‹ Ana sayfa
Danıştay7. Daireİdare Hukuku

Danıştay 7. Daire E.2022/4354 K.2024/2237

Esas No: 2022/4354 · Karar No: 2024/2237 · Karar Tarihi: 30.04.2024
T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/4354
Karar No : 2024/2237

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Bankası Anonim Şirketi

**VEKİLİ:** Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALI) :... Vergi Dairesi Başkanlığı

**VEKİLİ:** Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı bankanın iştiraki olan ... Faktoring Anonim Şirketi'nin geçmiş yıl kar ve sermaye yedeklerinin sermayeye eklenmesi suretiyle gerçekleştirilen sermaye artırımı sonucunda elde edilen bedelsiz hisse senetlerinin itibari değeri üzerinden 2021 yılının Nisan dönemine ilişkin olarak ihtirazi kayıtla beyan üzerine tahakkuk ettirilen banka ve sigorta muameleleri vergisinin iptali ile yersiz ödenen vergilerin faiziyle birlikte iadesi istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:... Vergi Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:...sayılı kararıyla; 6802 sayılı Gider Vergileri Kanunu'nun 28. maddesinde, banka ve sigorta şirketlerinin finansal kiralama kapsamında yaptıkları işlemler hariç olmak üzere, her ne şekilde olursa olsun bütün muameleleri dolayısıyla kendi lehlerine nakden veya hesaben aldıkları paraların banka ve sigorta muameleleri vergisine tabi olduğu, 29. maddesinin (e) bendinde ise bankaların, bankerlerin ve sigorta şirketlerinin sermayelerinin tamamı kendilerine ait veya iştirakleri bulunan sınai işletmelerden sağladıkları karların istisna olduğunun düzenlendiği; öte yandan, kâr yedeklerini kullanarak sermaye artışı gerçekleştiren şirketin ödenmiş sermayesinin artırılan tutar kadar arttığı, ortaklar açısından bakıldığında ise iştirak edilen şirketteki sermaye artışı nedeniyle sahip olunan hisse senedi sayısı artacağı gibi iştirakin değerinin de artacağı, bu durumda, ortağın elde ettiği ortaklık payı ya da hisse senedi artışı "bedelsiz" olarak ifade edilse de gerçekte ortağa nakit olarak verilmeyen ancak hisse senedi ya da iştirak payı olarak verilen payın nominal değeri kadarlık bir artış söz konusu olacağından, ortaklara bedelsiz hisse senedi verilmesi ile fiilen kâr payı dağıtılması arasında fark bulunmadığı, bu durumda, yedeklerin sermayeye ilave edilmesinin pay sahipleri açısından kar dağıtımı hükmünde olduğu sonucuna ulaşılmış olup; olayda, bedelsiz olarak ifade edilen hisse senetlerinin davacı bankanın kayıtlarına alınması halinde lehine hesaben para kaldığı ve banka ve sigorta muameleleri vergisi bakımından vergiyi doğuran olayın gerçekleştiği, öte yandan, yalnızca sınai işletme niteliğindeki iştiraklerden elde edilen kar paylarının banka ve sigorta muameleleri vergisinden istisna tutulduğu göz önüne alındığında, davacı şirketin sınai işletme niteliğinde bulunmayan iştirakinden elde ettiği hisse senetlerinin itibari değeri üzerinden tahakkuk ettirilerek ödenen banka ve sigorta muameleleri vergisinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : İştirakleri olan Yapı Kredi Faktoring Anonim Şirketi'nin sermaye artışının %1'lik kısmının kar yedeklerinden, kalan kısmının ise anılan şirketin geçmiş yıllardaki iştirak hissesi satış kazancının 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 5. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendi uyarınca istisna olarak özel fonlar hesabında tutulan sermaye yedeklerinden kaynaklandığı, anılan hükme göre istisna şartları sağlandıktan sonra şirketin sermaye yapısını güçlendirmek amacıyla sermayesine eklenmesine karar verildiği, söz konusu sermaye artışının davacı banka lehine dağıtılmış kar payı olarak nitelendirilemeyeceği; öte yandan, 5520 sayılı Kanun'un 15 ve 30. maddelerinde karın sermayeye eklenmesinin kar dağıtımı sayılmayacağı düzenlendiğinden, söz konusu tutarın banka ve sigorta muameleleri vergisine tabi olmadığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ : Bilançonun kar yedekleri arasında bulunan "549 Özel Fonlar" hesabının sermayeye ilavesi suretiyle ... Faktoring Anonim Şirketi'nin ödenmiş sermayesinde reel bir artış söz konusu olduğundan, davacı bankanın iştiraki olan söz konusu kurumun geçmiş yıllarda kendisine ait iştirak hissesi satış kazancının sermaye yedeği niteliğinde olmadığı sonucuna varılmış; öte yandan, 5520 sayılı Kanun'un 15 ve 30. maddelerinde karın sermayeye eklenmesinin kar dağıtımı sayılmayacağına ilişkin hüküm, kurumlar vergisi tevkifatı yapılmasına engel olarak düzenlendiğinden, dava konusu olay bakımından uygulanmasının mümkün olmadığı; bu durumda, iştirak edilen kurumun kar yedeklerinin hesaben dağıtılması suretiyle davacı banka lehine oluşan tutarın banka ve sigorta muameleleri vergisine tabi olduğu, sınai işletme niteliğinde olmayan iştirakten elde edilen söz konusu iştirak kazancının istisnadan yararlanamayacağının anlaşılması karşısında, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar temyize konu kararın bozulması sağlayacak nitelikte olmadığından, usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin reddine,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Davacı tarafından maktu karar harcı peşin yatırıldığından, maktu karar harcına hükmedilmesine gerek görülmediğine,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 30/04/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?