Danıştay9. Daireİdare Hukuku
Danıştay 9. Daire E.2021/3059 K.2023/435
T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2021/3059
Karar No : 2023/435
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Müdürlüğü-…
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı adına, bir kısım hasılatını kayıt ve beyan dışı bıraktığından bahisle, takdir komisyonu kararlarına dayanılarak re'sen tarh edilen; 2009 yılı gelir vergisi ve 2009/Ekim-Aralık dönemine ilişkin geçici vergi ile bu vergiler üzerinden kesilen bir kat vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; davacının takdir komisyonuna sevk tarihi olan 13/11/2014 tarihinde herhangi bir matrah belirlemesine yer verilmeyen vergi müfettişi yazısına istinaden ve re'sen tarh nedeni somut tespit ve verilerle hukuka uygun bir şekilde ortaya konulmaksızın, takdir komisyonuna sevk tarihinden çok sonra düzenlenen … tarih ve … sayılı vergi tekniği raporundaki doneler baz alınmak suretiyle 2009 yılına ilişkin olarak belirlenen matrah üzerinden re'sen tarh edilen bir kat vergi ziyaı cezalı gelir vergisi ile geçici vergi üzerinden kesilen bir kat vergi ziyaı cezasında hukuka uygunluk bulunmadığı, geçici veri yönünden ise, mahsup dönemi geçmiş olan geçici verginin, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun mükerrer 120. maddesi gereğince tahakkuk ettirilmeyeceğinden, geçici vergi hakkında karar verilmesine yer olmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle da...ın kısmen kabulüne kısmen karar verilmesine yer olmadığına vergi ziyaı cezalı gelir vergisi ile geçici vergi üzerinden bir kat kesilen vergi ziyaı cezasının kaldırılmasına karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti:Olayda, beş yıllık zaman aşımı süresinin dolmasına az bir süre kala,14/11/2014 tarihinde, vergi idaresince davacı takdir komisyonuna sevk edilmiş ise de re'sen tarh sebebi olarak gösterilen "tutulması zorunlu olan defterlerin veya verilen beyannamelerin gerçek durumu yansıtmadığına dair delil bulunması" durumunun … tarih ve … sayılı vergi tekniği raporu ile tespit edildiği, söz konusu takdir komisyonu kararının ilgili vergi tekniği raporuna dayanılmak suretiyle vergi tekniği raporunda tespit edilen matrah esas alınarak yapıldığı, dolayısıyla dava konusu vergi ziyaı cezalı tarhiyatın dayanağının takdir komisyonu kararı değil vergi tekniği raporu olduğunun anlaşıldığı, 14/11/2014 tarihinde takdir komisyonuna sevk ile zamanaşımının durmasına olanak bulunmadığı, ancak re'sen tarh sebebinin bulunduğu durumlarda takdir komisyonuna sevk işleminin zamanaşımı süresi durduracağından, 31/12/2014 tarihine kadar tarh ve tebliğ edilmesi gereken 2009 yılına ilişkin vergi ve cezaların, beş yıllık süre geçtikten sonra tebliğ edilmesi nedeniyle zamanaşımına uğradığından dava konusu cezalı tarhiyatta bu yönüyle hukuka uygunluk, mahkeme kararında da sonucu itibariyle hukuka aykırılık bulunmadığından davalının istinaf başvurusunun belirtilen gerekçe ile reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI:213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 114. maddesi uyarınca takdir komisyonuna sevk ile zamanaşımı duracağından, davacının 14/11/2014 yılında takdir komisyonuna sevk edilmesi ile zamanaşımı durduğundan ve zamanaşımı süresi içerisinde de 2009 yılına ilişkin vergi ceza ihbarnameleri davacıya tebliğ edildiğinden olayda zamanaşımı bulunmadığı iddiasıyla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davalının temyiz isteminin reddine,
2…. Bölge İdare Mahkemesi Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 23/02/2023 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY : 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 30. maddesinde re'sen tarhiyatın, vergi matrahının tamamen veya kısmen defter, kayıt ve belgelere veya kanuni ölçülere dayanılarak tespitine imkan bulunmayan hallerde takdir komisyonları tarafından takdir edilen veya vergi incelemesi yapmaya yetkili olanlarca düzenlenmiş vergi inceleme raporlarında belirtilen matrah veya matrah kısmı üzerinden vergi tarh olunması olarak tanımlanmıştır. Kanunun 74. maddesinin (a) bendinin (1) numaralı alt bendinde, "yetkili makamlar tarafından istenilen matrah ve servet takdirlerini yapmak" takdir komisyonunun görevleri arasında sayılmış, komisyonun yetkilerini düzenleyen 75. maddenin 1. fıkrasında ise "72. maddenin birinci fıkrasına göre kurulan takdir komisyonu 74. maddedeki görevleri dolayısıyla bu Kanunda yazılı inceleme yetkisini haizdir." kuralına yer verilmiştir.
