Danıştay9. DaireTicaret Hukuku
Danıştay 9. Daire E.2022/1034 K.2024/1667
T.C.D A N I Ş T A YDOKUZUNCU DAİRE Esas No : 2022/1034 Karar No : 2024/1667 TEMYİZ EDENLER : 1-(DAVALI) ... Vergi Dairesi Başkanlığı (... Vergi Dairesi Müdürlüğü)
**VEKİLİ:** Av. ... 2-(DAVACI) ... San. ve Tic. Ltd. Şti.
**VEKİLİ:** Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.YARGILAMA SÜRECİ:Dava konusu istem: Davacı adına, 2016 yılına ilişkin yasal defter ve belgelerin ibraz edilmediğinden bahisle düzenlenen vergi inceleme raporuna dayanılarak re'sen tarh edilen 2016/Ocak-Aralık dönemlerine ait katma değer vergisinin ve 2016/ Ocak-Ağustos dönemleri için üç kat, diğer dönemler için ise tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle üç kat kesilen vergi ziyaı cezaları ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 355/1. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması İstemine ilişkindir.İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacı tarafından her ne kadar ilgili döneme ilişkin matrah artırımı talebi olduğu vergi incelemesi yapılamayacağı ileri sürülmüşse de dava dosyasındaki bilgi ve belgelerin incelenmesinden yapılandırmanın bozulduğu sonucuna varıldığından bahse konu itiraza itibar edilmediği, davacının defter belge isteme yazılarının usulüne uygun tebliğ edilmediği iddiasının defter ve belgelerin incelemesinden; defter belge isteme yazısının tebliğinin Vergi Usul Kanunu'nun tebliğ usullerine tabii olduğu, davacı şirket adına düzenlenen ... tarih ve E... sayılı defter belge isteme yazısının vergi dairesi memuru eliyle şirket adresinde bir kere tebliğ edilmeye çalışıldığı, vergi dairesi memurunca adresin mi bulunamadığı, kapalı mı olduğu, taşınmış mı olduğu konusunda açıklama yapılmadan "muhattaba adreste ulaşılamadığından iade edildi" şerhi düşülerek ve sadece kendi imzası ile durumun tespit olunduğu, tebliğ zarfında Vergi Usul Kanununun tebliğ esasları gereği muhattaba adreste ulaşılamaması durumunda merciine iade edildikten sonra münasip bir vakit ikinci defa aynı adrese tebliğ çıkarılacağı hükmüne rağmen ikinci defa şirket adresinde tebliğe çıkarılmadan doğrudan kanuni temsilcinin adresine tebliğe çıkarıldığının görüldüğü, bu durumda usulüne uygun tebliğ edilmeyen defter belge isteme yazısı üzerine yapılan tarhiyatta ve kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu vergi ve cezaların kaldırılmasına karar verilmiştir.Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının; cezalı tarhiyata yönelik kısmı hakkında, dava konusu yıla ait defter ve belgelerin davacı şirketin elektronik tebligat adresine gönderilen ...tarih ve E... sayılı yazı ile de istenildiği, usulüne uygun olarak yapıldığı görülen tebligata rağmen yasal süresinde ibraz edilmediğinin görüldüğü, davacı tarafından, 2016 yılına ilişkin olarak 7143 sayılı Kanun kapsamında kurumlar vergisi ve katma değer vergisi yönünden matrah artırımı talebinde bulunulduğu, artırıma ilişkin taksit tutarlarından 1,2,3,4 ve 5. taksitlerin süresinde nakden ve mahsuben ödendiği, son taksitin, vergi dairesi emanet hesabında alacağı olmasına rağmen vergi dairesince hukuka aykırı şekilde yapılan mahsup işlemi nedeniyle ödenmemiş duruma düşürüldüğü ve yapılandırmanın bozulduğu yönündeki iddia kapsamında dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinden, davacının 7143 sayılı Yasa kapsamında 06/07/2018 tarihinde 2016 ve 2017 yılları kurumlar vergisi yönünden matrah artırımından faydalandığı ve anılan yıllar için toplam 39.419,54-TL tutarında hesaplanan kurumlar vergisinin 6 eşit takside bölündüğü, ilk iki taksidinin süresinde ödendiği, ödenmesi gereken 18.300,47-TL tutarındaki üçüncü takside ilişkin 1.049,41-TL ödemenin kabul edildiği, 17.251,06-TL