Danıştay 7. Daire İdare Hukuku · ön sınıflandırma
Danıştay 7. Daire E.2022/1729 K.2023/2724
ÖzetHer cümle kararın kendi metninden doğrulandı.
Karar yönü: OnamaKimin lehine: Davacı
Uyuşmazlık
Davacı şirket, 2011 yılında tescil edilen beyannamelerdeki ödemelerin peşin sayılması gerektiği gerekçesiyle, fazladan tahakkuk ettirilen kaynak kullanımını destekleme fonu paylarının faiziyle iadesini talep etmektedir.
Kaynak pasajlar (1)
- Dava konusu istem: Davacı şirket adına 2011 yılında tescilli muhtelif tarih ve sayılı 87 adet serbest dolaşıma giriş beyannamesi muhteviyatı eşyanın ödeme şeklinin peşin olmadığının tespit edildiğinden bahisle tahakkuk ettirilen ve ödenen kaynak kullanımını destekleme fonu paylarının faizleriyle birlikte iadesi istemiyle 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 211. maddesi uyarınca yapılan başvurunun reddine dair karara vaki itirazın reddine ilişkin işlemin iptali ile fazladan ödenen vergilerin tahsil tarihinden itibaren hesaplanacak reeskont faizi ile birlikte iadesi istemiyle dava açılmıştır.
Gerekçe
Danıştay 7. Dairesi, yerel mahkeme kararının Dairenin önceki bir kararı doğrultusunda verildiğini ve ödenen tutarın tahsil tarihinden itibaren yasal faiziyle iadesine yönelik hükmün usul ve hukuka uygun olduğunu tespit etmiştir. Temyiz eden tarafın ileri sürdüğü nedenlerin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı sonucuna varılmıştır.
Kaynak pasajlar (2)
- Temyiz istemine konu kararın, dava konusu işlemin iptali ile fazladan ödenen tutarın iadesine ilişkin hüküm fıkrası, Dairemizin 17/12/2020 tarih ve E:2016/5259, K:2020/5179 sayılı kararındaki esaslar doğrultusunda verildiği anlaşıldığından, kararın anılan hüküm fıkrası usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın söz konusu hüküm fıkrasının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
- Diğer yandan, ödenen tutarın tahsil tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte iadesine ilişkin hüküm fıkrası usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın söz konusu hüküm fıkrasının bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmamıştır.
Sonuç
Davacı, beyannamelerin onay tarihinden önce yapılan ödemelerin peşin ödeme sayılması gerektiğini belirterek fazladan ödenen vergilerin iadesini istemiştir. Danıştay 7. Dairesi, yerel mahkemenin iptal ve iade kararını usul ve hukuka uygun bularak temyiz isteminin reddine ve kararın onanmasına karar vermiştir.
Kaynak pasajlar (3)
- Dava konusu istem: Davacı şirket adına 2011 yılında tescilli muhtelif tarih ve sayılı 87 adet serbest dolaşıma giriş beyannamesi muhteviyatı eşyanın ödeme şeklinin peşin olmadığının tespit edildiğinden bahisle tahakkuk ettirilen ve ödenen kaynak kullanımını destekleme fonu paylarının faizleriyle birlikte iadesi istemiyle 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 211. maddesi uyarınca yapılan başvurunun reddine dair karara vaki itirazın reddine ilişkin işlemin iptali ile fazladan ödenen vergilerin tahsil tarihinden itibaren hesaplanacak reeskont faizi ile birlikte iadesi istemiyle dava açılmıştır.