213 sayılı Kanun'un 113. maddesinde zamanaşımı; süre geçmesi suretiyle vergi alacağının kalkması olarak tanımlanmış, 114. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında ise vergi alacağının doğduğu takvim yılını takip eden yılın başından başlıyarak beş yıl içinde tarh ve mükellefe tebliğ edilmeyen vergilerin zamanaşımına uğrayacağı, şu kadar ki, vergi dairesince matrah takdiri için takdir komisyonuna başvurulmasının zamanaşımını durduracağı, duran zamanaşımını mezkûr komisyon kararının vergi dairesine tevdiini takip eden günden itibaren kaldığı yerden işlemeye devam edeceği, ancak işlemeyen sürenin her hâl ve takdirde bir yıldan fazla olamayacağı" hükmü yer almaktadır.
Dosyanın incelenmesinden, davacının, 14/11/2014 tarihinde takdir komisyonuna sevk edildiği, yapılan inceleme sonucunda 05/11/2015 tarihli takdir komisyonu kararı ile matrah takdirinde bulunulması üzerine, bir kat vergi ziyaı cezalı; 2009 yılına ilişkin gelir vergisi ile 2009/Ekim-Aralık dönemine ilişkin geçici vergiye ait ihbarnamelerin 09/11/2015 tarihinde davacıya tebliği üzerine bakılan da...ın açıldığı anlaşılmaktadır.
213 sayılı Kanunun 30. maddesi karşısında, vergi matrahının tamamen veya kısmen defter, kayıt ve belgelere veya kanuni ölçülere dayanılarak tespitine imkan bulunmayan hallerde matrahın takdir komisyonu tarafından takdir edilebileceği tartışmasız olup, bu durumdaki bir mükellefin vergi incelemesine başlamadan önce veya vergi incelemesi devam ederken takdire sevk edilmesine ve düzenlenen vergi tekniği raporlarının takdir komisyonunca done olarak kullanılmasına yasal bir engel bulunmamaktadır. Zamanaşımı süresi içinde takdire sevk edilmekle işlemekte olan zamanaşımı süresinin duracağı 213 sayılı Yasanın 114. maddesi gereğidir.
