Danıştay 8. Daire İdare Hukuku · ön sınıflandırma
Danıştay 8. Daire E.2024/1474 K.2025/4721
Özet: (1) Babası örneği, şirketlerin orman izinlerinin iptal işlemleriyle ilgili yanlış bilgi ve süre aşımı iddiaları ile ilgili istinaf ve temyiz davalarını içerir. (2) Mahkeme, davalı idarenin ilgili işlemleri usulüne uygun olarak tebliğ gerçekleştirdiğini ve 60 gün içinde dava açılmadığını, dolayısıyla davayı süre hâlinde reddetmeye karar vermiştir.
T.C. DANIŞTAY SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No: 2024/1474
Karar No: 2025/4721
TEMYİZ EDEN (DAVACI): ... Madencilik San. Tic. Ltd. Şti.
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI): ... Genel Müdürlüğü
VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı tarafından, Bursa Orman Bölge Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işlemi ile bildirilen ... tarih ve ... sayılı orman izninin iptaline ilişkin ... tarih ve ... sayılı Olur işlemi ve bu işlem gerekçe gösterilerek ... tarih ve ... sayılı izin ile ... tarih ve ... sayılı izinlerin iptali işlemlerinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davalı idare tarafından her ne kadar dava konusu işlemlerin usulüne uygun tebliğ edildiği hususu ispatlanamamış ise de; Bilecik Orman İşletme Müdürlüğüne hitaben verilen dilekçenin evrak kayıt tarihi (10/12/2018) itibarıyla davacının işbu davaya konu işlemlerden haberdar olduğu anlaşıldığından, bu tarihi takip eden 60 (altmış) gün içerisinde en son 08/02/2019 tarihine kadar dava açılması gerekir iken 12/12/2022 tarihinde açılan davanın süresinde açılmaması sebebiyle esasının incelenmesine olanak bulunmadığı gerekçesiyle davanın süre yönünden reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, dosya kapsamında sureti mevcut 10/12/2018 tarihli dilekçede davacı şirkete atfen kaşe üzerine atılan imzaların kim tarafından atıldığının belli olmadığı gibi dilekçe ekinde dilekçeyi veren ilgililere ait kimlik sureti veya dilekçe sahibinin şirketi temsil ve ilzama yetkili olduklarına dair tevsik edici nitelikte imza sirküleri, vekaletname, yetki belgesi vb nitelikte herhangi bir belge bulunmadığı, dilekçe tarihi itibarıyla geçerli Bilecik Noterliğinin ... tarih ve ... yevmiye no'lu şirkete ait imza sirküleride görüleceği üzere dilekçe tarihi itibariyle şirketi temsil ve ilzam hususunda 3 yetkilinin bulunduğu, imza yetkisinin de 2 müdürün müşterek imzası ile kullanılacağının belirtildiği, karara konu dilekçenin suret olması sebebi ile imza aidiyeti hususunda sağlıklı bir inceleme imkanı bulunmadığı, buna karşın dilekçe ekinde dilekçenin kim tarafından verildiğine dair tevsik edici bir belge bulunmadığı ve dava konusu işlemlerin usulüne uygun olarak tebliğ edilmediğinin ilk derece Mahkemesinin de açık kabulünde olduğu nazara alındığında salt suret bir dilekçeye atıfla ve yetersiz araştırmayla davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmesinde hukuka uyarlık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı idare tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz isteminin reddine,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,
4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5. Kesin olarak, 16/05/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Esas No: 2024/1474
Karar No: 2025/4721
TEMYİZ EDEN (DAVACI): ... Madencilik San. Tic. Ltd. Şti.
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI): ... Genel Müdürlüğü
VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı tarafından, Bursa Orman Bölge Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işlemi ile bildirilen ... tarih ve ... sayılı orman izninin iptaline ilişkin ... tarih ve ... sayılı Olur işlemi ve bu işlem gerekçe gösterilerek ... tarih ve ... sayılı izin ile ... tarih ve ... sayılı izinlerin iptali işlemlerinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davalı idare tarafından her ne kadar dava konusu işlemlerin usulüne uygun tebliğ edildiği hususu ispatlanamamış ise de; Bilecik Orman İşletme Müdürlüğüne hitaben verilen dilekçenin evrak kayıt tarihi (10/12/2018) itibarıyla davacının işbu davaya konu işlemlerden haberdar olduğu anlaşıldığından, bu tarihi takip eden 60 (altmış) gün içerisinde en son 08/02/2019 tarihine kadar dava açılması gerekir iken 12/12/2022 tarihinde açılan davanın süresinde açılmaması sebebiyle esasının incelenmesine olanak bulunmadığı gerekçesiyle davanın süre yönünden reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, dosya kapsamında sureti mevcut 10/12/2018 tarihli dilekçede davacı şirkete atfen kaşe üzerine atılan imzaların kim tarafından atıldığının belli olmadığı gibi dilekçe ekinde dilekçeyi veren ilgililere ait kimlik sureti veya dilekçe sahibinin şirketi temsil ve ilzama yetkili olduklarına dair tevsik edici nitelikte imza sirküleri, vekaletname, yetki belgesi vb nitelikte herhangi bir belge bulunmadığı, dilekçe tarihi itibarıyla geçerli Bilecik Noterliğinin ... tarih ve ... yevmiye no'lu şirkete ait imza sirküleride görüleceği üzere dilekçe tarihi itibariyle şirketi temsil ve ilzam hususunda 3 yetkilinin bulunduğu, imza yetkisinin de 2 müdürün müşterek imzası ile kullanılacağının belirtildiği, karara konu dilekçenin suret olması sebebi ile imza aidiyeti hususunda sağlıklı bir inceleme imkanı bulunmadığı, buna karşın dilekçe ekinde dilekçenin kim tarafından verildiğine dair tevsik edici bir belge bulunmadığı ve dava konusu işlemlerin usulüne uygun olarak tebliğ edilmediğinin ilk derece Mahkemesinin de açık kabulünde olduğu nazara alındığında salt suret bir dilekçeye atıfla ve yetersiz araştırmayla davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmesinde hukuka uyarlık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı idare tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz isteminin reddine,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,
4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5. Kesin olarak, 16/05/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.