Danıştay8. Daireİdare Hukuku
Danıştay 8. Daire E.2021/660 K.2024/4044
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/660
Karar No : 2024/4044
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... San. ve Tic. Ltd. Şti.
**VEKİLİ:** Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü
**VEKİLİ:** Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 24. maddesinin 12. fıkrası uyarınca 77.632,00-TL idari para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü'nün ... tarih ve E... sayılı işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; Anayasa'nın 38. maddesinin birinci fıkrasında, "Kimse, işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanunun suç saymadığı bir fiilden dolayı cezalandırılamaz" kuralına yer verilerek "suçta kanunilik", üçüncü fıkrasında yer alan "ceza ve ceza yerine geçen güvenlik tedbirleri ancak kanunla konulur" kuralı ile de "cezada kanunilik" ilkeleri güvence altına alındığı, bu itibarla, suçta ve cezada kanunilik ilkesi uyarınca idari yaptırım/ceza gerektiren fiiller nedeniyle uygulanacak mevzuatın, fiilin işlendiği tarihte yürürlükte bulunan kanun hükmünün olması gerektiği, somut uyuşmazlıkta ise, davacı şirketin 2015, 2016 ve 2018 yıllarındaki fiillerinden dolayı dava konusu işlem tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat hükmü uyarınca idari para cezasının uygulandığı, ancak 2015 ve 2016 yıllarındaki fiillerin işlendiği tarihte yürürlükte bulunan mevzuat hükmü ile dava konusu işlem tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat hükmünün aynı olmadığı, 2015 ve 2016 yıllarındaki fiilin işlendiği tarihte yürürlükte bulunan Maden Kanunu'nun 24. maddesinin 12. fıkrasının ilk cümlesinde "Beş yıllık sürede mücbir sebepler ve beklenmeyen hâller dışında üç yıldan fazla üretim yapmayan" ifadesinin kullandığı, 2017 yılında zikredilen maddede yapılan değişiklik ile "üç yıldan fazla" ifadesinin üretimin en az olduğu herhangi üç yıl olarak değiştirildiği, bu durumda, davalı idare tarafından davacı şirketin 2015, 2016 ve 2018 yıllarındaki fiillerinin, bu fiillerin işlendiği tarihte yürürlükte bulunan mevzuat hükmü uyarınca değerlendirilmesi gerekirken, bu şekilde değerlendirme yapılmayıp henüz işlendiği tarihte yürürlükte bulunmayan (2015 ve 2016 yıllarındaki fiiller yönünden) mevzuat hükmü uyarınca ceza verilmesinde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: 3213 sayılı Kanunun 24. maddesinin 12. fıkrası ile; belirli bir dönemde (beş yıl) üretim yapılmaması ya da yapılan üretimin yasada öngörülen nispetlerden az olması hali idari para cezasına tabi tutulmuştur. Bir başka ifade ile idari para cezasının verilebilmesi için beş yıllık sürenin dolması ve bu süre içerisinde üretim yapılmaması veya yapılan üretimin kanunda öngörülen nispetlerden az olması gerektiği, bu itibarla, idari para cezası uygulanabilmesi için kusurlu eylemin oluşması için gereken sürenin tamamlanması gerekmekte olup, fiile uygulanacak mevzuatın da, bu sürenin bitimi tarihinde yürürlükte olan haline göre belirlenmesi gerektiği, somut uyuşmazlıkta; 2014 ila 2018 yılları arasında üç yıldan fazla üretim yapılmadığından bahisle, 6592 sayılı Kanun ile değişik 3213 sayılı Kanunun 24. maddesinin 12. fıkrası uyarınca idari para cezası uygulandığı görülmekte olup, yukarıda aktarıldığı şekli ile Kanunda öngörülen beş yıllık sürenin hitamı sonunda yürürlükte olan mevzuat hükmü uyarınca tesis olunan işlemde hukuka aykırılık, işlemin iptali yolundaki idare mahkemesi kararında ise hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, sadece 3 yıl üretim yapılmadığı, 2014 ve 2017 yıllarında üretim yapıldığı, söz konusu Bölge İdare Mahkemesi kararı ile kanunların geriye yürümezliği ilkesinin ihlal edildiği, yapılan üretimlerin toplamının beyan edilen miktarın %10 undna fazla olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, lehe olan kanunun hükmünün uygulandığı, üretim yapılan miktarın, kanunun değişiklik öncesindeki ve sonrasındaki asgari miktarın her iki döneminde de altında kaldığı ve işlemin hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz isteminin reddine,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,
4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5. Kesin olarak, 02/07/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/660
Karar No : 2024/4044
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... San. ve Tic. Ltd. Şti.
