Danıştay9. Daireİdare Hukuku
Danıştay 9. Daire E.2021/2196 K.2023/4779
T.C.D A N I Ş T A Y DOKUZUNCU DAİRE Esas No : 2021/2196Karar No : 2023/4779TEMYİZ EDENLER:1-(DAVALI) ... Başkanlığı-...
**VEKİLİ:** Av. ... 2- (DAVACI) ... İnşaat Mim Müh Plan Proje Taah San Tic Ltd Şti
**VEKİLİ:** Av. ...İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ:Dava konusu istem: Davacı şirkete, ... Üniversitesi Yükseköğretim Kurumları Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanlığı tarafından ihale edilen "ERÜ Diş Hekimliği Fakültesi Ek Bina İnşaatı İşi"ne ilişkin imzalanan sözleşmenin 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanununun geçici 4'üncü maddesi uyarınca süresinden önce feshedilmesi nedeniyle ihale kararı ve sözleşme damga vergisi ile noter harcının hükmünden yararlanılmayan kısmına isabet eden toplam 495.481,85-TL'nin iadesi istemiyle yapılan düzeltme şikayet başvurusunun reddine ilişkin ... tarih ve E... sayılı işlemin iptali ve ödenen tutarın yasal faiziyle iadesi istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesi'nin ... tarih ve E:...., K:... sayılı kararıyla; dosyanın incelenmesinden; ... Üniversitesi Yükseköğretim Kurumları Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanlığı tarafından "ERÜ Diş Hekimliği Fakültesi Ek Bina İnşaat" işinin ihalesinin yapıldığı ve yapılan ihalenin davacı şirketin uhdesinde kaldığı, bunun üzerine davacı şirket ile ... Üniversitesi Yükseköğretim Kurumları Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanlığı arasında 27/08/2018 tarihli sözleşmenin imzalandığı, sözleşme ve ihale kararı damga vergisi ve noter harcı için toplam 567.387,22-TL ödendiği, ancak ihale makamı ile davacı şirket arasında imzalanan sözleşmenin feshedilmesi üzerine 09/09/2019 tarihli yapım işleri tasfiye geçici kabul tutanağı ile hakediş raporunun düzenlendiği, dava konusu işlemin sözleşme damga vergisine ilişkin kısmı bakımından; damga vergisinde, vergiyi doğuran olayın, 488 sayılı Damga Vergisi Kanununa ekli (1) sayılı tabloda yer alan ve herhangi bir hususu ispat veya belli etmek için ibraz edilebilecek olan kağıtların yazılıp imzalanması ya da imza yerine geçen bir işaret konulması anında meydana geldiği, sözleşmelerde de damga vergisi ile ilgili olarak vergiyi doğuran olayın gerçekleşmesi, bu sözleşmelerin imzalanması ile mümkün olup, imzalanıp hukuki durumu tekemmül ettikten sonra, damga vergisine konu olan sözleşmenin feshedilmesi nedeniyle bu sözleşmenin hükmünden yararlanılmayan kısmına ait damga vergisinin iadesinin yasal olarak mümkün olmadığı, 488 sayılı Damga Vergisi Kanunu'na ekli (1) sayılı listenin "II. Kararlar ve mazbatalar" başlıklı bölümünün 2 numaralı fıkrası'nda yer verilen, sözleşmenin düzenlenmiş ve daha sonra bu sözleşmenin fesih edilmesi durumunda, sözleşmenin hükmünden yararlanılmayan kısmına ilişkin damga vergisinin ret ve iade edilmeyeceği hükmü ile bu durumun açıkça kurala bağlandığı, bu hüküm uyarınca, damga vergisine ilişkin sözleşmenin süresinden önce feshedilmesi nedeniyle, sözleşmenin hükmünden yararlanılmayan kısmına isabet eden damga vergisinin iadesi yasal olarak mümkün olmadığından, bu doğrultuda tesis edilen dava konusu işlemin sözleşme damga vergisine ilişkin kısımlarında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığı, dava konusu işlemin noter harcına ilişkin kısmı bakımından; 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 38'inci maddesinde; noter işlemlerinden bu kanuna bağlı (2) sayılı tarifede yazılı olanların noter harçlarına tabi olduğu, 40'ıncı maddesinde; noter harçlarını, harca mevzu olan işlemin yapılmasını istiyen kişilerin ödemekle mükellef olduğu, 49'uncu maddesinde; noter harçlarının, ilgili işlemin hitamından önce peşin olarak alınacağı hükümlerine yer verildikten sonra, Aynı Kanuna ekli (2) sayılı tarifede, muayyen bir meblağı ihtiva eden her nevi senet, mukavelename ve kağıtlardan beher imza için nispi noter alınacağının belirtildiği, noter harçları ile ilgili olarak vergiyi doğuran olayın gerçekleşmesi, harca tabi işlemin noterde yapılması ile gerçekleşmekte olup, noterde işlem yapılıp hukuki durumu tekemmül ettikten sonra, harcın konusu olan sözleşmenin feshedilmesi nedeniyle bu sözleşmenin hükmünden yararlanılmayan kısmına ait harcın iadesinin mümkün olmadığı, noter harcına konu olan sözleşmenin süresinden önce feshedilmesi durumunda, bu sözleşmenin hükmünden yararlanılmayan kısmına isabet eden harcın iade edilmesi gerektiği yönünde 492 sayılı Kanun'da herhangi bir düzenleme de mevcut olmadığı, dava konusu işlemin noter harcına ilişkin kısımlarında hukuka aykırılık bulunmadığı; dava konusu işlemin ihale kararı damga vergisine ilişkin kısmı bakımından; damga vergisinde, vergiyi doğuran olayın, 488 sayılı Damga Vergisi Kanununa ekli (1) sayılı tabloda yer alan ve herhangi bir hususu ispat veya belli etmek için ibraz edilebilecek olan kağıtların yazılıp imzalanması ya da imza yerine geçen bir işaret konulması anında meydana geldiği, ihale kararının hüküm ifade edebilmesi için ise, ihaleye karşı yapılacak başvuruların tüketilmesi zorunlu olup, ihaleye ilişkin olarak düzenlenen kağıtlarda vergiyi doğuran olayın gerçekleşmesi, kağıda bağlanan hukuki durumun tekemmül etmesi halinde mümkün olduğu, 488 sayılı Kanuna ekli (1) sayılı listenin "II. Kararlar ve mazbatalar" başlıklı bölümünün 2 numaralı fıkrasına, 09/08/2016 tarih ve 29796 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6728 sayılı Kanun'un 28/b maddesiyle; "04/01/2002 tarih ve 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu kapsamındaki kurum ve kuruluşlara şikayet veya Kamu İhale Kurumuna itirazen şikayet ya da yargı kararı üzerine ihalenin iptal edilmesi halinde, bu ihale kararının hükmünden yararlanılmayan kısmına isabet eden damga vergisi ret ve iade olunacağı" hükmü eklenerek, ihale kararının tekemmül etmemesi halinde, ihale kararının hükmünden yararlanılmayan kısmına isabet eden damga vergisinin iade edileceği kurala bağlandığı, ihale kararı damga vergisinin iade edileceği durumlar olarak Kanun metninde ihale kararının şikayet ve itirazen şikayet başvuruları neticesinde veya yargı kararı üzerine iptal edilmesi sayılmışsa da, hakkaniyet ilkesi gereğince ihale kararı damga vergisinin iade edileceği durumlardan, yüklenicinin kendisi dışındaki sebeplere bağlı olarak, bir başka ifadeyle yükleniciye atfedilebilecek bir kusur olmaksızın ihalenin iptal edilmiş olmasının anlaşılması gerektiği sonucuna varıldığı, dava konusu olayda da, dava dilekçesinden anlaşılacağı üzere, 4735 sayılı Kanun'un geçici 4'üncü maddesi gereğince ihale kararın iptal edildiğinin anlaşıldığı, 4735 sayılı Kanun'un geçici 4'üncü maddesinde imalat girdilerinin fiyatlarında beklenmeyen artışlar meydana gelmesi nedeniyle sözleşmenin feshedilebileceği hükme bağlanmış olup, bu gerekçeyle ihale kararının iptal edilmesinde de yüklenici olan davacı şirkete atfedilebilecek herhangi bir kusurun olmadığı sonucuna varıldığı, 488 sayılı Damga Vergisi Kanunu'na ekli (1) sayılı listenin "II. Kararlar ve mazbatalar" başlıklı bölümünün 2 numaralı fıkrası uyarınca, iptal edilen ihale kararının hükmünden yararlanılmayan kısmına isabet eden damga vergisinin davacı şirkete ödenmesi gerekmektiği, davacıya iadesine karar verilen tutara gecikme zammı oranında faizin uygulanmasının kanuna ve hukuka uygun olduğu, devletle bireyin çıkarları arasındaki adil dengenin; mükellefe iade edilecek vergilere de, devletin kendi alacaklarına uyguladığı gecikme faizi oranının esas alınması suretiyle kurulması gerektiği, bunun hukuk devletinde adil dengenin sağlanması için zorunlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, dava konusu zımni ret işleminin ihale kararı damga vergisine ilişkin kısmının ise iptaline, ihale kararının hükmünden yararlanılmayan kısmına isabet eden ihale kararı damga vergisinin idareye yapılan başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile (gecikme zammı oranında) birlikte iadesine karar verilmiştir.Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurularına konu Vergi Mahkemesi Kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve taraflarca ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI: DAVALI İDARENİN İDDİALARI: Dava konusu olayda vergi hatası bulunmayıp, hukuki yorum gerektiren konu hakkında 213 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanamaycağı, ihale kararı damga vergisinin iadesinin, ihalenin iptal edilmesi halinde mümkün olduğu, damga vergisinde vergiyi doğuran olayın, kağıtların düzenlenerek hukuken tekemmül etmesi olduğu, imzalanmak suretiyle hukuken tekemmül eden ve verginin konusuna giren bir kağıdın hükmünden istifade edilmemiş olması veya kısmen istifade edilmiş olmasının, o kağıdın bir hususu ispat ve belli edebilecek belge olma vasfını ortadan kaldırmayacağı gibi kağıt tekemmül ettikten sonra kağıda konu muamelelerin feshedilmiş olmasının vergilendirmeyi etkilemeyeceği, 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanununun geçici 4'üncü maddesinde ihale kararı ve sözleşme damga vergisinin iade edileceğine ilişkin düzenleme bulunmadığı; diğer taraftan, yargı kararlarına göre iadesi gereken damga vergisine ilişkin tutarlar için idare tarafından faiz ödenmesini gerektirecek bir kanun hükmü bulunmadığı, idarenin haksız, yersiz veya fazladan tahsil ettiği bir vergi tutarı bulunmadığı gibi, haksız olarak tasarrufunda bulundurması da söz konusu olmadığından idarenin faiz ödeme yükü altına sokulmasının kabulünün mümkün olmadığı iddialarıyla kararın aleyhe olan kısmının bozulması istenilmektedir. DAVACININ İDDİALARI: Sözleşmenin iptali ile 488 sayılı Damga Vergisi Kanunu'nun 1. maddesi kapsamında değerlendirilebilecek nitelikte bir belgeden söz edilemeyeceğinden, damga vergisi açısından vergiyi doğuran olayın meydana geldiğinin kabulüne olanak bulunmadığı, sözleşmenin hükmünden yararlanılmayan kısmına isabet eden harcın iade edilmeyeceği yönünde 492 sayılı Kanun'da herhangi bir düzenleme mevcut olmadığı iddialarıyla kararın aleyhe olan kısmının bozulması istenilmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı tarafından savunma verilmemiştir. Davacının savunması yasal dayanaktan yoksun olan temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Davacı temyiz isteminin kabulü ile kararın sözleşme damga vergisi bakımından bozulması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:İNCELEME VE
**GEREKÇE:**MADDİ
**OLAY:** Davacı şirkete, ... Üniversitesi Yükseköğretim Kurumları Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanlığı tarafından ihale edilen "ERÜ Diş Hekimliği Fakültesi Ek Bina İnşaatı İşi"ne ilişkin imzalanan sözleşmenin 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanununun geçici 4'üncü maddesi uyarınca süresinden önce feshedilmesi nedeniyle ihale kararı damga vergisi ile sözleşme damga vergisinin ve noter harcının hükmünden yararlanılmayan kısmına isabet eden toplam 495.481,85-TL'nin iadesi istemiyle yapılan düzeltme şikayet başvurusunun reddine ilişkin ... tarih ve E... sayılı işlemin iptali ve ödenen tutarın yasal faiziyle iadesi istenilmektedir.
**İLGİLİ MEVZUAT:**213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 19. maddesinin 1. fıkrasında, vergi alacağının, vergi kanunlarının vergiyi bağladıkları olayın vukuu veya hukuki durumun tekemmülü ile doğacağı; 488 sayılı Damga Vergisi Kanunu'nun 1. maddesinin 2. fıkrasında, bu Kanundaki kağıtlar teriminin, yazılıp imzalanmak veya imza yerine geçen bir işaret konmak suretiyle düzenlenen ve herhangi bir hususu ispat veya belli etmek için ibraz edilebilecek olan belgeleri ifade edeceği; aynı Kanun'un 3. maddesinin birinci fıkrasında ise, damga vergisinin mükellefinin kağıtları imza edenler olduğu kurallarına yer verilmiştir. 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 122. maddesinde, mükelleflerin, vergi muamelelerindeki hataların düzeltilmesini vergi dairesinden isteyebilecekleri; 124. maddesinde de, vergi mahkemelerinde dava açma süresi geçtikten sonra yaptıkları düzeltme talepleri reddolunanların, şikayet yolu ile Maliye Bakanlığına müracaat edebilecekleri açıklanmıştır. Bu maddeler uyarınca düzeltilmesi vergi dairelerinden istenebilecek vergi hatasının tanımı ise aynı Kanun'un 116. maddesinde, vergiye müteallik hesaplarda veya vergilendirmede yapılan hatalar yüzünden haksız yere fazla veya eksik vergi istenmesi veya alınması olarak yapılmış, 117. maddesinde, hesap hataları olarak; matrah hataları, vergi miktarında hatalar ve verginin mükerrer olması; 118. maddesinde de, vergilendirme hataları olarak; mükellefin şahsında hata, mükellefiyette hata, mevzuda hata ve vergilendirme veya muafiyet döneminde hatalar gösterilmiş bulunmaktadır. Anayasa'nın 153. maddesinde, Anayasa Mahkemesi kararlarının kesin olduğu, iptal kararlarının gerekçesi yazılmadan açıklanamayacağı, Anayasa Mahkemesinin, bir kanun veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesinin tamamını veya bir hükmünü iptal ederken, kanun koyucu gibi hareketle, yeni bir uygulamaya yol açacak biçimde hüküm tesis edemeyeceği, kanun, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi veya Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü ya da bunların hükümlerinin, iptal kararlarının Resmî Gazete'de yayımlandığı tarihte yürürlükten kalkacağı, gereken hallerde, Anayasa Mahkemesinin, iptal hükmünün yürürlüğe gireceği tarihi ayrıca kararlaştırabileceği, bu tarihin, kararın Resmî Gazete'de yayımlandığı günden başlayarak bir yılı geçemeyeceği, iptal kararının yürürlüğe girişinin ertelendiği durumlarda, Türkiye Büyük Millet Meclisinin, iptal kararının ortaya çıkardığı hukuki boşluğu dolduracak kanun teklifini, öncelikle görüşüp karara bağlayacağı, iptal kararlarının geriye yürümeyeceği, Anayasa Mahkemesi kararlarının Resmî Gazete'de hemen yayımlanacağı ve yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzelkişileri bağlayacağı düzenlenmiştir.488 sayılı Damga Vergisi Kanunu'na ekli 1 sayılı tablonun “II. Kararlar ve mazbatalar” başlıklı listesinin 2'nci fıkrasına 09/08/2016 tarihli ve 29796 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 6728 sayılı Yatırım Ortamının İyileştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 28. maddesi ile “04/01/2002 tarihli ve 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu kapsamındaki kurum ve kuruluşlara şikâyet veya Kamu İhale Kurumuna itirazen şikâyet ya da yargı kararı üzerine ihalenin iptal edilmesi hâlinde, bu ihale kararının hükmünden yararlanılmayan kısmına isabet eden damga vergisi ret ve iade olunur. Sözleşmenin düzenlenmiş olması durumunda sözleşmeye ilişkin damga vergisi ret ve iade edilmez.” ifadesi eklenmiştir.Dairemizce, E:2019/7327 sayılı dosyada; 488 sayılı Damga Vergisi Kanununa ekli, (I) sayılı tablonun “II.Kararlar ve Mazbatalar” başlıklı bölümünün 2. maddesine eklenen parantez içi hükümde yer alan "Sözleşmenin düzenlenmiş olması durumunda sözleşmeye ilişkin damga vergisi ret ve iade edilmez." ibaresinin Anayasa'nın 2., 13., 35. ve 73. maddelerine aykırı olduğu itirazıyla 14/04/2022 tarihinde Anayasa Mahkemesine başvurulmasına karar verilmiş, Anayasa Mahkemesi tarafından 28/02/2023 tarih ve 32118 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan 13/12/2022 tarih ve E:2022/125, K:2022/162 sayılı kararla; ihale sonucu imzalanan sözleşmenin ihalenin iptali veya ihale üzerine bırakılan isteklinin değişmesi nedeniyle uygulanamaz hâle gelmesi durumunda sözleşmenin hükmünden faydalanılmayan dönemlere yönelik damga vergisinin ret ve iade edilmemesinin kişilere aşırı külfet yüklediği ve kuralın orantılı olmadığı sonucuna ulaşıldığı ve kuralın Anayasa’nın 13. ve 35. maddelerine aykırı olduğu gerekçesiyle "Sözleşmenin düzenlenmiş olması durumunda sözleşmeye ilişkin damga vergisi ret ve iade edilmez." cümlesi iptal edilmiş olup Anayasa Mahkemesince iptal hükmünün yürürlüğe gireceği tarih ayrıca kararlaştırılmamış, erteleme süresi öngörülmemiştir. Anayasa Mahkemesinin iptal kararı sonrasında, 488 sayılı Damga Vergisi Kanununa ekli, (I) sayılı tablonun “II.Kararlar ve Mazbatalar” başlıklı bölümünün 2. maddesine eklenen parantez içi hüküm "İhale Kanunlarına tabi olan veya olmayan resmi daire ve kamu tüzel kişiliğini haiz kurumların her türlü ihale kararları (Ek hüküm: 15/07/2016-6728/28 md.) (4/1/2002 tarihli ve 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu kapsamındaki kurum ve kuruluşlara şikâyet veya Kamu İhale Kurumuna itirazen şikâyet ya da yargı kararı üzerine ihalenin iptal edilmesi hâlinde, bu ihale kararının hükmünden yararlanılmayan kısmına isabet eden damga vergisi ret ve iade olunur. (İptal cümle: Anayasa Mahkemesi’nin 13/12/2022 tarihli ve E:2022/125, K:2022/162 sayılı kararı ile)" şeklinde yer almıştır."Sözleşmelerin tasfiyesi veya devri" başlıklı 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu'nun geçici 4.maddesi (Ek: 17/1/2019 - 7161/32 md.) ile "31/8/2018 tarihinden önce 4734 sayılı Kanuna göre ihalesi yapılan (3 üncü maddesindeki istisnalar dâhil) ve bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla devam eden sözleşmeler, imalat girdilerinin fiyatlarında beklenmeyen artışlar meydana gelmesi nedeniyle, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten sonraki 60 gün içinde yüklenicinin idareye yazılı olarak başvurması kaydıyla, Hazine ve Maliye Bakanlığının görüşü alınarak idarenin onayına bağlı olarak feshedilip tasfiye edilebilir veya devredilebilir. Bu durumda devir alacaklarda ilk ihaledeki şartlar, devir tarihi itibarıyla aranacak olup devirden veya fesihten kaynaklanan kısıtlama ve yaptırımlar uygulanmaz. Yüklenimi ortak girişim tarafından yürütülen sözleşmelerde ortaklar arasında devir veya hisse devirlerinde ilk ihaledeki yeterlik şartları aranmaz. Sözleşmesi feshedilen veya sözleşmeyi devreden yüklenicinin teminatı iade edilir. Bu fıkra kapsamında devredilen sözleşmeler ile bu fıkra kapsamına girmekle birlikte devredilmeyen sözleşmelerde, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten sonraki 60 gün içinde yüklenicinin idareye yazılı olarak başvurması kaydıyla süre uzatımına ilişkin kısıtlama ve şartlara tabi olunmaksızın Hazine ve Maliye Bakanlığının görüşü alınarak idare tarafından süre uzatılabilir. Sözleşmenin bu madde kapsamında feshedilerek tasfiye edilmesi veya devredilmesi durumunda yüklenici, fesih veya devir tarihine kadar gerçekleştirdiği imalatlar dışında idareden herhangi bir hak talebinde bulunamaz. Yüklenici tarafından, işin idarece uygun görülecek can ve mal güvenliği ile yapı güvenliğine yönelik tedbirlerin alınması şarttır. Bu kapsamda düzenlenecek fesihnamelerden ve devredilecek sözleşmelerden damga vergisi alınmaz." düzenlemesi getirilmiştir.Anayasa Mahkemesinin 10/2/2011 tarihli ve E:2008/58, K.: 2011/37 sayılı iptal kararı üzerine, 15/06/2012 tarihli, 28324 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak, aynı tarihte yürürlüğe giren 6322 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'la yeniden düzenlenen 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 112. maddesinin dördüncü fıkrasında "fazla veya yersiz olarak tahsil edilen vergilerin, fazla veya yersiz tahsilatın, mükelleften kaynaklanması halinde düzeltmeye dair müracaat tarihi, diğer hallerde verginin tahsili tarihinden düzeltme fişinin mükellefe tebliğ edildiği tarihe kadar geçen süre için aynı dönemde 6183 sayılı Kanuna göre belirlenen tecil faizi oranında hesaplanan faiz ile birlikte, 120. madde hükümlerine göre mükellefe red ve iade edileceği, söz konusu 120. maddede ise; vergi hatalarının düzeltme fişine dayanılarak düzeltileceği, hatanın mükellef aleyhine yapılmış olması halinde, fazla verginin, aynı fişe dayanılarak terkin ve tahsil olunmuş ise mükellefe reddolunacağı, düzeltme fişinin bir nüshasının, reddedilecek miktarla müracaat edeceği muhasebe ve müracaat süresi zikredilmek suretiyle mükellefe tebliğ edileceği belirtilmiştir.213 sayılı Kanun'un yine aynı Kanunla eklenen geçici 29. maddesinde ise bu Kanunun 112. maddesinin 4. fıkrasının, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten sonra fazla veya yersiz olarak tahsil edilen vergilerin iadesinde uygulanacağı öngörülmüştür.HUKUKİ DEĞERLENDİRME:Dosyanın incelenmesinden, ... Üniversitesi Yükseköğretim Kurumları Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanlığı tarafından ihale edilen ... ihale kayıt numaralı "ERÜ Diş Hekimliği Fakültesi Ek Bina İnşaatı İşi"ne ihalesine ilişkin 27/08/2018 tarihli sözleşmenin imzalandığı, sözleşmenin 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu'nun geçici 4.maddesi uyarınca feshedilip tasfiye edildiği ve 09/09/2019 tarihli yapım işleri geçici tasfiye kabul tutanağı ile hakediş raporu düzenlendiği, davacının ihale kararı ile sözleşmenin hükmünden yararlanılmayan bölümlerine isabet eden toplam 495.481,85 TL tutarındaki sözleşme damga vergisi, ihale karar pulu damga vergisi ve harcın idareye yapılan başvuru tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte iadesine ilişkin düzeltme şikayet başvurusunun, 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu'nun geçici 4.maddesinde daha önce düzenlenmiş bulunan sözleşmelere ilişkin damga vergilerinin iade edileceğine ilişkin bir düzenleme bulunmadığı, ilgili madde kapsamında düzenlenecek fesihnamelerden ve devredilecek sözleşmelerden damga vergisi alınmayacağı hükme bağlandığından sözleşme damga vergisinin bu madde kapsamında iade edilemeyeceği gerekçesi ile reddedildiği anlaşılmaktadır.Bölge İdare Mahkemesi kararının, dava konusu düzeltme şikayet başvurusunun reddine dair işlemin noter harcına ilişkin kısmına yönelik davacı tarafından ileri sürülen temyiz sebepleri kararın belirtilen kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının, dava konusu düzeltme şikayet başvurusunun reddine dair işlemin ihale kararı damga vergisine ilişkin kısmına yönelik davalı temyiz istemi bakımından; 488 sayılı Damga Vergisi Kanununa ekli, (I) sayılı tablonun “II.Kararlar ve Mazbatalar” başlıklı bölümünün 2. maddesine eklenen parantez içi hüküm "İhale Kanunlarına tabi olan veya olmayan resmi daire ve kamu tüzel kişiliğini haiz kurumların her türlü ihale kararlarının, 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu kapsamındaki kurum ve kuruluşlara şikâyet veya Kamu İhale Kurumuna itirazen şikâyet ya da yargı kararı üzerine ihalenin iptal edilmesi hâlinde, bu ihale kararının hükmünden yararlanılmayan kısmına isabet eden damga vergisi ret ve iade olunacağı düzenlenmiş olup tahdidi olarak sayılan üç hal dışındaki nedenlerle ihalenin iptal edilmesi halinde kısıtlayıcı bir düzenleme getirilmemiştir. Kanun koyucunun iradesine bakıldığında, ihalenin sayılan üç halde, ihale alan firmaların kusurları olmaksızın, öngöremeyecekleri nedenlerle iptal edilmesi halinde iadesini sağlamak amacıyla hareket ettiği, yalnızca şikâyet veya Kamu İhale Kurumuna itirazen şikâyet ya da yargı kararı üzerine ihalenin iptal edilmesi haline yer vererek ihale uhdesinde kalan şirketlerin kusuru olmaksızın belirtilen üç hal dışında ihalenin iptali, sözleşmenin tasfiyesi durumlarını tahdidi olarak saymadığı görülmüştür. Ancak Kanunda ihalenin herhangi bir nedenle iptali ya da tasfiyesi durumunda ihale uhdesinde kalan yüklenicinin herhangi bir kusurunun olmadığı ve belirtilen sonucun doğmasına kendi eylem ve işlemlerinin sebep olmadığı durumlarda, haklı nedenlerle ve başka yasal veya yasa altı düzenlemelere dayanılarak sonlandırılması, iptali ya da tasfiyesine karar verilen işlemden doğan ve bu işlemin ihalesi nedeniyle yüklenilen ihale damga vergisinin, ihalenin iptali ya da işin tasfiyesi nedeniyle hükmünden yararlanılmayan kısmının salt yukarıda değinilen yasa maddesinde belirtilen üç halden birine girmediği ön kabulü ile iade edilmemesi bu amaçla yapılan yasal düzenlemelerin ruhuna aykırı olduğu gibi yasa koyucunun bu hususa ilişkin amacı ile de çelişmektedir. 