Danıştay 7. Daire Vergi Hukuku · ön sınıflandırma
Danıştay 7. Daire E.2022/3976 K.2023/3038
Özet: (1) Davacı, motorlu araç ithalat ve satış işlemleriyle ilgili vergi inceleme raporuna ilişkin özel tüketim vergisi cezalarının iptali talebinde bulunmuş; (2) Danıştay, temyiz talebini reddederek, vergi mahkemesinin kararının onaylandığını ve dosyanın mahkemeye gönderildiğini belirlemiştir.
T.C. DANIŞTAY YEDİNCİ DAİRE
Esas No: 2022/3976
Karar No: 2023/3038
TEMYİZ EDEN (DAVALI): … Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ: Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI): … Motorlu Taşıtlar İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
VEKİLİ: Av. …
İSTEMİN KONUSU: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Motorlu araç alım satımıyla uğraşan davacı hakkında düzenlenen vergi inceleme raporu uyarınca, yurt dışından ithal ettiği 1 adet, ithalatçılardan temin ettiği 22 adet, ve bayilik sözleşmesi kapsamında sattığı 35 adet aracın satış bedellerinin araçlara ilişkin ithalat beyannamelerinde yer alan tutarlardan düşük gösterildiğinden bahisle, 2012 yılı Ocak ilâ Temmuz ve Eylül ilâ Aralık dönemleri için re'sen tarh edilen özel tüketim vergileri ile tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle muhtelif dönemlerde tek kat bazı dönemlerde ise üç kat olarak kesilen vergi ziyaı cezalarının iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Bozma kararına uyulmak suretiyle, (II) sayılı listedeki eşyalar bakımından asgari vergi uygulamasının, 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu'nun 12. maddesinin 1. fıkrasına 5766 sayılı Kanun'un 19. maddesinin (d) fıkrasıyla getirildiği ve 01/07/2008 tarihinden önceki birinci dönemi kapsadığı, 12. maddenin 1. fıkrasına eklenen paragrafın yürürlüğe girdiği 01/07/2008 tarihi ile anılan paragrafın 6487 sayılı Kanun'un 28. maddesiyle değiştirilen halinin yürürlüğe girdiği 11/06/2013 tarihleri arasını kapsayan ikinci dönemde, asgari vergi uygulamasına geçildiği, araçlardan alınacak vergi, mükellefin bu malı alış bedeli üzerinden, malın tabi olduğu orana göre hesaplanan vergi tutarından az olamayacağı, ithalatçıların alış bedeli olarak da, ithalatta hesaplanan katma değer vergisi matrahını esas alacakları düzenlendiğinden; davaya konu olayda, 2012 yılında satışı gerçekleştirilen araçların ikinci dönem kapsamına girdiği, söz konusu dönemde ithalatçılar yönünden alış bedeli olarak getirilen ithalatta hesaplanan katma değer vergisi matrahının ithalatçılardan temin edilen ve bayi sıfatıyla satılan 22 adet araç bakımından esas alınamayacağının açık olduğu, dosyada aksi yönde alıcı ifadesi ya da alış/satış bedellerinin doğru olmadığı hususunda başkaca somut bir tespitin de bulunmadığı, ayrıca, ithalatta hesaplanan katma değer vergisi matrahının bayiler bakımından da esas alınabilmesine imkan tanıyan ve vergilendirme döneminde yürürlükte olmayan 4760 sayılı Kanun'un 12. maddesinin 1. fıkrasına 5766 sayılı Kanun'un 19. maddesinin (d) fıkrasıyla eklenen paragrafın 6487 sayılı Kanun'un 28. maddesiyle değişik halinin olayda uygulanma imkanının bulunmadığı anlaşıldığından, 4760 sayılı Kanun'un 12. maddesinin 1. fıkrasına eklenen paragraf hükmünün, davacının 2012 yılında bayii sıfatıyla satışını gerçekleştirdiği 22 adet araca dair satışların gerçekleştirildiği tarihteki şeklinin yanlış yorumlanması suretiyle bulunan matrah farkları üzerinden yapılan tarh ve ceza kesme işlemlerinde hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Anılan Kanun'un 50. maddesinin 4. fıkrasında, "Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesi, bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılır." hükmü bulunmaktadır.
Bu durumda, kararların Danıştay tarafından bozulması halinde, mahkemece bozmaya ilişkin kararlar üzerine yeniden verilen kararlara karşı yapılan temyiz başvuruları, bozma kararındaki esaslara uyulup uyulmadığı yönünden incelenebilecektir.
