‹ Ana sayfa
Danıştay 8. Daire İdare Hukuku · ön sınıflandırma

Danıştay 8. Daire E.2019/4962 K.2024/403

Esas No: 2019/4962 · Karar No: 2024/403 · Karar Tarihi: 06.02.2024
ÖzetHer cümle kararın kendi metninden doğrulandı.
Karar yönü: OnamaKimin lehine: Davacı
Uyuşmazlık
Davalı idarenin, davacıya işletme ruhsat bedelini ödemesi için gönderdiği tebligatın usulüne uygun olup olmadığı ve davanın süresinde açılıp açılmadığı tartışılmaktadır.
Kaynak pasajlar (3)
  • İdare Mahkemesince verilen .. tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davacının 2016 yılı işletme ruhsat bedelini yatırmadığının tespit edilmesi üzerine davalı idarece davacıya gönderilen … tarih ve … sayılı yazının tebligat parçası incelendiğinde; adresin muhatabın mernis adresi olduğu, 15/08/2016 tarihinde muhatabın taşınmış olduğu ve muhatabın tanınmıyor olduğu ibarelerinin üstü çizilerek adresin kapalı olduğu şerhi bırakılarak 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesi uyarınca tebligatın mahalle muhtarına teslim edildiği, 2 nolu ihbarın kapıya yapıştırıldığı, 7201 sayılı Kanunun 21/2. maddesinin ancak muhatabın adreste hiç oturmamış olduğunun ya da adresi sürekli olarak terk etmiş olduğunun tespit edilmesi halinde uygulanabileceği, oysa davacının adresinin geçici olarak kapalı olduğunun tespit edildiği, bu durumda anılan Kanunun 21/1. maddesi uyarınca tebligatın muhtar veya zabıta imzasına yapılması, kapıya ihbarname yapıştırılması ve komşu ya da yöneticiye haber verilmesi gerekeceği, tebligat parçasında komşu ya da yöneticiye haber verildiği ibaresinin yazılı olmadığı, dolayısıyla davacıya işletme ruhsat bedelini ödemesi için 3 aylık süre verilmesine ilişkin 15/08/2016 tarihli tebligatın usulsüz olduğu, davacı tarafından 2016 yılı ruhsat bedelinin de sonradan 31/01/2017 tarihinde yatırılmış olduğu anlaşıldığından dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
  • Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Dava konusu işlemin 12/06/2017 tarihinde davacı şirkete tebliğ edildiği, davanın ise 02/11/2107 tarihinde açıldığı, dolayısıyla davanın süre aşımı yönünden reddi gerektiği ileri sürülmekte ise de, dava konusu işlemin 7201 sayılı Kanunun 21/2. maddesi uyarınca 12/06/2017 tarihinde davacının adres kayıt sistemindeki adresine tebliğ edildiğinin görüldüğü, ancak Mahkeme kararının gerekçesinde de belirtildiği üzere adresin geçici olarak kapalı olduğunun tespiti üzerine öncelikle Tebligat Kanununun 21/1. maddesi uyarınca dava konusu işlemin tebliği yoluna gidilmesi gerektiği, dolayısıyla tebligatın usulsüz olduğu, davacının dava konusu işlemden haberdar olduğunu belirttiği 06/10/2017 tarihinden itibaren süresi içinde bakılan davayı açtığı anlaşıldığından davalı idarenin süre aşımı iddiası yerinde görülmeyerek istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
  • TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davalı idare tarafından, usul yönünden; davanın süresinde açılmadığı, esas yönünden; dava konusu işlemin hukuka ve mevzuata uygun olduğu, 2016 yılı işletme ruhsat bedelinin yatırılmasına ilişkin bildirimin 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümleri doğrultusunda usulüne uygun olarak yapıldığı ileri sürülmektedir.
Gerekçe
Danıştay Sekizinci Dairesi, Bölge İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğuna ve temyiz nedenlerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığına karar vermiştir. Mahkeme, tebligatın usulsüz yapılması nedeniyle davacının haberdar olduğu tarihten itibaren dava açma süresinin içinde kaldığını kabul eden alt mahkeme kararını yerinde bulmuştur.
Kaynak pasajlar (2)
  • Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Dava konusu işlemin 12/06/2017 tarihinde davacı şirkete tebliğ edildiği, davanın ise 02/11/2107 tarihinde açıldığı, dolayısıyla davanın süre aşımı yönünden reddi gerektiği ileri sürülmekte ise de, dava konusu işlemin 7201 sayılı Kanunun 21/2. maddesi uyarınca 12/06/2017 tarihinde davacının adres kayıt sistemindeki adresine tebliğ edildiğinin görüldüğü, ancak Mahkeme kararının gerekçesinde de belirtildiği üzere adresin geçici olarak kapalı olduğunun tespiti üzerine öncelikle Tebligat Kanununun 21/1. maddesi uyarınca dava konusu işlemin tebliği yoluna gidilmesi gerektiği, dolayısıyla tebligatın usulsüz olduğu, davacının dava konusu işlemden haberdar olduğunu belirttiği 06/10/2017 tarihinden itibaren süresi içinde bakılan davayı açtığı anlaşıldığından davalı idarenin süre aşımı iddiası yerinde görülmeyerek istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
  • Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Sonuç
Davacı, işletme ruhsatının iptali işlemine karşı dava açmış; davalı idare ise tebligatın usulüne uygun olduğunu ve davanın süresinde açılmadığını ileri sürmüştür. Danıştay Sekizinci Dairesi, tebligatın usulsüzlüğü nedeniyle davanın süresinde açıldığı yönündeki Bölge İdare Mahkemesi kararını onamıştır.
Kaynak pasajlar (4)
  • Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, Mersin İli, … İlçesi sınırları dahilinde ve uhdesinde bulunan Sicil:… sayılı …. grup kuvars kumu işletme ruhsatının iptal edilmesine ilişkin işlemin iptali istenilmiştir.
  • İdare Mahkemesince verilen .. tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davacının 2016 yılı işletme ruhsat bedelini yatırmadığının tespit edilmesi üzerine davalı idarece davacıya gönderilen … tarih ve … sayılı yazının tebligat parçası incelendiğinde; adresin muhatabın mernis adresi olduğu, 15/08/2016 tarihinde muhatabın taşınmış olduğu ve muhatabın tanınmıyor olduğu ibarelerinin üstü çizilerek adresin kapalı olduğu şerhi bırakılarak 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesi uyarınca tebligatın mahalle muhtarına teslim edildiği, 2 nolu ihbarın kapıya yapıştırıldığı, 7201 sayılı Kanunun 21/2. maddesinin ancak muhatabın adreste hiç oturmamış olduğunun ya da adresi sürekli olarak terk etmiş olduğunun tespit edilmesi halinde uygulanabileceği, oysa davacının adresinin geçici olarak kapalı olduğunun tespit edildiği, bu durumda anılan Kanunun 21/1. maddesi uyarınca tebligatın muhtar veya zabıta imzasına yapılması, kapıya ihbarname yapıştırılması ve komşu ya da yöneticiye haber verilmesi gerekeceği, tebligat parçasında komşu ya da yöneticiye haber verildiği ibaresinin yazılı olmadığı, dolayısıyla davacıya işletme ruhsat bedelini ödemesi için 3 aylık süre verilmesine ilişkin 15/08/2016 tarihli tebligatın usulsüz olduğu, davacı tarafından 2016 yılı ruhsat bedelinin de sonradan 31/01/2017 tarihinde yatırılmış olduğu anlaşıldığından dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
  • Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Dava konusu işlemin 12/06/2017 tarihinde davacı şirkete tebliğ edildiği, davanın ise 02/11/2107 tarihinde açıldığı, dolayısıyla davanın süre aşımı yönünden reddi gerektiği ileri sürülmekte ise de, dava konusu işlemin 7201 sayılı Kanunun 21/2. maddesi uyarınca 12/06/2017 tarihinde davacının adres kayıt sistemindeki adresine tebliğ edildiğinin görüldüğü, ancak Mahkeme kararının gerekçesinde de belirtildiği üzere adresin geçici olarak kapalı olduğunun tespiti üzerine öncelikle Tebligat Kanununun 21/1. maddesi uyarınca dava konusu işlemin tebliği yoluna gidilmesi gerektiği, dolayısıyla tebligatın usulsüz olduğu, davacının dava konusu işlemden haberdar olduğunu belirttiği 06/10/2017 tarihinden itibaren süresi içinde bakılan davayı açtığı anlaşıldığından davalı idarenin süre aşımı iddiası yerinde görülmeyerek istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
  • 2. … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin …. tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
T.C. DANIŞTAY SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No: 2019/4962
Karar No: 2024/403