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu'na 17/01/2019 tarih ve 7161/32 madde ile eklenen "Sözleşmelerin tasfiyesi veya devri" başlıklı Geçici Madde 4 ile 31/08/2018 tarihinden önce 4734 sayılı Kanuna göre ihalesi yapılan (3 üncü maddesindeki istisnalar dâhil) ve bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla devam eden sözleşmelerin, imalat girdilerinin fiyatlarında beklenmeyen artışlar meydana gelmesi nedeniyle, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten sonraki 60 gün içinde yüklenicinin idareye yazılı olarak başvurması kaydıyla, Hazine ve Maliye Bakanlığının görüşü alınarak idarenin onayına bağlı olarak feshedilip tasfiye edilebileceği veya devredilebileceği düzenlenmiş olup olayda davacı, imalat girdilerinin fiyatlarında beklenmeyen artışlar meydana gelmesi nedeniyle, kanun ile getirilen bu haktan faydalanmak üzere başvurmuş ve Hazine ve Maliye Bakanlığının görüşü alınarak idarenin onayı ile sözleşme feshedilerek tasfiye edilmiştir. İhalenin yapılması ve sözleşmenin imzalanması ile vergiyi doğuran olay ortaya çıkmışsa da işin tasfiye edilmesinde davacı şirkete yüklenebilecek bir kusurun bulunmadığı, öngörülemeyen durumların ortaya çıkması nedeniyle ihalenin feshini talep etmek durumunda kaldığı, davacının kanunun tanıdığı bir haktan yararlanması sonucu ihalenin iptal edilmesi nedeniyle ihale kararının hükmünden yararlanılmayan kısmının uygulanma imkanı kalmadığı, dayanaksız hale geldiği sonucuna ulaşılmaktadır.Bu nedenle Yasanın tanıdığı imkandan yararlanarak ve Yasa ve Yasa altı düzenlemelerle getirilen yükümlülükleri yerine getirip gerekli prosedürleri tamamlayıp Maliye Bakanlığı iznini de alarak yaptığı başvuru sonucunda idarece ihaleye konu işin tasfiyesi nedeniyle söz konusu işe ilişkin ihale damga vergisinin hükmünden yararlanılmayan kısmının iadesi gerekirken aksi yönde tesis edilen dava konusu işlemin buna ilişkin kısmında hukuka uyarlık görülmemiştir.Bölge İdare Mahkemesi kararının, dava konusu düzeltme şikayet başvurusunun reddine dair işlemin sözleşme damga vergisine ilişkin kısmına yönelik davacı temyiz istemi bakımından; Dava konusu işlemin dayanağını oluşturan ihalenin iptal edilmesi halinde sözleşmenin düzenlenmiş olması durumunda sözleşmeye ilişkin damga vergisi ret ve iade edilmeyeceğine ilişkin kuralın Anayasa Mahkemesinin anılan kararıyla iptal edildiği ve bu kararın da Resmi Gazete'de yayımlandığı; yukarıda gerekçesine yer verilen Anayasa Mahkemesi kararıyla; ihale kararı damga vergisi ile sözleşme damga vergisi arasındaki, çelişkili uygulamaya değinilmek suretiyle sözleşmenin hükmünden faydalanılmayan dönemlerine ilişkin damga vergisinin ret ve iade edilmemesinde orantılılık ilkesine aykırılık bulunduğu suretiyle iptal kararı verilmiştir.Anayasa Mahkemesi'nin yukarıda değinilen mezkur kararından sonra, ihalenin şikayet, itirazen şikayet, mahkeme kararı ya da yukarıda izah edildiği üzere yükleniciye atfedilebilecek bir kusur olmaksızın Kanunlarla ve Yasa altı düzenlemelerle getirilen imkandan yararlanmak suretiyle yapılan başvurular üzerine ihalenin iptal edilmesi durumunda ihale konusu işe ilişkin sözleşmenin düzenlenmiş olması durumunda sözleşmeye ilişkin damga vergisinin ret ve iade edilmeyeceğine ilişkin düzenleme iptal edildiğinden bu tür ihaleler nedeniyle düzenlenen sözleşmelere ilişkin olarak ödenen damga vergilerinin iade edilip edilmeyeceği konusunda Kanunda ya da diğer düzenlemelerde engelleyici bir hüküm kalmamıştır. Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararı ile sözleşmeler açısından iptale konu edilen yasal düzenlemelerde ortaya çıkacak olan boşluğun da Medeni Kanunu'nun 2. maddesi ve Vergi Usul Kanunu'nun 3. maddesi hükümlerine uygun olarak yargı mercilerinin içtihatları ile doldurulacağı da tabiidir. Bu nedenle, yukarıda değinilen ve Anayasa Mahkemesi kararı ile iptal edilen yasal düzenlemelerden önce benzer konularda çıkan damga vergisi ihtilaflarında Dairemizce verilen ve müstekar hale gelen içtihatlar da gözetilerek ve ihalesi iptal edilen ya da tasfiyesi ile işi sonlandırılan işe ilişkin olarak düzenlenen sözleşmelerden doğan damga vergisinin hükmünden yararlanılmayan kısmının iade edilmesine yasal bir engel bulunmadığından bu yönde yapılan başvuru üzerine idarece tesis edilen ve bu dosyada dava konusu edilen olumsuz işlemin bu hususa ilişkin kısmında da hukuki isabet görülmediğinden davayı bu kısım bakımından reddeden Vergi Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunu reddeden Bölge İdare Mahkemesi kararının belirtilen kısmının bozulması gerekmektedir. Bölge İdare Mahkemesi kararının, iadesine karar verilen ihale kararı damga vergisine ilişkin kısma uygulanacak faiz oranınına ilişkin davalı tarafından ileri sürülen temyiz iddialarının incelenmesine gelince;Mükelleflerden fazla ve yersiz olarak tahsil edilen vergilerin iadesi durumunda, iade edilen tutarlara hangi oranda faiz ödeneceği konusunda açık bir düzenleme bulunmadığından, hukuk yaratma yetkisi kapsamında yerleşik Danıştay içtihatları ile 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun uyarınca hesaplanacak faiz oranının uygulanması öngörülmüş bulunmaktaydı. Ancak, 15/06/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6322 sayılı Kanun ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 112/4. maddesi yeniden düzenlenmiş ve fazla ve yersiz tahsil edilen vergilerin 6183 sayılı Kanuna göre belirlenen tecil faiziyle iade edileceği açıkça düzenlenmiş ve yine aynı Kanunla eklenen geçici 29. maddesinde ise; bu Kanunun 112. maddsinin 4. fıkrasının, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten sonra fazla veya yersiz olarak tahsil edilen vergilerin iadesinde uygulanacağı öngörülmüştür. Uyuşmazlıkta, iadesi talep edilen tutarın tahsil tarihi itibarıyla 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 112/4. maddesinin yürürlükte olduğundan, Kanunun açık hükmü nedeniyle, haksız veya fazla tahsil edildiği iddia edilen vergilerin iadesine ilişkin olarak dava dilekçesinde yasal dayanağı gösterilen bir faiz talebi olmadığı görüldüğünden yasal/kanuni faiz talebinden Vergi Usul Kanunu'nun 112. maddesinin 6322 sayılı Kanun'la değişik (4) numaralı fıkrasının yürürlüğe girdiği 15/06/2012 tarihinden sonra tecil faizinin anlaşılması gerektiği sonucuna varılmıştır. Nitekim, Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu'nun 10/03/2021 tarih ve E:2021/1, K:2021/3 sayılı Bölge İdare Mahkemesi Kararları Arasındaki Aykırılığın Giderilmesi İstemi Hakkındaki kararı da bu yöndedir. Bu durumda, davacıdan tahsil edilen tutarın 213 sayılı Kanun'un 112. maddesinin 4. fıkrası uyarınca tecil faiziyle iadesine hükmedilmesi gerekirken, hukuk devletinin adil dengesinin korunması gerektiğinden bahisle devlet tarafından kendi alacaklarına uygulanan faiz oranı olan 213 sayılı Kanunu'nun 112/3.maddesi uyarınca 6183 sayılı Kanuna göre tespit edilen gecikme zammı oranında faizin uygulanması gerektiği gerekçesiyle gecikme zammına hükmeden mahkeme kararına yönelik istinaf başvurusunu reddeden Bölge İdare Mahkemesi kararının bu kısmında hukuka uyarlık bulunmamaktadır.KARAR SONUCU:Açıklanan nedenlerle;1. Davacının temyiz isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine, davalının temyiz isteminin kısmen kabulüne kısmen reddine,2.... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının noter harcına ilişkin kısmının ONANMASINA, ihale kararı damga vergisine ilişkin kısmının yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA, sözleşme damga vergisine ilişkin kısmı ile iadesine karar verilen ihale kararı damga vergisine ilişkin kısma uygulanacak faiz oranınına ilişkin kısmının BOZULMASINA,3.Temyiz isteminde bulunan davacıdan ...-TL maktu harcın alınmasına,4.Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi .... Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 21/11/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
**VEKİLİ:** Av. ... 2- (DAVACI) ... İnşaat Mim Müh Plan Proje Taah San Tic Ltd Şti
**VEKİLİ:** Av. ...İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ:Dava konusu istem: Davacı şirkete, ... Üniversitesi Yükseköğretim Kurumları Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanlığı tarafından ihale edilen "ERÜ Diş Hekimliği Fakültesi Ek Bina İnşaatı İşi"ne ilişkin imzalanan sözleşmenin 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanununun geçici 4'üncü maddesi uyarınca süresinden önce feshedilmesi nedeniyle ihale kararı ve sözleşme damga vergisi ile noter harcının hükmünden yararlanılmayan kısmına isabet eden toplam 495.481,85-TL'nin iadesi istemiyle yapılan düzeltme şikayet başvurusunun reddine ilişkin ... tarih ve E... sayılı işlemin iptali ve ödenen tutarın yasal faiziyle iadesi istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesi'nin ... tarih ve E:...., K:... sayılı kararıyla; dosyanın incelenmesinden; ... Üniversitesi Yükseköğretim Kurumları Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanlığı tarafından "ERÜ Diş Hekimliği Fakültesi Ek Bina İnşaat" işinin ihalesinin yapıldığı ve yapılan ihalenin davacı şirketin uhdesinde kaldığı, bunun üzerine davacı şirket ile ... Üniversitesi Yükseköğretim Kurumları Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanlığı arasında 27/08/2018 tarihli sözleşmenin imzalandığı, sözleşme ve ihale kararı damga vergisi ve noter harcı için toplam 567.387,22-TL ödendiği, ancak ihale makamı ile davacı şirket arasında imzalanan sözleşmenin feshedilmesi üzerine 09/09/2019 tarihli yapım işleri tasfiye geçici kabul tutanağı ile hakediş raporunun düzenlendiği, dava konusu işlemin sözleşme damga vergisine ilişkin kısmı bakımından; damga vergisinde, vergiyi doğuran olayın, 488 sayılı Damga Vergisi Kanununa ekli (1) sayılı tabloda yer alan ve herhangi bir hususu ispat veya belli etmek için ibraz edilebilecek olan kağıtların yazılıp imzalanması ya da imza yerine geçen bir işaret konulması anında meydana geldiği, sözleşmelerde de damga vergisi ile ilgili olarak vergiyi doğuran olayın gerçekleşmesi, bu sözleşmelerin imzalanması ile mümkün olup, imzalanıp hukuki durumu tekemmül ettikten sonra, damga vergisine konu olan sözleşmenin feshedilmesi nedeniyle bu sözleşmenin hükmünden yararlanılmayan kısmına ait damga vergisinin iadesinin yasal olarak mümkün olmadığı, 488 sayılı Damga Vergisi Kanunu'na ekli (1) sayılı listenin "II. Kararlar ve mazbatalar" başlıklı bölümünün 2 numaralı fıkrası'nda yer verilen, sözleşmenin düzenlenmiş ve daha sonra bu sözleşmenin fesih edilmesi durumunda, sözleşmenin hükmünden yararlanılmayan kısmına ilişkin damga vergisinin ret ve iade edilmeyeceği hükmü ile bu durumun açıkça kurala bağlandığı, bu hüküm uyarınca, damga vergisine ilişkin sözleşmenin süresinden önce feshedilmesi nedeniyle, sözleşmenin hükmünden yararlanılmayan kısmına isabet eden damga vergisinin iadesi yasal olarak mümkün olmadığından, bu doğrultuda tesis edilen dava konusu işlemin sözleşme damga vergisine ilişkin kısımlarında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığı, dava konusu işlemin noter harcına ilişkin kısmı bakımından; 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 38'inci maddesinde; noter işlemlerinden bu kanuna bağlı (2) sayılı tarifede yazılı olanların noter harçlarına tabi olduğu, 40'ıncı maddesinde; noter harçlarını, harca mevzu olan işlemin yapılmasını istiyen kişilerin ödemekle mükellef olduğu, 49'uncu maddesinde; noter harçlarının, ilgili işlemin hitamından önce peşin olarak alınacağı hükümlerine yer verildikten sonra, Aynı Kanuna ekli (2) sayılı tarifede, muayyen bir meblağı ihtiva eden her nevi senet, mukavelename ve kağıtlardan beher imza için nispi noter alınacağının belirtildiği, noter harçları ile ilgili olarak vergiyi doğuran olayın gerçekleşmesi, harca tabi işlemin noterde yapılması ile gerçekleşmekte olup, noterde işlem yapılıp hukuki durumu tekemmül ettikten sonra, harcın konusu olan sözleşmenin feshedilmesi nedeniyle bu sözleşmenin hükmünden yararlanılmayan kısmına ait harcın iadesinin mümkün olmadığı, noter harcına konu olan sözleşmenin süresinden önce feshedilmesi durumunda, bu sözleşmenin hükmünden yararlanılmayan kısmına isabet eden harcın iade edilmesi gerektiği yönünde 492 sayılı Kanun'da herhangi bir düzenleme de mevcut olmadığı, dava konusu işlemin noter harcına ilişkin kısımlarında hukuka aykırılık bulunmadığı; dava konusu işlemin ihale kararı damga vergisine ilişkin kısmı bakımından; damga vergisinde, vergiyi doğuran olayın, 488 sayılı Damga Vergisi Kanununa ekli (1) sayılı tabloda yer alan ve herhangi bir hususu ispat veya belli etmek için ibraz edilebilecek olan kağıtların yazılıp imzalanması ya da imza yerine geçen bir işaret konulması anında meydana geldiği, ihale kararının hüküm ifade edebilmesi için ise, ihaleye karşı yapılacak başvuruların tüketilmesi zorunlu olup, ihaleye ilişkin olarak düzenlenen kağıtlarda vergiyi doğuran olayın gerçekleşmesi, kağıda bağlanan hukuki durumun tekemmül etmesi halinde mümkün olduğu, 488 sayılı Kanuna ekli (1) sayılı listenin "II. Kararlar ve mazbatalar" başlıklı bölümünün 2 numaralı fıkrasına, 09/08/2016 tarih ve 29796 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6728 sayılı Kanun'un 28/b maddesiyle; "04/01/2002 tarih ve 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu kapsamındaki kurum ve kuruluşlara şikayet veya Kamu İhale Kurumuna itirazen şikayet ya da yargı kararı üzerine ihalenin iptal edilmesi halinde, bu ihale kararının hükmünden yararlanılmayan kısmına isabet eden damga vergisi ret ve iade olunacağı" hükmü eklenerek, ihale kararının tekemmül etmemesi halinde, ihale kararının hükmünden yararlanılmayan kısmına isabet eden damga vergisinin iade edileceği kurala bağlandığı, ihale kararı damga vergisinin iade edileceği durumlar olarak Kanun metninde ihale kararının şikayet ve itirazen şikayet başvuruları neticesinde veya yargı kararı üzerine iptal edilmesi sayılmışsa da, hakkaniyet ilkesi gereğince ihale kararı damga vergisinin iade edileceği durumlardan, yüklenicinin kendisi dışındaki sebeplere bağlı olarak, bir başka ifadeyle yükleniciye atfedilebilecek bir kusur olmaksızın ihalenin iptal edilmiş olmasının anlaşılması gerektiği sonucuna varıldığı, dava konusu olayda da, dava dilekçesinden anlaşılacağı üzere, 4735 sayılı Kanun'un geçici 4'üncü maddesi gereğince ihale kararın iptal edildiğinin anlaşıldığı, 4735 sayılı Kanun'un geçici 4'üncü maddesinde imalat girdilerinin fiyatlarında beklenmeyen artışlar meydana gelmesi nedeniyle sözleşmenin feshedilebileceği hükme bağlanmış olup, bu gerekçeyle ihale kararının iptal edilmesinde de yüklenici olan davacı şirkete atfedilebilecek herhangi bir kusurun olmadığı sonucuna varıldığı, 488 sayılı Damga Vergisi Kanunu'na ekli (1) sayılı listenin "II. Kararlar ve mazbatalar" başlıklı bölümünün 2 numaralı fıkrası uyarınca, iptal edilen ihale kararının hükmünden yararlanılmayan kısmına isabet eden damga vergisinin davacı şirkete ödenmesi gerekmektiği, davacıya iadesine karar verilen tutara gecikme zammı oranında faizin uygulanmasının kanuna ve hukuka uygun olduğu, devletle bireyin çıkarları arasındaki adil dengenin; mükellefe iade edilecek vergilere de, devletin kendi alacaklarına uyguladığı gecikme faizi oranının esas alınması suretiyle kurulması gerektiği, bunun hukuk devletinde adil dengenin sağlanması için zorunlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, dava konusu zımni ret işleminin ihale kararı damga vergisine ilişkin kısmının ise iptaline, ihale kararının hükmünden yararlanılmayan kısmına isabet eden ihale kararı damga vergisinin idareye yapılan başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile (gecikme zammı oranında) birlikte iadesine karar verilmiştir.Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurularına konu Vergi Mahkemesi Kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve taraflarca ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI: DAVALI İDARENİN İDDİALARI: Dava konusu olayda vergi hatası bulunmayıp, hukuki yorum gerektiren konu hakkında 213 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanamaycağı, ihale kararı damga vergisinin iadesinin, ihalenin iptal edilmesi halinde mümkün olduğu, damga vergisinde vergiyi doğuran olayın, kağıtların düzenlenerek hukuken tekemmül etmesi olduğu, imzalanmak suretiyle hukuken tekemmül eden ve verginin konusuna giren bir kağıdın hükmünden istifade edilmemiş olması veya kısmen istifade edilmiş olmasının, o kağıdın bir hususu ispat ve belli edebilecek belge olma vasfını ortadan kaldırmayacağı gibi kağıt tekemmül ettikten sonra kağıda konu muamelelerin feshedilmiş olmasının vergilendirmeyi etkilemeyeceği, 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanununun geçici 4'üncü maddesinde ihale kararı ve sözleşme damga vergisinin iade edileceğine ilişkin düzenleme bulunmadığı; diğer taraftan, yargı kararlarına göre iadesi gereken damga vergisine ilişkin tutarlar için idare tarafından faiz ödenmesini gerektirecek bir kanun hükmü bulunmadığı, idarenin haksız, yersiz veya fazladan tahsil ettiği bir vergi tutarı bulunmadığı gibi, haksız olarak tasarrufunda bulundurması da söz konusu olmadığından idarenin faiz ödeme yükü altına sokulmasının kabulünün mümkün olmadığı iddialarıyla kararın aleyhe olan kısmının bozulması istenilmektedir. DAVACININ İDDİALARI: Sözleşmenin iptali ile 488 sayılı Damga Vergisi Kanunu'nun 1. maddesi kapsamında değerlendirilebilecek nitelikte bir belgeden söz edilemeyeceğinden, damga vergisi açısından vergiyi doğuran olayın meydana geldiğinin kabulüne olanak bulunmadığı, sözleşmenin hükmünden yararlanılmayan kısmına isabet eden harcın iade edilmeyeceği yönünde 492 sayılı Kanun'da herhangi bir düzenleme mevcut olmadığı iddialarıyla kararın aleyhe olan kısmının bozulması istenilmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı tarafından savunma verilmemiştir. Davacının savunması yasal dayanaktan yoksun olan temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Davacı temyiz isteminin kabulü ile kararın sözleşme damga vergisi bakımından bozulması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:İNCELEME VE
**GEREKÇE:**MADDİ
**OLAY:** Davacı şirkete, ... Üniversitesi Yükseköğretim Kurumları Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanlığı tarafından ihale edilen "ERÜ Diş Hekimliği Fakültesi Ek Bina İnşaatı İşi"ne ilişkin imzalanan sözleşmenin 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanununun geçici 4'üncü maddesi uyarınca süresinden önce feshedilmesi nedeniyle ihale kararı damga vergisi ile sözleşme damga vergisinin ve noter harcının hükmünden yararlanılmayan kısmına isabet eden toplam 495.481,85-TL'nin iadesi istemiyle yapılan düzeltme şikayet başvurusunun reddine ilişkin ... tarih ve E... sayılı işlemin iptali ve ödenen tutarın yasal faiziyle iadesi istenilmektedir.
**İLGİLİ MEVZUAT:**213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 19. maddesinin 1. fıkrasında, vergi alacağının, vergi kanunlarının vergiyi bağladıkları olayın vukuu veya hukuki durumun tekemmülü ile doğacağı; 488 sayılı Damga Vergisi Kanunu'nun 1. maddesinin 2. fıkrasında, bu Kanundaki kağıtlar teriminin, yazılıp imzalanmak veya imza yerine geçen bir işaret konmak suretiyle düzenlenen ve herhangi bir hususu ispat veya belli etmek için ibraz edilebilecek olan belgeleri ifade edeceği; aynı Kanun'un 3. maddesinin birinci fıkrasında ise, damga vergisinin mükellefinin kağıtları imza edenler olduğu kurallarına yer verilmiştir. 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 122. maddesinde, mükelleflerin, vergi muamelelerindeki hataların düzeltilmesini vergi dairesinden isteyebilecekleri; 124. maddesinde de, vergi mahkemelerinde dava açma süresi geçtikten sonra yaptıkları düzeltme talepleri reddolunanların, şikayet yolu ile Maliye Bakanlığına müracaat edebilecekleri açıklanmıştır. Bu maddeler uyarınca düzeltilmesi vergi dairelerinden istenebilecek vergi hatasının tanımı ise aynı Kanun'un 116. maddesinde, vergiye müteallik hesaplarda veya vergilendirmede yapılan hatalar yüzünden haksız yere fazla veya eksik vergi istenmesi veya alınması olarak yapılmış, 117. maddesinde, hesap hataları olarak; matrah hataları, vergi miktarında hatalar ve verginin mükerrer olması; 118. maddesinde de, vergilendirme hataları olarak; mükellefin şahsında hata, mükellefiyette hata, mevzuda hata ve vergilendirme veya muafiyet döneminde hatalar gösterilmiş bulunmaktadır. Anayasa'nın 153. maddesinde, Anayasa Mahkemesi kararlarının kesin olduğu, iptal kararlarının gerekçesi yazılmadan açıklanamayacağı, Anayasa Mahkemesinin, bir kanun veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesinin tamamını veya bir hükmünü iptal ederken, kanun koyucu gibi hareketle, yeni bir uygulamaya yol açacak biçimde hüküm tesis edemeyeceği, kanun, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi veya Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü ya da bunların hükümlerinin, iptal kararlarının Resmî Gazete'de yayımlandığı tarihte yürürlükten kalkacağı, gereken hallerde, Anayasa Mahkemesinin, iptal hükmünün yürürlüğe gireceği tarihi ayrıca kararlaştırabileceği, bu tarihin, kararın Resmî Gazete'de yayımlandığı günden başlayarak bir yılı geçemeyeceği, iptal kararının yürürlüğe girişinin ertelendiği durumlarda, Türkiye Büyük Millet Meclisinin, iptal kararının ortaya çıkardığı hukuki boşluğu dolduracak kanun teklifini, öncelikle görüşüp karara bağlayacağı, iptal kararlarının geriye yürümeyeceği, Anayasa Mahkemesi kararlarının Resmî Gazete'de hemen yayımlanacağı ve yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzelkişileri bağlayacağı düzenlenmiştir.488 sayılı Damga Vergisi Kanunu'na ekli 1 sayılı tablonun “II. Kararlar ve mazbatalar” başlıklı listesinin 2'nci fıkrasına 09/08/2016 tarihli ve 29796 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 6728 sayılı Yatırım Ortamının İyileştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 28. maddesi ile “04/01/2002 tarihli ve 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu kapsamındaki kurum ve kuruluşlara şikâyet veya Kamu İhale Kurumuna itirazen şikâyet ya da yargı kararı üzerine ihalenin iptal edilmesi hâlinde, bu ihale kararının hükmünden yararlanılmayan kısmına isabet eden damga vergisi ret ve iade olunur. Sözleşmenin düzenlenmiş olması durumunda sözleşmeye ilişkin damga vergisi ret ve iade edilmez.” ifadesi eklenmiştir.Dairemizce, E:2019/7327 sayılı dosyada; 488 sayılı Damga Vergisi Kanununa ekli, (I) sayılı tablonun “II.Kararlar ve Mazbatalar” başlıklı bölümünün 2. maddesine eklenen parantez içi hükümde yer alan "Sözleşmenin düzenlenmiş olması durumunda sözleşmeye ilişkin damga vergisi ret ve iade edilmez." ibaresinin Anayasa'nın 2., 13., 35. ve 73. maddelerine aykırı olduğu itirazıyla 14/04/2022 tarihinde Anayasa Mahkemesine başvurulmasına karar verilmiş, Anayasa Mahkemesi tarafından 28/02/2023 tarih ve 32118 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan 13/12/2022 tarih ve E:2022/125, K:2022/162 sayılı kararla; ihale sonucu imzalanan sözleşmenin ihalenin iptali veya ihale üzerine bırakılan isteklinin değişmesi nedeniyle uygulanamaz hâle gelmesi durumunda sözleşmenin hükmünden faydalanılmayan dönemlere yönelik damga vergisinin ret ve iade edilmemesinin kişilere aşırı külfet yüklediği ve kuralın orantılı olmadığı sonucuna ulaşıldığı ve kuralın Anayasa’nın 13. ve 35. maddelerine aykırı olduğu gerekçesiyle "Sözleşmenin düzenlenmiş olması durumunda sözleşmeye ilişkin damga vergisi ret ve iade edilmez." cümlesi iptal edilmiş olup Anayasa Mahkemesince iptal hükmünün yürürlüğe gireceği tarih ayrıca kararlaştırılmamış, erteleme süresi öngörülmemiştir. Anayasa