Danıştay7. Daireİdare Hukuku
Danıştay 7. Daire E.2023/2744 K.2025/256
T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2023/2744
Karar No : 2025/256
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı adına ... Gümrük Müdürlüğü
**VEKİLİ:** Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Dış Ticaret Limited Şirketi
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına kayıtlı ... sayılı dahilde işleme izin belgesi kapsamında 2012 ve 2013 yıllarında tescilli 14 adet serbest dolaşıma giriş beyannamesi ile ithal edilen eşyaların ihraç edilen mamuller bünyesinde kullanılmadığından bahisle tahakkuk ettirilen gümrük, ilave gümrük, katma değer vergileri ve dampinge karşı vergi ile 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 238. maddesi uyarınca eşyanın gümrüklenmiş değeri üzerinden hesaplanarak karara bağlanan para cezalarının tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrinin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; Danıştay Yedinci Dairesinin bozma kararı üzerine, ilk savunma dilekçesinin usulüne uygun olarak davacıya tebliğ edilerek dosyanın tekemmül ettirildiği, olayda, ödeme emri içeriği vergi ve para cezalarının davacı şirketin çalışanına 18/07/2016 tarihinde tebliğ edilmek suretiyle usulüne uygun olarak kesinleştirildiğinin anlaşılması karşısında, amme alacağının vadesinde ödenmemesi üzerine düzenlenen ödeme emrinin vergilere isabet eden kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı; öte yandan, 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 238. maddesinin 6455 sayılı Kanun'la değişik hali uyarınca gümrüklenmiş değerin iki katı tutarında para cezası karara bağlanmış ise de, söz konusu hükmün değişik halinin 11/04/2013 tarihinde yürürlüğe girmesi ve uyuşmazlık konusu beyannamelerin tescil tarihi itibarıyla anılan maddenin yürürlükteki şeklinde gümrük vergilerinin iki katı tutarında para cezası uygulanmasının öngörülmesi nedeniyle, gümrüklenmiş değerin iki katı tutarında para cezası kararı alınmasının "suçta ve cezada kanunilik" ilkesine aykırı olduğu, bu bakımdan davacı iddialarının "borcum yoktur" kapsamında değerlendirilmesi gerektiğinden, ödeme emrinin para cezasına isabet eden kısmında hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle dava konusu ödeme emrinin para cezasına isabet eden kısmının iptaline, vergilere isabet eden kısmı yönünden ise davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Kararın istinaf başvurusuna konu hüküm fıkrasının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu hüküm fıkrasının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Dahilde işleme rejimi hükümlerinin ihlali halinde gümrük yükümlülüğü, bu durumun gümrük müdürlüğünün bilgisine girdiği tarihte doğacağından, rejim ihlalinin gümrük idaresi kayıtlarına girdiği 16/05/2016 tarihi itibarıyla yürürlükte olan 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 238. maddesi uyarınca gümrüklenmiş değerin iki katı tutarında karara bağlanan para cezasının tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin reddine,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 28/01/2025 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
6183 sayılı Amme Alacakları Tahsili Usulü Hakkında Kanun'un 55. maddesinde, amme alacağının vadesinde ödenmeyenlere, 15 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumunun bir ödeme emri ile tebliğ olunacağı, aynı Kanun'un 58. maddesinde ise kendilerine ödeme emri tebliğ olunanların, böyle bir borcun olmadığı veya kısmen ödendiği veya zamanaşımına uğradığı iddiası ile tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde dava açabilecekleri belirtilmiştir.
Dava dosyasının incelenmesinden, 18/07/2016 tarihinde davacıya tebliğ edilen tahakkuk ve para cezası kararlarına karşı 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 242. maddesi uyarınca itiraz veya dava yoluna başvurulmayarak alacağın kesinleştiği, vadesinde ödenmemesi üzerine 07/02/2019 tarihinde tebliğ edilen ödeme emrinin iptali istemiyle işbu davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Bir vergi borcunun tahsili amacıyla ödeme emri düzenlenebilmesi için öncelikle söz konusu vergi borcunun usulüne uygun olarak tahakkuk etmesi ve vadesinde ödenmemiş olması şartlarının bir arada gerçekleşmesi gerekmektedir. İncelenen dosyada ise ödeme emrine konu amme alacaklarının usulüne uygun olarak davacıya tebliğ edildiği ve süresinde dava konusu edilmeyerek kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Olayda, davacının kendisine usulüne uygun olarak tebliğ edilen ödeme emrine karşı dava dilekçesinde ileri sürülen iddiaların "borcum yoktur" kapsamında değil ancak, tahakkuk ve ceza kararına vaki itirazın reddine dair işleme karşı açılacak davada değerlendirilebilecek nitelikte olduğu, nitekim tahakkuk ve ceza kararlarına karşı itiraz başvurusunda bulunulmadığı ve dava açılmayarak kesinleştiğinden vadesinde ödenmeyen kamu alacaklarının tahsili amacıyla düzenlenen dava konusu ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığından temyiz isteminin kabulü ile kararın bozulması gerektiği görüşüyle, Dairemiz kararına katılmıyorum.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2023/2744
