştay 9. Daire E.2022/847 K.2023/383

Esas No: 2022/847 · Karar No: 2023/383 · Karar Tarihi: 22.02.2023
T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2022/847
Karar No : 2023/383

TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVALI) ... Belediye Başkanlığı-...

**VEKİLİ:** Av…

2- (DAVACI) ... Turizm ve Ticaret A.Ş.

**VEKİLİ:** Av…

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı adına, ... İli ... İlçesi … Mahallesi … pafta … no'lu parselde kayıtlı bulunan taşınmaz nedeniyle, 488.803,13-TL emlak vergisi tahakkukunun iptali ve bu borca dayalı olarak tesis edilen emlak vergisi mükellefiyetinin terkini istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... ... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; 2014 ila 2020 yılları emlak vergisi tahakkukunun iptali talebinin incelenmesinden; beyanname verilmemesi veya beyanname verme konusunda yetkisi bulunmayan kişilerce bildirim yapılması hallerinde ilgili belediyeler tarafından yükümlü kişiler adına öncelikle ihbarname ile emlak vergilerinin tarh edilmesi ve ilgililere tarhiyat işlemine karşı itiraz ve iddiada bulunma ile dava açma hakkının tanınması gerektiği, Mahkemelerince 08/09/2020 tarihinde verilen ara karar ile davacı şirket tarafından dava konusu borca ilişkin taşınmazla alakalı emlak vergisi bildiriminde ( beyanname ) bulunulup bulunulmadığının ve dava konusu borçla alakalı olarak davalı idarece öncesinde herhangi bir tarh, tahakkuk veya tahsilat işleminin yapılıp yapılmadığının sorulduğu, dosyaya sunulan 21/09/2020 tarihli cevap dilekçesi ve eki belgelerden, davalı idarece re'sen emlak vergisi bildiriminin açıldığı, davacı şirket tarafından herhangi bir emlak vergisi bildiriminde bulunulmadığının bildirildiği, buna göre, emlak vergisi açısından bildirim dışı kalan binalar için öncelikle tarhiyat yapılması gerekirken tarhiyat yapılmaksızın davalı idarece re'sen düzenlenen emlak vergisi bildiriminden hareketle emlak vergisi tahakkuk ettirildiği, bu yönü ile tahakkuklarda hukuka uygunluk bulunmadığı, davacı adına tesis edilen emlak vergisi mükellefiyetinin iptali talebi açısından ise; Türk Medeni Kanunu'nun üst hakkına ilişkin hükümleri değerlendirildiğinde, bir üst irtifakına dayalı olarak başkasına ait bir arazinin altında veya üstünde sürekli kalmak üzere inşa edilen yapıların mülkiyetinin, irtifak hakkı sahibine ait olduğu kuralına yer verilerek, üst hakkı sahibine inşa ettiği binalar yönünden malik olma yetkisi verildiği, bu durumda, üst hakkı sahibinin bu hakka istinaden inşa ettiği binalar yönünden malik olduğu ve buna istinaden Emlak Vergisi Kanunu'nun 3. maddesi kapsamında bina vergisinin mükellefi olduğu görüldüğünden, davacı adına borca dayanak alınan emlak vergisi mükellefiyetinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, dava konusu tahakkuk işleminin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu, kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığından istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI:
DAVACININ İDDİALARI: Davaya konu binaların malikinin Maliye Hazinesi olması nedeniyle emlak vergisi mükellefininde Maliye Hazinesi olduğu, taşınmazda yap-işlet-devret modeliyle işletici sıfatını taşıdıkları iddialarıyla kararın aleyhe olan kısmının bozulması istenilmektedir.

DAVALININ İDDİALARI: Üst hakkı sahibi olan davacının emlak vergisi mükellefi olduğu, 2010 yılında muafiyet talebinde bulunduğu ve talebinin kabul edildiği, gerçekleştirilen işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı iddialarıyla kararın aleyhe olan kısmının bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI: Davalı tarafından savunma verilmemiştir. Davacının savunması yasal dayanaktan yoksun olan temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
Tarafların temyiz isteminin reddine,
Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle kısmen kabulü, kısmen reddine ilişkin Vergi Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurularının reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
Temyiz isteminde bulunanlardan ...-TL maktu harç alınmasına,
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... ... Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 22/02/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?