Danıştay7. Daireİdare Hukuku · ön sınıflandırma
Danıştay 7. Daire E.2024/137 K.2024/4374
T.C. DANIŞTAY
YEDİNCİ DAİRE
Esas No: 2024/137
Karar No: 2024/4374
TEMYİZ EDEN (DAVACI): ... İnşaat Otomotiv Nakliyat ve Ticaret Limited Şirketi
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI): ... Defterdarlığı(... Vergi Dairesi Müdürlüğü)
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi .... Vergi Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Akaryakıt ticareti ve hububat alım satımı faaliyeti ile iştigal eden davacının 2016 ila 2018 yılları hesap ve işlemlerinin incelenmesi sonucunda, otomasyon sisteminden casus yazılım kullanılarak bir kısım satışlarının silindiğinin, bir kısım akaryakıt alışlarını ise kayıt ve beyan dışı bırakarak belgesiz mal bulundurduğunun, yapılan kaydi envanter ile tespit edildiğinden bahisle 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu'nun 4.maddesinin 3. fıkrası uyarınca 2017 yılının Şubat ila Aralık aylarının 1 ve 2. dönemlerine ilişkin olarak re'sen tarh edilen özel tüketim vergileri ile Şubat ayının 1. döneminin bir kısmı için bir kat, diğer dönemler için 3 kat kesilen vergi ziyaı cezalarının iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; akaryakıt ticareti ile uğraşan davacı hakkında 2017 yılı hesap ve işlemlerinin incelenmesi neticesinde düzenlenen vergi inceleme ve vergi tekniği raporlarıyla, istasyonlardaki pompalardan satışı yapılan akaryakıt için düzenlenen fişlerin mali hafızaya kaydedilmeden silindiği, istasyon tanklarına yapılan dolumların otomasyon sistemine kaydedilmesinin engellendiği ve silinmeye ilişkin kayıtların başka bir yerde bulunan bir sunucuya kaydedildiği buna göre toplam 1.502.160,84 litre motorinin yasal defterlere kaydedilmeden mali hafızadan silindiği, günlük perakende pompa satışlarını gösteren z raporlarında yer alan 41.689,99 litre akaryakıt satışının ise yasal defterlere kaydedilmediği, yapılan kaydi envanter çalışması neticesinde davacının toplam 1.543.850,83 litre belgesiz motorin alışının olduğu, alış belgelerinin incelemeye sunulamadığından, mali hafızadan silinen akaryakıt miktarı ile kaydi envanter neticesinde tespit edilen belgesiz alış miktarı arasındaki 29,18 litre farkın alış firesi olarak değerlendirildiği, motorin satış verileri 01/02/2017 – 31/12/2017 tarihleri arasında silindiğinden ve belgesiz alış nedeniyle özel tüketim vergisi yönünden sorumlu tutulacağından, bu dönemlerde, 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu’nun I sayılı listenin A cetvelinde ... GTİP numaralı motorinin özel tüketim vergisi tutarının litre başına 1,7945-TL olduğu, belgesiz alım yapılan akaryakıt miktarları ile özel tüketim vergisi tutarının çarpılması sonucunda toplam 1.543.850,83-TL özel tüketim vergisi farkına ulaşıldığı; yapılan kaydi envanter neticesinde davacının belgesiz motorin alımlarının bulunduğu, ödeme kaydedici cihaz fişlerini gider olarak kaydeden kişiler nezdinde yapılan karşıt incelemelerde davacının pompalarından alınan ödeme kaydedici cihaz fişlerinin bir kısmı ile silinen satış verilerinin bir kısmının uyuştuğu, hazırlanan tablo uyarınca silinen satış verileri içerisinde yer almakta olan ve aynı tarihte düzenlenen ödeme kaydedici cihaz fişinin Z raporu ile örtüşmediği, Z raporunda gösterilen gün içerisinde kesilen mali fiş sayıları ile karşıt tespitte aslı temin edilen ve aynı ödeme kaydedici cihazdan alınan fiş numaraları arasında uyumsuzluklar saptandığı, davacı şirket temsilcisi tarafından, söz konusu belgesiz motorin ile ilgili olarak herhangi bir alış faturasını ibraz edemeyeceklerini ve tüm alış belgelerinin incelemeye ibraz edilenden ibaret olduğunun beyan edildiği tespit edilmiş olup, bu tespitler karşısında davacı adına yaplan özel tüketim vergisi tarhiyatlarında hukuka aykırılık bulunmadığı; öte yandan, vergi tekniği raporunun eki olan vergi inceleme tutanağının 8. maddesinde, temsilcinin alış belgelerini ibraz edemeyeceklerini belirtmiş olması nedeniyle bu belgelerin ibrazı için tespit tarihinden itibaren on günlük bir süre verilmemesinin tarhiyatı sakatlayacak nitelikte esaslı bir şekil hatası olmadığı, bu bakımdan, davacı tarafından, bir kısım satışların mali hafızadan silinmesi suretiyle akaryakıt alışının belgesiz gerçekleştirildiği sonucuna varıldığından ve mali hafızadan belge silme işlemi, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 359/a-2. maddesinde sayılan eylemler arasında yer almadığından bu kısma ilişkin vergi ziyaı cezasının üç kat uygulanmasında da hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Dava konusu cezalı vergi tarhiyatlarına dayanak alınan vergi inceleme raporunun ve vergi tekniği raporunun kendilerine tebliğ edilmediği, bu raporların sonradan mahkemeye ibraz edilmiş olmasının adil yargılanma hakkına ilişkin aykırılığı ortadan kaldırmayacağı, mahkemeye ibraz edilen söz konusu vergi tekniği raporunda, bir takım soyut yaklaşımlarla belgesiz akaryakıt alındığından bahisle dava konusu özel tüketim vergisi tarhiyatlarının önerildiğinin görüldüğü, silinen verilerdeki akaryakıt satışlarına konu akaryakıt alışlarının bulunduğunun sadece varsayıldığı, diğer taraftan belgesiz alışlara ilişkin 10 gün süre verilerek mükelleflere imkan tanınması gerekirken kendilerine bu yönde bir süre verilmeyerek usule aykırı davranıldığı, salınan cezalı vergilerin, afaki, eksik, subjektif nedenlerle yürütülen bir incelemeye dayandığı, kayıt dışı akaryakıt alışı ve satışlarının kesinlikle söz konusu olmadığı, verginin dönemselliği ilkesine aykırı hareket edildiği, otomasyon sistemindeki kayıtların silinmesi konusunda hiçbir bilgilerinin bulunmadığı, otomasyon sistemine etki etme imkanına sahip olmadıkları gibi sistemdeki verilerin güvenliğinden sorumlu tutulmalarının da mümkün bulunmadığı, dayanak vergi tekniği raporunun savcılık tarafından alınan bilirkişi raporuna dayandırıldığı, bu raporu bilmedikleri, raporun gerçeğe uygun olup olmadığın mahkeme tarafından da bilinmesinin söz konusu olamayacağı, bilirkişi raporu ekinde yer aldığı iddia edilen veriler ve listelerin de neye göre hazırlandığının meçhul olduğu, rapor ve eki belgelerin tartışmasız kabulünün maddi gerçeğe ulaşmaya engel teşkil edeceği, diğer taraftan 3 kat vergi ziyaı cezası kesilmesini gerektirecek vergi ziyaına sebebiyet verilmediği, dava konusu cezalı vergilerin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: İstemin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NİN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Hüküm altına alınan tutar üzerinden binde 9,10 oranında ve ... TL'den az olmamak üzere hesaplanacak nispi karar harcından, Dairece karara bağlanan harcın mahsubundan sonra, kalan harç tutarının temyiz eden davacıdan alınmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 25/10/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
YEDİNCİ DAİRE
Esas No: 2024/137
Karar No: 2024/4374
TEMYİZ EDEN (DAVACI): ... İnşaat Otomotiv Nakliyat ve Ticaret Limited Şirketi
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI): ... Defterdarlığı(... Vergi Dairesi Müdürlüğü)
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi .... Vergi Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Akaryakıt ticareti ve hububat alım satımı faaliyeti ile iştigal eden davacının 2016 ila 2018 yılları hesap ve işlemlerinin incelenmesi sonucunda, otomasyon sisteminden casus yazılım kullanılarak bir kısım satışlarının silindiğinin, bir kısım akaryakıt alışlarını ise kayıt ve beyan dışı bırakarak belgesiz mal bulundurduğunun, yapılan kaydi envanter ile tespit edildiğinden bahisle 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu'nun 4.maddesinin 3. fıkrası uyarınca 2017 yılının Şubat ila Aralık aylarının 1 ve 2. dönemlerine ilişkin olarak re'sen tarh edilen özel tüketim vergileri ile Şubat ayının 1. döneminin bir kısmı için bir kat, diğer dönemler için 3 kat kesilen vergi ziyaı cezalarının iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; akaryakıt ticareti ile uğraşan davacı hakkında 2017 yılı hesap ve işlemlerinin incelenmesi neticesinde düzenlenen vergi inceleme ve vergi tekniği raporlarıyla, istasyonlardaki pompalardan satışı yapılan akaryakıt için düzenlenen fişlerin mali hafızaya kaydedilmeden silindiği, istasyon tanklarına yapılan dolumların otomasyon sistemine kaydedilmesinin engellendiği ve silinmeye ilişkin kayıtların başka bir yerde bulunan bir sunucuya kaydedildiği buna göre toplam 1.502.160,84 litre motorinin yasal defterlere kaydedilmeden mali hafızadan silindiği, günlük perakende pompa satışlarını gösteren z raporlarında yer alan 41.689,99 litre akaryakıt satışının ise yasal defterlere kaydedilmediği, yapılan kaydi envanter çalışması neticesinde davacının toplam 1.543.850,83 litre belgesiz motorin alışının olduğu, alış belgelerinin incelemeye sunulamadığından, mali hafızadan silinen akaryakıt miktarı ile kaydi envanter neticesinde tespit edilen belgesiz alış miktarı arasındaki 29,18 litre farkın alış firesi olarak değerlendirildiği, motorin satış verileri 01/02/2017 – 31/12/2017 tarihleri