- Temyiz istemine konu kararın, dava konusu işlemin iptali ile fazladan ödenen tutarın iadesine ilişkin hüküm fıkrası, Dairemizin 17/12/2020 tarih ve E:2016/5259, K:2020/5179 sayılı kararındaki esaslar doğrultusunda verildiği anlaşıldığından, kararın anılan hüküm fıkrası usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın söz konusu hüküm fıkrasının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
- 2. … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının dava konusu işlemin iptali ile fazladan ödenen tutarın tahsil tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte iadesine ilişkin hüküm fıkrasının ONANMASINA,
T.C. DANIŞTAY YEDİNCİ DAİRE
Esas No: 2022/1729
Karar No: 2023/2724
TEMYİZ EDEN (DAVALI): … Bakanlığı adına
… Serbest Bölge Gümrük Müdürlüğü
VEKİLİ: Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI): … Çatal Kaşık ve Paslanmaz Madeni Eşya Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi
…
İSTEMİN KONUSU: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının aleyhlerine olan hüküm fıkrasının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı şirket adına 2011 yılında tescilli muhtelif tarih ve sayılı 87 adet serbest dolaşıma giriş beyannamesi muhteviyatı eşyanın ödeme şeklinin peşin olmadığının tespit edildiğinden bahisle tahakkuk ettirilen ve ödenen kaynak kullanımını destekleme fonu paylarının faizleriyle birlikte iadesi istemiyle 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 211. maddesi uyarınca yapılan başvurunun reddine dair karara vaki itirazın reddine ilişkin işlemin iptali ile fazladan ödenen vergilerin tahsil tarihinden itibaren hesaplanacak reeskont faizi ile birlikte iadesi istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Kısmen bozma kararına uymak suretiyle, olayda, beyannamelerin tescil edildiği tarihlerde mal bedellerinin transfer edildiğinin, beyannamelerin gümrük idaresince onaylandığının görülmesi ve peşin ödemenin de beyannamelerin onay tarihinden önceki ödemeyi ifade etmesi karşısında, davacının beyannamelerin onaylanma tarihi itibarıyla yaptığı ödemelerin "peşin ödeme" niteliğinde olduğu sonucuna varıldığı, bu bakımdan, davacı tarafından yapılan ödemelerin 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 211. maddesi çerçevesinde değerlendirilmesi sonucunda "kanunen tahakkuk ettirilmemeleri gerektiği halde tahakkuk ettirilen gümrük vergileri" olduğu anlaşılmış olup, bu kapsamda kanunen tahakkuk ettirilmemeleri gerektiği halde tahakkuk ettirilen ve davacı tarafından da ihtirazi kayıtla ödenen tutarların iadesi istemiyle yapılan geri verme başvurusunun reddine ilişkin karara vaki itirazın reddine dair işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı; faiz istemi yönünden ise, bozma kararı üzerine, fazladan ödenen tutarın 3095 sayılı Kanun uyarınca yasal faiziyle iadesinin icap ettiği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptali ile fazladan ödenen tutarın tahsil tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte iadesine, faiz isteminin yasal faizi aşan kısmı yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: İstemin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ … 'UN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın temyize konu hüküm fıkrasının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Anılan Kanun'un 50. maddesinin 4. fıkrasında ise, "Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesi, bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılır." hükmü bulunmaktadır.
Bu durumda, mahkeme kararlarının Danıştay tarafından bozulması halinde, mahkemelerce bozmaya ilişkin kararlar üzerine yeniden verilen kararlara karşı yapılan temyiz başvuruları, bozma kararındaki esaslara uyulup uyulmadığı yönünden incelenebilecektir.