tutarındaki borcun boşta kaldığı, kalan tasitler de dahil toplam 92.551,81-TL'nin ödendiği, boşta kalan 17.251,06-TL'nin ödenmediği kabul edilerek yapılandırmanın bozulduğu, davacı tarafından 08/07/2019 tarihli dilekçe ile 13/03/2019 tarihinde emanette bulunan 42.111,78-TL'nin, 7143 sayılı Kanun tecil taksitlendirmesinin 3. taksidinin 4. takside, 4. taksidin 5. takside aktarılması suretiyle mahsubunun talep edildiği, 25/09/2020 günlü dilekçe ile de, 13/03/2019 tarihinde vergi dairesi emanet hesabına düşen alacağının 7143 sayılı Kanun kapsamında yapılan matrah artırımı borçlarına mahsubu gerekirken diğer borçlarına mahsup edildiği belirtilerek gerekli düzeltmenin yapılmasının talep edildiği, idarece bu talep yerinde görülerek davacının emanet alacağının matrah artırımlı borçlarına mahsup edildiği ve dosyaya dava dilekçesi ekinde sunulan 05/10/2020 günlü ekran görüntülerinden de anlaşıldığı üzere davacının matrah artırımlı borçlarının "tam ödendi" konumuna geldiği, sonrasında düzenlenen 06/10/2020 tarihli düzeltme fişleriyle söz konusu mahsuplar iptal edilerek davacıya yazılan aynı tarih ve E... sayılı yazı ile emanet hesabındaki tutarın yasa gereği vergi dairesine olan en eski vadeli borçlardan başlayarak mahsup edildiğinin ve düzeltme talebinin uygun görülmediğinin davacıya bildirilerek tarhiyatın dayanağı incelemenin yapıldığının anlaşıldığı, 7143 sayılı Kanun'da yapılan düzenlemeler ile, mükelleflerin geçmiş yıllara ilişkin vergisel iş ve işlemleri için bir takım kolaylıklar sağlanması, mükelleflerin gerek yapılandırma gerekse matrah artırımı yoluyla, çeşitli nedenlerle ödemediği ya da eksik beyan ettiği vergi borçlarını ödemelerinin önünü açmak ve matrahı veya vergisi artırılan yıllarla ilgili oluşabilecek vergi ve cezalardan korunmasının amaçlandığı, nitekim bu amaçla, yukarıda metnine yer verilen 7143 sayılı Kanun'un uygulanmasını gösteren 1 Seri nolu Tebliğde; "iade alacakları için dahi sehven yapılan mahsubun bozulamayacağı" öngörülerek kanun koyucunun amacının yapılandırmada ödemeleri korumak olduğunun görüldüğü, olayda emanette bulunan alacağından yapılmasını istediği mahsuben ödeme dışında kalan tüm kurumlar ve katma değer vergisi matrah artırımı taksitlerini süresinde ödediği görülen ve emanetteki parasının taksit kaydırmak suretiyle matrah artırımı borcuna mahsubu yönündeki iradesini vergi dairesine verdiği dilekçe ile açıkça koyan davacıya, mahsubun iradesi dışındaki borçlara yapıldığı ve bir takside ilişkin bir kısım borcun ödenmemiş konumuna düştüğü yönünde bir bildirimde bulunulmadığı ve hatta davacının idarece yapılan mahsupta hata bulunduğundan bahisle yaptığı 25/09/2020 tarihli başvurusu üzerine davalı idarece davacının talebi kabul edilerek 29/09/2020 tarihli vergi dairesi alındıları ile 7143 sayılı Kanundan kaynaklı borçlarının kapatıldığı ve davacının matrah artırımı durumunun sistemde "tam ödeme" durumuna girdiğinin görüldüğü hususları dikkate alındığında; matrah artırımı borçlarına yapılan mahsubun idarelerince tekrar düzeltildiğinden ve bu suretle bir taksidin bir kısmının ödenmemiş duruma düştüğünden bahisle davacının tam ödeme statüsünde olan yapılandırmasının bozulması suretiyle matrah artırımı kaldırılarak devam ettirilen inceleme sonucunda davacı adına yapılan vergi ziyaı cezalı tarhiyatta hukuka uygunluk bulunmadığı olayda, davacının 2016 yılı yasal defter ve belgelerinin istenilmesine dair 07/02/2020 tarih ve E:6308 sayılı yazının davacı şirketin elektronik adresine usulüne uygun olarak tebliğ edildiği ve yukarıda anılan Vergi Usul Kanunu'nun 256. maddesi uyarınca defter ve belgelerini muhafaza süresi içinde yetkili makam ve memurların talebi üzerine ibraza mecbur olan davacının süresinde defterlerini incelemeye ibraz etmediği görülmüş olduğundan davacı adına 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 355/1. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurusunun kısmen yukarıda belirtilen gerekçeyle reddine, kısmen kabulüne, Vergi Mahkemesi kararının özel usulsüzlük cezasına ilişkin kısmının kaldırılmasına, davanın bu kısmının reddine karar verilmiştir.TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI: DAVACININ İDDİALARI: Dava konusu döneme ilişkin olarak 7143 sayılı Kanun uyarınca matrah ve vergi artırımından faydalanıldığından ve yapılandırma geçerli olduğundan defter ve belgelerinin ibrazının istenemeyeceği, yapılan tebligatların usulsüz olduğu, dolayısıyla yapılan cezalı tarhiyatın ve kesilen özel usulsüzlük cezasının hukuka aykırı olduğu iddiasıyla kararın aleyhe olan kısmının bozulması istenilmiştir.DAVALININ İDDİALARI: Davacı şirketin 7143 sayılı Kanun kapsamında kurumlar vergisi ve katma değer vergisi yönünden matrah artırımında bulunduğu, ancak ödeme ihlali nedeniyle iptal edildiği, hakkında yapılan inceleme sonucu, ... tarih ve E:... sayılı defter ve belge isteme yazısının e -tebliğ yoluyla tarafına tebliğine rağmen davacı tarafından yasal defter ve belgelerin ibraz edilmedi görüldüğünden, hakkında yapılan tarhiyatta ve kesilen cezalarda hukuka aykırılık bulunmadığı iddiasıyla kararın aleyhe olan kısmının bozulması istenilmiştir.KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI: Taraflarca savunma verilmemiştir.DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle;Tarafların temyiz istemlerinin reddine, ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K... sayılı kararının ONANMASINA,Temyiz isteminde bulunan davacıdan aleyhe onanan kısım üzerinden 492 sayılı Harçlar Kanunu'na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca hesaplanacak nispi harcın alınmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 02/04/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
**VEKİLİ:** Av. ... 2-(DAVACI) ... San. ve Tic. Ltd. Şti.
**VEKİLİ:** Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.YARGILAMA SÜRECİ:Dava konusu istem: Davacı adına, 2016 yılına ilişkin yasal defter ve belgelerin ibraz edilmediğinden bahisle düzenlenen vergi inceleme raporuna dayanılarak re'sen tarh edilen 2016/Ocak-Aralık dönemlerine ait katma değer vergisinin ve 2016/ Ocak-Ağustos dönemleri için üç kat, diğer dönemler için ise tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle üç kat kesilen vergi ziyaı cezaları ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 355/1. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması İstemine ilişkindir.İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacı tarafından her ne kadar ilgili döneme ilişkin matrah artırımı talebi olduğu vergi incelemesi yapılamayacağı ileri sürülmüşse de dava dosyasındaki bilgi ve belgelerin incelenmesinden yapılandırmanın bozulduğu sonucuna varıldığından bahse konu itiraza itibar edilmediği, davacının defter belge isteme yazılarının usulüne uygun tebliğ edilmediği iddiasının defter ve belgelerin incelemesinden; defter belge isteme yazısının tebliğinin Vergi Usul Kanunu'nun tebliğ usullerine tabii olduğu, davacı şirket adına düzenlenen ... tarih ve E... sayılı defter belge isteme yazısının vergi dairesi memuru eliyle şirket adresinde bir kere tebliğ edilmeye çalışıldığı, vergi dairesi memurunca adresin mi bulunamadığı, kapalı mı olduğu, taşınmış mı olduğu konusunda açıklama yapılmadan "muhattaba adreste ulaşılamadığından iade edildi" şerhi düşülerek ve sadece kendi imzası ile durumun tespit olunduğu, tebliğ zarfında Vergi Usul Kanununun tebliğ esasları gereği muhattaba adreste ulaşılamaması durumunda merciine iade edildikten sonra münasip bir vakit ikinci defa aynı adrese tebliğ çıkarılacağı hükmüne rağmen ikinci defa şirket adresinde tebliğe çıkarılmadan doğrudan kanuni temsilcinin adresine tebliğe çıkarıldığının görüldüğü, bu durumda usulüne uygun tebliğ edilmeyen defter belge isteme yazısı üzerine yapılan tarhiyatta ve kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu vergi ve cezaların kaldırılmasına karar verilmiştir.Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının; cezalı tarhiyata yönelik kısmı hakkında, dava konusu yıla ait defter ve belgelerin davacı şirketin elektronik tebligat adresine gönderilen ...tarih ve E... sayılı yazı ile de istenildiği, usulüne uygun olarak yapıldığı görülen tebligata rağmen yasal süresinde ibraz edilmediğinin görüldüğü, davacı tarafından, 2016 yılına ilişkin olarak 7143 sayılı Kanun kapsamında kurumlar vergisi ve katma değer vergisi yönünden matrah artırımı talebinde bulunulduğu, artırıma ilişkin taksit tutarlarından 1,2,3,4 ve 5. taksitlerin süresinde nakden ve mahsuben ödendiği, son taksitin, vergi dairesi emanet hesabında alacağı olmasına rağmen vergi dairesince hukuka aykırı şekilde yapılan mahsup işlemi nedeniyle ödenmemiş duruma düşürüldüğü ve yapılandırmanın bozulduğu yönündeki iddia kapsamında dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinden, davacının 7143 sayılı Yasa kapsamında 06/07/2018 tarihinde 2016 ve 2017 yılları kurumlar vergisi yönünden matrah artırımından faydalandığı ve anılan yıllar için toplam 39.419,54-TL tutarında hesaplanan kurumlar vergisinin 6 eşit takside bölündüğü, ilk iki taksidinin süresinde ödendiği, ödenmesi gereken 18.300,47-TL tutarındaki üçüncü takside ilişkin 1.049,41-TL ödemenin kabul edildiği, 17.251,06-TL tutarındaki borcun boşta kaldığı, kalan tasitler de dahil toplam 92.551,81-TL'nin ödendiği, boşta kalan 17.251,06-TL'nin ödenmediği kabul edilerek yapılandırmanın bozulduğu, davacı tarafından 08/07/2019 tarihli dilekçe ile 13/03/2019 tarihinde emanette bulunan 42.111,78-TL'nin, 7143 sayılı Kanun tecil taksitlendirmesinin 3. taksidinin 4. takside, 4. taksidin 5. takside aktarılması suretiyle mahsubunun talep edildiği, 25/09/2020 günlü dilekçe ile de, 13/03/2019 tarihinde vergi dairesi emanet hesabına düşen alacağının 7143 sayılı Kanun kapsamında yapılan matrah artırımı borçlarına mahsubu gerekirken diğer borçlarına mahsup edildiği belirtilerek gerekli düzeltmenin yapılmasının talep edildiği, idarece bu talep yerinde görülerek davacının emanet alacağının matrah artırımlı borçlarına mahsup edildiği ve dosyaya dava dilekçesi ekinde sunulan 05/10/2020 günlü ekran görüntülerinden de anlaşıldığı üzere davacının matrah artırımlı borçlarının "tam ödendi" konumuna geldiği, sonrasında düzenlenen 06/10/2020 tarihli düzeltme fişleriyle söz konusu mahsuplar iptal edilerek davacıya yazılan aynı tarih ve E... sayılı yazı ile emanet hesabındaki tutarın yasa gereği vergi dairesine olan en eski vadeli borçlardan başlayarak mahsup edildiğinin ve düzeltme talebinin uygun görülmediğinin davacıya bildirilerek tarhiyatın dayanağı incelemenin yapıldığının anlaşıldığı, 7143 sayılı Kanun'da yapılan düzenlemeler ile, mükelleflerin geçmiş yıllara ilişkin vergisel iş ve işlemleri için bir takım kolaylıklar sağlanması, mükelleflerin gerek yapılandırma gerekse matrah artırımı yoluyla, çeşitli nedenlerle ödemediği ya da eksik beyan ettiği vergi borçlarını ödemelerinin önünü açmak ve matrahı veya vergisi artırılan yıllarla ilgili oluşabilecek vergi ve cezalardan korunmasının amaçlandığı, nitekim bu amaçla, yukarıda metnine yer verilen 7143 sayılı Kanun'un uygulanmasını gösteren 1 Seri nolu Tebliğde; "iade alacakları için dahi sehven yapılan mahsubun