arasında silindiğinden ve belgesiz alış nedeniyle özel tüketim vergisi yönünden sorumlu tutulacağından, bu dönemlerde, 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu’nun I sayılı listenin A cetvelinde ... GTİP numaralı motorinin özel tüketim vergisi tutarının litre başına 1,7945-TL olduğu, belgesiz alım yapılan akaryakıt miktarları ile özel tüketim vergisi tutarının çarpılması sonucunda toplam 1.543.850,83-TL özel tüketim vergisi farkına ulaşıldığı; yapılan kaydi envanter neticesinde davacının belgesiz motorin alımlarının bulunduğu, ödeme kaydedici cihaz fişlerini gider olarak kaydeden kişiler nezdinde yapılan karşıt incelemelerde davacının pompalarından alınan ödeme kaydedici cihaz fişlerinin bir kısmı ile silinen satış verilerinin bir kısmının uyuştuğu, hazırlanan tablo uyarınca silinen satış verileri içerisinde yer almakta olan ve aynı tarihte düzenlenen ödeme kaydedici cihaz fişinin Z raporu ile örtüşmediği, Z raporunda gösterilen gün içerisinde kesilen mali fiş sayıları ile karşıt tespitte aslı temin edilen ve aynı ödeme kaydedici cihazdan alınan fiş numaraları arasında uyumsuzluklar saptandığı, davacı şirket temsilcisi tarafından, söz konusu belgesiz motorin ile ilgili olarak herhangi bir alış faturasını ibraz edemeyeceklerini ve tüm alış belgelerinin incelemeye ibraz edilenden ibaret olduğunun beyan edildiği tespit edilmiş olup, bu tespitler karşısında davacı adına yaplan özel tüketim vergisi tarhiyatlarında hukuka aykırılık bulunmadığı; öte yandan, vergi tekniği raporunun eki olan vergi inceleme tutanağının 8. maddesinde, temsilcinin alış belgelerini ibraz edemeyeceklerini belirtmiş olması nedeniyle bu belgelerin ibrazı için tespit tarihinden itibaren on günlük bir süre verilmemesinin tarhiyatı sakatlayacak nitelikte esaslı bir şekil hatası olmadığı, bu bakımdan, davacı tarafından, bir kısım satışların mali hafızadan silinmesi suretiyle akaryakıt alışının belgesiz gerçekleştirildiği sonucuna varıldığından ve mali hafızadan belge silme işlemi, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 359/a-2. maddesinde sayılan eylemler arasında yer almadığından bu kısma ilişkin vergi ziyaı cezasının üç kat uygulanmasında da hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Dava konusu cezalı vergi tarhiyatlarına dayanak alınan vergi inceleme raporunun ve vergi tekniği raporunun kendilerine tebliğ edilmediği, bu raporların sonradan mahkemeye ibraz edilmiş olmasının adil yargılanma hakkına ilişkin aykırılığı ortadan kaldırmayacağı, mahkemeye ibraz edilen söz konusu vergi tekniği raporunda, bir takım soyut yaklaşımlarla belgesiz akaryakıt alındığından bahisle dava konusu özel tüketim vergisi tarhiyatlarının önerildiğinin görüldüğü, silinen verilerdeki akaryakıt satışlarına konu akaryakıt alışlarının bulunduğunun sadece varsayıldığı, diğer taraftan belgesiz alışlara ilişkin 10 gün süre verilerek mükelleflere imkan tanınması gerekirken kendilerine bu yönde bir süre verilmeyerek usule aykırı davranıldığı, salınan cezalı vergilerin, afaki, eksik, subjektif nedenlerle yürütülen bir incelemeye dayandığı, kayıt dışı akaryakıt alışı ve satışlarının kesinlikle söz konusu olmadığı, verginin dönemselliği ilkesine aykırı hareket edildiği, otomasyon sistemindeki kayıtların silinmesi konusunda hiçbir bilgilerinin bulunmadığı, otomasyon sistemine etki etme imkanına sahip olmadıkları gibi sistemdeki verilerin güvenliğinden sorumlu tutulmalarının da mümkün bulunmadığı, dayanak vergi tekniği raporunun savcılık tarafından alınan bilirkişi raporuna dayandırıldığı, bu raporu bilmedikleri, raporun gerçeğe uygun olup olmadığın mahkeme tarafından da bilinmesinin söz konusu olamayacağı, bilirkişi raporu ekinde yer aldığı iddia edilen veriler ve listelerin de neye göre hazırlandığının meçhul olduğu, rapor ve eki belgelerin tartışmasız kabulünün maddi gerçeğe ulaşmaya engel teşkil edeceği, diğer taraftan 3 kat vergi ziyaı cezası kesilmesini gerektirecek vergi ziyaına sebebiyet verilmediği, dava konusu cezalı vergilerin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: İstemin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NİN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Hüküm altına alınan tutar üzerinden binde 9,10 oranında ve ... TL'den az olmamak üzere hesaplanacak nispi karar harcından, Dairece karara bağlanan harcın mahsubundan sonra, kalan harç tutarının temyiz eden davacıdan alınmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 25/10/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.