‹ Ana sayfa
Danıştay8. Daireİdare Hukuku

Danıştay 8. Daire E.2023/5448 K.2024/4100

Esas No: 2023/5448 · Karar No: 2024/4100 · Karar Tarihi: 04.07.2024
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2023/5448
Karar No : 2024/4100

TEMYİZ EDEN (DAVALILAR) : 1- ... Birliği

**VEKİLİ:** Av. ...
2- ... Eczacı Odası

**VEKİLİ:** Av....

KARŞI TARAF (DAVACI) : ...

**VEKİLLERİ:** Av. ... - Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, sahibi ve mesul müdürü olduğu ... Eczanesini muvazaalı işlettiğinden bahisle 6643 sayılı Kanun'un 30/c maddesi uyarınca hakkında 180 gün süre ile sanat icrasından men cezası verilmesine ilişkin TEB 2. Bölge Ankara Eczacı Odası Haysiyet Divanı kararının aynen kabul ve tasdik edilmesine ilişkin Türk Eczacılar Birliği Yüksek Haysiyet Divanı'nın ... tarih ve ... sayılı kararının iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; 21/10/2021 tarih ve 31635 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesi'nin 22/09/2021 tarih ve E:2021/16, K:2021/62 sayılı kararıyla iptal edilen 30. maddesi metninde yer alan ve "... eski fiil ve hareketlerinin tekerrürü dolayısiyle yeniden sanat icrasından menedilmeleri icabettiği takdirde bu fıkrada yazılı cezanın azami haddi verilir." hükmüne, yeni düzenlemede yer verilmediği, uyuşmazlıkta davacıya isnat edilen fiillerin men cezası gerektirdiği sonucuna varıldığı; ancak, öncesinde benzer fiilleri nedeniyle 30 gün meslekten men cezası verildiği gözetilerek Kanun'un emredici hükmü gereği, men cezasının en üst hadden uygulanarak 180 gün sanat icrasından men cezasıyla cezalandırıldığı anlaşılmış olup ''üyelerin meslek adap ve haysiyetine aykırı olan fiil ve hallerinin niteliğine ve ağırlık derecesine göre, fiil ile ceza arasında adil bir denge gözeterek'' ceza verileceği yolunda yapılan ve tekerrür halinde en üst hadden ceza verileceği hükmüne yer vermeyen bu yeni yasal düzenleme karşısında, tekerrür nedeniyle azami hadden ceza verilmesinin dayanaktan yoksun kaldığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle, dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu, davalı Türk Eczacıları Birliği tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI :
Davalı Türk Eczacıları Birliği tarafından, davacının eylemlerinin işlendiği ve dava konusu işlem tarihinde henüz Anayasa Mahkemesi iptal kararının yürürlüğe girmediği, Anayasa'nın 153. maddesi uyarınca iptal kararlarının geriye yürüyemeyeceği, davacının mesul müdürü olduğu eczanede İlçe Sağlık Müdürülüğünce ve Ankara Eczacı Odası tarafından yapılan denetimde; başka eczaneler tarafından satılmış görünen ilaçlar ile kutu bütünlüğü bozulmuş ilaçlar/ürünler ve reçetelenme tarihinden itibaren 60 günü geçen ilaçlar bulundurulması, hasta/hasta yakını izni, bilgisi olmadan devam reçetesi girilmesi, ilaçların hastalara teslim edilmemesi, nöbet ihlali yapılması, reçetesiz ve satışı yasaklanmış ilaçların satılması, uyuşturucu-psikotrop ilaç kayıtları ile fiili stoğun uyumlu olmaması tespitlerinde bulunulduğu, benzer eylemleri sebebiyle davacıya 19/07/2017 tarihinde "Oda aidatının 15 katı para cezası" ve 28/01/2021 tarihinde "10 gün sanat icrasından men cezası" verildiği, davacının eylemleri dikkate alındığında suç ile ceza arasında denklik gözetilmediğinden bahsedilemeyeceği, sözkonusu eylemlere gerekçe olarak davacının 84 yaşında olmasının gösterilemeyeceği, esasen sorunun temelinde eczanenin davacı dışında kişiler tarafından işletiliyor olmasının yattığı belirtilerek, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmüştür.
Davalı Ankara Eczacı Odası tarafından; hukuka ve usule aykırı olduğu belirtilen temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmüştür.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu, bozulmasını gerektiren bir neden bulunmadığından temyiz istemlerinin reddi ile anılan kararın onanması gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz istemlerinin reddine,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,
4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5. Kesin olarak, 04/07/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?