Danıştay7. Daireİdare Hukuku
Danıştay 7. Daire E.2022/3081 K.2023/5
T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/3081
Karar No : 2023/5
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
**VEKİLİ:** Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : … Petrokimya Ürünleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
…
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacının 2014 yılında ithal yoluyla veya yurtiçinden temin ettiği 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu’na ekli (I) sayılı listenin (B) cetvelinde yer alan malların (I) sayılı listeye dahil olmayan malların imalinde kullanılması nedeniyle gerçekleştirilen mahsuben iade işlemlerinin incelenmesi sonucu; 2014 yılının Ocak ve Şubat dönemlerinde imal edilen 3824.90.97.90.18 GTİP’li pas ve korozyon önleyici emtianın kapasite raporlarına uygun olarak üretilmediği, hammadde olarak baz yağ yerine makine cihaz ve taşıt yağlama müstahzarının kullanıldığı ileri sürülse de, esasında bazyağların hiçbir imalata tabi tutulmaksızın elden çıkarıldığının ve bu durumu gizlemek amacıyla sahte ve/veya muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge kullanıldığı ve düzenlendiğinin anlaşıldığı, bu nedenle haksız iade edilen tutarların tarh edilmesi gerektiğine dair vergi inceleme raporuna istinaden re’sen tarh edilen özel tüketim vergileri ile kesilen vergi ziyaı cezalarının iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; dosyanın incelenmesinden, davacı hakkında düzenlenen vergi tekniği raporunda, davacının madeni yağ imalatı işiyle iştigal ettiği, 6 çalışanının ve adına kayıtlı 3 adet motorlu taşıtının bulunduğu, işyerinin 5.000 USD artı KDV ile kiralandığı, 11/06/2015 tarihinde yapılan yoklamada, adres değiştirdiği, imalathanesini kapatarak yeni adresinde madeni yağ pazarlama ve satışı işi ile uğraştığı, ancak, adresin kapalı ve boş olduğu, üzerinde kiralık ilanının bulunduğu, davacının geçerlilik süresi 13/04/2015 olan kapasite raporuna göre 1920.29.50.00 GTİP'li 12.373.000 kg madeni yağ ve 2059.41.57.00 GTİP'li 2.183.000 kg yağlama müstahzarı üretim kapasitesinin olduğu, üretilecek madeni yağların ve yağlama müstahzarlarının içerikleri ve bu içeriklerin hangi oran ve miktarda baz yağ içereceğinin belirtilmediği, bu nedenle kapasite raporuna göre üretilebilecek paslanmayı önleyici müstahzarlar için kullanılabilecek ham madde ve katkı oranlarının ne olacağı, imal edilen ürünün 38.24 pozisyonunda bulunan paslanmayı önleyici müstahzar olduğunun ne şekilde tespit edildiği hususlarının davacı firma yetkilisine sorulduğu, yetkilinin cevaben, 16 nolu Özel Tüketim Vergisi Sirküleri gereği 4760 sayılı Kanun'a ekli (I) sayılı listenin (B) cetvelinde yer alan ham maddelerden imal edilen eşyaların GTİP'lerinin tespitlerinin Gümrük ve Ticaret Bakanlığı ilgili birimlerince yapılması gerektiği, Gümrükler Genel Müdürlüğünün genelgeleri uyarınca imal edilen eşyaların ihraç edilmiş olması halinde ilgili ihraç beyannamesinde idarece onaylanan bir GTİP bulunması nedeniyle yeniden GTİP tespiti yapılmasına gerek bulunmadığının belirtildiği ve 2012 yılına ait ihracat beyannamelerinin söz konusu ürün için tespit edilmiş GTİP içerdiği belirtilerek inceleme elemanına sunulduğu, davacının taahhüt ettiği paslanmayı önleyici müstahzarları üretebilmesi için 13.100.000 kg baz yağı, 1.456.000 kg katkı maddesi kullanması gerektiği, ancak ekspertiz raporları incelendiğinde hammadde olarak baz yağ yerine türevi olan makine cihaz ve taşıt