‹ Ana sayfa
Danıştay9. Daireİdare Hukuku

Danıştay 9. Daire E.2021/2204 K.2023/497

Esas No: 2021/2204 · Karar No: 2023/497 · Karar Tarihi: 01.03.2023
T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2021/2204
Karar No : 2023/497

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Başkanlığı-...

**VEKİLİ:** Av…

KARŞI TARAF (DAVACI) : …

**VEKİLİ:** Av…

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Asıl borçlu … Mobilya Orman Ürn. ve Aksesuar İmalatı Petrol Ürn. Nak. Emlak San. ve Tic. Ltd. Şti'ne ait vergi borçlarının tahsili amacıyla ortak sıfatıyla davacı adına düzenlenen … tarih ve … ve … sayılı ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... … Vergi Mahkemesinin …. tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; dava konusu … sayılı ödeme emri ile … sayılı ödeme emri içeriğinin 2010/Ocak dönemi haricindeki alacaklar bakımından, ... ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin … tarih ve E:… K:… sayılı kararıyla, davacının … Ürünleri ve Aksesuar İmalatı Petrol Ürünleri Nakliye Emlak San. ve Tic. Ltd. Şti'deki hissesini 18/05/2010 tarihinde devrettiğinin tespitine karar verildiği, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre limited şirketten tahsil olanağı kalmayan amme borçlarından dolayı ortaklar için öngörülen sorumluluğun ortaklık sıfatına ve ortaklık payına bağlı olduğu, amme borçlusu şirketteki hisselerini devreden davacının devir tarihinden sonraki vergi borçlarından sorumlu tutulamayacağından, … sayılı ödeme emri ile … sayılı ödeme emri içeriğinin 2010/Ocak dönemi haricindeki alacaklara ilişkin kısmında hukuka uyarlık bulunmadığı; … sayılı ödeme emri içeriği 2010/Ocak dönemi alacak bakımından ise, amme alacağının asıl borçlu şirketin mal varlığından tamamen veya kısmen tahsil edilemeyeceğinin somut bir biçimde ortaya konulmadığı anlaşıldığından, ilgili dönemde şirket ortağı olan davacı adına düzenlenen … sayılı ödeme emri içeriğinde yer alan 2010/Ocak dönemine ilişkin alacak bakımından da hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle da...ın kabulüne, dava konusu ödeme emirlerinin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Vergi Mahkemesi kararının, … sayılı ödeme emri ile … sayılı ödeme emri içeriği 2010/Ocak dönemi haricindeki kamu alacaklarına ilişkin kısmına karşı yapılan davalı idare istinaf başvurusunun reddi gerektiği; Mahkeme kararının, … sayılı ödeme emri içeriği 2010/Ocak dönemi amme alacağına ilişkin kısmı bakımından ise, 2010/Ocak dönemine ait kamu alacaklarına ilişkin asıl borçlu şirket adına düzenlenen 19/01/2017 tarih ve … sayılı ödeme emrinin tebliğ alındısında şirketin adresten taşındığının belirtildiği ancak bu alındının 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 102. maddesinde sayılı kimselere imzalatılmadan sadece posta memuru tarafından imzalandığı, bu halde ilanen tebliğ için gereken posta yolu ile tebliğ imkansızlığı şartının yasada belirtilen biçimde ortaya konulamadığı, bu durumda, asıl borçlu açısından usulüne uygun biçimde tebliğ edilmeyen ödeme emri içeriği kamu alacağının şirketten tahsil edilemediğinden bahisle şirket ortağı olan davacı adına düzenlenen dava konusu ödeme emrinin bu kısmında hukuka uygunluk bulunmadığından, Mahkeme kararının bu kısmında sonucu itibarıyla hukuki isabetsizlik görülmediğinden, bu kısma yönelik davalı idare istinaf isteminin gerekçeli reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Amme alacağının vadesinde ödenmemesi üzerine asıl borçlu şirket adına ödeme emirlerinin düzenlenerek tebliğ edildiği, tebliğe rağmen amme alacağı ödenmediğinden, Tahsilat Genel Tebliği gereğince elektronik ortamda şirketin mal varlığının araştırıldığı ve şirket mal varlığından tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacaklarının tahsili amacıyla şirket ortağı sıfatıyla davacı adına ödeme emirleri düzenlendiği, işbu davada, dava konusu edilen bu ödeme emirlerinin iptaline karar verilmiş ise de, şirket adına kayıtlı araçlara yakalamalı haciz şerhleri uygulandığı ancak bugüne kadar araçların trafikte yakalandığına ilişkin herhangi bir bilgi gelmediğinden, kıymet takdiri yapılmasına imkan bulunmadığı, Vergi Mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğu iddiasıyla bu karara karşı yapılan istinaf başvurusunu reddeden Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NİN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davalının temyiz isteminin reddine,
2.... Bölge İdare Mahkemesi …. Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi .. Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... … Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 01/03/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?