‹ Ana sayfa
Danıştay7. DaireVergi Hukuku · ön sınıflandırma

Danıştay 7. Daire E.2021/2807 K.2024/1631

Esas No: 2021/2807 · Karar No: 2024/1631 · Karar Tarihi: 21.03.2024
T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/2807
Karar No : 2024/1631
TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVACI) : ...


**VEKİLİ:** Av. ...

2- (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi Vergi Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, sürücüsü olduğu araçta yurt dışı menşeli bandrolsüz sigara bulundurduğunun tespit edildiğinden bahisle, takdir komisyonu kararına istinaden 2015 yılının Ekim dönemine ilişkin olarak re'sen tarh edilen özel tüketim ve katma değer vergilerinin tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrinin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; dava konusu ödeme emri muhteviyatı amme alacaklarına ilişkin vergi ceza ihbarnamelerinin usulüne uygun olarak tebliğ edilmesine rağmen dava açılmaksızın kesinleştiği, vadesinde ödenmediğinin anlaşılması karşısında, kesinleşmiş amme alacağının tahsili amacıyla düzenlenen dava konusu ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Mahkeme kararının özel tüketim vergisine ilişkin hüküm fıkrasının hukuk ve usule uygun olduğu, istinaf dilekçesinde ileri sürülen nedenlerin kararın bu kısmının kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği; öte yandan, davacının söz konusu kaçak sigaraların yurt içinde ticaretini yaptığı ve ticari amaçla satarak başkalarına teslim ettiği veya başkaca şekilde katma değer vergisine tabi olacak herhangi bir işleme tabi tuttuğu yolunda davalı idarece yapılmış herhangi bir tespitin bulunmadığı, ayrıca davacının belgesiz mal bulundurduğundan bahisle 3065 sayılı Kanun'un 9. maddesinin 2. fıkrası uyarınca vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi tarhiyatı yapılmasını gerektirecek yasal koşulların olayda mevcut olmadığı, bu durumda, davacının iddialarının, 6183 sayılı Kanun'un 58. maddesinde düzenlenen "borcum yoktur" kapsamında değerlendirilmesinin icap ettiği gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun kısmen reddine, kısmen kabulü ile ödeme emrinin katma değer vergisine isabet eden kısmının iptaline karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacı tarafından, ithalattan kaynaklanan vergilerin tarh ve tahsil yetkisinin gümrük idaresinde olduğu; davalı idarece, dava konusu ödeme emri içeriği vergi ve ceza ihbarnamelerinin dava açılmayarak kesinleştiği, davacı vekili dosyaya sonradan dahil olduğundan, davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiği ileri sürülmektedir.

TARAFLARIN SAVUNMALARI : Davalı idarece, savunma verilmemiş, davacı tarafından istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NİN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci ve Dokuzuncu Dairelerince 2575 sayılı Danıştay Kanunu'na, 3619 sayılı Kanun'la eklenen Ek 1. madde hükmü uyarınca birlikte yapılan toplantıda, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz istemlerinin reddine,
2.... Bölge İdare Mahkemesi Vergi Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Davacının adli yardım istemi kabul edildiğinden, temyiz aşamasında tahsil edilmeyen ... TL temyiz başvuru harcı ile ... TL maktu harç tutarının temyiz eden davacıdan alınmasına ve kullanılacak posta giderinin, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 339. maddesinin 1. fıkrası uyarınca davacıdan tahsili için Mahkemesince ilgili merciine müzekkere yazılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 21/03/2024 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.

(X) KARŞI OY :
2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunun 2. maddesinde iptal davası, İdarî işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat unsurlarındaki hukuka aykırılıklar nedeniyle menfaati ihlal edilenler tarafından açılan davalar şeklinde tanımlanarak, 14/3-d maddesinde de , idari davaya konu olacak işlemlerin kesin ve yürütülebilir olması gerektiği belirtilmiş olup, buna göre; kesin ve yürütülebilir olup ilgilisi hakkında hukuki sonuç doğuran her idari işlemin, önceki işlemi sonraki işlemin nedenini oluştursa dahi ayrı dava konusu yapılması gerekmekte ve her işlem için ileri sürülebilecek hukuka aykırılıkların o işlemin iptali istemli açılacak davada dile getirilmesi mümkün bulunmaktadır.
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 55. maddesinde; amme alacağını vadesinde ödemeyenlere, 15 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumunun bir ödeme emri ile tebliğ olacağı kuralına yer verilmiş; 58. maddesinde ise; kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahsın, böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı hakkında tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde itirazda bulunabileceği kuralına yer verilmiştir.
Bilindiği üzere, mükellefler açısından vergisel süreç tarhiyat veya beyan yada inceleme üzerine gerçekleştirilen tahakkuk veya ek tahakkuk işleminden başlayarak tahsilat işlemi ile son bulmaktadır. Bu süreçte ilgilisi hakkında tesis olunacak her işlemin önceki işlemi, sonrası tesis edilen işlemin nedeni olsa da, birbirinden bağımsız ve ayrı mülahazalar ile dava konusu edilebilmesi olanak dahilindedir.
Dosyanın incelenmesinden, ödeme emri içeriği ek tahakkukun itirazsız kesinleştiği anlaşıldığından, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 58. maddesi kapsamında bulunmayan ve işin esasına yönelik iddiaların değerlendirilmesi suretiyle karar verilmesinde hukuki isabet bulunmadığından davalı idarenin temyiz isteminin kabulü ile Vergi Dava Dairesi kararının katma değer vergisine ilişkin hüküm fıkrasının bozulması gerektiği oyuyla, karara katılmıyorum.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?