yağlama müstahzarını kullandığı, üretimde kapasite raporuna bağlı kalınmadığı, katıkların hangi aşamada ve hangi miktarlarda girdiğinin tespit edilemediği, elektrik tüketiminin üretim yapılan dönemlerle hiç üretim yapılmayan dönemlere göre neredeyse aynı olduğu, temin edilen baz yağların basit bir işlemden geçirildikten sonra satışa sunulduğu, baz yağ üzerindeki özel tüketim vergisi yükünden kurtularak, tecil-terkin müessesesinden faydalanarak baz yağın maliyetinin düşürüldüğü, paslanmayı önleyici müstahzar satışına ilişkin düzenlediği faturaların da muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge olarak kabul edilmesi gerektiği yolundaki tespitlerle dava konusu işlemlerin tesis edildiği anlaşılmakta ise de, davacıya ait iş yerinde 2014 yılında yapılmış herhangi bir yoklamanın bulunmaması, diğer yoklamalarda ise, faaliyetine yönelik makine, çalışan sayıları gibi hususların tutanaklara geçirilmesi, davacının muhtasar beyannamelerine göre çalışanlarının bulunması ve çalışanların firmanın faal ve ticari kapasitesinin beyan ettiği üretimleri yapabilecek durumda olduğunu beyan etmeleri, davacının fatura düzenlediği dönemlerde ticari faaliyetinin bulunmadığına ve imalat yapıp yapmadığı hususunda idarece somut bir tespitin bulunmadığı hususları dikkate alındığında, baz yağı yerine türevi olan makine cihaz ve taşıt yağlama müstahzarı kullanıldığı, mal alım satımında bulunduğu şirketlerin bir kısmı hakkında olumsuz tespitler bulunduğundan bahisle eksik incelemeye dayalı olarak tesis edildiği anlaşılan işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı hakkında düzenlenen vergi tekniği raporu ile vergi inceleme raporuna istinaden tesis edilen işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 24/01/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/3081
Karar No : 2023/5
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
**VEKİLİ:** Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : … Petrokimya Ürünleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
…
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacının 2014 yılında ithal yoluyla veya yurtiçinden temin ettiği 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu’na ekli (I) sayılı listenin (B) cetvelinde yer alan malların (I) sayılı listeye dahil olmayan malların imalinde kullanılması nedeniyle gerçekleştirilen mahsuben iade işlemlerinin incelenmesi sonucu; 2014 yılının Ocak ve Şubat dönemlerinde imal edilen 3824.90.97.90.18 GTİP’li pas ve korozyon önleyici emtianın kapasite raporlarına uygun olarak üretilmediği, hammadde olarak baz yağ yerine makine cihaz ve taşıt yağlama müstahzarının kullanıldığı ileri sürülse de, esasında bazyağların hiçbir imalata tabi tutulmaksızın elden çıkarıldığının ve bu durumu gizlemek amacıyla sahte ve/veya muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge kullanıldığı ve düzenlendiğinin anlaşıldığı, bu nedenle haksız iade edilen tutarların tarh edilmesi gerektiğine dair vergi inceleme raporuna istinaden re’sen tarh edilen özel tüketim vergileri ile kesilen vergi ziyaı cezalarının iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; dosyanın incelenmesinden, davacı hakkında düzenlenen vergi tekniği raporunda, davacının madeni yağ imalatı işiyle iştigal ettiği, 6 çalışanının ve adına kayıtlı 3 adet motorlu taşıtının bulunduğu, işyerinin 5.000 USD artı KDV ile kiralandığı, 11/06/2015 tarihinde yapılan yoklamada, adres değiştirdiği, imalathanesini kapatarak yeni adresinde madeni yağ pazarlama ve satışı işi ile uğraştığı, ancak, adresin kapalı ve boş olduğu, üzerinde kiralık ilanının bulunduğu, davacının geçerlilik süresi 13/04/2015 olan kapasite raporuna göre 1920.29.50.00 GTİP'li 12.373.000 kg madeni yağ ve 2059.41.57.00 GTİP'li 2.183.000 kg yağlama müstahzarı üretim kapasitesinin olduğu, üretilecek madeni yağların ve yağlama müstahzarlarının içerikleri ve bu içeriklerin hangi oran ve miktarda baz yağ içereceğinin belirtilmediği, bu nedenle kapasite raporuna göre üretilebilecek paslanmayı önleyici müstahzarlar için kullanılabilecek ham madde ve katkı oranlarının ne olacağı, imal edilen ürünün 38.24 pozisyonunda bulunan paslanmayı önleyici müstahzar olduğunun ne şekilde tespit edildiği hususlarının davacı firma yetkilisine sorulduğu, yetkilinin cevaben, 16 nolu Özel Tüketim Vergisi Sirküleri gereği 4760 sayılı Kanun'a ekli (I) sayılı listenin (B) cetvelinde yer alan ham maddelerden imal edilen eşyaların GTİP'lerinin tespitlerinin Gümrük ve Ticaret Bakanlığı ilgili birimlerince yapılması gerektiği, Gümrükler Genel Müdürlüğünün genelgeleri uyarınca imal edilen eşyaların ihraç edilmiş olması halinde ilgili ihraç beyannamesinde idarece onaylanan bir GTİP bulunması nedeniyle yeniden GTİP tespiti yapılmasına gerek bulunmadığının belirtildiği ve 2012 yılına ait ihracat beyannamelerinin söz konusu ürün için tespit edilmiş GTİP içerdiği belirtilerek inceleme elemanına sunulduğu, davacının taahhüt ettiği paslanmayı önleyici müstahzarları üretebilmesi için 13.100.000 kg baz yağı, 1.456.000 kg katkı maddesi kullanması gerektiği, ancak ekspertiz raporları incelendiğinde hammadde olarak baz yağ yerine türevi olan makine cihaz ve taşıt yağlama müstahzarını kullandığı, üretimde kapasite raporuna bağlı kalınmadığı, katıkların hangi aşamada ve hangi miktarlarda girdiğinin tespit edilemediği, elektrik tüketiminin üretim yapılan dönemlerle hiç üretim yapılmayan dönemlere göre neredeyse aynı olduğu, temin edilen baz yağların basit bir işlemden geçirildikten sonra satışa sunulduğu, baz yağ üzerindeki özel tüketim vergisi yükünden kurtularak, tecil-terkin müessesesinden faydalanarak baz yağın maliyetinin düşürüldüğü, paslanmayı önleyici müstahzar satışına ilişkin düzenlediği faturaların da muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge olarak kabul edilmesi gerektiği yolundaki tespitlerle dava konusu işlemlerin tesis edildiği anlaşılmakta ise de, davacıya ait iş yerinde 2014 yılında yapılmış herhangi bir yoklamanın bulunmaması, diğer yoklamalarda ise, faaliyetine yönelik makine, çalışan sayıları gibi hususların tutanaklara geçirilmesi, davacının muhtasar beyannamelerine göre çalışanlarının bulunması ve çalışanların firmanın faal ve ticari kapasitesinin beyan ettiği üretimleri yapabilecek durumda olduğunu beyan etmeleri, davacının fatura düzenlediği dönemlerde ticari faaliyetinin bulunmadığına ve imalat yapıp yapmadığı hususunda idarece somut bir tespitin bulunmadığı hususları dikkate alındığında, baz yağı yerine türevi olan makine cihaz ve taşıt yağlama müstahzarı kullanıldığı, mal alım satımında bulunduğu şirketlerin bir kısmı hakkında olumsuz tespitler bulunduğundan bahisle eksik incelemeye dayalı olarak tesis edildiği anlaşılan işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı hakkında düzenlenen vergi tekniği raporu ile vergi inceleme raporuna istinaden tesis edilen işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 24/01/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.