Danıştay7. Daireİdare HukukuVergi Hukuku
Danıştay 7. Daire E.2023/1852 K.2024/1674
T.C. DANIŞTAY
YEDİNCİ DAİRE
Esas No: 2023/1852
Karar No: 2024/1674
TEMYİZ EDEN (DAVALI): ... Bakanlığı adına ... Gümrük Müdürlüğü
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI): ... İç ve Dış Ticaret Anonim Şirketi
VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:...., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı adına tescilli ... tarih ve ... sayılı, ... tarih ve ... sayılı, ... tarih ve ... sayılı serbest dolaşıma giriş beyannameleri muhteviyatı "..." ticari tanımlı eşyanın kıymetinin, gözetim kıymetine yükseltilmesi suretiyle beyan edilerek ödenen gümrük ve katma değer vergilerinin 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 211. maddesi uyarınca iadesi istemiyle yapılan başvurunun reddine dair karara vaki itirazın süresinde olmadığından bahisle reddine dair işlemin iptali ile fazladan ödenen tutarın yasal faiziyle birlikte iadesine hükmedilmesi istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; geri verme başvurusunun davacının avukat olan vekilince yapıldığı, tebligat adresi olarak vekile ait elektronik tebligat adresinin verilmesine karşın başvurunun reddi işleminin usule aykırı olarak davacı şirketin elektronik tebligat adresine tebliğ edildiğinin anlaşılması karşısında, öğrenme tarihi itibariyle yapılan itiraz başvurunun süresinde olduğunun kabulünün gerektiği, bu durumda, davalı idarece esasına ilişkin bir değerlendirme yapması gerekirken, itiraz başvurusunun süresinde yapılmadığından bahisle reddedilmesinde hukuka uyarlık bulunmadığı; öte yandan, itiraz başvurusuna yönelik olarak davalı idarece esasa ilişkin bir idari işlem tesis edilmediğinden, fazladan tahsil edildiği ileri sürülen gümrük ve katma değer vergilerinin yasal faiziyle birlikte geri verilmesi istemi yönünden idari davaya konu edilebilir kesin ve yürütülmesi zorunlu icrai bir işlem bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, fazladan ödendiği ileri sürülen gümrük ve katma değer vergilerinin yasal faiziyle birlikte geri verilmesi istemi yönünden ise davanın incelenmeksizin reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Kararın istinaf başvurusuna konu hüküm fıkrasının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu hüküm fıkrasının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacının kendi iradesi ile yurt dışı gider beyanında bulunduğu, olayda herhangi bir baskı yahut zorlamanın olmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin reddine,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 26/03/2024 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY:
Temyiz başvurusu, davacı adına tescilli ..., ..., ... tarih ve sayılı serbest dolaşıma giriş beyannameleri muhteviyatı eşyanın, gözetim kıymetine isabet eden vergilerinin iadesi istemiyle yapılan başvurunun reddine dair karara vaki itirazın süresinde olmadığından bahisle reddine dair işlemin iptali ile fazladan ödenen tutarın tahsil tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle iadesine hükmedilmesi istemiyle açılan davada, dava konusu işlemin iptaline yönelik kararın bozulması istemine ilişkindir.
Literatürde tebligat, bir idari işlemin, o işlem ile muhatap kişi yada kişilere, kanunda belirtilen usule uygun olarak bildirmek için yapılan resmi bir belgelendirme işlemi şeklinde tanımlanmış, 7201 sayılı Kanunun 10.maddesinde tebligatın, muhatabın bilinen en son adresine yapılacağı belirtilmiş, 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 Sayılı Yasa ile eklenen aynı maddenin ikinci fıkrasında ise "bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması halinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır" hükmüne yer verilmiş, mezkur Kanunun 35/2.maddesinde de "adresini değiştiren kimse yenisini bildirmediği ve adres kayıt sisteminde yerleşim yeri adresi de tespit edilemediği takdirde, tebliğ olunacak evrakın bir nüshası eski adrese ait binanın kapısına asılır ve asılma tarihi tebliğ tarihi sayılır" kuralı getirilmiştir. Buna göre, hem idari ve hemde adli tebligatın doğrudan muhatabı, hakkında idari işlem tesis edilen yada yargılama aşamasıyla ilgili ise yargıda taraf görünen kişi olacaktır.
Ancak, kazai tebligata ilişkin olup, Tebligat Kanununun 11/3.maddesi uyarınca "vekil vasıtasıyla takip edilen işlerde tebligatın vekile yapılması gerektiğinden, mahkeme ilamının vekile tebliği zorunludur. Öte yandan, 6099 sayılı Tebligat Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile Tebligat Kanunu'na eklenen "Elektronik Tebligat" başlıklı 7/a maddesiyle elektronik ortamda tebligat yapılabilmesi kanuni düzenlemeye bağlanmış, Elektronik Tebligat Yönetmeliği'nde, elektronik tebligat, Yönetmelik kapsamına uygun olarak elektronik ortamda yapılan tebligat olarak tanımlanmıştır.
Şu halde, idari tebligatın asıl muhatabı, hakkında idari işlem tesis edilen kişi, bu kişinin idari işlemin iptali istemli açtığı davanın vekil ile takibi halinde ise mahkeme açısından, süreç ile ilgili tebligatların vekile yapılması, tebligatın geçerlilik şartlarındandır.
Olayda, geri verme başvurusunun reddi kararının doğrudan muhatabı bizzat davacının kendisi olması ve söz konusu kararın da davacının bilinen adresine usulüne uygun olarak tebliğ edilmesi karşısında, süresinde olmadığı anlaşılan davanın reddi gerekirken, tebligatın vekile yapılmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline yönelik temyize konu bölge idare mahkemesi kararının bozulması gerektiği görüşüyle Daire kararına katılmıyorum.
