Yargıtay 7. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2011/5520 K.2013/11362
Özet: (1) Sanığın askerlik işlemlerini geciktirmek amacıyla sahte öğrenci belgesi düzenleyip göndererek 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'na aykırı suç işlediği iddiası; (2) Mahkeme, eylemin “büsbütün veya tamamen” kurtulmayı kapsamadığını belirterek hükmü bozdu ve sanığı hapse atma kararını iptal etti.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: 1632 sayılı yasaya aykırılık
HÜKÜM: Hükümlülük
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Sanığın, askerlik işlemlerini geciktirmek amacıyla sahte öğrenci belgesi düzenleyerek, bu belgeyi posta ile askerlik şubesine gönderip sevkinin ertelenmesini sağlamak suretiyle 1632 sayılı Yasa'ya muhalefet suçunu işlediği iddiası ile açılan davanın yargılaması sonucunda, sanık hakkında 1632 sayılı Yasa'nın 81/1. maddesi uygulanmak suretiyle cezalandırılmasına karar verilmiş ise de,
Sanığın eylemine uygulanan 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun 81/1. maddesinde "Askerlik çağına girenlerden askerlikten büsbütün veya kısmen kurtulmak kasdiyle ismini değiştirenler, başkasını kendi yerine tabib muayenesine veya askere gönderenler, başkasının hüviyet cüzdanını veya askeri vesikasını kullananlar, askerlik işlerinde sahte şehadetname veya evrak kullanan yahut her ne suretle olursa olsun hile ve desise yapanlarla kıt'aya veya bir müesseseye intisab ettikten sonra kendisinin yapmağa mecbur olduğu hizmetten büsbütün veya kısmen kurtulmak kasdiyle hile yapanlar on seneye kadar ağır hapis cezası ile cezalandırılırlar." hükmü öngörülmüş anılan kanun maddesinde 81. madde ile yaptırım altına alınan eylem açıkça, askerlik işlemlerinin geciktirilmesine yönelik eylemleri değil "büsbütün veya tamamen" kurtulmayı kapsamaktadır.
Şu hale göre, sanığa isnat edilen suçun unsurlarının oluşmadığı, ancak isnat edilen eylemin suç tarihinde yürürlükte bulunan 1632 sayılı Kanun'un 63 ve sonradan yürürlüğe giren 6217 sayılı Yasa ile değişik 1111 sayılı Yasa'nın 89. maddeleri ile evrakta sahtecilik hükümleri kapsamında değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 27/05/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: 1632 sayılı yasaya aykırılık
HÜKÜM: Hükümlülük
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Sanığın, askerlik işlemlerini geciktirmek amacıyla sahte öğrenci belgesi düzenleyerek, bu belgeyi posta ile askerlik şubesine gönderip sevkinin ertelenmesini sağlamak suretiyle 1632 sayılı Yasa'ya muhalefet suçunu işlediği iddiası ile açılan davanın yargılaması sonucunda, sanık hakkında 1632 sayılı Yasa'nın 81/1. maddesi uygulanmak suretiyle cezalandırılmasına karar verilmiş ise de,
Sanığın eylemine uygulanan 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun 81/1. maddesinde "Askerlik çağına girenlerden askerlikten büsbütün veya kısmen kurtulmak kasdiyle ismini değiştirenler, başkasını kendi yerine tabib muayenesine veya askere gönderenler, başkasının hüviyet cüzdanını veya askeri vesikasını kullananlar, askerlik işlerinde sahte şehadetname veya evrak kullanan yahut her ne suretle olursa olsun hile ve desise yapanlarla kıt'aya veya bir müesseseye intisab ettikten sonra kendisinin yapmağa mecbur olduğu hizmetten büsbütün veya kısmen kurtulmak kasdiyle hile yapanlar on seneye kadar ağır hapis cezası ile cezalandırılırlar." hükmü öngörülmüş anılan kanun maddesinde 81. madde ile yaptırım altına alınan eylem açıkça, askerlik işlemlerinin geciktirilmesine yönelik eylemleri değil "büsbütün veya tamamen" kurtulmayı kapsamaktadır.
Şu hale göre, sanığa isnat edilen suçun unsurlarının oluşmadığı, ancak isnat edilen eylemin suç tarihinde yürürlükte bulunan 1632 sayılı Kanun'un 63 ve sonradan yürürlüğe giren 6217 sayılı Yasa ile değişik 1111 sayılı Yasa'nın 89. maddeleri ile evrakta sahtecilik hükümleri kapsamında değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 27/05/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.