Bu durumda, dava konusu vergi matrahının takdiri için 14/11/2014 tarihinde takdir komisyonuna sevk edilmesiyle duran ve sevk tarihinden itibaren bir yıl içinde takdir komisyonu kararının vergi dairesi kayıtlarına girmesiyle işlemeye devam eden zamanaşımı süresi dolmadan 12/11/2015 tarihinde tebliğ edilen ihbarnameyle duyurulan vergi ve cezanın zamanaşımına uğradığından söz edilemeyeceğinden, tarhiyata karşı açılan davanın kabulü yolundaki Vergi Mahkemesi kararına yönelik davalının istinaf başvurusunu gerekçeli reddeden Bölge İdare Mahkemesi kararının, uyuşmazlığın esası hakkında karar verilmek üzere bozulması gerektiği oyuyla Daire kararına katılmıyoruz.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2021/3059
Karar No : 2023/435
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Müdürlüğü-…
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı adına, bir kısım hasılatını kayıt ve beyan dışı bıraktığından bahisle, takdir komisyonu kararlarına dayanılarak re'sen tarh edilen; 2009 yılı gelir vergisi ve 2009/Ekim-Aralık dönemine ilişkin geçici vergi ile bu vergiler üzerinden kesilen bir kat vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; davacının takdir komisyonuna sevk tarihi olan 13/11/2014 tarihinde herhangi bir matrah belirlemesine yer verilmeyen vergi müfettişi yazısına istinaden ve re'sen tarh nedeni somut tespit ve verilerle hukuka uygun bir şekilde ortaya konulmaksızın, takdir komisyonuna sevk tarihinden çok sonra düzenlenen … tarih ve … sayılı vergi tekniği raporundaki doneler baz alınmak suretiyle 2009 yılına ilişkin olarak belirlenen matrah üzerinden re'sen tarh edilen bir kat vergi ziyaı cezalı gelir vergisi ile geçici vergi üzerinden kesilen bir kat vergi ziyaı cezasında hukuka uygunluk bulunmadığı, geçici veri yönünden ise, mahsup dönemi geçmiş olan geçici verginin, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun mükerrer 120. maddesi gereğince tahakkuk ettirilmeyeceğinden, geçici vergi hakkında karar verilmesine yer olmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle da...ın kısmen kabulüne kısmen karar verilmesine yer olmadığına vergi ziyaı cezalı gelir vergisi ile geçici vergi üzerinden bir kat kesilen vergi ziyaı cezasının kaldırılmasına karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti:Olayda, beş yıllık zaman aşımı süresinin dolmasına az bir süre kala,14/11/2014 tarihinde, vergi idaresince davacı takdir komisyonuna sevk edilmiş ise de re'sen tarh sebebi olarak gösterilen "tutulması zorunlu olan defterlerin veya verilen beyannamelerin gerçek durumu yansıtmadığına dair delil bulunması" durumunun … tarih ve … sayılı vergi tekniği raporu ile tespit edildiği, söz konusu takdir komisyonu kararının ilgili vergi tekniği raporuna dayanılmak suretiyle vergi tekniği raporunda tespit edilen matrah esas alınarak yapıldığı, dolayısıyla dava konusu vergi ziyaı cezalı tarhiyatın dayanağının takdir komisyonu kararı değil vergi tekniği raporu olduğunun anlaşıldığı, 14/11/2014 tarihinde takdir komisyonuna sevk ile zamanaşımının durmasına olanak bulunmadığı, ancak re'sen tarh sebebinin bulunduğu durumlarda takdir komisyonuna sevk işleminin zamanaşımı süresi durduracağından, 31/12/2014 tarihine kadar tarh ve tebliğ edilmesi gereken 2009 yılına ilişkin vergi ve cezaların, beş yıllık süre geçtikten sonra tebliğ edilmesi nedeniyle zamanaşımına uğradığından dava konusu cezalı tarhiyatta bu yönüyle hukuka uygunluk, mahkeme kararında da sonucu itibariyle hukuka aykırılık bulunmadığından davalının istinaf başvurusunun belirtilen gerekçe ile reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI:213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 114. maddesi uyarınca takdir komisyonuna sevk ile zamanaşımı duracağından, davacının 14/11/2014 yılında takdir komisyonuna sevk edilmesi ile zamanaşımı durduğundan ve zamanaşımı süresi içerisinde de 2009 yılına ilişkin vergi ceza ihbarnameleri davacıya tebliğ edildiğinden olayda zamanaşımı bulunmadığı iddiasıyla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davalının temyiz isteminin reddine,
2…. Bölge İdare Mahkemesi Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 23/02/2023 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY : 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 30. maddesinde re'sen tarhiyatın, vergi matrahının tamamen veya kısmen defter, kayıt ve belgelere veya kanuni ölçülere dayanılarak tespitine imkan bulunmayan hallerde takdir komisyonları tarafından takdir edilen veya vergi incelemesi yapmaya yetkili olanlarca düzenlenmiş vergi inceleme raporlarında belirtilen matrah veya matrah kısmı üzerinden vergi tarh olunması olarak tanımlanmıştır. Kanunun 74. maddesinin (a) bendinin (1) numaralı alt bendinde, "yetkili makamlar tarafından istenilen matrah ve servet takdirlerini yapmak" takdir komisyonunun görevleri arasında sayılmış, komisyonun yetkilerini düzenleyen 75. maddenin 1. fıkrasında ise "72. maddenin birinci fıkrasına göre kurulan takdir komisyonu 74. maddedeki görevleri dolayısıyla bu Kanunda yazılı inceleme yetkisini haizdir." kuralına yer verilmiştir.
