‹ Ana sayfa
Danıştay7. Daireİdare Hukuku

Danıştay 7. Daire E.2022/3086 K.2023/4587

Esas No: 2022/3086 · Karar No: 2023/4587 · Karar Tarihi: 27.11.2023
T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/3086
Karar No : 2023/4587

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı


**VEKİLİ:** Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Dağıtım Anonim Şirketi

**VEKİLİ:** Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem: Davacı tarafından ithal edilen ve 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu'na ekli (I) sayılı listenin (B) cetvelinde yer alan malların, bu listeye dahil olmayan malların imalinde kullanıldığı belirtilerek 2018 yılının Eylül ve Ekim dönemlerine ilişkin özel tüketim vergisinin mahsuben iadesi yolundaki talebin, söz konusu talebin on iki aylık süre içerisinde yapılmadığından bahisle reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; olayda, davacı tarafından üretimde kullanılan yağlar için on iki aylık sürede iade talebinde bulunulmadığından bahisle başlangıçta ödenen vergilere ilişkin iade talebi reddedilmişse de, davacının ilgili dönemlerdeki diğer iade şartlarını yerine getirdiğinin taraflar arasında tartışmasız olduğu, 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu'nda iade talepleri konusunda herhangi bir süre sınırlamasının öngörülmediği, iade isteminin zamanaşımı süresi içerisinde her zaman yapılabileceği, iade süresine ilişkin düzenlemelerin ancak Kanun'la yapılabileceği, Tebliğ ile belirlenen süre içerisinde başvuru yapılmaması nedeniyle iade talebinin reddedilmesinde hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : İade talebinin on iki aylık sürede yapılmaması nedeniyle tesis edilen işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : İstemin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dosyanın Dairemizin E: … sayılı dosyası ile birlikte incelenmesinden; davalı idarenin dava konusu işlemin iptali yolundaki karara yönelik istinaf başvurusu dilekçesine ek bilgi sunmak amacıyla verdiği ve Vergi Dava Dairesi kaydına 27/01/2022 tarihinde alınan dilekçesi ve eklerinde, davacının uyuşmazlık konusu 2018 yılının Eylül ve Ekim dönemleri için iade talebinden vazgeçtiğine ilişkin beyanda bulunduğunun bildirilmesi karşısında, iade talebinden vazgeçip vazgeçmediği hususunun açıklığa kavuşturulması suretiyle ulaşılacak sonuca göre yeniden karar verilmek üzere temyize konu kararın bozulması gerekmektedir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin kabulüne,
2. … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Daireye gönderilmesine,
4. 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 13. maddesinin (j) bendi parantez içi hükmü uyarınca alınması gereken harç dahil olmak üzere, yargılama giderlerinin yeniden verilecek kararda karşılanması gerektiğine, 27/11/2023 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.

(X) KARŞI OY :

Davacı tarafından ithal edilen ve 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu'na ekli (I) sayılı listenin (B) cetvelinde yer alan malların, bu listeye dahil olmayan malların imalinde kullanıldığı belirtilerek 2018 yılı Eylül, Ekim dönemlerine ilişkin özel tüketim vergisinin mahsuben iadesi yolundaki talebin, söz konusu talebin on iki aylık süre içerisinde yapılmadığından bahisle reddine ilişkin işlemi iptal eden mahkeme kararının bozulması istemine ilişkindir.
ÖTV'de iade uygulamasının dayanağını oluşturan, ÖTV Kanunun 12/4. maddesinde; "(I) sayılı listedeki mallar için uygulanan maktu vergi tutarlarının, bu maddenin (2) numaralı fıkrasının (a) bendi uyarınca Bakanlar Kurulu (2/7/2018 tarihli ve 700 sayılı KHK’nin 143.maddesiyle, bu fıkrada yer alan "Bakanlar Kurulu" ibaresi “Cumhurbaşkanı şeklinde değiştirilmiştir.) tarafından farklı tespit edilmesi halinde; Maliye Bakanlığı vergi farklılaştırmasını, verginin mükellefe veya vergiye tabi işlemlere taraf olanlara iadesi yöntemi ile uygulamaya, teminat istemeye, bu teminatın türü, tutarı ve çözümüne ilişkin usul ve esaslar ile verginin iadesine ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkilidir." Hükmüne istinaden, Maliye Bakanlığınca çıkarılan ÖTV Genel Tebliğiyle (25 nolu) ÖTV İadesi sistemine geçilirken, aynı tebliğde ve bu tebliğin yürürlük tarihini müteakip yıllarda değişiklik yapan diğer tebliğlerde de, kısaca; BKK'da belirtilen üç farklı durumda ortaya çıkan vergi farklarının iade yöntemiyle giderilmesine karar verilmiş olup, söz konusu iadelere hak kazanılabilmesi için uyulması gereken imalat, gerekirse teslim ve iade talebi başvuru süreleri ile iadeyi talep edebilecekler belirlenerek, iade edilecek ÖTV tutarlarının hesaplanmasına ilişkin örnek hesaplamalar gösterilmiş ve gerek mahsuben ve gerekse nakden iade için, imalatçılarca alınan malların imalatta kullanılması satın alma tarihini takip eden ay başından itibaren 12 ay içerisinde gerçekleşmesi, iade talebinde bulunabilmek için de, imal edilen malların teslim edilerek bu mallar için hesaplanan ÖTV'nin beyan edilmesi, iade başvurusunun ise ÖTV beyan tarihini takip eden aybaşından itibaren 3 ay içerisinde yapılması aksi halde, belirtilen süresinin geçmesinden sonra bu haktan faydalanılamayacağı açıklanmış olduğundan, olayda, davacı şirketçe, sözü edilen usul ve ilkelere uygun yapılmayan mahsuben iade talebinin reddi yolundaki idari işlemde ÖTV'de iade sistemini ihdas eden ve tek Yasal düzenleme konumunda bulunan ÖTV Genel Tebliğine/Tebliğlerine aykırılık bulunmadığı dolayısıyla, temyize konu İstanbul Vergi Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği görüşüyle Daire kararına katılmıyorum.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?