Temyiz istemlerine konu yapılan kararın Dairemizin 10/03/2020 tarih ve E:2016/2224, K:2020/2385 sayılı kararındaki esaslar doğrultusunda verildiği anlaşıldığından, temyiz konusu karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. ... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
4. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 14/06/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Esas No: 2022/3976
Karar No: 2023/3038
TEMYİZ EDEN (DAVALI): … Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ: Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI): … Motorlu Taşıtlar İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
VEKİLİ: Av. …
İSTEMİN KONUSU: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Motorlu araç alım satımıyla uğraşan davacı hakkında düzenlenen vergi inceleme raporu uyarınca, yurt dışından ithal ettiği 1 adet, ithalatçılardan temin ettiği 22 adet, ve bayilik sözleşmesi kapsamında sattığı 35 adet aracın satış bedellerinin araçlara ilişkin ithalat beyannamelerinde yer alan tutarlardan düşük gösterildiğinden bahisle, 2012 yılı Ocak ilâ Temmuz ve Eylül ilâ Aralık dönemleri için re'sen tarh edilen özel tüketim vergileri ile tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle muhtelif dönemlerde tek kat bazı dönemlerde ise üç kat olarak kesilen vergi ziyaı cezalarının iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Bozma kararına uyulmak suretiyle, (II) sayılı listedeki eşyalar bakımından asgari vergi uygulamasının, 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu'nun 12. maddesinin 1. fıkrasına 5766 sayılı Kanun'un 19. maddesinin (d) fıkrasıyla getirildiği ve 01/07/2008 tarihinden önceki birinci dönemi kapsadığı, 12. maddenin 1. fıkrasına eklenen paragrafın yürürlüğe girdiği 01/07/2008 tarihi ile anılan paragrafın 6487 sayılı Kanun'un 28. maddesiyle değiştirilen halinin yürürlüğe girdiği 11/06/2013 tarihleri arasını kapsayan ikinci dönemde, asgari vergi uygulamasına geçildiği, araçlardan alınacak vergi, mükellefin bu malı alış bedeli üzerinden, malın tabi olduğu orana göre hesaplanan vergi tutarından az olamayacağı, ithalatçıların alış bedeli olarak da, ithalatta hesaplanan katma değer vergisi matrahını esas alacakları düzenlendiğinden; davaya konu olayda, 2012 yılında satışı gerçekleştirilen araçların ikinci dönem kapsamına girdiği, söz konusu dönemde ithalatçılar yönünden alış bedeli olarak getirilen ithalatta hesaplanan katma değer vergisi matrahının ithalatçılardan temin edilen ve bayi sıfatıyla satılan 22 adet araç bakımından esas alınamayacağının açık olduğu, dosyada aksi yönde alıcı ifadesi ya da alış/satış bedellerinin doğru olmadığı hususunda başkaca somut bir tespitin de bulunmadığı, ayrıca, ithalatta hesaplanan katma değer vergisi matrahının bayiler bakımından da esas alınabilmesine imkan tanıyan ve vergilendirme döneminde yürürlükte olmayan 4760 sayılı Kanun'un 12. maddesinin 1. fıkrasına 5766 sayılı Kanun'un 19. maddesinin (d) fıkrasıyla eklenen paragrafın 6487 sayılı Kanun'un 28. maddesiyle değişik halinin olayda uygulanma imkanının bulunmadığı anlaşıldığından, 4760 sayılı Kanun'un 12. maddesinin 1. fıkrasına eklenen paragraf hükmünün, davacının 2012 yılında bayii sıfatıyla satışını gerçekleştirdiği 22 adet araca dair satışların gerçekleştirildiği tarihteki şeklinin yanlış yorumlanması suretiyle bulunan matrah farkları üzerinden yapılan tarh ve ceza kesme işlemlerinde hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Anılan Kanun'un 50. maddesinin 4. fıkrasında, "Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesi, bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılır." hükmü bulunmaktadır.
Bu durumda, kararların Danıştay tarafından bozulması halinde, mahkemece bozmaya ilişkin kararlar üzerine yeniden verilen kararlara karşı yapılan temyiz başvuruları, bozma kararındaki esaslara uyulup uyulmadığı yönünden incelenebilecektir.
Temyiz istemlerine konu yapılan kararın Dairemizin 10/03/2020 tarih ve E:2016/2224, K:2020/2385 sayılı kararındaki esaslar doğrultusunda verildiği anlaşıldığından, temyiz konusu karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. ... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
4. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 14/06/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.