Danıştay9. DaireTicaret Hukuku
Danıştay 9. Daire E.2022/2929 K.2024/1671
T.C.D A N I Ş T A YDOKUZUNCU DAİRE Esas No : 2022/2929 Karar No : 2024/1671 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Başkanlığı
**VEKİLİ:** Av. ...KARŞI TARAF (DAVACI) : ...İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.YARGILAMA SÜRECİ:Dava konusu istem: ... International ... Dış Ticaret Limited Şirketi'nin vergi borçlarının tahsili amacıyla, kanuni temsilci sıfatıyla davacının gayrimenkullerine uygulanan hacizlerin kaldırılması istemine ilişkindir.İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; dava konusu haciz işleminin dayanağı olan ve asıl borçlu şirketin kanuni temsilci olduğundan bahisle davacı adına düzenlenen ödeme emirlerinin 13/01/2011 tarihinde bizzat davacıya tebliğ edildiği, davacı tarafça ödeme emirleri içeriği amme borçlarının 6111 Sayılı Kanun kapsamında yapılandırıldığı, yapılandırmaya ilişkin taahhüdün yerine getirilmemesi üzerine yapılandırmanın 2011 yılında iptal edildiği, söz konusu amme alacaklarından dolayı tahsil zamanaşımının 2011 yılını takip eden 2012 yılından itibaren yeniden işlemeye başladığı, davalı idarece, davacıya ait ... plakalı araca 06/03/2015, 15/05/2015, 07/09/2016, 27/11/2017, 30/10/2018 tarihlerinde haciz ve yakalama şerhleri konulduğu, ancak aracın yakalandığına, kıymet takdirinin yapıldığına, aracın satışının gerçekleştirildiğine ve araçtan dolayı varsa tahsil edilen tutarın davacının borcundan mahsup edildiğine dair bir bilgi belgenin dava dosyasına eklenilmediği, bu hususa ilişkin davalı idarece de bir açıklama yapılmadığı, yine davacıya ait ... Mahallesi, ... ada, ... parsel, ... numaralı taşınmaza 02/06/2015 ve 04/12/2017 tarihlerinde, ... Mahallesi, ... ada, ... parselde bulunan taşınmaza 05/06/2015 ve 04/12/2017 tarihlerinde, ... köyü, Göçük Mevki, ... parselde bulunan taşınmaza 02/06/2015 ve 04/12/2017 tarihlerinde haciz konulduğu, verilen savunma dilekçesi ve eklerinde de söz konusu hacizlerin halen devam ettiğinin görüldüğü, davacının banka hesaplarına konulmuş aktif haciz olmadığı hususları birlikte değerlendirildiğinde; davacıya usulüne uygun olarak tebliğ edilen ödeme emirlerinin tahsil zamanaşımını kestiği, sonrasında 2012 yılında yeniden işlemeye başlayan tahsil zamanaşımı süresinin 2015 yılının farklı tarihlerinde davacıya ait araca ve taşınmazlara konulan hacizlerle bir kez daha kesildiği, kesilen tahsil zamanaşımının 2016 yılından itibaren yeniden işlemeye başladığı, işlemeye başlayan zamanaşımı süresi içerisinde davacıya ait araca aynı borçlara ilişkin olarak 2016, 2017 ve 2018 yıllarında ve gayrimenkullere 2017 yılında yeniden hacizler konulduğu, ancak aynı borca ilişkin olarak farklı tarihlerde konulan bu hacizlerin tahsil zamanaşımını kesmediği, yine bu süre zarfında davacıya ait banka hesaplarında aktif haciz bulunmadığı ve davacıdan herhangi bir tahsilat yapılmadığı gibi tahsil zamanaşımını kesen başkaca bir sebebin de bulunmadığı görüldüğünden, 2015 yılında konulan hacizlerle kesilen zamanaşımı süresinin haczin konulduğu yılı takip eden takvim yılı olan 2016 yılından itibaren yeniden işlemeye başlamasından sonra davalı idarece beş yıl içerisinde en geç 31/12/2020 tarihine kadar herhangi bir tahsilat yapılmadığı ve dolayısıyla dava konusu haczin dayanağı olan amme alacaklarının tahsil zamanaşımına uğradığı anlaşıldığından, davacının malvarlığına uygulanan haciz işleminde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne , dava konusu hacizlerin kaldırılmasına karar verilmiştir.Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacının asıl borçlu şirketin kanuni temsilcisinin olduğu dönemde doğan borçlardan sorumlu olduğu, asıl borçlu şirketten tahsil edilemeyen kamu alacaklarının tahsili amacıyla 6183 sayılı Kanun'un mükerrer 35. maddesi uyarınca uygulanan haciz işlemlerinin hukuka uygun olduğu, olayda tahsil zamanaşımının bulunmadığı iddiasıyla kararın bozulması istenilmektedirKARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.KARAR SONUCU:Açıklanan nedenlerle;1.Davalının temyiz isteminin reddine,2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle kabulüne ilişkin Vergi Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 02/04/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
**VEKİLİ:** Av. ...KARŞI TARAF (DAVACI) : ...İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.YARGILAMA SÜRECİ:Dava konusu istem: ... International ... Dış Ticaret Limited Şirketi'nin vergi borçlarının tahsili amacıyla, kanuni temsilci sıfatıyla davacının gayrimenkullerine uygulanan hacizlerin kaldırılması istemine ilişkindir.İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; dava konusu haciz işleminin dayanağı olan ve asıl borçlu şirketin kanuni temsilci olduğundan bahisle davacı adına düzenlenen ödeme emirlerinin 13/01/2011 tarihinde bizzat davacıya tebliğ edildiği, davacı tarafça ödeme emirleri içeriği amme borçlarının 6111 Sayılı Kanun kapsamında yapılandırıldığı, yapılandırmaya ilişkin taahhüdün yerine getirilmemesi üzerine yapılandırmanın 2011 yılında iptal edildiği, söz konusu amme alacaklarından dolayı tahsil zamanaşımının 2011 yılını takip eden 2012 yılından itibaren yeniden işlemeye başladığı, davalı idarece, davacıya ait ... plakalı araca 06/03/2015, 15/05/2015, 07/09/2016, 27/11/2017, 30/10/2018 tarihlerinde haciz ve yakalama şerhleri konulduğu, ancak aracın yakalandığına, kıymet takdirinin yapıldığına, aracın satışının gerçekleştirildiğine ve araçtan dolayı varsa tahsil edilen tutarın davacının borcundan mahsup edildiğine dair bir bilgi belgenin dava dosyasına eklenilmediği, bu hususa ilişkin davalı idarece de bir açıklama yapılmadığı, yine davacıya ait ... Mahallesi, ... ada, ... parsel, ... numaralı taşınmaza 02/06/2015 ve 04/12/2017 tarihlerinde, ... Mahallesi, ... ada, ... parselde bulunan taşınmaza 05/06/2015 ve 04/12/2017 tarihlerinde, ... köyü, Göçük Mevki, ... parselde bulunan taşınmaza 02/06/2015 ve 04/12/2017 tarihlerinde haciz konulduğu, verilen savunma dilekçesi ve eklerinde de söz konusu hacizlerin halen devam ettiğinin görüldüğü, davacının banka hesaplarına konulmuş aktif haciz olmadığı hususları birlikte değerlendirildiğinde; davacıya usulüne uygun olarak tebliğ edilen ödeme emirlerinin tahsil zamanaşımını kestiği, sonrasında 2012 yılında yeniden işlemeye başlayan tahsil zamanaşımı süresinin 2015 yılının farklı tarihlerinde davacıya ait araca ve taşınmazlara konulan hacizlerle bir kez daha kesildiği, kesilen tahsil zamanaşımının 2016 yılından itibaren yeniden işlemeye başladığı, işlemeye başlayan zamanaşımı süresi içerisinde davacıya ait araca aynı borçlara ilişkin olarak 2016, 2017 ve 2018 yıllarında ve gayrimenkullere 2017 yılında yeniden hacizler konulduğu, ancak aynı borca ilişkin olarak farklı tarihlerde konulan bu hacizlerin tahsil zamanaşımını kesmediği, yine bu süre zarfında davacıya ait banka hesaplarında aktif haciz bulunmadığı ve davacıdan herhangi bir tahsilat yapılmadığı gibi tahsil zamanaşımını kesen başkaca bir sebebin de bulunmadığı görüldüğünden, 2015 yılında konulan hacizlerle kesilen zamanaşımı süresinin haczin konulduğu yılı takip eden takvim yılı olan 2016 yılından itibaren yeniden işlemeye başlamasından sonra davalı idarece beş yıl içerisinde en geç 31/12/2020 tarihine kadar herhangi bir tahsilat yapılmadığı ve dolayısıyla dava konusu haczin dayanağı olan amme alacaklarının tahsil zamanaşımına uğradığı anlaşıldığından, davacının malvarlığına uygulanan haciz işleminde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne , dava konusu hacizlerin kaldırılmasına karar verilmiştir.Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacının asıl borçlu şirketin kanuni temsilcisinin olduğu dönemde doğan borçlardan sorumlu olduğu, asıl borçlu şirketten tahsil edilemeyen kamu alacaklarının tahsili amacıyla 6183 sayılı Kanun'un mükerrer 35. maddesi uyarınca uygulanan haciz işlemlerinin hukuka uygun olduğu, olayda tahsil zamanaşımının bulunmadığı iddiasıyla kararın bozulması istenilmektedirKARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.KARAR SONUCU:Açıklanan nedenlerle;1.Davalının temyiz isteminin reddine,2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle kabulüne ilişkin Vergi Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 02/04/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.