Mahkemesinin iptal kararı sonrasında, 488 sayılı Damga Vergisi Kanununa ekli, (I) sayılı tablonun “II.Kararlar ve Mazbatalar” başlıklı bölümünün 2. maddesine eklenen parantez içi hüküm "İhale Kanunlarına tabi olan veya olmayan resmi daire ve kamu tüzel kişiliğini haiz kurumların her türlü ihale kararları (Ek hüküm: 15/07/2016-6728/28 md.) (4/1/2002 tarihli ve 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu kapsamındaki kurum ve kuruluşlara şikâyet veya Kamu İhale Kurumuna itirazen şikâyet ya da yargı kararı üzerine ihalenin iptal edilmesi hâlinde, bu ihale kararının hükmünden yararlanılmayan kısmına isabet eden damga vergisi ret ve iade olunur. (İptal cümle: Anayasa Mahkemesi’nin 13/12/2022 tarihli ve E:2022/125, K:2022/162 sayılı kararı ile)" şeklinde yer almıştır."Sözleşmelerin tasfiyesi veya devri" başlıklı 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu'nun geçici 4.maddesi (Ek: 17/1/2019 - 7161/32 md.) ile "31/8/2018 tarihinden önce 4734 sayılı Kanuna göre ihalesi yapılan (3 üncü maddesindeki istisnalar dâhil) ve bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla devam eden sözleşmeler, imalat girdilerinin fiyatlarında beklenmeyen artışlar meydana gelmesi nedeniyle, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten sonraki 60 gün içinde yüklenicinin idareye yazılı olarak başvurması kaydıyla, Hazine ve Maliye Bakanlığının görüşü alınarak idarenin onayına bağlı olarak feshedilip tasfiye edilebilir veya devredilebilir. Bu durumda devir alacaklarda ilk ihaledeki şartlar, devir tarihi itibarıyla aranacak olup devirden veya fesihten kaynaklanan kısıtlama ve yaptırımlar uygulanmaz. Yüklenimi ortak girişim tarafından yürütülen sözleşmelerde ortaklar arasında devir veya hisse devirlerinde ilk ihaledeki yeterlik şartları aranmaz. Sözleşmesi feshedilen veya sözleşmeyi devreden yüklenicinin teminatı iade edilir. Bu fıkra kapsamında devredilen sözleşmeler ile bu fıkra kapsamına girmekle birlikte devredilmeyen sözleşmelerde, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten sonraki 60 gün içinde yüklenicinin idareye yazılı olarak başvurması kaydıyla süre uzatımına ilişkin kısıtlama ve şartlara tabi olunmaksızın Hazine ve Maliye Bakanlığının görüşü alınarak idare tarafından süre uzatılabilir. Sözleşmenin bu madde kapsamında feshedilerek tasfiye edilmesi veya devredilmesi durumunda yüklenici, fesih veya devir tarihine kadar gerçekleştirdiği imalatlar dışında idareden herhangi bir hak talebinde bulunamaz. Yüklenici tarafından, işin idarece uygun görülecek can ve mal güvenliği ile yapı güvenliğine yönelik tedbirlerin alınması şarttır. Bu kapsamda düzenlenecek fesihnamelerden ve devredilecek sözleşmelerden damga vergisi alınmaz." düzenlemesi getirilmiştir.Anayasa Mahkemesinin 10/2/2011 tarihli ve E:2008/58, K.: 2011/37 sayılı iptal kararı üzerine, 15/06/2012 tarihli, 28324 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak, aynı tarihte yürürlüğe giren 6322 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'la yeniden düzenlenen 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 112. maddesinin dördüncü fıkrasında "fazla veya yersiz olarak tahsil edilen vergilerin, fazla veya yersiz tahsilatın, mükelleften kaynaklanması halinde düzeltmeye dair müracaat tarihi, diğer hallerde verginin tahsili tarihinden düzeltme fişinin mükellefe tebliğ edildiği tarihe kadar geçen süre için aynı dönemde 6183 sayılı Kanuna göre belirlenen tecil faizi oranında hesaplanan faiz ile birlikte, 120. madde hükümlerine göre mükellefe red ve iade edileceği, söz konusu 120. maddede ise; vergi hatalarının düzeltme fişine dayanılarak düzeltileceği, hatanın mükellef aleyhine yapılmış olması halinde, fazla verginin, aynı fişe dayanılarak terkin ve tahsil olunmuş ise mükellefe reddolunacağı, düzeltme fişinin bir nüshasının, reddedilecek miktarla müracaat edeceği muhasebe ve müracaat süresi zikredilmek suretiyle mükellefe tebliğ edileceği belirtilmiştir.213 sayılı Kanun'un yine aynı Kanunla eklenen geçici 29. maddesinde ise bu Kanunun 112. maddesinin 4. fıkrasının, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten sonra fazla veya yersiz olarak tahsil edilen vergilerin iadesinde uygulanacağı öngörülmüştür.HUKUKİ DEĞERLENDİRME:Dosyanın incelenmesinden, ... Üniversitesi Yükseköğretim Kurumları Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanlığı tarafından ihale edilen ... ihale kayıt numaralı "ERÜ Diş Hekimliği Fakültesi Ek Bina İnşaatı İşi"ne ihalesine ilişkin 27/08/2018 tarihli sözleşmenin imzalandığı, sözleşmenin 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu'nun geçici 4.maddesi uyarınca feshedilip tasfiye edildiği ve 09/09/2019 tarihli yapım işleri geçici tasfiye kabul tutanağı ile hakediş raporu düzenlendiği, davacının ihale kararı ile sözleşmenin hükmünden yararlanılmayan bölümlerine isabet eden toplam 495.481,85 TL tutarındaki sözleşme damga vergisi, ihale karar pulu damga vergisi ve harcın idareye yapılan başvuru tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte iadesine ilişkin düzeltme şikayet başvurusunun, 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu'nun geçici 4.maddesinde daha önce düzenlenmiş bulunan sözleşmelere ilişkin damga vergilerinin iade edileceğine ilişkin bir düzenleme bulunmadığı, ilgili madde kapsamında düzenlenecek fesihnamelerden ve devredilecek sözleşmelerden damga vergisi alınmayacağı hükme bağlandığından sözleşme damga vergisinin bu madde kapsamında iade edilemeyeceği gerekçesi ile reddedildiği anlaşılmaktadır.Bölge İdare Mahkemesi kararının, dava konusu düzeltme şikayet başvurusunun reddine dair işlemin noter harcına ilişkin kısmına yönelik davacı tarafından ileri sürülen temyiz sebepleri kararın belirtilen kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının, dava konusu düzeltme şikayet başvurusunun reddine dair işlemin ihale kararı damga vergisine ilişkin kısmına yönelik davalı temyiz istemi bakımından; 488 sayılı Damga Vergisi Kanununa ekli, (I) sayılı tablonun “II.Kararlar ve Mazbatalar” başlıklı bölümünün 2. maddesine eklenen parantez içi hüküm "İhale Kanunlarına tabi olan veya olmayan resmi daire ve kamu tüzel kişiliğini haiz kurumların her türlü ihale kararlarının, 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu kapsamındaki kurum ve kuruluşlara şikâyet veya Kamu İhale Kurumuna itirazen şikâyet ya da yargı kararı üzerine ihalenin iptal edilmesi hâlinde, bu ihale kararının hükmünden yararlanılmayan kısmına isabet eden damga vergisi ret ve iade olunacağı düzenlenmiş olup tahdidi olarak sayılan üç hal dışındaki nedenlerle ihalenin iptal edilmesi halinde kısıtlayıcı bir düzenleme getirilmemiştir. Kanun koyucunun iradesine bakıldığında, ihalenin sayılan üç halde, ihale alan firmaların kusurları olmaksızın, öngöremeyecekleri nedenlerle iptal edilmesi halinde iadesini sağlamak amacıyla hareket ettiği, yalnızca şikâyet veya Kamu İhale Kurumuna itirazen şikâyet ya da yargı kararı üzerine ihalenin iptal edilmesi haline yer vererek ihale uhdesinde kalan şirketlerin kusuru olmaksızın belirtilen üç hal dışında ihalenin iptali, sözleşmenin tasfiyesi durumlarını tahdidi olarak saymadığı görülmüştür. Ancak Kanunda ihalenin herhangi bir nedenle iptali ya da tasfiyesi durumunda ihale uhdesinde kalan yüklenicinin herhangi bir kusurunun olmadığı ve belirtilen sonucun doğmasına kendi eylem ve işlemlerinin sebep olmadığı durumlarda, haklı nedenlerle ve başka yasal veya yasa altı düzenlemelere dayanılarak sonlandırılması, iptali ya da tasfiyesine karar verilen işlemden doğan ve bu işlemin ihalesi nedeniyle yüklenilen ihale damga vergisinin, ihalenin iptali ya da işin tasfiyesi nedeniyle hükmünden yararlanılmayan kısmının salt yukarıda değinilen yasa maddesinde belirtilen üç halden birine girmediği ön kabulü ile iade edilmemesi bu amaçla yapılan yasal düzenlemelerin ruhuna aykırı olduğu gibi yasa koyucunun bu hususa ilişkin amacı ile de çelişmektedir. 