Karar No : 2025/256
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı adına ... Gümrük Müdürlüğü
**VEKİLİ:** Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Dış Ticaret Limited Şirketi
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına kayıtlı ... sayılı dahilde işleme izin belgesi kapsamında 2012 ve 2013 yıllarında tescilli 14 adet serbest dolaşıma giriş beyannamesi ile ithal edilen eşyaların ihraç edilen mamuller bünyesinde kullanılmadığından bahisle tahakkuk ettirilen gümrük, ilave gümrük, katma değer vergileri ve dampinge karşı vergi ile 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 238. maddesi uyarınca eşyanın gümrüklenmiş değeri üzerinden hesaplanarak karara bağlanan para cezalarının tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrinin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; Danıştay Yedinci Dairesinin bozma kararı üzerine, ilk savunma dilekçesinin usulüne uygun olarak davacıya tebliğ edilerek dosyanın tekemmül ettirildiği, olayda, ödeme emri içeriği vergi ve para cezalarının davacı şirketin çalışanına 18/07/2016 tarihinde tebliğ edilmek suretiyle usulüne uygun olarak kesinleştirildiğinin anlaşılması karşısında, amme alacağının vadesinde ödenmemesi üzerine düzenlenen ödeme emrinin vergilere isabet eden kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı; öte yandan, 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 238. maddesinin 6455 sayılı Kanun'la değişik hali uyarınca gümrüklenmiş değerin iki katı tutarında para cezası karara bağlanmış ise de, söz konusu hükmün değişik halinin 11/04/2013 tarihinde yürürlüğe girmesi ve uyuşmazlık konusu beyannamelerin tescil tarihi itibarıyla anılan maddenin yürürlükteki şeklinde gümrük vergilerinin iki katı tutarında para cezası uygulanmasının öngörülmesi nedeniyle, gümrüklenmiş değerin iki katı tutarında para cezası kararı alınmasının "suçta ve cezada kanunilik" ilkesine aykırı olduğu, bu bakımdan davacı iddialarının "borcum yoktur" kapsamında değerlendirilmesi gerektiğinden, ödeme emrinin para cezasına isabet eden kısmında hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle dava konusu ödeme emrinin para cezasına isabet eden kısmının iptaline, vergilere isabet eden kısmı yönünden ise davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Kararın istinaf başvurusuna konu hüküm fıkrasının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu hüküm fıkrasının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Dahilde işleme rejimi hükümlerinin ihlali halinde gümrük yükümlülüğü, bu durumun gümrük müdürlüğünün bilgisine girdiği tarihte doğacağından, rejim ihlalinin gümrük idaresi kayıtlarına girdiği 16/05/2016 tarihi itibarıyla yürürlükte olan 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 238. maddesi uyarınca gümrüklenmiş değerin iki katı tutarında karara bağlanan para cezasının tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin reddine,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 28/01/2025 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
6183 sayılı Amme Alacakları Tahsili Usulü Hakkında Kanun'un 55. maddesinde, amme alacağının vadesinde ödenmeyenlere, 15 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumunun bir ödeme emri ile tebliğ olunacağı, aynı Kanun'un 58. maddesinde ise kendilerine ödeme emri tebliğ olunanların, böyle bir borcun olmadığı veya kısmen ödendiği veya zamanaşımına uğradığı iddiası ile tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde dava açabilecekleri belirtilmiştir.
Dava dosyasının incelenmesinden, 18/07/2016 tarihinde davacıya tebliğ edilen tahakkuk ve para cezası kararlarına karşı 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 242. maddesi uyarınca itiraz veya dava yoluna başvurulmayarak alacağın kesinleştiği, vadesinde ödenmemesi üzerine 07/02/2019 tarihinde tebliğ edilen ödeme emrinin iptali istemiyle işbu davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Bir vergi borcunun tahsili amacıyla ödeme emri düzenlenebilmesi için öncelikle söz konusu vergi borcunun usulüne uygun olarak tahakkuk etmesi ve vadesinde ödenmemiş olması şartlarının bir arada gerçekleşmesi gerekmektedir. İncelenen dosyada ise ödeme emrine konu amme alacaklarının usulüne uygun olarak davacıya tebliğ edildiği ve süresinde dava konusu edilmeyerek kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Olayda, davacının kendisine usulüne uygun olarak tebliğ edilen ödeme emrine karşı dava dilekçesinde ileri sürülen iddiaların "borcum yoktur" kapsamında değil ancak, tahakkuk ve ceza kararına vaki itirazın reddine dair işleme karşı açılacak davada değerlendirilebilecek nitelikte olduğu, nitekim tahakkuk ve ceza kararlarına karşı itiraz başvurusunda bulunulmadığı ve dava açılmayarak kesinleştiğinden vadesinde ödenmeyen kamu alacaklarının tahsili amacıyla düzenlenen dava konusu ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığından temyiz isteminin kabulü ile kararın bozulması gerektiği görüşüyle, Dairemiz kararına katılmıyorum.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.