YEDİNCİ DAİRE
Esas No: 2023/1852
Karar No: 2024/1674
TEMYİZ EDEN (DAVALI): ... Bakanlığı adına ... Gümrük Müdürlüğü
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI): ... İç ve Dış Ticaret Anonim Şirketi
VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:...., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı adına tescilli ... tarih ve ... sayılı, ... tarih ve ... sayılı, ... tarih ve ... sayılı serbest dolaşıma giriş beyannameleri muhteviyatı "..." ticari tanımlı eşyanın kıymetinin, gözetim kıymetine yükseltilmesi suretiyle beyan edilerek ödenen gümrük ve katma değer vergilerinin 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 211. maddesi uyarınca iadesi istemiyle yapılan başvurunun reddine dair karara vaki itirazın süresinde olmadığından bahisle reddine dair işlemin iptali ile fazladan ödenen tutarın yasal faiziyle birlikte iadesine hükmedilmesi istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; geri verme başvurusunun davacının avukat olan vekilince yapıldığı, tebligat adresi olarak vekile ait elektronik tebligat adresinin verilmesine karşın başvurunun reddi işleminin usule aykırı olarak davacı şirketin elektronik tebligat adresine tebliğ edildiğinin anlaşılması karşısında, öğrenme tarihi itibariyle yapılan itiraz başvurunun süresinde olduğunun kabulünün gerektiği, bu durumda, davalı idarece esasına ilişkin bir değerlendirme yapması gerekirken, itiraz başvurusunun süresinde yapılmadığından bahisle reddedilmesinde hukuka uyarlık bulunmadığı; öte yandan, itiraz başvurusuna yönelik olarak davalı idarece esasa ilişkin bir idari işlem tesis edilmediğinden, fazladan tahsil edildiği ileri sürülen gümrük ve katma değer vergilerinin yasal faiziyle birlikte geri verilmesi istemi yönünden idari davaya konu edilebilir kesin ve yürütülmesi zorunlu icrai bir işlem bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, fazladan ödendiği ileri sürülen gümrük ve katma değer vergilerinin yasal faiziyle birlikte geri verilmesi istemi yönünden ise davanın incelenmeksizin reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Kararın istinaf başvurusuna konu hüküm fıkrasının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu hüküm fıkrasının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacının kendi iradesi ile yurt dışı gider beyanında bulunduğu, olayda herhangi bir baskı yahut zorlamanın olmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin reddine,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 26/03/2024 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY:
Temyiz başvurusu, davacı adına tescilli ..., ..., ... tarih ve sayılı serbest dolaşıma giriş beyannameleri muhteviyatı eşyanın, gözetim kıymetine isabet eden vergilerinin iadesi istemiyle yapılan başvurunun reddine dair karara vaki itirazın süresinde olmadığından bahisle reddine dair işlemin iptali ile fazladan ödenen tutarın tahsil tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle iadesine hükmedilmesi istemiyle açılan davada, dava konusu işlemin iptaline yönelik kararın bozulması istemine ilişkindir.
Literatürde tebligat, bir idari işlemin, o işlem ile muhatap kişi yada kişilere, kanunda belirtilen usule uygun olarak bildirmek için yapılan resmi bir belgelendirme işlemi şeklinde tanımlanmış, 7201 sayılı Kanunun 10.maddesinde tebligatın, muhatabın bilinen en son adresine yapılacağı belirtilmiş, 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 Sayılı Yasa ile eklenen aynı maddenin ikinci fıkrasında ise "bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması halinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır" hükmüne yer verilmiş, mezkur Kanunun 35/2.maddesinde de "adresini değiştiren kimse yenisini bildirmediği ve adres kayıt sisteminde yerleşim yeri adresi de tespit edilemediği takdirde, tebliğ olunacak evrakın bir nüshası eski adrese ait binanın kapısına asılır ve asılma tarihi tebliğ tarihi sayılır" kuralı getirilmiştir. Buna göre, hem idari ve hemde adli tebligatın doğrudan muhatabı, hakkında idari işlem tesis edilen yada yargılama aşamasıyla ilgili ise yargıda taraf görünen kişi olacaktır.
Ancak, kazai tebligata ilişkin olup, Tebligat Kanununun 11/3.maddesi uyarınca "vekil vasıtasıyla takip edilen işlerde tebligatın vekile yapılması gerektiğinden, mahkeme ilamının vekile tebliği zorunludur. Öte yandan, 6099 sayılı Tebligat Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile Tebligat Kanunu'na eklenen "Elektronik Tebligat" başlıklı 7/a maddesiyle elektronik ortamda tebligat yapılabilmesi kanuni düzenlemeye bağlanmış, Elektronik Tebligat Yönetmeliği'nde, elektronik tebligat, Yönetmelik kapsamına uygun olarak elektronik ortamda yapılan tebligat olarak tanımlanmıştır.
Şu halde, idari tebligatın asıl muhatabı, hakkında idari işlem tesis edilen kişi, bu kişinin idari işlemin iptali istemli açtığı davanın vekil ile takibi halinde ise mahkeme açısından, süreç ile ilgili tebligatların vekile yapılması, tebligatın geçerlilik şartlarındandır.
Olayda, geri verme başvurusunun reddi kararının doğrudan muhatabı bizzat davacının kendisi olması ve söz konusu kararın da davacının bilinen adresine usulüne uygun olarak tebliğ edilmesi karşısında, süresinde olmadığı anlaşılan davanın reddi gerekirken, tebligatın vekile yapılmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline yönelik temyize konu bölge idare mahkemesi kararının bozulması gerektiği görüşüyle Daire kararına katılmıyorum.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.