TEMYİZ EDEN (DAVALI): … Müdürlüğü

VEKİLİ: Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI): … Lojistik Madencilik İnşaat Tarım Emlak San. ve Tic. Ltd. Şti.

İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, Mersin İli, … İlçesi sınırları dahilinde ve uhdesinde bulunan Sicil:… sayılı …. grup kuvars kumu işletme ruhsatının iptal edilmesine ilişkin işlemin iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen .. tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davacının 2016 yılı işletme ruhsat bedelini yatırmadığının tespit edilmesi üzerine davalı idarece davacıya gönderilen … tarih ve … sayılı yazının tebligat parçası incelendiğinde; adresin muhatabın mernis adresi olduğu, 15/08/2016 tarihinde muhatabın taşınmış olduğu ve muhatabın tanınmıyor olduğu ibarelerinin üstü çizilerek adresin kapalı olduğu şerhi bırakılarak 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesi uyarınca tebligatın mahalle muhtarına teslim edildiği, 2 nolu ihbarın kapıya yapıştırıldığı, 7201 sayılı Kanunun 21/2. maddesinin ancak muhatabın adreste hiç oturmamış olduğunun ya da adresi sürekli olarak terk etmiş olduğunun tespit edilmesi halinde uygulanabileceği, oysa davacının adresinin geçici olarak kapalı olduğunun tespit edildiği, bu durumda anılan Kanunun 21/1. maddesi uyarınca tebligatın muhtar veya zabıta imzasına yapılması, kapıya ihbarname yapıştırılması ve komşu ya da yöneticiye haber verilmesi gerekeceği, tebligat parçasında komşu ya da yöneticiye haber verildiği ibaresinin yazılı olmadığı, dolayısıyla davacıya işletme ruhsat bedelini ödemesi için 3 aylık süre verilmesine ilişkin 15/08/2016 tarihli tebligatın usulsüz olduğu, davacı tarafından 2016 yılı ruhsat bedelinin de sonradan 31/01/2017 tarihinde yatırılmış olduğu anlaşıldığından dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Dava konusu işlemin 12/06/2017 tarihinde davacı şirkete tebliğ edildiği, davanın ise 02/11/2107 tarihinde açıldığı, dolayısıyla davanın süre aşımı yönünden reddi gerektiği ileri sürülmekte ise de, dava konusu işlemin 7201 sayılı Kanunun 21/2. maddesi uyarınca 12/06/2017 tarihinde davacının adres kayıt sistemindeki adresine tebliğ edildiğinin görüldüğü, ancak Mahkeme kararının gerekçesinde de belirtildiği üzere adresin geçici olarak kapalı olduğunun tespiti üzerine öncelikle Tebligat Kanununun 21/1. maddesi uyarınca dava konusu işlemin tebliği yoluna gidilmesi gerektiği, dolayısıyla tebligatın usulsüz olduğu, davacının dava konusu işlemden haberdar olduğunu belirttiği 06/10/2017 tarihinden itibaren süresi içinde bakılan davayı açtığı anlaşıldığından davalı idarenin süre aşımı iddiası yerinde görülmeyerek istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davalı idare tarafından, usul yönünden; davanın süresinde açılmadığı, esas yönünden; dava konusu işlemin hukuka ve mevzuata uygun olduğu, 2016 yılı işletme ruhsat bedelinin yatırılmasına ilişkin bildirimin 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümleri doğrultusunda usulüne uygun olarak yapıldığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davacı tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz isteminin reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin …. tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,
4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5. Kesin olarak, 06/02/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.