‹ Ana sayfa
Danıştay 7. Daire İdare Hukuku · ön sınıflandırma

Danıştay 7. Daire E.2023/3335 K.2025/1673

Esas No: 2023/3335 · Karar No: 2025/1673 · Karar Tarihi: 22.04.2025
ÖzetHer cümle kararın kendi metninden doğrulandı.
Karar yönü: OnamaKimin lehine: Davalı
Uyuşmazlık
Davacı, sahte belge düzenlemek suretiyle akaryakıt kaçakçılığı suçuna iştirak ettiği iddiasıyla adına düzenlenen vergi ziyaı cezalarını içeren ödeme emrinin iptalini talep etmektedir.
Kaynak pasajlar (1)
  • Dava konusu istem: .... İnşaat Gıda Tekstil Sanayi ve Ticaret Limited Şirketince işlediği iddia edilen sahte belge düzenlemek suretiyle akaryakıt kaçakçılığı suçuna 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 359. maddesinde sayılan fiillerle iştirak etmesi nedeniyle özel tüketim ve katma değer vergileri yönünden kamunun zarara uğratıldığından bahisle davacı adına düzenlenen 2012 yılının Ocak ila Haziran ve 2011 yılının Eylül ve Ekim dönemlerine ilişkin vergi ziyaı cezalarını içeren ödeme emrinin iptali istemiyle dava açılmıştır.
Gerekçe
Danıştay 7. Dairesi, Bölge İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğuna ve temyiz nedenlerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığına karar vermiştir. Mahkeme, davacı ve diğer kişilerin kaçakçılık suçu organizasyonuna iştirak ettiğinin anlaşıldığı ve kesinleşen cezalar için düzenlenen ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı tespitini onaylamıştır.
Kaynak pasajlar (2)
  • İnşaat Gıda Tekstil Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin sahte belge düzenlemek suretiyle gerçekleştirdiği kaçak akaryakıt satışı faaliyeti nedeniyle 213 sayılı Kanun'un 359.maddesinde yer alan fiillerle vergi ziyaına sebebiyet vererek kaçakçılık suçu işlediğinin sabit olduğu, asıl sorumlu şirketin de aralarında bulunduğu 12 şirketin 2009 ilâ 2012 yılları hesap ve işlemlerinin incelenmesi neticesinde düzenlenen 20/12/2013 tarihli vergi tekniği raporunun incelenmesinden; davacı ve başka kişiler tarafından söz konusu kaçakçılık suçu organizasyonuna iştirak edildiğinin anlaşıldığı ve davacı adına düzenlenen ihbarnamelere süresinde dava açılmayarak söz konusu cezaların kesinleştiği, usulüne uygun tahakkuk eden amme alacaklarının tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
  • Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Sonuç
Davacı, sahte belge düzenleme suçuna iştirak ettiği gerekçesiyle düzenlenen ödeme emrinin iptalini istemiştir. Danıştay 7. Dairesi, yerel mahkeme kararını hukuka uygun bularak temyiz isteminin reddine ve kararın onanmasına karar vermiştir.
Kaynak pasajlar (3)
  • Dava konusu istem: .... İnşaat Gıda Tekstil Sanayi ve Ticaret Limited Şirketince işlediği iddia edilen sahte belge düzenlemek suretiyle akaryakıt kaçakçılığı suçuna 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 359. maddesinde sayılan fiillerle iştirak etmesi nedeniyle özel tüketim ve katma değer vergileri yönünden kamunun zarara uğratıldığından bahisle davacı adına düzenlenen 2012 yılının Ocak ila Haziran ve 2011 yılının Eylül ve Ekim dönemlerine ilişkin vergi ziyaı cezalarını içeren ödeme emrinin iptali istemiyle dava açılmıştır.
  • Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
  • 2. ... Bölge İdare Mahkemesi .... Vergi Dava Dairesinin .. tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
T.C. DANIŞTAY YEDİNCİ DAİRE
Esas No: 2023/3335
Karar No: 2025/1673

TEMYİZ EDEN (DAVACI): ...

VEKİLİ: Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALI): .. Defterdarlığı
(... Vergi Dairesi Müdürlüğü)

VEKİLİ: Av. ...

İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi .... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: .... İnşaat Gıda Tekstil Sanayi ve Ticaret Limited Şirketince işlediği iddia edilen sahte belge düzenlemek suretiyle akaryakıt kaçakçılığı suçuna 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 359. maddesinde sayılan fiillerle iştirak etmesi nedeniyle özel tüketim ve katma değer vergileri yönünden kamunun zarara uğratıldığından bahisle davacı adına düzenlenen 2012 yılının Ocak ila Haziran ve 2011 yılının Eylül ve Ekim dönemlerine ilişkin vergi ziyaı cezalarını içeren ödeme emrinin iptali istemiyle dava açılmıştır.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bozma kararı üzerine yeniden yapılan inceleme sonunda; olayda, asıl sorumlu .... İnşaat Gıda Tekstil Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin sahte belge düzenlemek suretiyle gerçekleştirdiği kaçak akaryakıt satışı faaliyeti nedeniyle 213 sayılı Kanun'un 359. maddesinde yer alan fiillerle vergi ziyaına sebebiyet vererek kaçakçılık suçu işlediğinin sabit olduğu, asıl sorumlu şirketin de aralarında bulunduğu 12 şirketin 2009 ilâ 2012 yılları hesap ve işlemlerinin incelenmesi neticesinde düzenlenen 20/12/2013 tarihli vergi tekniği raporunun incelenmesinden; davacı ve başka kişiler tarafından söz konusu kaçakçılık suçu organizasyonuna iştirak edildiğinin anlaşıldığı ve davacı adına düzenlenen ihbarnamelere süresinde dava açılmayarak söz konusu cezaların kesinleştiği, usulüne uygun tahakkuk eden amme alacaklarının tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Asıl sorumlu şirketin ortağı ve yetkilisi olmadığı ve herhangi bir irtibatının bulunmadığı, .... Ağır Ceza Mahkemesinin E:... sayılı dosyası ile yapılan yargılamada kuvvetle muhtemel beraat edeceği, şirketin açtığı davalarda verilen ret kararlarının kendisinin açtığı işbu davada ret kararı verilmesine gerekçe olamayacağı, suça iştirakının bulunmadığı, işlemlerin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NİN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Üçüncü ve Yedinci Dairelerince, 2575 sayılı Danıştay Kanunu'na 3619 sayılı Kanun'la eklenen Ek 1 madde hükmü uyarınca birlikte yapılan toplantıda Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi .... Vergi Dava Dairesinin .. tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Davacı tarafından maktu karar harcı peşin yatırıldığından, karar harcına hükmedilmesine gerek görülmediğine,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 22/04/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?