Danıştay 7. Daire Ticaret Hukuku · ön sınıflandırma
Danıştay 7. Daire E.2022/4567 K.2024/4214
Özet: Uyuşmazlık, 2010‑2011 yılları arasında Hizmetleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi adına işlemiş olan özel tüketim vergisi, vergi cezası ve gecikme faizi yükümlülüklerinin tahsil edilememesi nedeniyle davacının ödeme emrinin iptalini talep etmesinden kaynaklanmaktadır. Danıştay, temyiz talebini reddederek Bölge İdare Mahkemesi’nin kararını onaylamış ve davayı ilk derece mahkemesine karara kesin tasfiye yapılabilmesi için geri göndermiştir.
T.C. DANIŞTAY YEDİNCİ DAİRE
Esas No: 2022/4567
Karar No: 2024/4214
TEMYİZ EDEN (DAVALI): ... Defterdarlığı
(... Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI): ...
VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: ... Hizmetleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketine ait 2010 ve 2011 yılının muhtelif dönemlerine ilişkin özel tüketim vergisi, vergi ziyaı cezası ve gecikme faizinin şirketten tahsil olanağının kalmadığından bahisle 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 35. maddesi uyarınca davacı adına, kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; olayda, ödeme emri içeriği kamu alacaklarının asıl borçlu ... Laboratuar Hizmetleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi hakkında 2010 ve 2011 yıllarına yönelik olarak yapılan incelemeler neticesinde re'sen tarh edilen ve 27/06/2015, 04/10/2015 vade tarihli vergilerden kaynaklandığı, 05/03/2010 tarih ve 7515 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde şirketin 22/02/2010 tarihinde kurulduğunun ilan edildiği, bu tarihte kanuni temsilcisinin ... in isimli şahıs olduğunun, 02/06/2011 tarih ve 7828 sayılı Ticaret Sicili Gazetesinde ... isimli şahsın 3 yıl süre ile kanuni temsilci seçildiğinin; 28/03/2013 tarih ve 8288 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde ise şirketin nev'inin değiştirilerek anonim şirkete dönüştüğünün anlaşıldığı, öte yandan, 08/01/2016 tarih ve 8985 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde davacının 3 yıl süre ile asıl borçlu şirketin kanuni temsilcisi olarak seçildiğinin ilan edilmesi, şirkete ait ödenmeyen vergilerin ait olduğu dönemin davacının kanuni temsilci olarak görevde bulunduğu tarihlere tekabül etmemesi karşısında şirketten tahsil edilemeyen kamu alacaklarının vergileme döneminde kanuni temsilci sıfatı taşımayan davacı adına, söz konusu vergi borçlarının tahsili amacıyla düzenlenen dava konusu ödeme emrinde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacının kanuni temsilcisi olduğu asıl borçlu şirketin muhtelif dönemlere ilişkin vergi borçlarının şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilemediği, asıl borçlu şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin dava konusu edilmediği ve rızaen ödeme yapılmadığı, şirketin mal varlığı bulunmaması sebebiyle kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına düzenlenen ödeme emrinin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 17/10/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Esas No: 2022/4567
Karar No: 2024/4214
TEMYİZ EDEN (DAVALI): ... Defterdarlığı
(... Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI): ...
VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: ... Hizmetleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketine ait 2010 ve 2011 yılının muhtelif dönemlerine ilişkin özel tüketim vergisi, vergi ziyaı cezası ve gecikme faizinin şirketten tahsil olanağının kalmadığından bahisle 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 35. maddesi uyarınca davacı adına, kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; olayda, ödeme emri içeriği kamu alacaklarının asıl borçlu ... Laboratuar Hizmetleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi hakkında 2010 ve 2011 yıllarına yönelik olarak yapılan incelemeler neticesinde re'sen tarh edilen ve 27/06/2015, 04/10/2015 vade tarihli vergilerden kaynaklandığı, 05/03/2010 tarih ve 7515 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde şirketin 22/02/2010 tarihinde kurulduğunun ilan edildiği, bu tarihte kanuni temsilcisinin ... in isimli şahıs olduğunun, 02/06/2011 tarih ve 7828 sayılı Ticaret Sicili Gazetesinde ... isimli şahsın 3 yıl süre ile kanuni temsilci seçildiğinin; 28/03/2013 tarih ve 8288 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde ise şirketin nev'inin değiştirilerek anonim şirkete dönüştüğünün anlaşıldığı, öte yandan, 08/01/2016 tarih ve 8985 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde davacının 3 yıl süre ile asıl borçlu şirketin kanuni temsilcisi olarak seçildiğinin ilan edilmesi, şirkete ait ödenmeyen vergilerin ait olduğu dönemin davacının kanuni temsilci olarak görevde bulunduğu tarihlere tekabül etmemesi karşısında şirketten tahsil edilemeyen kamu alacaklarının vergileme döneminde kanuni temsilci sıfatı taşımayan davacı adına, söz konusu vergi borçlarının tahsili amacıyla düzenlenen dava konusu ödeme emrinde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacının kanuni temsilcisi olduğu asıl borçlu şirketin muhtelif dönemlere ilişkin vergi borçlarının şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilemediği, asıl borçlu şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin dava konusu edilmediği ve rızaen ödeme yapılmadığı, şirketin mal varlığı bulunmaması sebebiyle kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına düzenlenen ödeme emrinin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 17/10/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.