Danıştay 8. Daire İdare Hukuku
Danıştay 8. Daire E.2024/3708 K.2025/693
ÖzetHer cümle kararın kendi metninden doğrulandı.
Karar yönü: Ret
Uyuşmazlık
Adalet Bakanlığı, bir kişinin baro levhasına avukat olarak yazılmasına dair Türkiye Barolar Birliği'nin ısrar kararının iptali istemiyle açılan davada Bölge İdare Mahkemesi kararının temyizen incelenmesini talep etmiştir.
Kaynak pasajlar (1)
- Davacı Adalet Bakanlığı vekili Av. ... tarafından, ...'ın Baro levhasına avukat olarak yazılmasına dair Ankara Barosu Yönetim Kurulu'nun kararının uygun bulunması kararında ısrar edilmesine ilişkin Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulu'nun ... tarih ve ... sayılı kararının iptali istemiyle ... Birliği Başkanlığı'na karşı açılan dava sonucunda, ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesince verilen ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istemiyle yapılan başvuru incelendi.
Gerekçe
Dava konusu işlem, kişinin meslekten çıkarılması sonucunu doğuran bir işlem olmayıp uyuşmazlık baro levhasına yazılma aşamasında doğmaktadır. Bu nedenle dava konusu karar, 2577 sayılı Kanun'un 46. maddesinde sayılan temyiz edilebilecek davalar kapsamında yer almamakta ve temyiz yolu açık olmayan kesin kararlardan sayılmaktadır.
Kaynak pasajlar (4)
- 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İstinaf" başlıklı 45. maddesinin 6. bendinde, Bölge idare mahkemelerinin 46. maddeye göre temyize açık olmayan kararlarının kesin olduğu belirtilmiş;
- 46. maddesinde, Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemesinin madde hükmünde sayılan davalar hakkında verdikleri kararlar, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştay'da kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebileceği;
- 48. maddesinin 6. ve 7. fıkralarında ise, temyizin kesin bir karar hakkında olduğunun anlaşılması durumunda, temyiz isteminin reddine karar verileceği kurala bağlanmıştır.
- Bu durumda, müdahilin baro levhasına yazılması talebinin uygun görülmesine ilişkin Türkiye Barolar Birliği ısrar kararının iptali istemiyle açılan davada, dava konusu işlemin müdahilin meslekten çıkarılması sonucunu doğuran bir yönü bulunmadığı ve uyuşmazlığın henüz baro levhasına yazılma aşamasında doğduğu dikkate alındığında, temyiz istemine esas teşkil eden kararın 2577 sayılı Kanun'un temyiz kanun yoluna başvurulabilecek davaların tahdidi olarak sayıldığı 46. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan "belli bir meslekten, kamu görevinden veya öğrencilik statüsünden çıkarılma sonucunu doğuran işlemlere karşı açılan iptal davası" olarak nitelendirilemeyeceği, temyiz yolu açık olmayan "kesin" kararlardan olduğu görülmekte olup temyiz isteminin incelenmesine yasal olanak bulunmamaktadır.
Sonuç
Adalet Bakanlığı, baro levhasına yazılma talebinin uygun görülmesine ilişkin kararın iptali istemiyle temyiz yoluna başvurmuştur. Danıştay 8. Dairesi, dava konusu işlemin meslekten çıkarılma sonucunu doğurmadığını ve kararın kesin olduğunu belirterek temyiz isteminin incelenmeksizin reddine karar vermiştir.
Kaynak pasajlar (2)
- Davacı Adalet Bakanlığı vekili Av. ... tarafından, ...'ın Baro levhasına avukat olarak yazılmasına dair Ankara Barosu Yönetim Kurulu'nun kararının uygun bulunması kararında ısrar edilmesine ilişkin Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulu'nun ... tarih ve ... sayılı kararının iptali istemiyle ... Birliği Başkanlığı'na karşı açılan dava sonucunda, ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesince verilen ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istemiyle yapılan başvuru incelendi.
- Bu durumda, müdahilin baro levhasına yazılması talebinin uygun görülmesine ilişkin Türkiye Barolar Birliği ısrar kararının iptali istemiyle açılan davada, dava konusu işlemin müdahilin meslekten çıkarılması sonucunu doğuran bir yönü bulunmadığı ve uyuşmazlığın henüz baro levhasına yazılma aşamasında doğduğu dikkate alındığında, temyiz istemine esas teşkil eden kararın 2577 sayılı Kanun'un temyiz kanun yoluna başvurulabilecek davaların tahdidi olarak sayıldığı 46. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan "belli bir meslekten, kamu görevinden veya öğrencilik statüsünden çıkarılma sonucunu doğuran işlemlere karşı açılan iptal davası" olarak nitelendirilemeyeceği, temyiz yolu açık olmayan "kesin" kararlardan olduğu görülmekte olup temyiz isteminin incelenmesine yasal olanak bulunmamaktadır.
