‹ Ana sayfa
Danıştay9. Daireİdare Hukuku

Danıştay 9. Daire E.2022/4045 K.2023/5304

Esas No: 2022/4045 · Karar No: 2023/5304 · Karar Tarihi: 07.12.2023
T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2022/4045
Karar No : 2023/5304

TEMYİZ EDENLER : 1-(DAVALI) ... Vergi Dairesi Başkanlığı-...
(... Vergi Dairesi Müdürlüğü)

**VEKİLİ:** Av. ...
2-(DAVACI) ...

**VEKİLİ:** Av. ...

İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: ... Petrol Nakliyat Yem San. ve Tic. Şirketi'nin vergi borçlarının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına düzenlenen ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; dava konusu ödeme emrinin belgesiz satıştan kaynaklanan vergi borçlarına ilişkin kısmı bakımından, dava konusu ödeme emrinin ilgili satırlarındaki borçlara fiili ile sebebiyet veren, envanter çıkarma ve stok sayımı gibi işlemlerin yapıldığı, bilançonun kapatılarak ticari bilanço karının hesaplanıp kurumlar vergisinin beyan edildiği tarihlerde kanuni temsilci olan, böylece şirketin ilgili borçlarına tutum ve davranışıyla sebebiyet veren, borçların şirketten tahsil edilememesinde sorumluluğu bulunan davacının, bu borçlar bakımından kanuni temsilci olarak ödevlerini yerine getirmemesinden kaynaklanan bir durum oluştuğu, bu bakımdan vergi borçlarından sorumlu olduğundan, dava konusu ödeme emrinin 1-3, 5-7, 9-13. satırlarındaki borç kalemleri ile 4. satırındaki ve 14-19. satırlarındaki borç kalemlerinin belgesiz satıştan kaynaklanan kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı, dava konusu ödeme emrinin 4. satırındaki borç kaleminin Ba-Bs formlarının eksik verilmesinden kaynaklanan kısımlarına ilişkin olarak, Ba-Bs formları, formların ait olduğu ayı takip eden ayda verilecek olup davacının 27/11/2017 ila 12/01/2018 tarihleri arasında kanuni temsilcisi olduğu da göz önüne alındığında 2017/Ağustos ve Eylül dönemleri için davacının formların eksik verilmesinden sorumluluğunun olmadığı, 2017/Ekim ve Kasım dönemleri için formların eksik verilmesinden ise sorumluluğunun olduğu anlaşılmış olup dava konusu ödeme emrinin 4. satırındaki borç kaleminin formların eksik verilmesinden kaynaklanan kısmında 2017/Ağustos-Eylül dönemleri bakımından hukuka uygunluk, 2017/Ekim-Kasım dönemleri bakımından ise hukuka aykırılık bulunmadığı, dava konusu ödeme emrinin 8. satırındaki borç kalemine ilişkin olarak, mahsup dönemi geçmiş olduğundan, terkini gereken geçici vergi aslının tahsiline çalışılmasının Kanun'a uygun bulunmadığı, dolayısıyla davacının 6183 sayılı Kanun'un 58. maddesine göre geçici vergi aslı yönünden böyle bir borcu bulunmadığının kabulü gerektiğinden, ödeme emrinin 8. satırındaki 2017/Ekim-Aralık dönemi geçici vergiye ilişkin kısmında hukuka uygunluk bulunmadığı, dava konusu ödeme emrinin 14-19. satırlarındaki borç kalemlerinin sahte belge kullanmaktan kaynaklanan kısımlarına ilişkin olarak, ... tarih ve ... sayılı vergi inceleme raporunda şirketin 2017/Temmuz, Ağustos, Ekim aylarının muhtelif tarihlerinde, 09/11/2017 tarihinde ve 2017/Aralık ayının muhtelif tarihlerinde sahte belge kullandığı belirtilmiş olup davacının 27/11/2017 ila 12/01/2018 tarihleri arasında kanuni temsilcisi olduğu da göz önüne alındığında 2017/Temmuz, Ağustos, Ekim dönemininde ve 09/11/2017 tarihinde davacının sahte belge kullanma fiilerinden sorumluluğunun olmadığı, 2017/Aralık döneminin muhtelif tarihlerinde ise sahte belge kullanma fiillerinden sorumluluğunun olduğu anlaşılmış olup dava konusu ödeme emrinin 14-19. satırlarındaki borç kalemlerinin sahte belge kullanmaktan kaynaklanan kısımlarında 2017/Temmuz, Ağustos, Ekim, Kasım dönemleri bakımından hukuka uygunluk, 2017/Aralık dönemi bakımından ise hukuka aykırılık bulunmadığı, dava konusu ödeme emrinin 20-22. satırlarındaki borç kalemlerine gelince, bahsi geçen şirketin söz konusu kamu borçlarına fiili ile sebebiyet vermeyen, gerek beyannamenin verildiği ve gerekse de tahakkuk ve ödeme safhalarında kanuni temsilci görevinde bulunmayan, böylece şirketin ilgili borçlarına tutum ve davranışıyla sebebiyet vermeyen, borcun şirketten tahsil edilememesinde herhangi bir sorumluluğu bulunmayan davacının, anılan dönemlere ait şirket vergi borçlarından sorumlu tutulmasına olanak bulunmadığından, davacı adına düzenlenen ödeme emrinin 20-22 satırlarında hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, dava konusu ödeme emrinin 8, 20-22. ile 4. satırındaki borç kaleminin 2017/Ağustos-Eylül dönemlerine ilişkin Ba-Bs formlarının eksik verilmesinden kaynaklanan kısmı ile 14-19. satırlarındaki borç kalemlerinin sahte belge kullanmaktan kaynaklanan 2017/Temmuz, Eylül, Ekim, Kasım dönemlere ait borçlara ilişkin kısmının kaldırılmasına karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve taraflarca ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI:
DAVACININ İDDİALARI: Davacının çok kısa bir süre için şirketi satın aldığı ve şirketin zararda olduğunu fark eder etmez devrettiği, davacı tarafından şirket adına herhangi bir işlem yapılmadığı iddiasıyla kararın aleyhe olan kısmının bozulması istenilmektedir.

DAVALININ İDDİALARI: İlgili dönemde kanuni temsilci olan davacı adına ödeme emri düzenlenmesinin hukuka uygun olduğu iddiasıyla kararın aleyhe olan kısmının bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI: Taraflarca savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
Tarafların temyiz istemlerinin reddine,
Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle kısmen kabulüne, kısmen reddine ilişkin Vergi Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurularının reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
Temyiz isteminde bulunan davacıdan ...-TL maktu harç alınmasına,
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 07/12/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?