‹ Ana sayfa
Danıştay8. Daireİdare Hukuku

Danıştay 8. Daire E.2019/1067 K.2023/981

Esas No: 2019/1067 · Karar No: 2023/981 · Karar Tarihi: 02.03.2023
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2019/1067
Karar No : 2023/981

TEMYİZ EDEN (DAVALI): … Büyükşehir Belediye Başkanlığı

**VEKİLİ:** Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI): … Anonim Şirketi

**VEKİLİ:** Av. …

İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, 13.01.2017 tarihinde yürürlüğe giren Mersin Büyükşehir Belediyesi Alt Yapı Koordinasyon Merkezi Kuruluş, Görev, Çalışma Usulleri Uygulama Yönetmeliği'nin 17/r-2 maddesinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararında; 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanununun "İmar ile ilgili harçlar" başlıklı 80. maddesinde, zemin veya yol kanal açma izni verilmesinin, yapım ve yıkım artığı malzeme ile toprak kazısının taşınması için belediyelerce yer gösterilmesinin ve bu yerlerin tesviyesinin "zemin açma izni ve toprak hafriyatı harcına" tabi olduğu ve bu harcın imar mevzuatı gereğince belediyece tahsil olunacağı düzenlemesine yer verildiği; aynı Kanunun "ücrete tabi işler" başlıklı 97. maddesinde de, belediyelerin bu Kanunda harç veya katılma payı konusu yapılmayan ve ilgililerin isteğine bağlı olarak ifa edecekleri her türlü hizmet için belediye meclislerince düzenlenecek tarifelere göre ücret almaya yetkili olduğu; söz konusu mevzuat hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden, belediyeler tarafından yapılacak bir hizmetin ücret konusu yapılabilmesi için o hizmetin harç veya katılım payına konu edilmemiş olması ve hizmetten yararlanacak kişilerin bizzat belediyeden bu hizmetin yapılmasını talep etmiş olmaları gerektiği, bir başka anlatımla, harç veya katılma payı konusu yapılmamış olan ve ilgililerin isteği üzerine sunulacak olan hizmetler için belediyelerce sadece "ücret" istenilebileceği sonucuna varıldığı; hasar masrafının, bir vergi veya bahsi geçen 97. madde kapsamında ücret niteliğinde bulunmadığı, kamuya ait yerlerde hasar meydana getirenlerin gerekli onarımı yapmamaları halinde belediyece tahribatın giderilerek eski haline getirilmesi için yapılan masraf karşılığında alındığı, aynı şekilde keşif masrafının da, bir vergi veya bahsi geçen 97. madde kapsamında ücret niteliğinde bulunmadığı, yapılan masraf karşılığında alındığı; bu durumda, zemin tahrip masrafı ve keşif masrafının mevzuat gereği, ancak masraf olarak alınabilmesi nedeniyle belediyelerin bu konuda tarife düzenleme yetkisi bulunmadığı, ilgililerin isteği olmaksızın yapılan hizmetler ile harca bağlanmış bir konu üzerinden altyapı kazı ruhsat masrafı adı altında ücret talep edilmesinin mümkün bulunmadığı sonucuna sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu hükmün iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davalı idare tarafından, belediye başkanlığı tarafından zemin tahrip bedeli alındığı zaman, söz konusu zeminin eski haline getirilmesinin/yenilenmesinin kendileri tarafından yapıldığının dikkate alınmadığı, kişi veya kurumun zemin tahrip bedeline ilişkin ödemeyi yaptıktan sonra tekrardan tahrip edilen zemini eski haline getirme/yenileme gibi bir yükümlülüğünün kalmadığı, bu husus göz önünde bulundurulmadan verilen kararın hatalı olduğu, davacının protokol ile uymayı taahhüt ettiği Yönetmelik hükümlerinin iptalini talep edemeyeceği, 2464 sayılı Yasanın 80/d maddesinde bahsi geçen ve harca tabi olan zemin açma ve toprak hafriyat harcı ile zemin tahrip bedeli kavramları karıştırılarak hüküm tesis edildiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davacı tarafından, savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz isteminin reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,
4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5. Kesin olarak, 02/03/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?