Temyiz istemine konu kararın, dava konusu işlemin iptali ile fazladan ödenen tutarın iadesine ilişkin hüküm fıkrası, Dairemizin 17/12/2020 tarih ve E:2016/5259, K:2020/5179 sayılı kararındaki esaslar doğrultusunda verildiği anlaşıldığından, kararın anılan hüküm fıkrası usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın söz konusu hüküm fıkrasının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Diğer yandan, ödenen tutarın tahsil tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte iadesine ilişkin hüküm fıkrası usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın söz konusu hüküm fıkrasının bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmamıştır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının dava konusu işlemin iptali ile fazladan ödenen tutarın tahsil tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte iadesine ilişkin hüküm fıkrasının ONANMASINA,
3. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
4. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 05/06/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Esas No: 2022/1729
Karar No: 2023/2724
TEMYİZ EDEN (DAVALI): … Bakanlığı adına
… Serbest Bölge Gümrük Müdürlüğü
VEKİLİ: Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI): … Çatal Kaşık ve Paslanmaz Madeni Eşya Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi
…
İSTEMİN KONUSU: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının aleyhlerine olan hüküm fıkrasının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı şirket adına 2011 yılında tescilli muhtelif tarih ve sayılı 87 adet serbest dolaşıma giriş beyannamesi muhteviyatı eşyanın ödeme şeklinin peşin olmadığının tespit edildiğinden bahisle tahakkuk ettirilen ve ödenen kaynak kullanımını destekleme fonu paylarının faizleriyle birlikte iadesi istemiyle 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 211. maddesi uyarınca yapılan başvurunun reddine dair karara vaki itirazın reddine ilişkin işlemin iptali ile fazladan ödenen vergilerin tahsil tarihinden itibaren hesaplanacak reeskont faizi ile birlikte iadesi istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Kısmen bozma kararına uymak suretiyle, olayda, beyannamelerin tescil edildiği tarihlerde mal bedellerinin transfer edildiğinin, beyannamelerin gümrük idaresince onaylandığının görülmesi ve peşin ödemenin de beyannamelerin onay tarihinden önceki ödemeyi ifade etmesi karşısında, davacının beyannamelerin onaylanma tarihi itibarıyla yaptığı ödemelerin "peşin ödeme" niteliğinde olduğu sonucuna varıldığı, bu bakımdan, davacı tarafından yapılan ödemelerin 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 211. maddesi çerçevesinde değerlendirilmesi sonucunda "kanunen tahakkuk ettirilmemeleri gerektiği halde tahakkuk ettirilen gümrük vergileri" olduğu anlaşılmış olup, bu kapsamda kanunen tahakkuk ettirilmemeleri gerektiği halde tahakkuk ettirilen ve davacı tarafından da ihtirazi kayıtla ödenen tutarların iadesi istemiyle yapılan geri verme başvurusunun reddine ilişkin karara vaki itirazın reddine dair işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı; faiz istemi yönünden ise, bozma kararı üzerine, fazladan ödenen tutarın 3095 sayılı Kanun uyarınca yasal faiziyle iadesinin icap ettiği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptali ile fazladan ödenen tutarın tahsil tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte iadesine, faiz isteminin yasal faizi aşan kısmı yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: İstemin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ … 'UN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın temyize konu hüküm fıkrasının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Anılan Kanun'un 50. maddesinin 4. fıkrasında ise, "Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesi, bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılır." hükmü bulunmaktadır.
Bu durumda, mahkeme kararlarının Danıştay tarafından bozulması halinde, mahkemelerce bozmaya ilişkin kararlar üzerine yeniden verilen kararlara karşı yapılan temyiz başvuruları, bozma kararındaki esaslara uyulup uyulmadığı yönünden incelenebilecektir.
Temyiz istemine konu kararın, dava konusu işlemin iptali ile fazladan ödenen tutarın iadesine ilişkin hüküm fıkrası, Dairemizin 17/12/2020 tarih ve E:2016/5259, K:2020/5179 sayılı kararındaki esaslar doğrultusunda verildiği anlaşıldığından, kararın anılan hüküm fıkrası usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın söz konusu hüküm fıkrasının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Diğer yandan, ödenen tutarın tahsil tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte iadesine ilişkin hüküm fıkrası usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın söz konusu hüküm fıkrasının bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmamıştır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının dava konusu işlemin iptali ile fazladan ödenen tutarın tahsil tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte iadesine ilişkin hüküm fıkrasının ONANMASINA,
3. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
4. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 05/06/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.