Danıştay9. Daireİdare Hukuku
Danıştay 9. Daire E.2022/3050 K.2023/4948
T.C.D A N I Ş T A YDOKUZUNCU DAİRE Esas No : 2022/3050 Karar No : 2023/4948 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Başkanlığı
**VEKİLİ:** Av. ...KARŞI TARAF (DAVACI) : ...İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.YARGILAMA SÜRECİ:Dava konusu istem: Davacı adına, kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen ... tarih ve ..., ... ve ... sayılı ödeme emirlerine konu borçların kaldırılması istemiyle yapılan düzeltme-şikayet başvurusunun reddine dair ... tarih ve E:... sayılı işlemin iptali istemine ilişkindir.İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; ... sayılı ödeme emrinin, asıl borçlu şirket tarafından 27/04/2012 tarihinde verilen 2011 yılı kurumlar vergisi beyannamesine istinaden tahakkuk eden kurumlar vergisine ilişkin olduğu, davacının asıl borçlu şirketin kanuni temsilcilik görevinden 14/03/2011 tarihinde ayrıldığı, beyannamenin verildiği tarihte ve vade tarihinde davacının kanuni temsilci sıfatını haiz olmadığı görüldüğünden borcun doğmasında ve ödenmemesinde kusuru bulunmayan davacıdan amme alacaklarının talep edilmesine yasal olanak bulunmadığından ve 213 sayılı Yasanın 118.maddesinde belirtilen şekilde mükellefin şahsında hata yapılarak verginin asıl borçlusu yerine davacıdan istenildiği anlaşıldığından, yapılan düzeltme-şikayet başvurusunun reddine ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varıldığı, ... sayılı ödeme emrinin ise, asıl borçlu şirket hakkında düzenlenen ... tarih ve ... sayılı vergi tekniği raporu dikkate alınarak takdir komisyonu kararıyla belirlenen matrahlar üzerinden şirket adına yapılan vergi ziyaı cezalı tarhiyatlara dayandığı, anılan raporda, şirketin hisse devir tarihi olan 21/03/2011 tarihinden itibaren düzenlediği faturaların sahte olduğunun ve bu tarihten itibaren temsile yetkili müdürün Murat Demiryurtlu olduğu ve sorumluluğunun bu kişide olduğunun belirtildiği görüldüğünden bu ödeme emri içeriğinde yer alan amme alacaklarının sahte fatura düzenleme fiili nedeniyle doğduğu ve bu fiilin davacı tarafından gerçekleştirilmediği, sahte faturaları düzenleyen ve sorumlu olan kişinin açık bir şekilde raporda belirtildiği anlaşıldığından amme alacaklarının doğduğu fiili gerçekleştirmeyen ve fiilin gerçekleştirildiği tarihte kanuni temsilci olmayan davacıdan amme alacaklarının talep edilmesine yasal olanak bulunmadığından ve 213 sayılı Yasanın 118. maddesinde belirtilen şekilde mükellefin şahsında hata yapılarak verginin asıl borçlusu yerine davacıdan istenildiği anlaşıldığından, yapılan düzeltme-şikayet başvurusunun reddine ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varıldığı, ... sayılı ödeme emrinin ise, 2011 yılına ilişkin 10/01/2018 vadeli kurumlar vergisi, vergi ziyaı cezası ve gecikme faizinden oluştuğu ve bu amme alacaklarının ... tarafından düzenlenen sahte belgelerin yasal kayıtlara intikal ettirilmesinden kaynaklandığı, sahte belgelerin 2011/Haziran-Ağustos ve Kasım dönemlerinde şirketin yasal kayıtlarına intikal ettirildiği görüldüğünden, ödeme emri içeriği bu alacakların kaynaklandığı sahte belge kullanma fiilinin gerçekleştiği dönemlerde kanuni temsilci olmayan ve sorumluluğu bulunmayan davacıdan amme alacaklarının talep edilmesine yasal olanak bulunmadığından ve 213 sayılı Yasanın 118. maddesinde belirtilen şekilde mükellefin şahsında hata yapılarak verginin asıl borçlusu yerine davacıdan istenildiği anlaşıldığından, yapılan düzeltme-şikayet başvurusunun reddine ilişkin işlemde de hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varıldığı, gerekçesiyle kabulüne davanın kabulüne, dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Verginin tarhı ve tahakkuku aşamasında yapılan hesap ve vergilendirme hatalarının düzeltilmesi amacıyla başvurulması gereken ve 213 sayılı Yasada düzenlenen düzeltme yoluna kamu alacağının tahsili aşamasında başvurulmasının mümkün olmadığı, düzeltme ve şikayet konusu yapılan işlemin iptaline yönelik hukuki yoruma dayalı olan ve tahsilat aşamasında bulunan olayın yasada belirlenen hatalar kapsamında olmaması nedeniyle tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı iddiasıyla kararın bozulması istenilmektedir.KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.KARAR SONUCU:Açıklanan nedenlerle;1.Davalının temyiz isteminin reddine,2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle kabulüne ilişkin Vergi Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 30/11/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
**VEKİLİ:** Av. ...KARŞI TARAF (DAVACI) : ...İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.YARGILAMA SÜRECİ:Dava konusu istem: Davacı adına, kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen ... tarih ve ..., ... ve ... sayılı ödeme emirlerine konu borçların kaldırılması istemiyle yapılan düzeltme-şikayet başvurusunun reddine dair ... tarih ve E:... sayılı işlemin iptali istemine ilişkindir.İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; ... sayılı ödeme emrinin, asıl borçlu şirket tarafından 27/04/2012 tarihinde verilen 2011 yılı kurumlar vergisi beyannamesine istinaden tahakkuk eden kurumlar vergisine ilişkin olduğu, davacının asıl borçlu şirketin kanuni temsilcilik görevinden 14/03/2011 tarihinde ayrıldığı, beyannamenin verildiği tarihte ve vade tarihinde davacının kanuni temsilci sıfatını haiz olmadığı görüldüğünden borcun doğmasında ve ödenmemesinde kusuru bulunmayan davacıdan amme alacaklarının talep edilmesine yasal olanak bulunmadığından ve 213 sayılı Yasanın 118.maddesinde belirtilen şekilde mükellefin şahsında hata yapılarak verginin asıl borçlusu yerine davacıdan istenildiği anlaşıldığından, yapılan düzeltme-şikayet başvurusunun reddine ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varıldığı, ... sayılı ödeme emrinin ise, asıl borçlu şirket hakkında düzenlenen ... tarih ve ... sayılı vergi tekniği raporu dikkate alınarak takdir komisyonu kararıyla belirlenen matrahlar üzerinden şirket adına yapılan vergi ziyaı cezalı tarhiyatlara dayandığı, anılan raporda, şirketin hisse devir tarihi olan 21/03/2011 tarihinden itibaren düzenlediği faturaların sahte olduğunun ve bu tarihten itibaren temsile yetkili müdürün Murat Demiryurtlu olduğu ve sorumluluğunun bu kişide olduğunun belirtildiği görüldüğünden bu ödeme emri içeriğinde yer alan amme alacaklarının sahte fatura düzenleme fiili nedeniyle doğduğu ve bu fiilin davacı tarafından gerçekleştirilmediği, sahte faturaları düzenleyen ve sorumlu olan kişinin açık bir şekilde raporda belirtildiği anlaşıldığından amme alacaklarının doğduğu fiili gerçekleştirmeyen ve fiilin gerçekleştirildiği tarihte kanuni temsilci olmayan davacıdan amme alacaklarının talep edilmesine yasal olanak bulunmadığından ve 213 sayılı Yasanın 118. maddesinde belirtilen şekilde mükellefin şahsında hata yapılarak verginin asıl borçlusu yerine davacıdan istenildiği anlaşıldığından, yapılan düzeltme-şikayet başvurusunun reddine ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varıldığı, ... sayılı ödeme emrinin ise, 2011 yılına ilişkin 10/01/2018 vadeli kurumlar vergisi, vergi ziyaı cezası ve gecikme faizinden oluştuğu ve bu amme alacaklarının ... tarafından düzenlenen sahte belgelerin yasal kayıtlara intikal ettirilmesinden kaynaklandığı, sahte belgelerin 2011/Haziran-Ağustos ve Kasım dönemlerinde şirketin yasal kayıtlarına intikal ettirildiği görüldüğünden, ödeme emri içeriği bu alacakların kaynaklandığı sahte belge kullanma fiilinin gerçekleştiği dönemlerde kanuni temsilci olmayan ve sorumluluğu bulunmayan davacıdan amme alacaklarının talep edilmesine yasal olanak bulunmadığından ve 213 sayılı Yasanın 118. maddesinde belirtilen şekilde mükellefin şahsında hata yapılarak verginin asıl borçlusu yerine davacıdan istenildiği anlaşıldığından, yapılan düzeltme-şikayet başvurusunun reddine ilişkin işlemde de hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varıldığı, gerekçesiyle kabulüne davanın kabulüne, dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Verginin tarhı ve tahakkuku aşamasında yapılan hesap ve vergilendirme hatalarının düzeltilmesi amacıyla başvurulması gereken ve 213 sayılı Yasada düzenlenen düzeltme yoluna kamu alacağının tahsili aşamasında başvurulmasının mümkün olmadığı, düzeltme ve şikayet konusu yapılan işlemin iptaline yönelik hukuki yoruma dayalı olan ve tahsilat aşamasında bulunan olayın yasada belirlenen hatalar kapsamında olmaması nedeniyle tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı iddiasıyla kararın bozulması istenilmektedir.KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.KARAR SONUCU:Açıklanan nedenlerle;1.Davalının temyiz isteminin reddine,2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle kabulüne ilişkin Vergi Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 30/11/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.