213 sayılı Kanun'un 113. maddesinde zamanaşımı; süre geçmesi suretiyle vergi alacağının kalkması olarak tanımlanmış, 114. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında ise vergi alacağının doğduğu takvim yılını takip eden yılın başından başlıyarak beş yıl içinde tarh ve mükellefe tebliğ edilmeyen vergilerin zamanaşımına uğrayacağı, şu kadar ki, vergi dairesince matrah takdiri için takdir komisyonuna başvurulmasının zamanaşımını durduracağı, duran zamanaşımını mezkûr komisyon kararının vergi dairesine tevdiini takip eden günden itibaren kaldığı yerden işlemeye devam edeceği, ancak işlemeyen sürenin her hâl ve takdirde bir yıldan fazla olamayacağı" hükmü yer almaktadır.
Dosyanın incelenmesinden, davacının, 14/11/2014 tarihinde takdir komisyonuna sevk edildiği, yapılan inceleme sonucunda 05/11/2015 tarihli takdir komisyonu kararı ile matrah takdirinde bulunulması üzerine, bir kat vergi ziyaı cezalı; 2009 yılına ilişkin gelir vergisi ile 2009/Ekim-Aralık dönemine ilişkin geçici vergiye ait ihbarnamelerin 09/11/2015 tarihinde davacıya tebliği üzerine bakılan da...ın açıldığı anlaşılmaktadır.
213 sayılı Kanunun 30. maddesi karşısında, vergi matrahının tamamen veya kısmen defter, kayıt ve belgelere veya kanuni ölçülere dayanılarak tespitine imkan bulunmayan hallerde matrahın takdir komisyonu tarafından takdir edilebileceği tartışmasız olup, bu durumdaki bir mükellefin vergi incelemesine başlamadan önce veya vergi incelemesi devam ederken takdire sevk edilmesine ve düzenlenen vergi tekniği raporlarının takdir komisyonunca done olarak kullanılmasına yasal bir engel bulunmamaktadır. Zamanaşımı süresi içinde takdire sevk edilmekle işlemekte olan zamanaşımı süresinin duracağı 213 sayılı Yasanın 114. maddesi gereğidir.
Bu durumda, dava konusu vergi matrahının takdiri için 14/11/2014 tarihinde takdir komisyonuna sevk edilmesiyle duran ve sevk tarihinden itibaren bir yıl içinde takdir komisyonu kararının vergi dairesi kayıtlarına girmesiyle işlemeye devam eden zamanaşımı süresi dolmadan 12/11/2015 tarihinde tebliğ edilen ihbarnameyle duyurulan vergi ve cezanın zamanaşımına uğradığından söz edilemeyeceğinden, tarhiyata karşı açılan davanın kabulü yolundaki Vergi Mahkemesi kararına yönelik davalının istinaf başvurusunu gerekçeli reddeden Bölge İdare Mahkemesi kararının, uyuşmazlığın esası hakkında karar verilmek üzere bozulması gerektiği oyuyla Daire kararına katılmıyoruz.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.