Danıştay8. Daireİdare Hukuku
Danıştay 8. Daire E.2021/405 K.2024/5927
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/405
Karar No : 2024/5927
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Limited Şirketi
**VEKİLİ:** Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Valiliği
**VEKİLİ:** Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacıya ait ... plakalı aracın, ilgili belediyeden çalışma izni/ruhsatı alınmaksızın belediye sınırları dahilinde yolcu taşımacılığı yapıldığından bahisle 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun Ek 2. maddesinin 3. ve 4. fıkralarının (a) bentleri uyarınca 60 gün süreyle trafikten men edilmesine ilişkin ... tarih ve Seri No: ... sayılı işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacıya ait sürücü ... kontrolündeki ... plakalı araç ile ücret karşılığı yolcu taşındığının gerçekleştirilen denetim neticesinde ortaya konulduğu, davacının anılan aracının taşımacılık yapmak için gerekli izinlere sahip olmadığı, bu hususun davacı tarafından da kabul edildiği, davacıya ait araçla belediyeden izin veya ruhsat alınmaksızın belediye sınırları dahilinde yolcu taşımacılığı yapıldığının sübuta erdiği, davacı tarafından her ne kadar aracını kiraladığı ve olayda mesuliyeti olmadığı iddia edilmekte ise de 2918 sayılı Kanun'un Ek 2. maddesi hükümleri ile, denetimsiz şekilde yolcu taşımacılığı yapılmasının önüne geçilmesinin hedeflendiği ve araç sahibinin, sürücünün kendisi olup olmadığına bakılmaksızın aracın bu maddenin üçüncü fıkrasına aykırı olarak kullanılmaması hususunda gerekli tedbirleri almak ve denetimini yapmakla yükümlü olduğundan bahisle aracın üçüncü bir kişiye kiralanmış olmasının -tek başına- araç sahibi olan davacının idari sorumluluğunu kaldırmayacağından ilgili belediyeden çalışma izni/ruhsatı alınmadan yolcu taşımacılığı yapıldığı sabit olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, polisler tarafından tutulan 25.11.2019 tarihli tutanakta, araç içerisinde şoför koltuğunda ... isimli şahsın bulunduğu, davacı tarafından sahibi olduğu şirketin araç kiralama şirketi olduğu ve aracın ... isimli şahsa kiralandığı, buna ilişkin evrakların Mahkemeye sunulduğu, kiralık araç bildirim sisteminin (KABİS), hem aracı kiralayan kişinin kişisel bilgilerinin hem de aracın bilgilerinin dijital ortamda Emniyet Genel Müdürlüğüne bildirilmesini sağlayan bir sistem olduğu, anlık olarak EGM’ye yapılan bildirimler sayesinde oto takip sağlandığı, EGM kiralık araç bildirim sistemini kullanan araç kiralama firmalarının bilgisayar sistemlerini genel kolluk kuvvetlerinin sistemlerine bağlayarak bir işbirliği içinde olduğu, olay anındaki polis memurlarınca KABİS'ten sorgu yapılmış olsaydı kendisine ait aracın araç sürücüsü ...'e kiralanmış olduğunu ve izni olmaksızın aracı kiralayan ...'in suça konu eylemi gerçekleştirdiğinin anlaşılacağı, polislerce düzenlenen tutanağın olaya uygun olmadığı, haksız bulunmasının hukuka ve hakkaniyete aykırı olacağı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz isteminin reddine,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,
4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5. Kesin olarak, 26/11/2024 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY :
(X)- Dava, davacıya ait ... plakalı aracın, ilgili belediyeden çalışma izni/ruhsatı alınmaksızın belediye sınırları dahilinde yolcu taşımacılığı yapıldığından bahisle 2918 sayılı Kanun'un Ek 2. maddesinin 3. ve 4. fıkralarının (a) bentleri uyarınca 60 gün süreyle trafikten men edilmesine ilişkin ... tarih ve Seri No: ... sayılı işlemin iptali istemiyle açılmıştır.