T.C. DANIŞTAY SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No: 2024/3708
Karar No: 2025/693
TEMYİZ İSTEMİ İNCELENMEKSİZİN RET KARARI
Davacı Adalet Bakanlığı vekili Av. ... tarafından, ...'ın Baro levhasına avukat olarak yazılmasına dair Ankara Barosu Yönetim Kurulu'nun kararının uygun bulunması kararında ısrar edilmesine ilişkin Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulu'nun ... tarih ve ... sayılı kararının iptali istemiyle ... Birliği Başkanlığı'na karşı açılan dava sonucunda, ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesince verilen ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istemiyle yapılan başvuru incelendi.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İstinaf" başlıklı 45. maddesinin 6. bendinde, Bölge idare mahkemelerinin 46. maddeye göre temyize açık olmayan kararlarının kesin olduğu belirtilmiş; 46. maddesinde, Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemesinin madde hükmünde sayılan davalar hakkında verdikleri kararlar, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştay'da kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebileceği; 48. maddesinin 6. ve 7. fıkralarında ise, temyizin kesin bir karar hakkında olduğunun anlaşılması durumunda, temyiz isteminin reddine karar verileceği kurala bağlanmıştır.
Bu durumda, müdahilin baro levhasına yazılması talebinin uygun görülmesine ilişkin Türkiye Barolar Birliği ısrar kararının iptali istemiyle açılan davada, dava konusu işlemin müdahilin meslekten çıkarılması sonucunu doğuran bir yönü bulunmadığı ve uyuşmazlığın henüz baro levhasına yazılma aşamasında doğduğu dikkate alındığında, temyiz istemine esas teşkil eden kararın 2577 sayılı Kanun'un temyiz kanun yoluna başvurulabilecek davaların tahdidi olarak sayıldığı 46. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan "belli bir meslekten, kamu görevinden veya öğrencilik statüsünden çıkarılma sonucunu doğuran işlemlere karşı açılan iptal davası" olarak nitelendirilemeyeceği, temyiz yolu açık olmayan "kesin" kararlardan olduğu görülmekte olup temyiz isteminin incelenmesine yasal olanak bulunmamaktadır. Nitekim Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 20/01/2025 tarih ve E:2025/50, K:2025/84 sayılı kararı da aynı yöndedir.
Açıklanan nedenlerle, TEMYİZ İSTEMİNİN İNCELENMEKSİZİN REDDİNE, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, davalı yanında müdahilin adli yardım talebi kabul edildiğinden temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderlerinin tahsiline ilişkin olarak Mahkemesince müzekkere yazılmasına, kesin olarak, 12/02/2025 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Esas No: 2024/3708
Karar No: 2025/693
TEMYİZ İSTEMİ İNCELENMEKSİZİN RET KARARI
Davacı Adalet Bakanlığı vekili Av. ... tarafından, ...'ın Baro levhasına avukat olarak yazılmasına dair Ankara Barosu Yönetim Kurulu'nun kararının uygun bulunması kararında ısrar edilmesine ilişkin Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulu'nun ... tarih ve ... sayılı kararının iptali istemiyle ... Birliği Başkanlığı'na karşı açılan dava sonucunda, ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesince verilen ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istemiyle yapılan başvuru incelendi.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İstinaf" başlıklı 45. maddesinin 6. bendinde, Bölge idare mahkemelerinin 46. maddeye göre temyize açık olmayan kararlarının kesin olduğu belirtilmiş; 46. maddesinde, Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemesinin madde hükmünde sayılan davalar hakkında verdikleri kararlar, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştay'da kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebileceği; 48. maddesinin 6. ve 7. fıkralarında ise, temyizin kesin bir karar hakkında olduğunun anlaşılması durumunda, temyiz isteminin reddine karar verileceği kurala bağlanmıştır.
Bu durumda, müdahilin baro levhasına yazılması talebinin uygun görülmesine ilişkin Türkiye Barolar Birliği ısrar kararının iptali istemiyle açılan davada, dava konusu işlemin müdahilin meslekten çıkarılması sonucunu doğuran bir yönü bulunmadığı ve uyuşmazlığın henüz baro levhasına yazılma aşamasında doğduğu dikkate alındığında, temyiz istemine esas teşkil eden kararın 2577 sayılı Kanun'un temyiz kanun yoluna başvurulabilecek davaların tahdidi olarak sayıldığı 46. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan "belli bir meslekten, kamu görevinden veya öğrencilik statüsünden çıkarılma sonucunu doğuran işlemlere karşı açılan iptal davası" olarak nitelendirilemeyeceği, temyiz yolu açık olmayan "kesin" kararlardan olduğu görülmekte olup temyiz isteminin incelenmesine yasal olanak bulunmamaktadır. Nitekim Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 20/01/2025 tarih ve E:2025/50, K:2025/84 sayılı kararı da aynı yöndedir.
Açıklanan nedenlerle, TEMYİZ İSTEMİNİN İNCELENMEKSİZİN REDDİNE, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, davalı yanında müdahilin adli yardım talebi kabul edildiğinden temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderlerinin tahsiline ilişkin olarak Mahkemesince müzekkere yazılmasına, kesin olarak, 12/02/2025 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.