Danıştay7. Daireİdare Hukuku
Danıştay 7. Daire E.2023/3658 K.2024/1676
T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2023/3658
Karar No : 2024/1676
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı adına
... Gümrük Müdürlüğü
**VEKİLİ:** Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Ticaret Limited Şirketi
**VEKİLİ:** Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına 2017 ve 2018 yıllarında tescilli muhtelif tarih ve sayılı 207 adet serbest dolaşıma giriş beyannamesinin muhtelif kalemlerinde yer alan eşyanın kıymetinin düşük beyan edildiğinden bahisle ek olarak tahakkuk ettirilen TRT bandrol ücreti, özel tüketim ve katma değer vergileri ile bunlar üzerinden 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 234. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi uyarınca hesaplanarak karara bağlanan para cezasına vaki itirazın zımnen reddine dair işlemin, özel tüketim ve katma değer vergileri ile bunlar üzerinden hesaplanan para cezasına ilişkin kısmının iptali istemiyle dava açılmıştır.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Kısmen bozma kararına uymak suretiyle, dava konusu işlemin kıymet farkına dayanan özel tüketim ve katma değer vergileri ile bu vergiler üzerinden 4458 sayılı Kanun'un 234. maddesinin (a) bendi uyarınca hesaplanan para cezasına hasren yapılan inceleme sonucunda; olayda; gümrük kıymetinin belirlenmesinde öncelikle, eşyanın satış bedeli yönteminin uygulanmasının gerektiği, satış bedelinin tespit edilememesi halinde, sırasıyla Kanun'da sayılan diğer yöntemlere geçileceği, davalı idare tarafından AHL Kargo Gümrük Müdürlüğünde yapılan ... marka cep telefonları ithalatlarının incelenmesi sonucu düzenlenen cevaplı raporda, davacı ve diğer bir kısım paralel ithalat gerçekleştiren firmalar tarafından gerçekleştirilen ithalat işlemlerinde davacı şirket (ve diğer firmalar) tarafından beyan edilen eşya kıymetleri ile anılan ürünlerin distribütörü olan firma tarafından beyan edilen eşya kıymetlerinin liste üzerinden karşılaştırıldığı, bu suretle davacı şirket tarafından beyan edilen eşya kıymetlerinin düşük olduğunun tespit edildiği, ancak raporda liste üzerinden gerçekleştirilen karşılaştırma haricinde beyanname ekinde ibraz edilen eşyaya ait faturada belirtilen satış bedelinin, eşyanın gerçek kıymetini yansıtıp yansıtmadığına ilişkin gerek ihraç ülkesinin yetkili makamları nezdinde, gerekse eşyayı ihraç eden firma nezdinde aksi yönde bir tespit yapıldığına ilişkin olarak başkaca bir bilgi ve belge sunulmadığı, bu haliyle satış bedeli yönteminin terk edilme nedenlerinin, her türlü bilgi ve belgeyi inceleme hak ve yetkisine sahip bulunan idarece her türlü şüpheden uzak, somut bir biçimde ortaya konulmadığı, dolayısıyla aynı eşya belirlenirken doğrudan paralel ithalat yapan firmaların fiyatları baz alınmak suretiyle tesis edilen işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle, kıymet farkına dayalı özel tüketim ve katma değer vergileri ile 4458 sayılı Kanun'un 234. maddesinin (a) bendi uyarınca hesaplanan para cezasının iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından gerçekleştirilen ithalatlarda eksik kıymet beyanında bulunulduğunun, cevaplı raporla somut bir biçimde tespit edildiğinden, tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin reddine,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 26/03/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2023/3658
Karar No : 2024/1676
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı adına
... Gümrük Müdürlüğü
**VEKİLİ:** Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Ticaret Limited Şirketi
**VEKİLİ:** Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına 2017 ve 2018 yıllarında tescilli muhtelif tarih ve sayılı 207 adet serbest dolaşıma giriş beyannamesinin muhtelif kalemlerinde yer alan eşyanın kıymetinin düşük beyan edildiğinden bahisle ek olarak tahakkuk ettirilen TRT bandrol ücreti, özel tüketim ve katma değer vergileri ile bunlar üzerinden 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 234. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi uyarınca hesaplanarak karara bağlanan para cezasına vaki itirazın zımnen reddine dair işlemin, özel tüketim ve katma değer vergileri ile bunlar üzerinden hesaplanan para cezasına ilişkin kısmının iptali istemiyle dava açılmıştır.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Kısmen bozma kararına uymak suretiyle, dava konusu işlemin kıymet farkına dayanan özel tüketim ve katma değer vergileri ile bu vergiler üzerinden 4458 sayılı Kanun'un 234. maddesinin (a) bendi uyarınca hesaplanan para cezasına hasren yapılan inceleme sonucunda; olayda; gümrük kıymetinin belirlenmesinde öncelikle, eşyanın satış bedeli yönteminin uygulanmasının gerektiği, satış bedelinin tespit edilememesi halinde, sırasıyla Kanun'da sayılan diğer yöntemlere geçileceği, davalı idare tarafından AHL Kargo Gümrük Müdürlüğünde yapılan ... marka cep telefonları ithalatlarının incelenmesi sonucu düzenlenen cevaplı raporda, davacı ve diğer bir kısım paralel ithalat gerçekleştiren firmalar tarafından gerçekleştirilen ithalat işlemlerinde davacı şirket (ve diğer firmalar) tarafından beyan edilen eşya kıymetleri ile anılan ürünlerin distribütörü olan firma tarafından beyan edilen eşya kıymetlerinin liste üzerinden karşılaştırıldığı, bu suretle davacı şirket tarafından beyan edilen eşya kıymetlerinin düşük olduğunun tespit edildiği, ancak raporda liste üzerinden gerçekleştirilen karşılaştırma haricinde beyanname ekinde ibraz edilen eşyaya ait faturada belirtilen satış bedelinin, eşyanın gerçek kıymetini yansıtıp yansıtmadığına ilişkin gerek ihraç ülkesinin yetkili makamları nezdinde, gerekse eşyayı ihraç eden firma nezdinde aksi yönde bir tespit yapıldığına ilişkin olarak başkaca bir bilgi ve belge sunulmadığı, bu haliyle satış bedeli yönteminin terk edilme nedenlerinin, her türlü bilgi ve belgeyi inceleme hak ve yetkisine sahip bulunan idarece her türlü şüpheden uzak, somut bir biçimde ortaya konulmadığı, dolayısıyla aynı eşya belirlenirken doğrudan paralel ithalat yapan firmaların fiyatları baz alınmak suretiyle tesis edilen işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle, kıymet farkına dayalı özel tüketim ve katma değer vergileri ile 4458 sayılı Kanun'un 234. maddesinin (a) bendi uyarınca hesaplanan para cezasının iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından gerçekleştirilen ithalatlarda eksik kıymet beyanında bulunulduğunun, cevaplı raporla somut bir biçimde tespit edildiğinden, tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin reddine,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 26/03/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.