**VEKİLİ:** Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü
**VEKİLİ:** Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 24. maddesinin 12. fıkrası uyarınca 77.632,00-TL idari para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü'nün ... tarih ve E... sayılı işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; Anayasa'nın 38. maddesinin birinci fıkrasında, "Kimse, işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanunun suç saymadığı bir fiilden dolayı cezalandırılamaz" kuralına yer verilerek "suçta kanunilik", üçüncü fıkrasında yer alan "ceza ve ceza yerine geçen güvenlik tedbirleri ancak kanunla konulur" kuralı ile de "cezada kanunilik" ilkeleri güvence altına alındığı, bu itibarla, suçta ve cezada kanunilik ilkesi uyarınca idari yaptırım/ceza gerektiren fiiller nedeniyle uygulanacak mevzuatın, fiilin işlendiği tarihte yürürlükte bulunan kanun hükmünün olması gerektiği, somut uyuşmazlıkta ise, davacı şirketin 2015, 2016 ve 2018 yıllarındaki fiillerinden dolayı dava konusu işlem tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat hükmü uyarınca idari para cezasının uygulandığı, ancak 2015 ve 2016 yıllarındaki fiillerin işlendiği tarihte yürürlükte bulunan mevzuat hükmü ile dava konusu işlem tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat hükmünün aynı olmadığı, 2015 ve 2016 yıllarındaki fiilin işlendiği tarihte yürürlükte bulunan Maden Kanunu'nun 24. maddesinin 12. fıkrasının ilk cümlesinde "Beş yıllık sürede mücbir sebepler ve beklenmeyen hâller dışında üç yıldan fazla üretim yapmayan" ifadesinin kullandığı, 2017 yılında zikredilen maddede yapılan değişiklik ile "üç yıldan fazla" ifadesinin üretimin en az olduğu herhangi üç yıl olarak değiştirildiği, bu durumda, davalı idare tarafından davacı şirketin 2015, 2016 ve 2018 yıllarındaki fiillerinin, bu fiillerin işlendiği tarihte yürürlükte bulunan mevzuat hükmü uyarınca değerlendirilmesi gerekirken, bu şekilde değerlendirme yapılmayıp henüz işlendiği tarihte yürürlükte bulunmayan (2015 ve 2016 yıllarındaki fiiller yönünden) mevzuat hükmü uyarınca ceza verilmesinde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: 3213 sayılı Kanunun 24. maddesinin 12. fıkrası ile; belirli bir dönemde (beş yıl) üretim yapılmaması ya da yapılan üretimin yasada öngörülen nispetlerden az olması hali idari para cezasına tabi tutulmuştur. Bir başka ifade ile idari para cezasının verilebilmesi için beş yıllık sürenin dolması ve bu süre içerisinde üretim yapılmaması veya yapılan üretimin kanunda öngörülen nispetlerden az olması gerektiği, bu itibarla, idari para cezası uygulanabilmesi için kusurlu eylemin oluşması için gereken sürenin tamamlanması gerekmekte olup, fiile uygulanacak mevzuatın da, bu sürenin bitimi tarihinde yürürlükte olan haline göre belirlenmesi gerektiği, somut uyuşmazlıkta; 2014 ila 2018 yılları arasında üç yıldan fazla üretim yapılmadığından bahisle, 6592 sayılı Kanun ile değişik 3213 sayılı Kanunun 24. maddesinin 12. fıkrası uyarınca idari para cezası uygulandığı görülmekte olup, yukarıda aktarıldığı şekli ile Kanunda öngörülen beş yıllık sürenin hitamı sonunda yürürlükte olan mevzuat hükmü uyarınca tesis olunan işlemde hukuka aykırılık, işlemin iptali yolundaki idare mahkemesi kararında ise hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, sadece 3 yıl üretim yapılmadığı, 2014 ve 2017 yıllarında üretim yapıldığı, söz konusu Bölge İdare Mahkemesi kararı ile kanunların geriye yürümezliği ilkesinin ihlal edildiği, yapılan üretimlerin toplamının beyan edilen miktarın %10 undna fazla olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, lehe olan kanunun hükmünün uygulandığı, üretim yapılan miktarın, kanunun değişiklik öncesindeki ve sonrasındaki asgari miktarın her iki döneminde de altında kaldığı ve işlemin hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz isteminin reddine,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,
4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5. Kesin olarak, 02/07/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.