bozulamayacağı" öngörülerek kanun koyucunun amacının yapılandırmada ödemeleri korumak olduğunun görüldüğü, olayda emanette bulunan alacağından yapılmasını istediği mahsuben ödeme dışında kalan tüm kurumlar ve katma değer vergisi matrah artırımı taksitlerini süresinde ödediği görülen ve emanetteki parasının taksit kaydırmak suretiyle matrah artırımı borcuna mahsubu yönündeki iradesini vergi dairesine verdiği dilekçe ile açıkça koyan davacıya, mahsubun iradesi dışındaki borçlara yapıldığı ve bir takside ilişkin bir kısım borcun ödenmemiş konumuna düştüğü yönünde bir bildirimde bulunulmadığı ve hatta davacının idarece yapılan mahsupta hata bulunduğundan bahisle yaptığı 25/09/2020 tarihli başvurusu üzerine davalı idarece davacının talebi kabul edilerek 29/09/2020 tarihli vergi dairesi alındıları ile 7143 sayılı Kanundan kaynaklı borçlarının kapatıldığı ve davacının matrah artırımı durumunun sistemde "tam ödeme" durumuna girdiğinin görüldüğü hususları dikkate alındığında; matrah artırımı borçlarına yapılan mahsubun idarelerince tekrar düzeltildiğinden ve bu suretle bir taksidin bir kısmının ödenmemiş duruma düştüğünden bahisle davacının tam ödeme statüsünde olan yapılandırmasının bozulması suretiyle matrah artırımı kaldırılarak devam ettirilen inceleme sonucunda davacı adına yapılan vergi ziyaı cezalı tarhiyatta hukuka uygunluk bulunmadığı olayda, davacının 2016 yılı yasal defter ve belgelerinin istenilmesine dair 07/02/2020 tarih ve E:6308 sayılı yazının davacı şirketin elektronik adresine usulüne uygun olarak tebliğ edildiği ve yukarıda anılan Vergi Usul Kanunu'nun 256. maddesi uyarınca defter ve belgelerini muhafaza süresi içinde yetkili makam ve memurların talebi üzerine ibraza mecbur olan davacının süresinde defterlerini incelemeye ibraz etmediği görülmüş olduğundan davacı adına 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 355/1. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurusunun kısmen yukarıda belirtilen gerekçeyle reddine, kısmen kabulüne, Vergi Mahkemesi kararının özel usulsüzlük cezasına ilişkin kısmının kaldırılmasına, davanın bu kısmının reddine karar verilmiştir.TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI: DAVACININ İDDİALARI: Dava konusu döneme ilişkin olarak 7143 sayılı Kanun uyarınca matrah ve vergi artırımından faydalanıldığından ve yapılandırma geçerli olduğundan defter ve belgelerinin ibrazının istenemeyeceği, yapılan tebligatların usulsüz olduğu, dolayısıyla yapılan cezalı tarhiyatın ve kesilen özel usulsüzlük cezasının hukuka aykırı olduğu iddiasıyla kararın aleyhe olan kısmının bozulması istenilmiştir.DAVALININ İDDİALARI: Davacı şirketin 7143 sayılı Kanun kapsamında kurumlar vergisi ve katma değer vergisi yönünden matrah artırımında bulunduğu, ancak ödeme ihlali nedeniyle iptal edildiği, hakkında yapılan inceleme sonucu, ... tarih ve E:... sayılı defter ve belge isteme yazısının e -tebliğ yoluyla tarafına tebliğine rağmen davacı tarafından yasal defter ve belgelerin ibraz edilmedi görüldüğünden, hakkında yapılan tarhiyatta ve kesilen cezalarda hukuka aykırılık bulunmadığı iddiasıyla kararın aleyhe olan kısmının bozulması istenilmiştir.KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI: Taraflarca savunma verilmemiştir.DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle;Tarafların temyiz istemlerinin reddine, ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K... sayılı kararının ONANMASINA,Temyiz isteminde bulunan davacıdan aleyhe onanan kısım üzerinden 492 sayılı Harçlar Kanunu'na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca hesaplanacak nispi harcın alınmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 02/04/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.