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 38. maddesinin 7. fıkrasında ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 20. maddesinde kurala bağlanan, ''ceza sorumluluğunun şahsiliği'' ilkesi, herkesin kendi fiilinden sorumlu tutulmasını, cezanın yalnız, suça iştirak edenlere verilmesini, suça katkısı bulunmayanlara ceza sorumluluğu yükletilemeyeceğini; hiç kimsenin işlemediği bir suçtan dolayı sorumlu tutulamayacağını, bir başkasının işlediği suçun, suçu işlemeyenlere sirayet ettirilemeyeceğini ifade etmektedir.
Dava dosyasında yer alan bilgi ve belgelerin incelenmesinden, ... Limited Şirketi isimli kiralama şirketinden 14/11/2019 tarihinde ... tarafından kiralanan davacıya ait araçla, 26/11/2019 tarihinde yapılan denetimde yabancı uyruklu bayan şahısların muhtelif adreslere ücret karşılığında taşındığı ve araç sürücüsünün bu yönde beyanda bulunduğu tespit edildiğinden bahisle dava konusu işlemin tesis edildiği görülmektedir.
Olayda, davacıya ait aracın ... isimli kişi tarafından ... Limited Şirketi isimli kiralama şirketinden kiralanarak fuhuş suçu kapsamında kullanıldığı, davacı şirketin (temsilcilerinin) suç kapsamında düzenlenen tutanakta iştirak veya yardımından söz edilmediği ve isimlerine yer verilmediği anlaşılmaktadır.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükmü ve dosyada yer alan bilgi ve belgelerin değerlendirilmesinden, davacının aracını kiraya verirken hangi amaçla kullanılacağını bilemeyeceği ve işlemediği bir fiilden dolayı araç sahibine yaptırım uygulanmasının cezaların şahsiliği ilkesine aykırılık oluşturduğu gerekçesiyle, davanın reddi yolunda verilen Mahkeme kararına karşı yapılan istinaf kanun yolu başvurusunun reddine ilişkin kararın bozulması gerektiği görüşüyle aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmıyorum.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/405
Karar No : 2024/5927
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Limited Şirketi
**VEKİLİ:** Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Valiliği
**VEKİLİ:** Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacıya ait ... plakalı aracın, ilgili belediyeden çalışma izni/ruhsatı alınmaksızın belediye sınırları dahilinde yolcu taşımacılığı yapıldığından bahisle 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun Ek 2. maddesinin 3. ve 4. fıkralarının (a) bentleri uyarınca 60 gün süreyle trafikten men edilmesine ilişkin ... tarih ve Seri No: ... sayılı işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacıya ait sürücü ... kontrolündeki ... plakalı araç ile ücret karşılığı yolcu taşındığının gerçekleştirilen denetim neticesinde ortaya konulduğu, davacının anılan aracının taşımacılık yapmak için gerekli izinlere sahip olmadığı, bu hususun davacı tarafından da kabul edildiği, davacıya ait araçla belediyeden izin veya ruhsat alınmaksızın belediye sınırları dahilinde yolcu taşımacılığı yapıldığının sübuta erdiği, davacı tarafından her ne kadar aracını kiraladığı ve olayda mesuliyeti olmadığı iddia edilmekte ise de 2918 sayılı Kanun'un Ek 2. maddesi hükümleri ile, denetimsiz şekilde yolcu taşımacılığı yapılmasının önüne geçilmesinin hedeflendiği ve araç sahibinin, sürücünün kendisi olup olmadığına bakılmaksızın aracın bu maddenin üçüncü fıkrasına aykırı olarak kullanılmaması hususunda gerekli tedbirleri almak ve denetimini yapmakla yükümlü olduğundan bahisle aracın üçüncü bir kişiye kiralanmış olmasının -tek başına- araç sahibi olan davacının idari sorumluluğunu kaldırmayacağından ilgili belediyeden çalışma izni/ruhsatı alınmadan yolcu taşımacılığı yapıldığı sabit olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, polisler tarafından tutulan 25.11.2019 tarihli tutanakta, araç içerisinde şoför koltuğunda ... isimli şahsın bulunduğu, davacı tarafından sahibi olduğu şirketin araç kiralama şirketi olduğu ve aracın ... isimli şahsa kiralandığı, buna ilişkin evrakların Mahkemeye sunulduğu, kiralık araç bildirim sisteminin (KABİS), hem aracı kiralayan kişinin kişisel bilgilerinin hem de aracın bilgilerinin dijital ortamda Emniyet Genel Müdürlüğüne bildirilmesini sağlayan bir sistem olduğu, anlık olarak EGM’ye yapılan bildirimler sayesinde oto takip sağlandığı, EGM kiralık araç bildirim sistemini kullanan araç kiralama firmalarının bilgisayar sistemlerini genel kolluk kuvvetlerinin sistemlerine bağlayarak bir işbirliği içinde olduğu, olay anındaki polis memurlarınca KABİS'ten sorgu yapılmış olsaydı kendisine ait aracın araç sürücüsü ...'e kiralanmış olduğunu ve izni olmaksızın aracı kiralayan ...'in suça konu eylemi gerçekleştirdiğinin anlaşılacağı, polislerce düzenlenen tutanağın olaya uygun olmadığı, haksız bulunmasının hukuka ve hakkaniyete aykırı olacağı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz isteminin reddine,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,
4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5. Kesin olarak, 26/11/2024 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY :
(X)- Dava, davacıya ait ... plakalı aracın, ilgili belediyeden çalışma izni/ruhsatı alınmaksızın belediye sınırları dahilinde yolcu taşımacılığı yapıldığından bahisle 2918 sayılı Kanun'un Ek 2. maddesinin 3. ve 4. fıkralarının (a) bentleri uyarınca 60 gün süreyle trafikten men edilmesine ilişkin ... tarih ve Seri No: ... sayılı işlemin iptali istemiyle açılmıştır.
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 38. maddesinin 7. fıkrasında ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 20. maddesinde kurala bağlanan, ''ceza sorumluluğunun şahsiliği'' ilkesi, herkesin kendi fiilinden sorumlu tutulmasını, cezanın yalnız, suça iştirak edenlere verilmesini, suça katkısı bulunmayanlara ceza sorumluluğu yükletilemeyeceğini; hiç kimsenin işlemediği bir suçtan dolayı sorumlu tutulamayacağını, bir başkasının işlediği suçun, suçu işlemeyenlere sirayet ettirilemeyeceğini ifade etmektedir.
Dava dosyasında yer alan bilgi ve belgelerin incelenmesinden, ... Limited Şirketi isimli kiralama şirketinden 14/11/2019 tarihinde ... tarafından kiralanan davacıya ait araçla, 26/11/2019 tarihinde yapılan denetimde yabancı uyruklu bayan şahısların muhtelif adreslere ücret karşılığında taşındığı ve araç sürücüsünün bu yönde beyanda bulunduğu tespit edildiğinden bahisle dava konusu işlemin tesis edildiği görülmektedir.
Olayda, davacıya ait aracın ... isimli kişi tarafından ... Limited Şirketi isimli kiralama şirketinden kiralanarak fuhuş suçu kapsamında kullanıldığı, davacı şirketin (temsilcilerinin) suç kapsamında düzenlenen tutanakta iştirak veya yardımından söz edilmediği ve isimlerine yer verilmediği anlaşılmaktadır.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükmü ve dosyada yer alan bilgi ve belgelerin değerlendirilmesinden, davacının aracını kiraya verirken hangi amaçla kullanılacağını bilemeyeceği ve işlemediği bir fiilden dolayı araç sahibine yaptırım uygulanmasının cezaların şahsiliği ilkesine aykırılık oluşturduğu gerekçesiyle, davanın reddi yolunda verilen Mahkeme kararına karşı yapılan istinaf kanun yolu başvurusunun reddine ilişkin kararın bozulması gerektiği görüşüyle aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmıyorum.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.