‹ Ana sayfa
Danıştay8. Daireİdare Hukuku · ön sınıflandırma

Danıştay 8. Daire E.2021/4979 K.2024/5861

Esas No: 2021/4979 · Karar No: 2024/5861 · Karar Tarihi: 13.11.2024
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/4979
Karar No : 2024/5861

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Valiliği

**VEKİLİ:** Av. ...

KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Grup A.Ş.

**VEKİLİ:** Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, sahibi olduğu ... plaka numaralı araç ile ilgili belediyeden izin belgesi alınmaksızın kendi çalışanlarının servis taşımacılığının yapıldığından bahisle, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun Ek 2/3-a maddesi uyarınca 60 gün süreyle trafikten men edilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; davacı şirket adına kayıtlı olan ... plakalı aracın 24/09/2019 tarihinde durdurularak yapılan denetimi sonucunda düzenlenen tespit tutanağının, bir yolcu ismine yer verilerek, trafik polis memurlarınca imzalandığı, araç sürücüsü tarafından imzadan imtina edildiği, tespitte aracın ilgili belediyeden alınmış çalışma izni/ruhsatının bulunmadığı belirlemesine dayalı olarak dava konusu işlemlerin tesis edildiğinin görüldüğü, tespit tutanağında ismine yer verilen yolcunun davacı şirket çalışanı olduğu, aracı iş verenin ayarladığı, herhangi bir ücret vermediği yönünde beyanda bulunduğu, dolayısıyla trafikten yasaklanan araçla, davacı şirketin kendi personelini taşıdığı belirlemesinde bulunulduğunun görüldüğü, 2918 sayılı Kanun'un Ek 2. maddesinin 3. fıkrasının düzenlenme amacının izinsiz ticari amaçlı yolcu taşımacılığını engellemek olduğu, ancak, uyuşmazlıkta davacı şirketin, kendi adına kayıtlı aracıyla kendi şirket personelini taşımakta olduğunun sabit olması karşısında, davacı şirketin, anılan Kanunun 3. maddesinde düzenlenen "personel servis aracı" tanımı kapsamında bulunmayan aracıyla kendi personelini taşıması eyleminin 2918 sayılı Kanun'un Ek 2/3-a maddesi kapsamında bulunmadığı anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle, dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Hukuka aykırı olan temyiz istemine konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin incelenmeksizin reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:

**İLGİLİ MEVZUAT:**
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İstinaf" başlıklı 45. maddesinde; "1) İdare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi, mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde istinaf yoluna başvurulabilir...3) Bölge idare mahkemesi, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar verir. Karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı verir...6) Bölge idare mahkemelerinin 46. maddeye göre temyize açık olmayan kararları kesindir." hükmüne yer verilmiştir.
Anılan Kanun'un "Temyiz" başlıklı 46. maddesinde; "Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemesinin aşağıda sayılan davalar hakkında verdikleri kararlar, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştayda, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebilir" hükmü; "Temyiz dilekçesi" başlıklı 48. maddesinin 6. fıkrasında; temyizin kesin bir karar hakkında olması hâlinde, kararı veren merciin, temyiz isteminin reddine karar vereceği; ilgili merciin bu kararına karşı, tebliğ tarihini izleyen günden itibaren yedi gün içinde temyiz yoluna başvurulabileceği; 7. fıkrasında ise; temyizin kesin bir karar hakkında olduğunun anlaşılması durumunda, 6. fıkrada sözü edilen kararın, dosyanın gönderildiği Danıştay'ın ilgili dairesince kesin olarak verileceği kurala bağlanmıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin değerlendirilmesinden, bölge idare mahkemesince istinaf incelemesi üzerine verilen kararlara karşı sadece 2577 sayılı Kanun'un 46. maddesinde yer alan konular ile sınırlı olarak Danıştay'a temyiz başvurusunda bulunulabileceği, bölge idare mahkemelerince istinaf incelemesi üzerine verilen ve 46. madde kapsamı dışında olan kararların ise kesin olduğu görülmektedir.
Uyuşmazlıkta; esas faaliyet konusu ticari yolcu taşımacılığı olmayan davacı şirket tarafından sahibi olduğu ... plaka numaralı araç ile ilgili belediyeden izin belgesi alınmaksızın çalışanlarının servis taşımacılığının yapıldığından bahisle, 2918 sayılı Kanunu'nun Ek 2/3-a maddesi uyarınca 60 gün süreyle trafikten men edilmesine ilişkin işlemin iptalinin istenildiği, davacı şirkete ait aracın 60 gün süreyle trafikten men edilmesine ilişkin işlemin, asıl faaliyeti ticari taşımacılık olmayan şirketin asli ticari faaliyetinin icrasını süresiz veya otuz gün yahut daha uzun süreyle engelleyen işlem niteliğinde olmadığı sonucuna varıldığından, temyize konu kararın 2577 sayılı Kanun'un 46. maddesi kapsamına girmeyeceği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, temyiz istemine esas teşkil eden kararın, Bölge İdare Mahkemesinin 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 46. maddesine göre temyiz yolu açık olmayan "kesin" kararlarından olduğu anlaşıldığından, temyiz isteminin incelenmesine yasal olanak bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1- TEMYİZ İSTEMİNİN İNCELENMEKSİZİN REDDİNE,
2- Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından sehven yatırıldığı belirtilen ve iadesi istenilen ... TL temyiz yoluna başvurma harcının Mahkemece davacıya iadesine, kesin olarak, 13/11/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?