‹ Ana sayfa
Danıştay9. Daireİdare Hukuku

Danıştay 9. Daire E.2021/3844 K.2023/315

Esas No: 2021/3844 · Karar No: 2023/315 · Karar Tarihi: 16.02.2023
T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2021/3844
Karar No : 2023/315

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı-…

**VEKİLİ:** Av…

KARŞI TARAF (DAVACI) : …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: … Gıda ve Sanayi Ürünleri İmalat Ticaret Limited Şirketi'nin vergi borçlarının tahsili amacıyla şirketin ortağı sıfatıyla davacı adına düzenlenen … tarih ve … sayılı ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; dava konusu ödeme emri içeriği 2009 yılı kurumlar vergisi, vergi ziyaı cezaları, gecikme faizleri ile 2009/Temmuz-Eylül dönemi vergi ziyaı cezaları ile gecikme faizleri yönünden; davacının 19/08/2009 tarihinde ortaklık sıfatının sona erdiği dikkate alındığında anılan vergi borçlarının davacının ortaklık sıfatının son bulduğu tarihten sonra oluşan kısmından sorumluluğunun bulunmadığı, asıl borçlu şirketin 2009 yılı içerisinde 305 gün faaliyette bulunduğu, davacının ise ilgili yıl içerisinde 170 gün şirket ortağı olduğu, bu durumda belirtilen kalemlere isabet eden tutarların faaliyette bulunulan gün sayısına bölünerek davacının ortaklık sıfatının bulunmadığı gün sayısıyla çarpılması suretiyle yapılan hesaplamayla belirlenen 2009 yılı kurumlar vergisi, vergi ziyaı cezaları, gecikme faizlerinin 19/08/2009 tarihinden sonra oluşan kısmı (toplam 44.576,73-TL) ile yine asıl borçlu 2009/Temmuz-Eylül dönemi içerisinde 92 gün faaliyette bulunduğu, davacının da ilgili dönemde 49 gün şirket ortaklığının bulunduğu, buna göre belirtilen kalemlere isabet eden tutarların faaliyette bulunulan gün sayısına bölünerek davacının ortaklık sıfatının bulunmadığı gün sayısıyla çarpılması suretiyle yapılan hesaplamayla belirlenen 2009/Temmuz-Eylül dönemi vergi ziyaı cezaları ile gecikme faizlerinin 19/08/2009 tarihinden sonraki kısmı (toplam 17.723,07) yönünden hukuka uygunluk bulunmadığı, dava konusu ödeme emrinin yukarıda belirtilen kısımları dışında kalan kısımları yönünden; asıl borçlu şirket nezdinde yapılan takibatın usulüne uygun olarak tamamlandığı, kesinleşen kamu alacağının tahsiline ilişkin olarak düzenlenen dava konusu ödeme emrinin belirtilen kısımlarında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, ödeme emri içeriği borçların 19/08/2009 tarihinden sonraki dönemlere ait kısmının iptaline yönünden karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesinin davanın kabule ilişkin kısmı yönünden davalı idare tarafından istinaf başvurusunun; dava konusu ödeme emri içeriğinde yer alan 2009 yılı kurumlar vergisi, vergi ziyaı cezaları, gecikme faizleri ile 2009/Temmuz-Eylül dönemine ilişkin vergi ziyaı cezaları ile gecikme faizleri dönemsellik ilkesi yönünden incelendiğinde; davacının, asıl borçlu şirketteki ortaklık sıfatının sona erdiği tarihten sonrasına isabet eden borçlardan sorumlu tutulamayacağı, ancak ortaklıktan ayrıldığı tarihe kadar ki borçlardan sorumlu tutulabileceği, dava dosyasında, anılan borçların davacının ortaklık süresinin sona erdiği tarihe kadar olan kısmının ne kadar olduğuna dair herhangi bir bilgi ve belge bulunmamasına rağmen Mahkemece, yılın her günü eşit olarak söz konusu borçların ortaya çıktığı kabul edilip yapılan hesaplama sonucu bulunan tutarlara göre karar verilmiş ise de, söz konusu borçların yılın her günü eşit olarak ortaya çıktığının kabulü hayatın olağan akışına, iktisadi ve ticari icaplara aykırı olduğundan davacının, dava konusu ödeme emrinde yer alan borçların ortaklıktan ayrıldığı tarihe kadar olan kısımlarından sorumluluğunun bulunduğu, bu tarihten sonrasına isabet eden kısımlarından sorumluluğunun bulunmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Ödeme emrine konu borçların, asıl borçlu … Gıda ve Sanayi Ürünleri İmalat Ticaret Limited Şirketi'nden tahsil edilmeyeceğinin anlaşılması üzerine, şirket ortağı sıfatıyla davacı adına düzenlenen ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı iddialarıyla kararın bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davalının temyiz isteminin reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi …. Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın …. Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 16/02/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?