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu'na 17/01/2019 tarih ve 7161/32 madde ile eklenen "Sözleşmelerin tasfiyesi veya devri" başlıklı Geçici Madde 4 ile 31/08/2018 tarihinden önce 4734 sayılı Kanuna göre ihalesi yapılan (3 üncü maddesindeki istisnalar dâhil) ve bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla devam eden sözleşmelerin, imalat girdilerinin fiyatlarında beklenmeyen artışlar meydana gelmesi nedeniyle, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten sonraki 60 gün içinde yüklenicinin idareye yazılı olarak başvurması kaydıyla, Hazine ve Maliye Bakanlığının görüşü alınarak idarenin onayına bağlı olarak feshedilip tasfiye edilebileceği veya devredilebileceği düzenlenmiş olup olayda davacı, imalat girdilerinin fiyatlarında beklenmeyen artışlar meydana gelmesi nedeniyle, kanun ile getirilen bu haktan faydalanmak üzere başvurmuş ve Hazine ve Maliye Bakanlığının görüşü alınarak idarenin onayı ile sözleşme feshedilerek tasfiye edilmiştir. İhalenin yapılması ve sözleşmenin imzalanması ile vergiyi doğuran olay ortaya çıkmışsa da işin tasfiye edilmesinde davacı şirkete yüklenebilecek bir kusurun bulunmadığı, öngörülemeyen durumların ortaya çıkması nedeniyle ihalenin feshini talep etmek durumunda kaldığı, davacının kanunun tanıdığı bir haktan yararlanması sonucu ihalenin iptal edilmesi nedeniyle ihale kararının hükmünden yararlanılmayan kısmının uygulanma imkanı kalmadığı, dayanaksız hale geldiği sonucuna ulaşılmaktadır.Bu nedenle Yasanın tanıdığı imkandan yararlanarak ve Yasa ve Yasa altı düzenlemelerle getirilen yükümlülükleri yerine getirip gerekli prosedürleri tamamlayıp Maliye Bakanlığı iznini de alarak yaptığı başvuru sonucunda idarece ihaleye konu işin tasfiyesi nedeniyle söz konusu işe ilişkin ihale damga vergisinin hükmünden yararlanılmayan kısmının iadesi gerekirken aksi yönde tesis edilen dava konusu işlemin buna ilişkin kısmında hukuka uyarlık görülmemiştir.Bölge İdare Mahkemesi kararının, dava konusu düzeltme şikayet başvurusunun reddine dair işlemin sözleşme damga vergisine ilişkin kısmına yönelik davacı temyiz istemi bakımından; Dava konusu işlemin dayanağını oluşturan ihalenin iptal edilmesi halinde sözleşmenin düzenlenmiş olması durumunda sözleşmeye ilişkin damga vergisi ret ve iade edilmeyeceğine ilişkin kuralın Anayasa Mahkemesinin anılan kararıyla iptal edildiği ve bu kararın da Resmi Gazete'de yayımlandığı; yukarıda gerekçesine yer verilen Anayasa Mahkemesi kararıyla; ihale kararı damga vergisi ile sözleşme damga vergisi arasındaki, çelişkili uygulamaya değinilmek suretiyle sözleşmenin hükmünden faydalanılmayan dönemlerine ilişkin damga vergisinin ret ve iade edilmemesinde orantılılık ilkesine aykırılık bulunduğu suretiyle iptal kararı verilmiştir.Anayasa Mahkemesi'nin yukarıda değinilen mezkur kararından sonra, ihalenin şikayet, itirazen şikayet, mahkeme kararı ya da yukarıda izah edildiği üzere yükleniciye atfedilebilecek bir kusur olmaksızın Kanunlarla ve Yasa altı düzenlemelerle getirilen imkandan yararlanmak suretiyle yapılan başvurular üzerine ihalenin iptal edilmesi durumunda ihale konusu işe ilişkin sözleşmenin düzenlenmiş olması durumunda sözleşmeye ilişkin damga vergisinin ret ve iade edilmeyeceğine ilişkin düzenleme iptal edildiğinden bu tür ihaleler nedeniyle düzenlenen sözleşmelere ilişkin olarak ödenen damga vergilerinin iade edilip edilmeyeceği konusunda Kanunda ya da diğer düzenlemelerde engelleyici bir hüküm kalmamıştır. Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararı ile sözleşmeler açısından iptale konu edilen yasal düzenlemelerde ortaya çıkacak olan boşluğun da Medeni Kanunu'nun 2. maddesi ve Vergi Usul Kanunu'nun 3. maddesi hükümlerine uygun olarak yargı mercilerinin içtihatları ile doldurulacağı da tabiidir. Bu nedenle, yukarıda değinilen ve Anayasa Mahkemesi kararı ile iptal edilen yasal düzenlemelerden önce benzer konularda çıkan damga vergisi ihtilaflarında Dairemizce verilen ve müstekar hale gelen içtihatlar da gözetilerek ve ihalesi iptal edilen ya da tasfiyesi ile işi sonlandırılan işe ilişkin olarak düzenlenen sözleşmelerden doğan damga vergisinin hükmünden yararlanılmayan kısmının iade edilmesine yasal bir engel bulunmadığından bu yönde yapılan başvuru üzerine idarece tesis edilen ve bu dosyada dava konusu edilen olumsuz işlemin bu hususa ilişkin kısmında da hukuki isabet görülmediğinden davayı bu kısım bakımından reddeden Vergi Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunu reddeden Bölge İdare Mahkemesi kararının belirtilen kısmının bozulması gerekmektedir. Bölge İdare Mahkemesi kararının, iadesine karar verilen ihale kararı damga vergisine ilişkin kısma uygulanacak faiz oranınına ilişkin davalı tarafından ileri sürülen temyiz iddialarının incelenmesine gelince;Mükelleflerden fazla ve yersiz olarak tahsil edilen vergilerin iadesi durumunda, iade edilen tutarlara hangi oranda faiz ödeneceği konusunda açık bir düzenleme bulunmadığından, hukuk yaratma yetkisi kapsamında yerleşik Danıştay içtihatları ile 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun uyarınca hesaplanacak faiz oranının uygulanması öngörülmüş bulunmaktaydı. Ancak, 15/06/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6322 sayılı Kanun ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 112/4. maddesi yeniden düzenlenmiş ve fazla ve yersiz tahsil edilen vergilerin 6183 sayılı Kanuna göre belirlenen tecil faiziyle iade edileceği açıkça düzenlenmiş ve yine aynı Kanunla eklenen geçici 29. maddesinde ise; bu Kanunun 112. maddsinin 4. fıkrasının, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten sonra fazla veya yersiz olarak tahsil edilen vergilerin iadesinde uygulanacağı öngörülmüştür. Uyuşmazlıkta, iadesi talep edilen tutarın tahsil tarihi itibarıyla 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 112/4. maddesinin yürürlükte olduğundan, Kanunun açık hükmü nedeniyle, haksız veya fazla tahsil edildiği iddia edilen vergilerin iadesine ilişkin olarak dava dilekçesinde yasal dayanağı gösterilen bir faiz talebi olmadığı görüldüğünden yasal/kanuni faiz talebinden Vergi Usul Kanunu'nun 112. maddesinin 6322 sayılı Kanun'la değişik (4) numaralı fıkrasının yürürlüğe girdiği 15/06/2012 tarihinden sonra tecil faizinin anlaşılması gerektiği sonucuna varılmıştır. Nitekim, Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu'nun 10/03/2021 tarih ve E:2021/1, K:2021/3 sayılı Bölge İdare Mahkemesi Kararları Arasındaki Aykırılığın Giderilmesi İstemi Hakkındaki kararı da bu yöndedir. Bu durumda, davacıdan tahsil edilen tutarın 213 sayılı Kanun'un 112. maddesinin 4. fıkrası uyarınca tecil faiziyle iadesine hükmedilmesi gerekirken, hukuk devletinin adil dengesinin korunması gerektiğinden bahisle devlet tarafından kendi alacaklarına uygulanan faiz oranı olan 213 sayılı Kanunu'nun 112/3.maddesi uyarınca 6183 sayılı Kanuna göre tespit edilen gecikme zammı oranında faizin uygulanması gerektiği gerekçesiyle gecikme zammına hükmeden mahkeme kararına yönelik istinaf başvurusunu reddeden Bölge İdare Mahkemesi kararının bu kısmında hukuka uyarlık bulunmamaktadır.KARAR SONUCU:Açıklanan nedenlerle;1. Davacının temyiz isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine, davalının temyiz isteminin kısmen kabulüne kısmen reddine,2.... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının noter harcına ilişkin kısmının ONANMASINA, ihale kararı damga vergisine ilişkin kısmının yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA, sözleşme damga vergisine ilişkin kısmı ile iadesine karar verilen ihale kararı damga vergisine ilişkin kısma uygulanacak faiz oranınına ilişkin kısmının BOZULMASINA,3.Temyiz isteminde bulunan davacıdan ...-TL maktu harcın alınmasına,4.Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi .... Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 21/11/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.